KARS-SARIKAMIŞ GEZİSİ (ı)

Günün Yazısı
Ekleyen : Necibe Çetinkaya , 16 Temmuz 2019 Salı aaa Beğen 1
KARS-SARIKAMIŞ GEZİSİ (I) Aylardır beklediğimiz gün nihayet gelip çattı.Esas-Der'in düzenlemiş olduğu Doğu Ekspresi yle Kars-Sarıkamış gezisine gitmek üzere hazırlıklar tamamlandı ve Ankara'ya doğru yola revan olduk. İçimizde özlediğimiz dostların hasreti ve birlikte geçireceğimiz doyumsuz günlerin hayaliyle yollar bitmek bilmedi. Nihayet Ankara garına geldik. İlk karşılaştığımız Aksaray'dan gelen Mehmet Çil Bey'di. Trenimiz akşam altıda hareket edecekti. Ama o sabahın erken saatinde gelmiş ve eşime geldiğini bildirmişti. Gara indiğimizde hemen Mehmet Bey'i aradı. Birbirimizi tanımıyorduk . İlk kez görüşecektik . Ellerdeki telefonlar bir işaret gibiydi. Karşıdan geldiğinde onun olduğunu anlamıştık. Başında kasketi, güneşin insafsızca kavurduğu yüzüyle gülerek geldi yanımıza. Buram buram Anadolu kokuyordu, öylesine içten öylesine gerçek. İlk dostumuzu tanımıştık. Dışarı çıktık. Tren saati yaklaşmıştı, dostlar gelmiş olmalıydı. Yanılmamışız, dışarıda ilk gördüğümüz sevgili başkanımız Şehamettin Bey'in güler yüzlü eşi Sibel hanımdı. Birbirimizi ne çok özlemişiz durup durup sarıldık birbirimize. Tanıdıklarımızın yanında tanımadıklarımız da vardı. Sibel Hanım ozanımız Tahir Erdoğdunun eşi Mukaddes Hanım'la tanıştırdı. Daha sonra da Tahir Beyle tanıştık. Dostlar yavaş yavaş gelmeye başladılar. Kimler yoktu ki aramızda. Derneğimizin Bilge beyi İstanbul'dan gelen Yusuf Bilge Bey ,Kahramanmaraş'tan halk ozanımız Mahir Başpınar Bey, Eskişehir'den canım arkadaşım Şerife Gündoğdu Hanım ve değerli eşi Ersin Gündoğdu Bey, yine Eskişehir'den Ulvi Yürük Bey, Çanakkale'den sevgili kardeşlerimiz Mustafa Berçin Bey ve güzel eşi Ayşe Hanım, yine ilk kez tanıştığımız İstanbul'dan gelen Özlem Ata Hanım eşi Gökçen Bey ve oğulları Ahmet Eymen. Gözlerim gurbet kuşumuzu aradı. "Nurcan Hanım nerde " diye Şehamettin Bey 'e sorarken arkamdan bir ses sanki söylediğimi duymuşçasına ellerini kaldırmış "burdayım burdayım "diyerek bize doğru koşmaya başlamıştı. Aynı coşkuyla ben de ona doğru koştum ve iki kardeş hasretle sarmaş dolaş olduk. Ardından gıyabında tanıdığım Zeynep Hanımı gördüm. Sanki yıllardır birbirini tanıyor gibiydik, yakışıklı oğlu Numan'la birlikte gelmişti .Sonra Nurcan Hanım'ın ablaları Aynur Dilci Hanım, torunları Aylin Ecem ve Aynur Rüya , Yurdanur Bedir Hanım ve kızı Ezgi. Ankara 'daki kadro tamamdı ama Kayseri'den ve Erzurum'dan dahil olacak dostlarımız da vardı.Hatay Dörtyol'dan Sadi Baytar Bey ve eşi Mehtap Hanım,Aydın Duralı Bey ve eşi Nuran Hanım, Mehmet Karayiğit ve eşi Fatma Hanım Kayseri'den katılacaklar arasındaydı. Elazığ'lı İlhami Bulut Bey de Erzurum'dan katılacaktı. Trene bindik ve yerleştik. Kars'a yolculuk başlamıştı. Seyahatimiz Doğu Ekspresi 4. vagonda sürecekti. Pulmanlı vagonu tercih etmiştik. Çünkü hep bir arada olmak istiyorduk. Saatler ilerledi karnımız acıkmaya başladı. Hep birlikte ,hazırladığımız yiyecekleri servis ettik .Vaktin nasıl geçtiğini anlamadan Kırıkkale 'ye ardından da Kayseri'ye geldik. Bekleyen dostlarımızı aldık . Yorgun bedenlerde gözler uykuya mağlup oldu. Birçok dostumuz uyudu. Trenin penceresinden bakarken ,uğradığımız küçük istasyonlarda, geçmişte yaşanan ayrılıkları ve kavuşmaları hayal ettim içimi belli belirsiz bir hüzün kapladı ve sessizce bir türkü mırıldanmaya başladım. Gözüm Yolda Gönlüm Darda Ya Kendin Gel Ya Da Haber Yolla Duyarım Yazmışsın İki Satır Mektup Vermişin Trene Halini Unutup Kara Tren Gecikir Belki Hiç Gelmez Dağlarda Salınır Da Derdimi Bilmez Dumanın Savurur Halimi Görmez Gam Dolar Yüreğim Gözyaşım Dinmez. Tren Sivas 'a ardından Erzincan 'a geldiğinde sabah olmuştu bile. Kahvaltılar yapıldı, üzerimizdeki uykunun hakimiyeti son buldu. Artık neşelenmek vaktidir deyip ozanımız vurdu sazının tellerine : Ne ağlarsın benim zülfü siyâhım Bu da gelir bu da geçer ağlama Göklere erişti feryâdı âhım Bu da gelir bu da geçer ağlama. Bütün hüzünler bedenleri terk edip bir köşede neş'eleri temâşâ ederken bu kez ozanımızın sazına eşlik eden kişi başkanımız Şehamettin Bey'di. Harika bir sesi vardı ve biz bu güzel sesi ilk defa dinliyorduk. Herşeyde olduğu gibi yine tevâzu göstermiş o güzel sesini ön plana çıkarmamıştı. Daha sonra Nurcan kardeşimle "Dut ağacı boyunca dut yemedim doyunca "türküsünü birlikte söylediler. Sadi Bey 'de sazıyla neşeli türküler çalmaya başlayınca kim tutar gönlü genç olanları. Oyunlar , alkışlar ve türküler eşliğinde Erzurum'a gelmiştik bile. Burada'da İlhami Bey katıldı gönül kervanına. Kadromuz tamamlanmıştı. Üç saatlik rötarla 27 saatin sonunda Kars'a vardık.Taksilere binip öğretmen evine geldik. Herkes gönül değil yol yorgunuydu ve ertesi gün Ani Harabeleri'ne gitmek için erken kalkmamız gerekiyordu. İyi geceler dileyerek odalarımıza çekildik.

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...