KARS-SARIKAMIŞ GEZİSİ ( III)

Ekleyen : Necibe Çetinkaya , 18 Temmuz 2019 Perşembe aaa Beğen
KARS-SARIKAMIŞ GEZİSİ-III Yüreğimizde Sarıkamış Şehitlerimizin onulmaz sızısı, Ani Antik Kenti'ne gitmek için yola koyulduk. Allahuekber Dağları'nda ki karlara bakarken ,hepimizin kalbinden geçen duygu, o dağlarda karlar altında donan şehitlerimizin ,vatan savunması için can vermesiydi. Allahuekber Dağları isminden dolayı sanırım okul yıllarında hepimizin hafızasında olan dağlardan biri ve yaşanmışlıklar açısından ise son derece özel bir konuma sahip. Bu dağların bir de öyküsü var. Efsane bu ya, dağın çevresinde bir hükümdar varmış. Bu hükümdarın yanında çalışanlardan biri de oradaki domuzlara bakan çobanmış. Günün birinde hükümdarın kızı çobana aşık olmuş. Tabi çoban da kıza. Çoban hükümdarın hışmından korktuğu için bu sevdadan vazgeçmek istemiş ama gönül bu, hiç ferman dinler mi ? Çobanın korktuğu başına gelmiş. Hükümdar olanları öğrenince iki sevdalı yürek dağa kaçmış. Fakat hükümdarın askerleri bunları bulmuş. Önce kızı öldürmüşler, sonra da çobanı. Çoban ölürken ağzından çıkan son söz "Allahuekber "olmuş. İşte bunun için dağın adı Allahuekber olarak anılır olmuş. Sarıkamış'tan Ani Kenti 'ne gitmek için tekrar Kars'tan geçmemiz gerekiyordu. Ani, Kars'a 44 km uzaklıktaydı. Sarıkamış'ın hüznünü biraz olsun üstümüzden atmıştık. Epeyce yolumuz vardı. Şairler şiirsiz kalır mı hiç. Şerife Hanım aldı mikrofonu eline hüzünlü gönüllere çağrı yaptı. Önce Mustafa Berçin kardeşimle yaptıkları atışmayı okudular. Çok güzel bir dostluk ve kardeşlik deyişiydi. Alkışlar eşliğinde, adı zikredilen şairler de şiirlerini okudular. Nihayet Ani'ye geldik. Ani, antik bir ören yeri. Milattan önce 3 bin yıllarında kurulduğu sanılan bu kent, kurulduğundan bu yana 23 medeniyete ev sahipliği yapmış, tarihte çok önemli yere sahip bir şehir. Burada Bagratuni Ermenilerinden Bizanslılara, Selçuklulardan Gürcülere ve Osmanlılara kadar birçok kalıntıyı görmek mümkün . Buradan geçen Arpaçay nehri Ermenistan -Türkiye sınırını oluşturuyor. Zamanında ipek yolunun buradan geçmesi kentin zengin olmasını sağlamış. Bu bilgileri dernek başkanımız değerli kardeşim Şehamettin Bey 'den öğreniyoruz. Zaman zaman hızına yetişemesek de yakaladığımız yerde rehberliğinden ve bilgilerinden faydalanmaya çalıştık. Burada iki önemli yapıdan bahsetmek istiyorum. Birincisi, Şeddadoğullarından Ebul Şüca Manuçehr tarafından 1072 yılında yaptırılan üç nefli (bölüm)cami. Özellikle tavan kısmı Selçuklu mimarisine ait harika motiflerle süslü. Manuçehr camisi hakkında kesin bir görüş yok. Bir görüşe göre, bu yapı Ermeni Bagratuni hanedanlığına saray olarak yapılmış, sonra camiye dönüştürülmüş. Diğer bir görüşe göre ise başlangıçtan beri ,bu yapının cami olarak inşa edildiği ve Anadoluda kurulan ilk cami olduğudur. Değerli dostlar, Ani Kent'i iki üç kelimeyle geçiştirilecek bir yer değil. Gelip görmek lazım.Dersimizi dinledik, resimlerimizi çektik. Eeee hayli de yorulduk. Artık dönme vakti. Bir zamanlar nüfusu 100 binin üzerinde olan bu efsane kenti, hüznüyle ve yeni gelecek yerli yabancı misafirleriyle başbaşa bırakıp, tarihin tozlarını üzerimizden silkeleyerek arabamıza bindik ve Kars Öğretmen Evi'ne geldik. Yorulmuş ve karnımız acıkmıştı. Bir saat dinlemeden sonra "cağ kebabı" yemek üzere restorana gittik. Aslında, yörenin meşhur "kaz eti"ni tatmak istiyorduk ama, mevsim uygun değildi. Çünkü kaz eti, kışın lezzetli olurmuş. Şehamettin kardeşim birkaç yerle görüştü, fakat onlarda bu mevsimde sadece ithal kaz bulabileceğimizi söyleyince kaz eti sevdasından vazgeçtik. Neşeyle yenen yemeğin ardından öğretmen evinin oyun salonunda toplandık. Şairlerin işi şiir okumak. Ozanların işi de saz çalıp söylemek.Biz de öyle yaptık. Şiirler ve türküler eşliğinde bir gecenin sonuna daha gelmiştik. Hepimiz yorgunduk ve ertesi gün saat 9 da piknik yapmak üzere Çıldır Gölü'ne gidecektik. Erken kalkacağımız için birbirimize iyi geceler dileyerek ayrıldık. Ama aramızda yorulmayan gece kuşları da varmış. Şerife -Ersin Gündoğdu, Yusuf Bilge, İlhami Bulut hatırladıklarımdan bazıları. Bu gece kuşları dostlarımız muhabbete dışarıda başka bir mekanda çay içerek devam etmişler. Sanırım gece iki civarında dönmüşler.

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...