KUZEY’İN DOĞUSUNDAN GÜNEYDOĞUYA KARDEŞLİK KÖPRÜSÜ (2)

Günün Yazısı
Ekleyen : Salih Özel (Evreni) , 25 Nisan 2017 Salı aaa Beğen 3
KUZEY’İN DOĞUSUNDAN GÜNEYDOĞUYA KARDEŞLİK KÖPRÜSÜ 2
Etkinliğimizin ikinci gününü,Türkiye genelinde,Turizm Haftası olması hasebiyle SİİRT ilimizde geçirmek üzere yola çıkıyoruz.
Batman, Siirt arası karayolu ile yaklaşık 90 km imiş, ÖZLEM BATMAN otobüs şirketinin değerli şoförünün verdiği bilgiye göre, yolun yaklaşık 1,5 saat süreceğini öğreniyoruz…
Batman coğrafi olarak düz ve ova sayılabilecek bir yapıya sahip, şehirden çıkınca yine yol boyu sağ ve solumuzda yemyeşil ekin tarlaları, ekili olmayan alanlarda da otlayan koyun sürüleri dikkatimizi çekiyor. (Damarımızda nede olsa köylülük ve çobanlık kanı var) .
Yaklaşık 30 dakika yol aldıktan sonra Ecir Demirkıran üstadım alıyor mikrofonu, ”Arkadaşlar” diyor…”Yolumuz uzun ve hayli vaktimiz var, sıra ile şiirler okuyalım” Bu teklif kabul görüyor, bütün şair yazar arkadaşların o birbirinden değerli şiirlerini dinlemenin yanında Mustafa Karaer, Ecir Demirkıran üstatların o güzel sesleri ile verdikleri sanat müziği konseri ayrı bir tat bırakıyor dimağımızda.
Yol aldıkça, tabii olarak rakım da yükseliyor, rakım yükseldikçe bitki örtüsü de değişiyor Siirt, Batman'a göre yayla konumunda, Batman'da ekinler diz boyu iken, Siirt’e yaklaştıkça, topraktan yeni çıkmış, kısacık ekinlerle karşılaşıyoruz. 
Yolumuzun bitmesine az bir zaman kala, öğreniyoruz ki biraz sapa da olsa Tillo'ya uğrayacakmışız. Siirt, Bingöl civarı evliyalar ve şeyhler diyarı... sayısı çok fazla medrese, türbe ve tarihi eser var bu bölgemizde, Tillo'daki İbrahim Hakkı Hazretleri'nin külliyesi de bunlardan birisi. İbrahim Hakkı Hazretleri'nin din ilmi yanında, Uzay bilimiyle de ilgilendiğini öğreniyoruz bu arada.
 İbrahim Hakkı Hazretleri, hocası vefat edince onun için bir türbe yaptırmıştır ve ayakucuna defnedilmeyi de vasiyet etmiştir. Türbe, bir büyük ve iki küçük kubbenin örttüğü iki küçük oda, bir hol ile sekiz köşeli ve 10 metre yüksekliğinde bir kuleden oluşmaktadır. Türbeyi esas farklı kılan ışık düzeneğidir. İbrahim Hakkı Hazretleri ahirete intikal eden hocasının aziz hatırasına ithafen, 18.yy da Tillo’nun 3km doğusundaki, bugünkü ismiyle Ka’latül Üstat Tepesi'ne harçsız olarak bir taş duvar inşa etmiş, ortasına da 40x50cm açık bir pencere bırakmıştır. Böylece Türbenin kulesi ile tepedeki duvar arasında ışık irtibatını sağlamış olur.
Bu düzenek sayesinde, gece ve gündüzün eşit olduğu 21 Mart ve 23 Eylül tarihlerinde, tepeden doğan güneşin ilk ışıkları Türbenin kulesine vurur, oradan da kırılarak Türbenin penceresinden içeri girer, İsmail Fakirullah Hazretleri'nin hocasının sandukasının başucunu yaklaşık 5 dakika aydınlatır. Bu hadiseyle ilgili İbrahim Hakkı Hazretleri “yeni yılda doğan ilk güneş hocamın başucunu aydınlatmazsa ben o güneşi neyleyim” diyerek, hocasına olan saygısını somut bir şekilde göstermiştir. Yılda iki kez güneşin ilk ışıklarını hocasına armağan eden İbrahim Hakkı Hazretleri gelecek nesillere de hoca-talebe, ilim maneviyat ilişkisinin güzel bir örneğini göstermiştir.
1960 yılında yapılan restorasyon çalışmaları sırasında ışık düzeneği zarar görmüş ve işlerliğini kaybetmiştir. 2011 yılında Siirt Vali’liğinin yapmış olduğu çalışmalar neticesinde ışık hadisesi tekrar işlevsel hale getirilmiştir.     
Bu açıklamadan ve türbe ziyaretimizle ruhlarına hediye ettiğimiz Fatihaları okuduktan sonra, Tillo'da olan çok sayıda Tarihi  eseri uzaktan seyrederek otobüsümüze biniyor, Siirt’e doğru yola çıkıyoruz. Siirt girişine gelince vatan ve millet için görev yapan Mehmetçiklerimiz  karşılıyor bizi. Kısa bir açıklamadan sonra şehre girişimize izin veriliyor.
Bu Askerlerimizin ne şartlar altında görev yaptıklarını anlatmadan geçersem eksik kalır bu yazım. Öyle ki çift gidiş geliş olan yolun bir tarafı tamamen kapatılmış, kalan tek yöne de aralıklarla slalom yaptıracak şekilde beton barikatlar yerleştirilmiş. Aynı beton barikatların daha yüksekleri ile de yatak ve yemek hanelerin etrafını kale gibi çevirmişler, Şahsen ben utandım yöre halkı adına, bu şekilde tedbir almaya mecbur olmaları inanın kanıma dokundu, yazık ki hem de çok yazık...  Askerimizin, kendi öz vatanında  can güvenliğini bu şekilde sağlamak zorunda kalmasına üzülmemek elde değil. Kıymetli üstad N.F.K nın  bir kısmını buraya aldığım SAKARYA TÜRKÜSÜ dökülüyor dudaklarımdan:
Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir? 
Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir! 
Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler; 
Sakarya, kandillere katran döktü geceler.
Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya, 
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!
İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su; 
Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.
Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek; 
Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek? 
Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl! 
Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl! 
Sakarya, sâf çocuğu, mâsum Anadolunun,
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun! 
Sen ve ben, gözyaşiyle ıslanmış hamurdanız; 
Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız! 
Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader; 
Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider! 
Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz; 
Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber Kılavuz!
Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya; 
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya! ..
Siirt’e giriyoruz, ilk durağımız valilik binası... Vali bey bizleri kabul ediyor... Şiir kitabı olan arkadaşlar, takdim ediyor kitaplarını, tebrikler ve teşekkürlerden sonra çıkıyoruz valilikten.  Saat 14 gibi olmuş, karnımız açıkmış.
SİİRT’E gelip de BÜRYAN KEBABI yememek olmazmış. Sağ olsun Vali bey bizlere güzel bir ziyafet verdi. Nefsimizin mide kısmını onlar doyurdu. Bizler de şiirler ve türkülerle onların ruhlarını doyurduk, Kültür merkezindeki etkinlikte, yemekten sonra.
Dolu dolu geçen günümüzün finalini Botan çayı ve vadisi gezimizle yapıyoruz.
Adına Türküler yakılan BOTAN çayı ve vadisi muhteşem bir güzellik...  etrafı yalçın kayalıklarla çevrili...  mevsimin bahar olması dolayısıyla yeşillikler içinde...  gönlümüze huzur veriyor oraya yaptığımız yürüyüş… Otobüste oturmaktan şişmiş ayaklarımızın kanı dağılıyor vücudumuza tıpkı çiçeklerin o rayihalarının  yüreğimize dağılıp bizi  mest etmesi gibi.
Onca yorgunluğumuzu otobüste  yaptığımız hafif bir şekerleme ile tamamen atmış olarak dönüyoruz otelimize… Gece saat üç'lere kadar değerli ozanlarımız Mustafa Kurbanoğlu ve Pınarî'nin güzel saz ve türküleri ile ruhumuzun açlığını giderdikten sonra yarınki etkinlik için yatıp uyuyoruz.
Yarın Batman merkezdeki etkinliği yazacağım inşallah.
 
 
 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Seferi (Nurcan Bedir Ören)
25 Nisan 2017 Salı 21:22:31
Sayın hocam, çok teşekkürler... Şimdi o fotoğraflardaki yerler kafamda anlam bulmaya başladı.

Salih Özel (Evreni)
25 Nisan 2017 Salı 21:36:08
Nurcan hanım kardeşim teşekkür ediyorum, Bu sitede fotoğraf eklemeyi beceremedim maalesef, becere bilseydim resimlerle birlikte yapacaktım lakin siz facebookla bunu entegre bir şekilde kullanmayı başarmışsınız memnun oldum okuyup beğenmenize.

Seferi (Nurcan Bedir Ören)
25 Nisan 2017 Salı 22:05:57
Benim face'im yok... sadece whats app' taki görüntüleri anlamaya çalıştım.

Aytül Kaplan
26 Nisan 2017 Çarşamba 10:28:26
Sayın hocam... Tillo'ya gitmek isterdim..Anlattığınız için teşekkür ederim..saygılar, selamlar..

Salih Özel (Evreni)
26 Nisan 2017 Çarşamba 17:49:24
Sn; Aytül Kaplan hocam gerçekten gezilip görülmesi gereken yerler, ben şahsen hem çok şaşırdım hem çok beğendim.

Seferi (Nurcan Bedir Ören)
26 Nisan 2017 Çarşamba 11:18:55
Aslinda, 21 Mart veya 23 Eylül`de de gidip görmek lazim. Ismail Fakirullah Türbesini. Zaten valilik her sene böyle bir etkinlik yapiyormus. Selamlar...

Salih Özel (Evreni)
26 Nisan 2017 Çarşamba 17:50:49
Çok iyi olur tabii ki, Lakin işleri o zamana göre ayarlamak ve boş zaman bulabilmek de ayrı bir sorun.

Mehmet Aluç
27 Nisan 2017 Perşembe 18:43:56
Teşekkürler ederim Salih kardeşim,sizinle beraber gezdim gördüm bu güzel anlatımınızla,sağ olasın var olasın emeği geçenlere teşekkürler ederim,selam ve dua ile.

Salih Özel (Evreni)
27 Nisan 2017 Perşembe 20:49:35
Ben teşekkür ederim Mehmet hocam, sağ olun.

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...