N'apıyorsun?


21.4.2020

Güzel günleri bekliyorum.

Pazar günleri izne çıktığımda Karacaahmete giderken ki huzuru bekliyorum. Oradaki mezar taşlarına bakıp geçmiş zamandaki güzelliği bekliyorum. Manevi huzurla dolduğum günleri bekliyorum. Üsküdar'a inerken ki heyecanı bekliyorum. Sahil boyunca martıların sesini, vapurların suda yapmış olduğu dalgaların simetrik hareketlerini görmek için bekliyorum. Simitçilerin gezdirdiği o sıcak ve taze olan simitlerin kokusunu duymak için bekliyorum. Simit çayın uzaktan akrabası olur diye bilirdim. Meğer kardeşiymiş. Boğaza karşı simitten aldığım bir parça simitin üstüne sımsıcak Anadolu kokan, ilk yudumda ağızları yakan çayı, tavşan kanı çay içmeyi özledim ve bekliyorum. İkindi ezanını karşılıklı okuyan müezzinlerin insanın gönlüne işleyen, dokunan, dinleyeni kendinden edip sonra kendine getiren o güzel seslerini özledim. Onları tekrar dinlemek için bekliyorum. Suriçini yani eski İstanbul'un dar ve tarih kokan sokaklarında yürümeyi özledim ve onu bekliyorum. Akşam üzeri güneş kızgınlığını bırakıp yerine tatlı bir gülümseme bırakırken Topkapı, Ayasofya, Sultan Ahmet ve Süleymaniye caminin kartpostallık manzarasıyla hayallere düşmeyi özledim ve onu bekliyorum. 

Otobüse binince yaşadığım güzel günleri ve mutluluğu düşünürken uyuya kaldığım huzuru bekliyorum.

Sen n'apıyorsun?

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


3 Yorum
24.05.2020 - 20:09
Hayatta bekleyişlerimiz ve özlemlerimiz o kadar çok ki... Dünya makineleşiyor ve biz insanlar doğal lığımızı kaybediyoruz maalesef. Esiri oluyoruz yavaş yavaş teknolojinin. Bir iki nesil sonrasını ise düşünemiyorum bile... Doğal olan her şey suniliğe doğru evriliyor, yiyeceklerimiz bile buna dahil. Kısaca insanlığımızı yitirmek üzereyiz. Suriye de ölen bir çocuk, deniz de boğulan bir mülteci bizim için artık sadece bir gazete ya da televizyon haberi. Titremiyor bile yüreklerimiz. Yazık, çok yazık. Yazı çok kısa olmuş, biraz daha uzatılabilirdi... Kutlarım...

25.05.2020 - 23:42
İnsanın içinde ne olduğunu bilmediği, bilse de anlayamayacağı bir çok bekleyişi var. Umarım beklediklerimiz bir gün çıkar, karşımıza gelir. Yazıyı bir arkadaşımın mesajına karşılık yazdım. Olduğu gibi de buraya aldım. Aslında yorumunuzdan sonra bende de o düşünce oluştu. Biraz daha uzatılabilirdi. Bakacağım tekrar yazıya, çok teşekkür ediyorum. Selametle...

26.05.2020 - 00:28
Hayırlı geceleriniz olsun, kalem sevdalıları.... Yazımın ayın yazısı seçildiği az önce fark ettim. Buna bizi layık görüp yazıyı seçen editör ve seçici kurula teşekkür ederim.