Namık Kemal Celâleddin Harzemşah Özeti İncelemesi ve Mukaddimesi


Esa
17.5.2020



Yazıda “Namik Kemal’in  Celâleddin Harzemşah”   oyunu  hakkında bilgiler, özeti,  konusu, ana fikri,   kahramanları, olay örgüsü,   “Namik Kemal’ ve  Celâleddin Harzemşah “hakkında bilgiler “Celâleddin Harzemşah   ”    şahıs kadrosu  yazarın diğer  eserleri Namik Kemal’in  Celâleddin Harzemşah”    adlı eserinden alıntılar yer alır.  Eser hakkında yorumlar, anlatım tekniği, yazarın bakış açısı, oyunun tekniği,  türü, , eserin basım yılı, basım hikâyesi, yazar ve eseri arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.

 

Celâleddin Harzemşah ‘ın Yazım ve Basım Süreçleri

Celâleddin Harzemşah adlı oyun Namık Kemal tarafından 1874 yılında Mağosa’da sürgünde iken yazılmış, okunmak amaçlı yazılmış olan bu piyesi içinde Celal Mukkadimesi olmadan 1876 yılında basılmıştır. Eserin ikinci baskısı ise önsözü ile birlikte 1897 yılında Kahire’de basılmıştır. Eserin Latin harfleri ile basımını Hüseyin Ayan hazırlanmış,   “Hareket Yayınları tarafından 1969 yılında basılmıştır.[1]

Bilindiği gib  Namik Kemal’   1872’ nin son günlerinde Gelibolu’dan İstanbul'a dönmüş,  kendisine ait İbret gazetesinin başına geçmiş; Nisan 1873 yılında Güllü Agop’un tiyatro binasında oynanan  Vatan Yahut Silistre  adlı oyunu çok beğenilip  “ilk iki ay zarfında 47 defa oynanınca” Namık Kemal, Magosa’ya sürgüne gönderilmişti.[2] Yazarın Mağosa’daki sürgün günleri edebiyat açısından oldukça verimli geçmiş, Celâleddin Harzemşah adlı oyunu da olmak üzere Namık Kemal pek çok eserini Mağosa’dave sürgünde iken yazmıştı.

 Namik Kemal bu oyununu da Kıbrıs’ın Mağusa zindanlarında sıtma ve başka hastalıklar ile uğraşırken yazmış,[3]bu eserini cezasını çekip İstanbul’a döndükten sonra bastırmıştı.

 

Celâleddin Harzemşah  Oyunu  ve Celal Mukkaddimesi Hakkında Bilgiler ve Analizler

Oyun, Namık Kemal’in ifadesi ile sahnede oynanmak için değil, okunmak için yazılmış, Celaleddin Harzemşah’ın tarihteki hayat öyküsünü saptırmadan yazılan bu oyun  “ Celal Mukaddimesi “ olarak da bilinen önsözü ile edebiyat tarihimizde özel bir önem kazanmıştır. Celâleddin Harzemşah önsözü Namık Kemal’in edebiyat ve tiyatro anlayışını ortaya koyması bakımındın mühimdir. Namık Kemal bu önsözünü,  ustası kabul ettiği Hugo’nun  “Cromwell Önsözü ve İçeriği”nden esinlenerek yazdığını belirtmiştir. [4] Bu önsözde edebiyat, sanat, ve tiyatro hakkındaki düşüncelerini sıralayan Namık Kemal  “ Bir milletin güzel söyleyiş kudreti, edebiyatında; edebiyatın da en canlı ifadesi, tiyatroda belli olur… Edebiyatın en güç ve en zorlu kolu olan tiyatro; kitap, gazete ve benzeri basın organlarından daha tesirlidir.”[5] Diyerek tiyatro türüne diğer edebi türlerden daha fazla değer verdiğini de anlatmıştır.

“..Halkın tiyatro vasıtasıyla bilinçlendirilebileceğine inanan “ Namık Kemal,  15 perdelik  bu oyununu. Oynanmak için değil okunmak için yazdığını belirtmiş [6]  eserinde Celâleddin Harzemşah’ın hayatını, kahramanlığını ve Moğollara karşı verdiği kahramanca direnişi ve mücadeleyi anlatmaktadır.

Namık Kemal, bu oyununda Celaleddin Harzemşah’ın şanlı direnişini ve şanlı düşüşünü romantik bir yaklaşımla ele almış,  tarihteki olayların gerçekliğinden sapmadan Celâleddin Harzemşah’ın kahramanlık ve vatanseverliğini yücelten bir yaklaşımla konuyu ele almıştır.

Celâleddin Harzemşah  Oyunu  ve Romantizm

Celâleddin Harzemşah adlı oyunda Türk Edebiyatında romantizmin ilk ve önemli temsilcisi olan Namık Kemal’in romantik bir anlayışla yazdığı bir oyundur. Oyunda duygular çok şiddetli, kahramanlar da iyiler ve kötüler olarak ayrılmaktadır. Celâleddin Harzemşah, çok ateşli bir vatansever, ideal bir Türk kahramanı olarak anlatılır. Celâleddin Harzemşah’ın kahramanca direnişi, büyük bir inanç ve azimle çarpışması, sonunda da şehit olması eserin romantizm anlayışı ile bağlantılarını ortaya koymaktadır.   Eserde Celâleddin Harzemşah fazilet, erdem, kahramanlık açılarından idelaize edilmiş, vatanı ve Türk – İslam dünyası için hayatını ortaya koymaktan çekinmeyen bir kahraman olarak yüceltilmiştir.  Celalettin’in tam bir inançla çarpışa çarpışa şehit olması “Tatar’a kuvvet veren aralarındaki birlik, Türk – İslam kuvvetlerini zayıf düşüren de yine aralarındaki ayrılıktır” öz düşüncesi ile neticelendirilmiştir.

Kitap beş fasıl da toplamda on beş perdeliktir. Her perde kendi içinde küçük meclislere ayrılır. Toplam altmış dört meclis vardır. Kitabın sonunda lügatçe yer alır.[7]

 

Celâleddin Harzemşah  Oyunu  Konusu

Piyeste, Türk-İslam memleketlerine yayılan Moğol istilası önünde, Celâleddin’in vatanı, milleti ve İslam dini için tam bir imanla çarpışıp şehit oluşundaki büyüklüğü anlatılır.

Celâleddin Harzemşah    Oyunun Baş Kişileri:

Celaleddin Harzemşah, Mehmet, Mihricihan, Neyyire


İLGİLİ LİNKLERİMİZ

cezmi-ozeti-namik-kemal/33631

gulnihal-ve-namik-kemal-hakkinda-konusu-ozeti/68426

intibah-romani-ozeti-ve-hakkinda-namik-kemal/33687

namik-kemal-hayati-edebi-kisiligi/453

Vatan Yahut Silistre ve Namik Kemal Hakkında Bilgi Özet İnceleme

 

Celâleddin Harzemşah  Oyunun  Özeti

Oyun, Ab-ı Sükûn adasındaki güzel bir çadırda Celâlettin ile ilk eşi Neyyire arasında geçen konuşmalar ile başlar.

Harzemşah Hükümdarı Mehmet,  tehdit halini almaya başlayan Moğollar ile mücadeleye girmiştir.  Bir Moğol ticaret kervanı basılmış sonrasında saldırıya geçen Moğollar, Harzemşahlar ülkesine girerek ordularını da yenmişlerdir. Harzemşah Hükümdarı Mehmet,  Cengiz ordularına mağlup olur ve   Hazer denizindeki   işte bu Ab-ı   Sükûn adasına sığınır.

Onun ölümü üzerine de büyük  oğlu Celaleddin Harzemşah tahta geçer.   Celaleddin Harzemşah da Moğollar ile savaşmaya başlar.  Moğollar ile savaşmayı sürdüren Celaleddin onları birkaç kez mağlup eder. Ama her defasında yalnız kalmış,  Türk –İslam dünyasından gerekli desteği bulamamıştır.

En sonunda yenilgiye uğrayan, Celâleddin Harzemşah  Hindistan'a  doğru kaçmak zorunda kalır. Sind nehrini geçerken de Moğolların yaptığı baskına maruz kalır. Moğollara  esir düşmemek için karısını ve oğlunu nehre atar. Ancak on beş kişiyle kendisini kurtarabilen Celâlettin, Hindistan'da bir ordu toplayarak tekrar Tebriz’e kadar gelir.

Tebriz’deki kalenin hükümdarı Mihricihan adında bir kadın hükümdardır. Mihricihan, Celaleddin Harzemşah'a âşık olur ve kaleyi Celaleddin Harzemşah’a teslim edip, Celaleddin Harzemşah ile de evlenirler.

Moğollar ile savaşmayı sürdüren Celaleddin,  yaptığı son savaşlarda dağlara çekilmek zorunda kalır. Orada ikn bir komutanının ihanetine uğrar ve ölmeden evvel, gömleğini kâğıt karısının parmağını kalem yaparak vasiyetnamesini de yazdırır. Kocasının öldüğünü gören Mihricihan da kalbine bir hançer saplar ve  orada can verir.



[1] Nâmık Kemâl, Celâleddin Harzemşah, hzl.Hüseyin Ayan, Dergâh Yayınları, İstanbul 1975. 225s.

[4] Kubilay Ünsal, Nâmık Kemal :Celaleddin Harzemşah,, Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi, Cilt 15: Sayı 39, Yıl 2009". 8 Nisan 2014. Erişim tarihi: 7 Nisan 2014

[5] Namık Kemal, “Mııkaddime-i Celâl”, Yeni Türk Edebiyatı Antolojisi II, Hazırlayanlar: Mehmet Kaplan, İnci Enginün, Birol Emil, İstanbul Ü. Edebiyat Fak. Yay., İstanbul1978, s. 343.

[6] Nâmık Kemâl, Celâleddin Harzemşah, hzl.Hüseyin Ayan, Dergâh Yayınları, İstanbul 1975. 225s.

[7] Kubilay Ünsal, Nâmık Kemal :Celaleddin Harzemşah,, Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi, Cilt 15: Sayı 39, Yıl 2009". 8 Nisan 2014. Erişim tarihi: 7 Nisan 2014

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış