Namik Kemal’in Zavallı Çocuk Hakkında Bilgiler İnceleme Konu Özet


Esa
8.5.2020



Yazıda “Namik Kemal’in   Zavallı Çocuk ”   oyunu  hakkında bilgiler, özeti,  konusu, ana fikri,   kahramanları, olay örgüsü,   “Namik Kemal’ ve   Zavallı Çocuk “hakkında bilgiler “  Vatan yahut Silistre  ”    şahıs kadrosu  yazarın diğer  eserleri Namik Kemal’in  Zavallı Çocuk ”    adlı eserinden alıntılar yer alır.  Eser hakkında yorumlar, anlatım tekniği, yazarın bakış açısı, oyunun tekniği,  türü, , eserin basım yılı, basım hikâyesi, yazar ve eseri arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.

 

Zavallı Çocuk ve Namik Kemal Hakkında Gerekli Bilgiler


Namik Kemal’  1872 de "İbret Gazetesini "çıkarıp yeniden muhalefete başlamış Sadrazam Mahmut Nedim Paşa’ya yazdığı eleştiriler nedeni ile  İstanbul’dan uzaklaşması için Gelibolu’ya mutasarrıf olarak atanmıştı. , 1872’ nin son günlerinde Gelibolu’dan İstanbul'a dönerek kendisine ait olan İbret gazetesinin tekrar başına geçmiş;  Vatan Yahut Silistre  adlı oyununu da 1 Nisan 1873 gecesi İstanbul Gedikpaşa’daki Güllü Agop’un tiyatrosunda sahneletmişti. [1]Vatan Yahut Silistre  adlı oyunu çok büyük bir ilgi görüp “ilk iki ay zarfında 47 defa oynanınca”[2] Namık Kemal, hükümete korku salmıştı. Bunun üzerine , sahibi olduğu İbret gazetesi de kapatılarak  Namık Kemal Mağusa'ya, Ahmet Mithat ile Ebüzziya Tevfik Bey Rodos'a, Menapirzade Nuri ve Bereketzade Hakkı Beyler de Akka'ya -yargılanmadan sürgüne ve hapse gönderilmişlerdi. [3]

Namık Kemal, dostları vasıtası ile Vatan Yahut Silistre  adlı oyunun oldukça ilgi gördüğünü öğrenince Mağusa’da sürgün ve hapis hayatı yaşarken 1873 yılında Zavallı Çocuk adındaki ikinci piyesini yazmıştı.  Namık Kemal , bu oyununu yazdıktan sonra İstanbul’a  yollamış kendisi sürgünde iken onun bu oyunu Vatan Yahut Silistre ‘nin ilk kez sahnelendiği  ve büyük bir infial uyandırdığı  Güllü Agop’un Gedikpaşa Tiyatrosu'nda 18 Ocak 1874 te sahnelendi.

Zavallı Çocuk, Namık Kemal’in ikinci tiyatro eseri olmuş, romantik bir anlayışla yazılan bu eser Vatan yahut Silistre kadar olumlu tepki toplamamış olsa bile Namık Kemal’in en sevilen oyunlarından birisi olmuştur.  Vatan Yahut Silistre’den gördüğü tepki ve sürgün edilmesi nedeni ile olsa gerek Namık Kemal bu eserinde  Şemsettin-Sami’nin Taassuk-i-talat-ve-Fitnat- ile ilk özgün tiyatro eserimiz olan  Şinasi’nin Şair-Evlenmesi  adlı eserlerin yolundan gitmiş , suya sabuna dokunmadan evlilik ve aşk konulu romantik bir piyes yazmıştır.

 

ZAVALLI ÇOCUK KONUSU

Genç ve güzel bir kız olan Şefika, istemediği halde kendisinden yaşlı biriyle evlendirilmiş ve sevgilisinden ayrı kalmıştır. Oyun iki sevgili olan Şefika ile Ata’nın hazin aşkları ve ölümlerine dayanır.

 

Zavallı Çocuk’taki Karakterler

 

Şefika: Zavallı Çocuk olan Şefika daha 14 yaşlarında iken birlikte büyüdüğü Ata'ya aşık olmuş ama  utangaç ve ailesinin sözünden çıkmayan biri olduğu için kendisinden çok büyük bir adamla evlenmiştir.

Ata: Şefika'dan büyük olmasına rağmen  ve ona aşık olmasına rağmen  geleneklere karşı çıkamayan 19 yaşında Tıbbiyeli bir delikanlıdır.

Halil Bey: Şefika'nın babasıdır.  Kızının zorla Paşa ile evlendirilmesine karşı çıkmıştır.

Tahire Hanım: Şefika'nın annesi Halil Bey'in karısı. Ailesini maddi sıkıntılardan kurtarmak için Paşa ile evlendiren  düşüncesiz ve çıkarcı bir annedir.  

Şerife Hanım: Şefika’ın babaannesi.

Tâbende: Cariye.


İLGİLİ LİNKLERİMİZ

cezmi-ozeti-namik-kemal/33631

gulnihal-ve-namik-kemal-hakkinda-konusu-ozeti/68426

intibah-romani-ozeti-ve-hakkinda-namik-kemal/33687

namik-kemal-hayati-edebi-kisiligi/453

Vatan Yahut Silistre ve Namik Kemal Hakkında Bilgi Özet İnceleme

 

 

Oyunun Özeti

 

Ata öksüz kalmış,  amcası Halil Bey’in yanında büyümüştür. Şefika ise bu evin kızıdır. Ata ile Şefika birlikte büyümüşler,  Şefika büyüyünce iki kuzen bir birlerine aşık olmuştur.  Fakat Ata ile Şefika, birbirlerine âşık olduklarını kimseye belli etmezler.

Ata Askeri Tıbbiye’de okumaktadır ve ancak izin günlerinde Şefika’yı ve amcasını görebilmektedir. Halil Bey’in  eşi  Tahire Hanım bir hayli paragöz bir kadındır. Halil Bey’in durumu çok kötü olmasa da aç gözlü olduğu için kızını zengin bir adamla evlendirmek istemektedir.

On dört yaşındaki Şefika annesinin planları çerçevesinde otuz sekiz yaşında zengin bir Paşa ‘ya önerilir. Halil Bey’in maddi durumu da bir hayli bozulmuş, bir sarrafa bir hayli borçlanmıştır. Sarraf ölünce varisleri Halil Bey’e ödeme yapması için baskı yapmaya başlamışlardır.

Paşa, ise Şefika’yı nikâhına alınca, Halil Bey’in sarrafın varislerindeki senedi almaya söz vermiştir. Bu nedenle Şefika’nın annesi kızını Paşa ile evlendirmeye çalışır.  Şefika, Paşa ile evlenirse, Şefika’nın annesi Tahire Hanım hem Paşa’nın konağının hanımı olacak hem de babasını borçlardan kurtaracaktır.

Bu yüzden Şefika, Paşa ile evlenmeyi: Paşa’ya varıncaya kadar Ata’ya bir şey duyurulmaması şartıyla kabul eder.  Ama nikâhları kıyıldıktan sonra, Şefika üzüntüden verem olup yatağa düşer.  Paşa da nikahtan sonra Halil Bey’in senedini borçlularından kurtarır

Fakat Şefika’nın hastalığı iyice kötüye gider. Ata okuldan izinli gelmiş ve Şefika’nın isteği üzerine annesi Tahire Hanım da olanı biteni Ata’dan saklamış, evin hizmetçileri de  kızın evde olmadığını, Boğaziçi’ne gittiğini söylemişlerdir.

Fakat olandan bitenden Şefika’nın isteğinden haberi olmayan Halil Bey, Ata’ya her şeyi anlatıp onu Şefika’nın odasına götürür. Şefika’yı ölüm döşeğinde gören Ata, Halil Bey ‘in eline bir ilaç  ismi yazıp vererek onu eczaneden aldırtır.  Bu ilaç bir zehirdir ve Ata’, zehiri içerek Şefika’nın yanına uzanır. İki aşık bir birlerine olan sevgilerini itiraf edip  öbür dünyada buluşmak için sözleşirler . İlk önce Ata, sonra da Şefika ölmüştür.



[2] Alev Sınar Çılgın, Vatan Yahut Silistre'de Vatan Kavramı, Uludağ Üniveresitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, Yıl:6, Sayı: 9, 2005" (PDF). 10 Ekim 2015 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Aralık 2014.

[3] Bedri Aydoğan, Namık Kemal’in Mağusa SürgünlüğüÇukurova Üniversitesi Türkoloji Araştrmaları Merkezi,2004

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış