Cümlede Özne Yüklem Tümleç Nesne Zarf Ögeleri


Esa
26.8.2016

Cümlenin Öğeleri : Özne YüklemTümleç Nesne

 

CÜMLE NEDİR

Bir duyguyu, düşünceyi, isteği, haberi, durumu, olayı vb. ifade etmek için kurulan ve kendi içinde anlam ve yargı bütünlüğü olan sözcüğe veya söz dizisine cümle denir. Gramer açısından bir söz dizisinin cümle olabilmesi için en az iki temel öğeye sahip olması gerekir. Bunlar özne ile yüklemdir.

Temel Öğeler

a) Yüklem

b) Özne

Dolayısı ile yüklem ve özne cümlenin temel öğeleridir.

Yardımcı Öğeler

a) Düz tümleç (Belirtili ve Belirtisiz Nesne)

b) Dolaylı Tümleç) Zarf Tümleci

d) Edat Tümleci ise cümlelerin yardımcı öğeleridir.

Bir Cümledeki Yüklem çekimli bir fiil ise tek başına da bir cümle sayılır. Çünkü çekimli fiil cümlede yüklem görevindedir. Yüklem görevindeki bir çekimli fiil eylemi yapan şahısı da - ek halinde ve yüklemdeki şahıs ekinden bildirdiği için ÖZNE yi de gizli olarak bulunduran temel öğedir. Cümleler, yükleminin üzerine kurulur. Cümle, anlam ihtiyacına göre başka öğelerle desteklenir.

Örnek:

Koştuk

Dağlara koştuk

Dağlara sevinçle koştuk

Sınıfça dağlara sevinçle koştuk.

Sınıfça dağlara sevinçle koştuk

koş-tu- k: sözcüğü tek başına bir cümle niteliği kazanabilir. Çünkü koş- cümle için gereken yargı ve eylemi, -tu dili geçmiş zaman eki eylemin yapıldığı zamanı, -k eki ise cümlede olması gereken diğer temel unsur olan özneyi belirleyen biz çoğul şahsını belirler.

1- Temel Öğeler

a) Yüklem

b) Özne

2- Yardımcı Öğeler

a) Düz tümleç (Belirtili ve Belirtisiz Nesne)

b) Dolaylı Tümleç

c) Zarf Tümleci

d) Edat Tümleci

Y Ü K L E M

Yargı bildiren sözcük veya söz öbeklerine yüklem denir. Yüklemsiz cümle olmaz. Yüklem cümlenin temel öğesidir. Cümlenin tümüne ‘’yapılan ne, olan ne’’sorularının yöneltilmesi bize cevap olarak yüklemi verir. Cümlede yargı bildiren unsur yüklemdir. Cümlede yüklemi bulmak için herhangi bir öğeye soru soramayız. Onu çekimli durumda bulunan sözcüklerden anlarız.

Cümlede yargıyı ortaya koyan temel öğedir. Yüklem, fiil, fiilimsi ya da isimden (İsim soylu sözcükten) oluşabilir. Filimsi veya İsim yüklem olacağı zaman ek-fiil eki alır. (İstisna olarak bu ekin düştüğü görülür.)

Örnek; Güzel günler bizi bekliyor.

Yüklem, genellikle cümlenin sonundadır ve çekimlenmiş eylemler, ek eylem almış ad soylu sözcükler ve söz öbekleri yüklem görevi üstlenirler.

Babadan kalma mirası har vurup harman savurdu

Üzgün arkadaşını saatlerce teselli etti

Benim sadık yârim kara topraktır.

Bu belge suçsuzluğumun kanıtıdır.

Melekler kadar şirinsin. (Ek-fiil almış isim soylu sözcük yüklemdir- şirinsin- .)

Çiçeklerin en güzelini koparmış. (Fiil)

Şanslı olan leyleği havada görendir. (Fiilimsi)

 

*Yüklem, birden fazla sözcükle de oluşabilir.

Görüşmede bulunan başkanın adamıymış (İsim tamlaması)

Bu alet, teknolojinin son harikasıdır. (İsim tamlaması)

O günler güzel günlerdi. (Sıfat tamlaması)

İki katlı, pembe panjurlu, şirin bir evdi. (Sıfat tamlaması)

Yoksullara sürekli yardım ederdi. (Bileşik fiil)

Düştüğü yerden zorla çıkarabildim. (Bileşik fiil)

Dışarıdan gelen koku, burnumun direğini kırdı. (Deyim)

Onu bir yerden gözüm ısırıyor. (Deyim)

Arabanın kaportası, temiz gibi. (Edat grubu)

Sanat eseri oluşturmak hiç kolay değil. (Edat grubu)

 

Not: Yüklemle ilgili örneklerde de görüldüğü gibi “sıfat tamlamaları, isim tamlamaları, edat grupları, bileşik fiiller ve deyimler” sözcüklerine ayrılmadan tek bir öğe içinde yer alır.

 

Not: Birden fazla cümle tek yüklemle kurulabilir.

Odunları keserle, kömürleri baltayla kırdı.

 

Not: Bazı istisna cümlelerde yüklem yer almaz. Bunlar eksiltili cümlelerdir.

Karşı dağdan bir ıhlamur kokusu…

 

Ö Z N E

Yüklemin bildirdiği eylemi yapan veya kendisiyle ilgili bir durumu üzerine alan öğeye özne denir.Fiil cümlelerinde “işi yapan”, isim cümlelerinde ise “olan” durumundaki öğedir. Özne, cümlenin

ikinci temel öğesidir. Yükleme sorulan ‘’Yapan kim, olan ne’’ sorularının yanıtı öznedir. Özne görevindeki sözcük ad durum eklerinin hiçbirini almaz. Adların aldığı diğer çekim eklerini alabilir.

Ayşe, çarşamba günü gelin oluyor

Yağmur üç gündür yağıyor.

Aklından geçenler beni korkuttu.

Türkçe dillerin en güzelidir.

Evin sahibi, geldi. (Özne, isim tamlamasından oluşmuş.)

Ben, size geleceğini söylemedim mi? (Özne, zamirden oluşmuş.)

Gelen, gideni aratır. (Özne, fiilimsiden oluşmuş.)

Yıllardır görmediğim arkadaşım, yanıma geldi. (Özne, sözcük grubundan oluşmuş.)

Cümlede sözcük olarak bulunmayan ve yüklemdeki kişi- şahıs eki ile bulunan özne, gizli öznedir.

Herkese farklı davranıyor. (O- Gizli özne)

Gecikmeden sorumlu değilim. (Ben- Gizli özne)

 

ÖZNE TÜRLERİ

 

1- Gerçek Özne: Yüklemin bildirdiği eylemi gerçekten yapan öğedir. Cümlede gizli özne olarak yer alabilir.

Polis, çatışmada üç hırsızı vurdu. (Gerçek Özne)

Çocuklar, sofrayı serdi. (Gerçek Özne)

 

2. Sözde Özne:

Edilgen çatılı cümlelerde nesne özne görevini üstelenir. Bu tip cümlelerde özne görevini üstlenmiş nesneye sözde özne denir.

 

Polis, çatışmada vuruldu. (Polis, işi yapan değil, işten etkilenendir. Ama “kim vuruldu?” sorusuna cevap verdiği için özne olarak alınır.)

Sofra, serildi. (Sofra, kendi kendine serilmez. Başkaları tarafından serilmiştir. Bu yüzden sözde öznedir.)

Bu konu uzun süre tartışılacaktır.

Ben de oyuna getirildim.

 

3. ortak Özne

 

Birden çok yüklemin bağlandığı özne, ortak öznedir. Sıralı ve bağlı cümlelerde bulunur.

Şafak, olayı duymuş; bize söyledi.

Kitap, kafaları aydınlatır ve yarınları güzelleştirir.

 

4. Pekiştirilmiş Özne

 

Özneyle beraber dönüşlülük zamirinin kullanılmasıyla oluşan özneye, pekiştirilmiş özne denir.

Evimi ben kendim temizledim.

Paranın hesabını sen kendin tutmalısın.

 

5. Örtülü Özne

 

Edilgen çatılı cümlelere bazı ek ve sözcüklerle katılan öznelere örtülü özne denir.

Bakanlığımızca bu olayın detayları araştırılıyor.

Çiçekler, dershane tarafından gönderilmiş.

Cümledeki ara söz özneye yönelikse buna açıklamalı özne denir.

Annem, evimizin direği, babamın yokluğuna dayanamadı.

O adam, demin konuştuğum, babamın eski bir dostudur.

 

Not: Bazı cümlelerde özne belirsizdir.

Kırmızı ışıkta geçilmez.

 

Not: İki cümle tek özneyle kurulabilir.

Sağır duymaz, uydurur.

 

Not: Bir cümlede birden fazla özne bulunabilir.

Veli, kardeşim ve ben yarın sinemaya gideceğiz.

 

DÜZ TÜMLEÇ (NESNE)

 

Yüklemin bildirdiği, öznenin gerçekleştirdiği eylemden etkilenen varlık nesnedir. Cümlede gerçek anlamda nesnenin olabilmesi için öznenin bulunması gerekir. Yüklemdeki işi gerçekleştiren

gerçek öznenin bulunmadığı cümlelerde nesne bulunmaz. Cümlede yüklemin bildirdiği yargıdan etkilenen öğedir. (Öznenin yaptığı işten etkilenen öğedir.)

*Ad cümlelerinde genelde nesne bulunmaz.

*Nesne, belirtili ve belirtisiz olmak üzere ikiye ayrılır.

Günlerce su içmedi.

Üç çeşit yemeği bir saatte pişirdi.

Ona güvendiğim için istediği parayı verdim.

 

Belirtisiz Nesne:

 

Yalın durumdaki, belirsiz, genel bir varlığı veya kavramı gösteren nesne belirtisiz nesnedir. Yüklemle özneye, ikisine birlikte, sorulan ‘’ne’’ sorusunun yanıtıdır.

 

*İsim hal eki almaz.

* “Ne?” sorusuna cevap verir.

*İşten etkilenen durumundadır.

(Ben) Akşam yatmadan önce kitap okudum. (Kitap: Belirtisiz Nesne) Gizli özne

(Ben) İyileşmek için ilaç kullanıyorum. (İlaç: Belirtisiz Nesne)

(O) Son yazılıdan beş almış. (Beş: Belirtisiz Nesne) Gizli özne

 

Not: Özne ve belirtisiz nesne sorusu olarak “Ne?” yi kullandığımıza dikkat etmeliyiz. Bunları karıştırmamak için cümlede, önce özne, sonra nesne bulunmalıdır.

Hız, ölüm getirir. (İşi yapan durumundaki “Hız” öznedir. “Ölüm” belirtisiz nesnedir.)

Fare, fındık yer. (İşi yapan durumundaki “Fare” öznedir. “Fındık” belirtisiz nesnedir.)

Yazar, üç yılda beş kitap yazdı.

Her gün gazete okur musunuz?

 

Belirtili Nesne:

Eylemden etkilenen nesne, bilinen bir varlığı veya kavramı anlattığında belirtili nesnedir. Bu durumdaki nesne ‘’-i’’ durum ekini alır. Yükleme sorulan ‘’neyi, kimi’’ sorularının yanıtıdır.

*İsmin –i hal ekini alır.

* “Neyi?, Kimi?” sorularına cevap verir.

*İşten etkilenen durumundadır.

Köyden aldığı yoğurdu, şehir pazarında sattı. (Sattı: Yüklem)

Beni daha iyi tanıyacaksınız. (Tanıyacaksınız: Yüklem)

Ayağını yorganına göre uzat. (Uzat: Yüklem)

Ahmet'i o günden sonra görmedim. (Görmedim: Yüklem)

DİKKAT; Sözcüğün sonundaki ‘’-i’’ ekinin belirtme durum eki olması gerekir. Eğer ‘’-i’’ eki III. Tekil iyelik eki görevindeyse sözcük veya sözcük grubu ÖZNE olur.

Bu diziyi herkes seviyormuş.

Yaptıklarını biliyoruz, destekliyoruz.

Özel adlar ve kişi zamirleri, belirtili nesne görevinde kullanılır; belirtisiz nesne olmaz.

Ömer’i her yerde aradık.

Annen seni bekliyordu.

 

Özne ile nesneyi karıştırmamak gerekir.

Top oynarken ayağı incinmiş. (İncinen ne? Ayağı: Özne)

Babası bize uğrayacakmış. (Uğrayacak olan kim? Babası: Özne)

 

DOLAYLI TÜMLEÇ

 

Adın yönelme, bulunma ve ayrılma durumlarındaki sözcüklerin üstlendiği görevdir. Yüklemin yöneldiği, bulunduğu, ayrıldığı kavramı, varlığı veya yeri anlatır.Cümlede –e, -de, -den, hal eklerini

alarak, “neye?, neyde?, neyden?, nereye?, nerede?, nereden?, kime?, kimde?, kimden?” sorularına cevap veren öğelerdir

Hanımlar odaya yeni giriyordu. (Nereye giriyordu?)

Kuyudan su çekiyordu. (Nereden çıkarıyordu?)

Yurduma alçakları uğratma sakın! (Nereye uğratma?)

Soranlara selam olsun! (Kime selam olsun?)

Aldıklarını arabanın bagajında unutmuş. (Nerede unutmuş?)

 

Not: Her “-e, -de, -den” ekini alan sözcük dolaylı tümleç olmayabilir.

Güzelliğinden, parmaklarını yersin. (Niçin? Güzelliğinden:zarf tümleci)

Akşama, yemeğe gideceğiz. (Ne zaman? Akşama:zarf tümleci) (Yemeğe:Dolaylı Tümleç)

 

Hepinize selam gönderdi.

Akşam evde yoktu.

Ankara’dan bir haftalığına ayrıldım.

Yüklemin ‘’kime, neye, nereye’’ yöneldiğini anlatan dolaylı tümleç ‘’-e’’ durum ekini alır.

Çiçekleri eve götürdüm.

Bu sonucu sana borçluyum

Kötü günlerin geçtiğine inanıyorum.

 

Yönelme durum ekini alan sözcük zaman anlatıyorsa, zarf tümleci görevini üstlenir.

Sabaha sizi ararız.

Modül yarına yetiştirilecek.

Yüklemin ‘’nerede-kimde, nede’’ olduğunu anlatan dolaylı tümleç ‘’-de’’ durum ekini alır.

Dostlukta yalana yer yoktur.

İstediğin kitabı, kitapçılarda bulamadım.

Handan’ da gömleğim kalmış.

Bulunma durum ekini alan sözcük, zaman anlatıyorsa, zarf tümleci görevindedir.

Bayramda seni bekliyorum.

 

Yüklemin ‘’nerede, kimden, neden’’ uzaklaştığını, ayrıldığını anlatan dolaylı tümleç ‘’-den’’durum ekini alır.

Yalandan nefret ederim

Sizden bunu beklemezdim.

Didim’ den bir hafta önce geldim.

 

Ayrılma durum ekini alan sözcük de zaman anlattığında zarf tümleci görevindedir.

 

ZARF (BELİRTEÇ) TÜMLECİ

 

Yüklemi çeşitli yönlerden tamamlayan ve genellikle zarf görevli sözcüklerin üstlendiği öğe özelliğidir. Yükleme sorulan ‘’nasıl’’, ‘’ne zaman’’, ‘’ne yöne’’, ‘’ne kadar’’ sorularına yanıt verir.

 

Kitabı bu gün bitirmeliyim.

Arkadaşlarından ağlaya ağlaya ayrıldı.

Seni görünce içeri gelmedi

İstanbul’da fazla kalmam.

 

Yer yön anlamlı sözcükler ad durum eklerini aldıklarında zarf tümleci görevinde olmaz. Yer-durum zarfı olmaları için yalın durumda olmaları gerekir.

 

Saatlerce dışarıya baktı.

İşlerimi bitirince aşağı inerim.

İçeriyi sonra temizlerim.

 

*Yüklemin durumunu, zamanını, miktarını, yönünü, koşulunu vb. bildiren öğelerdir.

* “Ne zaman?, Nasıl?, Nere(ye)?, Ne kadar?” sorularına cevap verirler.

 

Akşam olmadan oraya varmalıyız.

Zarf Tümleci……...D.T……..Yüklem

 

Başından geçenleri ağlaya ağlaya anlatıyordu.

Belirtili Nesne……………….Z.T………………Yüklem

 

Misafirler yukarı çıktı.

Özne………….Z.T…..…Y.

 

Bu koşuya çok çalıştık.

Dolaylı T……Z.T…..Y.

 

Büyüklerinle nasıl konuşuyorsun?

……..?............Z.T……………..Y.

 

Siparişlerim ne zaman gelecek?

Özne……………….Z.T……………Y.

 

Not: “Nereye?” sorusunun cevabı olan sözcük “-e” hal ekini alırsa, “Dolaylı Tümleç” olur.

Misafirler yukarıya çıktı.

Özne…………..D.T………Y

 

EDAT (İLGEÇ) TÜMLECİ

 

Yüklemi ‘’ile, için, gibi’’ edatlarıyla birleşerek araç, neden, birliktelik, benzerlik yönlerinden tamamlayan söz öbekleridir.“ile, için vb. edatlarla kurulan “ne ile?, kiminle?, niçin?” sorularına cevap

verebilen edat gruplarına edat tümleci denir.

 

Not: Bazı kaynaklarda, edat tümleci diye bir tümleç olmadığı, bunların zarf tümleci olarak alınması gerektiği bildirilmiştir.

 

İzmir’e uçakla bir saatte gidebilirsin.

Sinemaya Handan’ la gitmedim.

Bu şiiri oğlu için yazmış.

 

UYARI ; ‘’Gibi’’ edatı eylemi nitelerse cümlenin zarf tümleci olur.

İyileştikten sonra çocuk gibi yürüyordu.

 

Fiil cümlelerinde, yüklemden önceki öğe, vurgulanan öğedir.

 

Topu göğsüyle yumuşattı.

Nesne…Edat T………..Y.

 

Biyoloji sınavına abisiyle çalıştı.

Dolaylı Tümleç……….E.T………Y.

 

Ona göre doğru değildi.

Edat T………………Y.

 

Yarışmak için tüm şartlar hazırdı.

Edat T………………….Özne………….Y

 

Sabaha kadar uyuyamadım.

Zarf T………….…………..Y.

 

Not: Cümlede hiçbir öğe olmayan sözcükler de yer alabilir.

Gençler, sizi her zaman bağrımıza basıyoruz.

 

 

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com 

 

 

 

    

 
Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış