GENEL ÖZEL EŞ SORU ÜNLEM VB CÜMLELERİ


Esa
26.08.2016

 

 

Cümle bir duyguyu, bir düşünceyi, bir dileği, bir yargıyı tam olarak anlatan sözcük ya da sözcük öbeğidir.

Bir cümlenin her okuyan ya da dinleyen tarafından farklı anlaşılması cümle yorumu demek değildir. Tam tersine bir cümlenin herkes tarafından aynı şekilde anlaşılması gerekir.

Cümleyi okuyanın veya dinleyenin kültür düzeyi, düşünce yapısı nedeniyle bir cümleden farklı anlamlar çıkaracağını söylemek anlam bilgisiyle bağdaşmaz.

GENEL VE ÖZEL ANLAMLI CÜMLELER

Aralarındaki ortak özelliklere göre, daha çok varlığı kapsayan, aynı kavramları topluca düşündüren sözcüklere genel; anlamları sınırlı olan, kavramları teke tek düşündüren sözcüklere özel anlamlı sözcükler denir. Buradan hareketle genel anlamlı sözcüklerin kullanıldığı cümleler, genel, özel anlamlı sözcüklerin kullanıldığı cümleler ise özel anlamlı yargı içerir.

Örnek :


Geri kalmış ülkelerde spora hiç önem verilmez. (Genel Anlamlı)

Mısır, spora hiç önem vermeyen bir ülkedir. 
(Özel Anlamlı)

Dünyada en çok satan kitaplar, romanlardır.
 (Genel Anlamlı)

Ülkemizde en çok satan kitap türü, polisiye romanlardır. (
 Özel Anlam

EŞ ANLAMLI CÜMLELER

Anlam yönünden birbirine uyan, değişik sözcükler kullanılmasına rağmen aynı düşünceyi, aynı yargıyı aktaran cümlelere eş anlamlı cümleler denir. Eş anlamlı yargı bildiren cümleleri bulabilmek için, her cümleyi ayrı ayrı değerlendirmek ve "Bu cümle okuyucuya ne demek istiyor?" sorusuna cevap aramak gerekir.

DOĞRUDAN ANLATIMLI CÜMLELER

Herhangi bir konuda bir kişinin görüş ve düşünceleri hiçbir değişikliğe uğratılmadan verilir. Bu cümle genellikle tırnak içinde gösterilir.

*Çiçero'nun "Bir yerde yaşam varsa orada umut da vardır."sözü çok hoşuma gider.
*Kadın, arkadaşının kulağına eğilerek: "Birazdan kalkalım mı?"diye fısıldadı.
*Bu konuda atalarımız: "Cesurun bakışı, korkağın kılıcından keskindir."der.
*Deskartes'in: "Düşünüyorum öyleyse varım."sözü çok ünlüdür.

 

DOLAYLI ANLATIMLI CÜMLELER

Bir kişinin sözünün söylendiği biçimde değil de,bazı değişiklikler yapılarak aktarıldığı cümlelerdir.

*Onunla bir daha konuşmayacağını söyledi.
*Bernard Shaw, düşünmenin ruhun kendisiyle konuşması olduğunu söylerdi.
*Doktor, babama ilaçları mutlaka içmesi gerektiğini tembih etti.
*Yazar, sanatçı olunabilmek için çok çalışılması gerektiğini vurguladı.

 

OLUMLU CÜMLE:

*Cümlede bildirilen yargının gerçekleştiğini yada gerçekleşeceğini (bulunduğunu) bildiren cümlelerdir.

Bu yaz sizin memleketinize geleceğiz
Ali’nin arabası kırmızı renklidir.
Eserde olumlu cümlelere çokça yer verilmiş.
O, ben kendimi bildim bileli cimridir.

OLUMSUZ CÜMLE:


*Cümlede bildirilen yargının gerçekleşmediğini yada gerçekleşmeyeceğini, (bulunmadığını) bildiren cümlelerdir.

Beklediğim mektup henüz gelmedi.

Film, senaryosu yönüyle, güzel değildi.
Kırmızı ışıkta geçilmez.
Osman, yarınki toplantıya gelemeyecekmiş.
Cebinde beş parası yoktu.

Not: Dilimizde “-siz, -me, -mez” gibi ekler, “yok, değil, ne…… ne……” gibi kelimeler, olumsuzluk oluşturmak için kullanılır.

Not: İki olumsuz bir olumluyu oluşturabilir.

Yok değil (Var)

 

Not: Anlamca Olumlu, Yapıca Olumsuz Cümleler:

Sizin neler yaptığınızı bilmiyor değilim. (biliyorum)
Cebinde para yok değil. (var)
Yaptığı hareketi görmemiş olamazsın. (görmüşsündür.)
Oraya kim gitmek istemez. (gitmek ister.)

Not: 
Anlamca Olumsuz, Yapıca Olumlu Cümleler:
Ne kızı verir, ne dünürü küstürür. (vermez, küstürmez)
Bu haliyle onu kim beğenir? (kimse beğenmez)

 

SORU CÜMLESİ:

*Soru kelimesi yada soru eki bulunan; soru anlamı taşıyan cümlelerdir.
*Cevap bekleyen cümlelerdir.

Bakkaldan ekmek mi aldın?

Karşıda duran araba nereye gitti?
Bu güne kadar kaç kitap okudun?
Onu okulda da mı görmedin?

Not:
 Soru kelimesi bulunan bazı cümleler soru cümlesi olmayabilir.

Ne zaman uyuduğunu bilmiyorum.
Kalemimi kim aldıysa getirsin.

Not: Bazı cevap beklemeyen soru cümleleri vardır. (Sözde soru cümlesi)

Köşeyi döndüğümde onu görmeyeyim mi?
Kim korkar fareden?
Ona bu olanları nasıl anlatırım?

 

ÜNLEM CÜMLESİ:

*Seslenme, heyecan, sevinç, şaşma, sıkılma vb. ifadelerden oluşan ünlem kelimelerinin kullanıldığı cümlelerdir.
Off, yine olmadı!
Hey, orada durma!
Eyvah, o da burada!
Çok güzel bir araba!
Göreyim sizi arkadaşlar!
Hah, işte geldi!

 

KOŞULA BAĞLI CÜMLE (şarta bağlılık )

 

Bir eylemin ya da durumun gerçekleşebilmesi için önceden olması gereken başka bir durumun varlığı, koşula bağlılıktır. Örneğin “Sizinle gelirim, ama önce bu işi bitirmeme yardım ederseniz.” cümlesinde “gelme” eyleminin olması “yardım etme” eyleminin gerçekleşmesine bağlıdır. Koşul olarak ileri sürülen durum gerçekleşmezse sonuç olacak durum da gerçekleşmez. Cümledeki koşulu bulabilmek için yükleme “hangi şartla, hangi taktirde” gibi sorular sorulabilir.

 

*Sanatçı yapıtında toplumu anlatırsa ölümsüzleşir
*Akşam baban gelsin, alışverişe çıkarız.
*Müzik dinleyebilirsin ama sesini fazla açmayacaksın.
*Akşama geri vermek üzere bu kitabı alabilirsin.
*Bizim buralara yağmur yağdıkça her yer toprak kokardı.
*Her güneş doğduğunda beni hatırla.

 

SEBEP-SONUÇ (neden-sonuç) İlişkisi

 

Bu tür cümlelerde, yargılardan biri, diğerinin gerçekleşmesine neden olmaktadır. Bir de eylemin hangi gerekçeyle yapıldığını bildiren cümleler de neden sonuç ilişkisi vardır. Bu tip yargıları bulmak için yükleme "niçin" sorusu sorulabilir.

"Salıncağın ipi kopunca çocuk yere düştü." Cümlesinde "Çocuğun yere düşmesini"nin nedeni "Salıncağın ipinin kopması"na bağlanmıştır.

*Sınavda heyecanlandığı için bazı soruları yapamadı.
*Bakımsızlıktan ev harabeye dönmüştü.
*Matbaanın bulunmasıyla okuma yazma oranı arttı.
*Aşırı sıcaklar can kaybına yol açtı.
*Yoğun kar yağışı nedeniyle yollar trafiğe kapatıldı.
*Hediye almadım diye bana darılmış.

 

AMAÇ – SONUÇ

 

Öznenin işi, hareketi gerçekleştirme amacı ve sonucu cümle içinde verilir. Bu tür cümlelerde "için,diye,üzere,dolayı,ötürü.maksadıyla..."ifadeleri sıkça geçer.Bu ifadelerden bazıları "sebep-sonuç" bildiren cümlelerde de geçebilir. Amaç-sonuç cümlelerinde "hangi amaçla,hangi maksatla

*Borçlarından kurtulmak için evini satmış.
*Ailesini görmeye Almanya' ya gitmiş.
*Başbakan, ticari anlaşmalar yapmak üzere yurtdışına çıkıyor.
*Bu ,bizi birbirimize düşürmek maksadıyla söylenmiş bir sözdür.
*Şair, şiirinde herkes anlayabilsin diye yalın bir dil kullanmış.
*Yazar, eleştirmene şirin görünmek maksadıyla ikiyüzlü davranıyor.

 

VARSAYIM CÜMLESİ:

*Bir olayın yada durumun bir an için olduğunu (gerçekleştiğini) farz etmektir.
Tut ki bu çukuru kazdık.
Diyelim ki eser çok sattı.
Bir an için tatile gittiğini düşün.

 

TAHMİN (OLASILIK-İHTİMAL) CÜMLESİ:

*Bir şeyin görünüşe göre olacağının sanıldığı, kesinlikten yoksun, kişisel yargılardır.
Hava soğudu, kar yağabilir.
Burada yok, eve gitmiş olabilir.
Yarın borsada düşüş yaşanabilir.

 

ÖNYARGI CÜMLESİ:

*Bir konu veya kavram hakkında önceden edindiğimiz olumlu yada olumsuz yargılardır.
Sen bu sınavı kazanamazsın.
Bizimle gelmeyeceğinden eminim.
Bu işte başarılı olacağından kuşkum yok.
Göreceksin, haftaya kadar bitmeyecek.
Bu kitap çoksatar.

KARŞILAŞTIRMA

 

Bir düşünceyi ya da kavramı daha anlaşılır hale getirmek için onu başka bir düşünce ya da kavramla herhangi bir yönden değerlendirmeye denir. Karşılaştırma, ortak ya da farklı yönlerden yapılabilir. Örneğin “Ahmet’in boyu Ali kadar uzundur.” cümlesinde Ahmet ve Ali boyları yönünden karşılaştırılmışlardır. “Ali, Ahmet’ten çalışkandır.” cümlesi de bir karşılaştırmadır. Karşılaştırma çalışkanlık yönünden yapılmış. “Ahmet gezmeyi çok sever, Ali ise ders çalışmayı tercih eder.” cümlesinde de karşılaştırma vardır. Ali ve Ahmet sevdikleri durumlar yönünden karşılaştırılmışlardır.

 

HAYIFLANMA

 

- Üzülme Anlamı Taşıyan Cümleler :

Hayıflanma cümleleri bir olay, durum ve kişi karşısında üzülme ya da yerinme anlamlarını taşır. Örnek :

Kuşlar göç ediyor, ne yazık ki kış geliyor.

O güzelim kız, birkaç yılda çöküp yaşlandı.


Yüreğinin acısını, yılların izini taşıyordu yüzündeki derin çizgiler.

Zavallı adam, çocuklarını yetiştirebilmek için ne acılar çekti.

 

TANIMLAMA

 

Bir şeyin ne olduğunu anlatan cümleler tanım cümleleridir. Bu tür cümleler “Bu nedir?” sorusuna cevap verir. Örneğin, “Sözcük, dilin anlamlı en küçük parçasıdır.” cümlesinde tanım yapılmıştır. Çünkü “Sözcük nedir?” sorusuna cevap verir.

 

DEĞERLENDİRME

 

Bir sanat eserinin, sanatçının ya da herhangi bir durumun iyi ya da kötü yönlerini ortaya koymaya veya özelliklerini belirlemeye değerlendirme denir. Değerlendirmeler öznel ya da nesnel nitelik gösterebilir.

Örneğin “Sanatçı şiirinde yabancı sözcüklere hiç yer vermemiş.” cümlesi nesnel bir değerlendirmedir. Ancak “Şiirde her insanı derinden etkileyen hayal âlemlerine yer verilmiş.” cümlesi öznel bir değerlendirmedir.

 

SİTEM

 

Kızgınlık Anlamı Taşıyan Cümleler : Sözü ya da hareketleriyle, birinin, bir kimseyi kırdığını, üzdüğünü veya gücendirdiğini öfkelenmeden dile getiren cümleler sitem anlatımlı; sözü söyleyenin bir kişiye kızdığını anlatan cümlelerse kızgınlık anlamlı cümlelerdir. Örnek :

Her hafta sonu toplanıp kıra gidersiniz de beni çağırmazsınız.


İnsan, kendisine bunca emeği geçen insanı bir kere de olsa arayıp sorar.

Dediklerimi yapma da göreyim seni!

Sen kim oluyorsun da bana karşı böyle konuşuyorsun!

 

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com 

 

 

 

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış