Öznel ve Nesnel Anlatım


Esa
26.8.2016
Öznel ve Nesnel Anlatım

 

Anlatıcının cümlede takındığı anlatma tavırları cümlede anlatım şeklini ve tutumunu belirler. Anlatıcı cümlede kendi duygularını katar, katmaz, alıntı yapar, kanıtlama yoluna gider, nesnel veya öznel bir tutum gösterir. Sadece izlenimlerini aktarabilir veya sadece durumu olduğu gibi izah etme yoluna gidebilir. Cümledeki tercih edilen anlatım işlevi mesajı iletme ve alma şeklini ve yöntemini de belirlemiş olur. Anlatıcının mesajı iletme amacı, iletide verilmek istenen ileti şeklini, cümledeki anlatımın niteliğinin ve niceliğinin de belirleyicisi olur.

İletiyi göndermek isteyen iletici bilgiyi ne amaçla vermek istiyorsa ona uygun bir yöntem seçerek cümlede kanıtlama, nesnel olma, sebep ve sonuca dayandırma, öznel ifade etme, koşula dayandırmadolaylı ve doğrudan aktarma yollarından birini seçer

 

 

Öznel Anlatım

Doğruluğu ya da yanlışlığı kişiden kişiye değişen, doğruluğu tartışılan düşüncelerin anlatıldığı yargılara öznel yargı denir. Bu yargıların kullanıldığı anlatıma da öznel  anlatım denir. Bu cümlelerde (yargılarda) bence ifadesi veya bence ifadesi sezilen bir tavır vardır.

Öznel anlatım, Kişisel duygu, algılama, beğeni, izlenim ve kanaatleri ifade eder. İfade edilen yargı herkese göre değişiklik gösteren kanıtlanması mümkün olmayan, herkese göre öyle düşünülmesi mümkün olmayan sübjektif bir değerlendirmedir. Beni – egoyu- bağlayan ve sadece egoya göre olumlu ya da olumsuz olan yargılardır. Nesnel, somut, bilimsel veya kayda değer genel geçerliliği olmayan hükümler içerir.

Ankara dünyanın en güzel şehridir. İfadesi özneldir. Bir başkası Ankara’yı dünyanın en kötü şehri olarak görebilir. Her iki öznel hükmün nesnel veya bilimsel bir değeri yoktur.

Yahya Kemal en büyük şairimizdir. Yargısı ne yönde büyük olduğunu ispatlayan verilere dayandırılmadan söylendiğinde nesnel bir ileti değeri kazanamayacaktır.

Öznel cümleler içinde varsayım, olasılık, yakınma, eleştiri ve beğeni içeren unsurlar bulunur.

* Şairin şiirlerinde beni iten kötü duygular var.

* Bana göre Osmanlılarda sömürgeci bir zihniyet vardı.

* İzmir, tarihi ve doğal güzellikleriyle eşsiz bir şehrimizdir.
* Şair söyleyiş güzelliğiyle türkü tadında bir şiir sunuyor bize.
* Konferansa katılanların saçma sapan fikirleri beni iyice sıkmıştı.
* Yazar, sürükleyici anlatımı ve ilginç betimlemeleriyle okuyucuyu olayın içinde yaşatıyor.
* Çatık kaşları, yaralı yüzüyle insanı ürküten bir havası vardı.

 

Varsayım, Olasılık içeren öznel anlatım:

Gerçekte olmadığı halde olmuş gibi durumları anlatan öznel anlatım şeklidir.

Varsayım ifade edenler:

Varsayalım, kabul edelim, tut ki, tutalım, farz edelim, kabul edelim, vehmedelim gibi olasılık, ihtimal anlamı içeren kelimelerin bulunduğu cümlelerdir.

  • Diyelim ki yağmurlu bir nisan akşamındayız.
  • Farz edelim Türkiye çağı yakalamış olsun.
  • Böyle olduğunu kabul etsek bile sorun yine çözülmüş olmayacak.
  • Vehm edelim günün birinde bunların hepsi oldu.
  • Tut ki ben , seninle o sahilde birlikteyiz.

 

Olasılık bildirenler:

 

Belki, olabilir, ihtimal, e bilmek, zannederim, belki, sanıyorum, kanımca, zannımca, ifadelerinin olduğu cümlelerdir. Bu ifadelerin olduğu cümlelerin kesinlik taşımamaları gerekir. Bu ifadeler olduğu halde kesinlik bildiren cümleler nesneldir.

  • Akşama size gelebilirim
  • O şiirin Necip Fazıl’a ait olduğunu sanıyorum.
  • Seninle olduğumuz tepelere güneş doğmayabilir.

 

Yorumlama cümleleri:

 

Yorum gizli veya hayali bir şeyden anlam çıkarmak demektir. Olasılık bildiren cümlelere çok benzer.

  • Sanki herkes bana karşı birleşmiş.
  • Düşsel olaylardan kaçındığına göre gerçekçi bir yazar olduğu söylenebilir.
  • Yüzü kızardığına göre sonuçtan hiç memnun olmamıştır.

 

Yakınma anlamı içeren öznel yargılar:

 

Pişman olunmuş olayların sonucunu yakınmayla ifade eden cümlelerdir. Keşke, bari hiç olmazsa, yazık ki eyvah ki, hayfa ki, hiç değilse, hiç olmazsa, bağlama edatlarının bulunduğu öznel yargılı cümlelerdir.

 

* Keşke o sinemeya gitmeseydik.

* Hiç olmazsa evindeki eşyaları kurtarsaydı.

* Ona yüz kere dedimse de dinlemedi

* Bir de anlatılanları anlamış olsa.

 

Eleştiri veya beğeni içeren öznel cümleler.

Kanıtlara dayanmadan beğeni ve eleştiri içeren cümleler özneldir. Bu tip cümleler olumlu ve olumsuz yargıyı birlikte bulundurur.

  • Şiirinde anlatılan duygular okur tarafından beğenilmiyor
  • Yazıda sözü edilenleri hiç beğenmedim.
  • Onun satırlarında insanı büyüleyen bir ifade var.

Nesnel, Kanıtlayıcı Anlatım

Doğruluğu ya da yanlışlığı kişiden kişiye değişmeyen, deney ve gözleme dayanan tarafsız yargılara nesnel yargı denir. Bu yargıların kullanıldığı anlatıma da nesnel anlatım denir.

Nesnel yargılarda duygu ve izlenimlere yer verilmez.

Nesnel yargılarda, ölçümlenebilir nitelikler, nicelikler, kanıtlanabilir bilgiler, belgelere dayalı tespitler, herkese göre değişmeyen tartışma konusu olmayacak veya gerekmeyecek yargılar bulunur.

İfadeler; kesin, anlaşılır, açık ve durudur. Herkesin kendince yorumlayacağı ifade biçimlerinden kaçınılmıştır. Okuyan herkesin aynı şekilde anlayıp yorumlayacağı bir biçimde yazılmış olmalıdır.” Bence, bana göre, kanımca” ibarelerine yer yoktur. Nesnel cümleleri hayalimize göre yorumlayamayız, duygularımıza göre şekillendiremeyiz.

Nesnel anlatım: Duyu organları ve gözlem yoluyla olarak ikiye ayırabiliriz. Buna rağmen duyular veya gözlemle elde edilen nesneliklerde kişisel tespitler veya kişisellikler Olmamalıdır.

Ortaya atılan herhangi bir konu, düşünce, görüş veya yargıyı okuyucuya (veya dinleyiciye) kabul ettirmek için başvurulan anlatım biçimine kanıtlama (ispat yoluyla anlatım) denir. Bu anlatım biçimi -genellikle- makale, deneme, fıkra, eleştiri gibi yazılı türlerle; konferans, açık oturummünazara gibi sözlü kompozisyonlarda kullanılır.

Kanıtlamada önce, kişiye ait düşünceler (yargılar, kanaatler ...) ortaya konur, sonra bu kanaatlerin doğruluğunu ispatlayacak delillerden, belgelerden de yararlanılarak dinleyici veya okuyucu ikna edilir. Bu anlatım biçiminde bir başka üslûp olarak da önce yazarın katılmadığı zıt düşünceler söylenir sonra bunların yanlışlığı belgeleriyle ispatlanır.

 

Ser taşı hiç sevmem ( Öznel bir değerlendirmedir) Taş çok serttir ( Duyularımızla varılmış olmasına rağmen, tartışma gerektirmeyen, kişiye özel bir değerlendirme taşımayan nesnel bir yargı vardır.)

Roman kahramanlarını İstanbul’un elit kesimlerinden seçmişler, ferdi konular işlemişlerdir.

*Filmde olaylar küçük bir kasabada geçiyor.
*Eser dört bölüm halinde sinemaya uyarlanmış.
*Turizm gelirleri geçen yıla oranla yüzde 5'lik bir artış göstermiştir.
*Aruz ölçüsüyle yazılan şiirde nazım birimi dörtlüktür.
*Dört perdede oluşan bu oyunda yazar, aile bireyleri arasındaki sorunları anlatır.

* Şiirlerinde parnasizmin izleri görülür. Anlaşılması güç semboller kullanmayı marifet kabul etmişlerdir.

* Son romanı 1989 yılında Ankara’da basılmıştır.

 

Nesnel anlatım doğruluğu deney , gözlem , belge vb ile kanıtlanabilecek yargılar içeren anlatımdır.

 

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com 

 

 

 

 

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış