Sanatsal Fantastik Destansı Masalsı Anlatım


Esa
26.8.2016

 

ANLATIM VE ANLATICI ŞEKİLLERİ (Yazı türlerine göre  ) 


Anlatıcı nedir

Anlatmaya bağlı edebi metinlerde yazar anlatma görevini bir anlatıcıya yükler.
Okuyucu bütün olup biteni bu anlatıcı aracılığı ile öğrenir. Bu kurmaca bir kişidir. Düşünce, duygu, yargı, istek ve tasarıların yazıyla ve sözle belirtilmesidir. Anlatım, sözle yapılırsa sözlü anlatım, yazıyla yapılırsa yazılı anlatım adını alır.

Anlatıcı olay ve fikir yazılarında niteliği değişen bir kavramdır. Fikir yazılarının anlatıcısı yazıyı yazan fikri savunan, fikrini anlatmaya çalışan, okuru bilgilendirmeye gayret eden kişidir. Böyle olunca yazdıklarının net olarak anlaşılır olması, anlatılmak istenenden farklı şekilde yorumlanmaya müsait olmayacak kadar duru, açık ve yalın olması gerekliliğiyle yazma endişesi duyar. Bu bakımdan fikir yazılarının anlatıcısı, üslup, sanat veya kendi özgü bir anlatım tekniği arayışında olan bir kişi değildir.

Fikir yazılarındaki anlatıcı yazar anlatıcıdır. Okur anlatıcının yazar olduğunu bilir. Yazar kendi fikirlerini didaktik bir gaye ile yüklemlerindeki şahıs eklerinden kendini belli edecek şekilde yazar. Sohbet, deneme, fıkra gibi türler dışındaki diğer fikir yazılarında özel ve öznel anlatımıyla fark yaratan bir üslup oluşturmak endişesi taşınmaz. Sohbet, fıkra ve deneme yazıları bir anlamda yazarının kimlik ve karakteriyle bütünleşmiş bir üslupla yazılması gerekliliğini ortaya koyar. Fakat diğer fikir yazısı türlerinde üslup kaygısı öne çıkamaz

Olay yazılarında anlatıcı olayı kime anlattıracağı ( İlahi, kahraman, gözlemci bakış açısı ) gösterme – okurun gözünde canlandırmak- veya anlatma yöntemlerini nerelerde nasıl kullanacak, kendine özgü bir ifade şeklini- üslup- nasıl oluşturacak sorularına cevap bulmak zorundadır. Vakayı hangi yöntemle anlatacak, seçtiği vakanın şekline göre vakayı hangi yöntemle aktarması uygun olacak, nerelerde göstermeye dayalı bir yöntem ( tiyatrodaki gibi) nerelerde özetleme ve anlatma yoluna gidecek, vakayı yaşayan, vakaya dâhil olan tip ve karakterlerin kendilerine özgü üslup ve konuşma biçimleri olacak mı vb sorunların tamamı anlatıcı ve anlatıcı tipleri ile ilgilidir.

Sanatsal metinlerde olayın kendisinden ziyade olayın nasıl anlatıldığı önem kazanmaktadır. O bakımdan sanatsal metinlerde anlatım, anlatıcı tipi ve üslubu önemli bir faktör haline gelir. ( Bkz. Anlatıcı tipleri, bakış açıları ve anlatım tipleri )

Sözlü anlatımda, bir anlatan bir de dinleyen vardır. Bu açıdan anlatımın, dinleyicinin ilgisini çekecek biçimde yapılması gerekir. Yazılı anlatımda da bir yazan bir de okuyan vardır. Anlatıcı, okuyanların çeşitli açılardan ilgisini çekecek biçimde ve sanatsal bir biçemle yazmak zorundadır.

 

EDEBİYAT TÜRLERİNİN AMAÇLARINA GÖRE ANLATIM ÖZELLİKLERİ

 

GERÇEKÇİ – REALİST TAHKİYE- SANATSAL ANLATICI

Hayatı, olayları, insanları, fiziki ve sosyal çevreyi, bunlar arasında cereyan eden vakayı gerçekçi bir şekilde anlatan anlatım biçimidir. Anlatımda hayat doğal ölçüleriyle, şekliyle, vakalar gerçekçi bir yaklaşımla anlatılır. Tüm unsurlarına gerçeklik penceresinden bakılır.

Kahramanlar, psikolojileri, insani yönleri yaşadıkları çevre, yaşadıkları olay doğal hayatta olduğu gibidir. Anlatıcı yaşamın aynasıdır. Yaşamı olduğu gibi yansıtmak amacındadır.

Anlatılan her şey mantık süzgecinin dışına taşmaz. Hangi sanat anlayışı ile yazılırsa yazılsın gerçeklik ve akla uygunluk esas alınır. Gerçekçi betimlemeler yapılır. Mantıklı olaylara, kişi, karakter ve duygulara yer verilir. Bu tip anlatıların ölçüsü yaşanabilir, gözlemlenebilir, bulunabilir olabilirlik ölçütleridir. Bu ölçütlerin dışına taşmak, akla aykırı, dünya gerçeklerine uzak olaylara yerlere yer verilmez.

Roman- hikâye, tiyatro türleri hemen hemen bu tip yaklaşımla anlatılan yazılardır. Bazı roman hikâye ve tiyatro türlerinde akıl dışı, olaylar, tipler, çevrelerde geçen vakalar olabilir. Fantastik, bilim kurgu veya destansı tiyatro, roman ve öykülerde tabi ki gerçekçi bir öyküleyici anlatım olmayacaktır. Gerçeklik çizgisini aşan türler dolayısıyla destansı ve ya fantastik bir anlatıma başvuracaktır.

FANTASTİK (düşsel) ANLATICI

Olay, kişi zaman, mekân unsurlarında gerçekçiliği esas olarak almadıkları halde esas alıyormuş gibi davranarak yazılan roman, hikâye ve tiyatro türlerinde karşılaşılan anlatı türüdür. Masalsı veya doğal hayatta bulunmayacak vakaları, kişileri ele almakla birlikte bunu doğal hayattan alınmış izlenimleriyle aktaran ürünlerdir. Anlatıcı gerçeklikle ilgisi olmayan vakaları gerçekçi bir çerçeve içerisinde aktarır. Düş, fantezi, masal ve gerçek birbirine karışır. Olması mümkün olmayan vakalar gerçek mekânlarda, mantık dışı varlıklar, canlılar, betimlemeler günlük hayat ve sosyal çevre içerisinde yer alır. Bunları anlatan anlatıcı ise hiçbir şeyi yadırgamayan, gerçekte olmuş veya olması doğalmış gibi anlatan biridir. İnandırmak çabası gütmese bile tıpkı realist bir yazarın anlatım metodunu kullanır. Olayların mantıksızlığı karşısında bocalamayan, şaşırmayan , yadırgamayan realist bir anlayışla yazılan bir roman, tiyatro, hikaye yazıyormuş gibi bir tavır içindedir.

Fantastik edebiyat kısaca ve kabaca söylenecek olursa, hayaletleri, ruhları, düşsel yaratıkları içine alan bir edebiyat türüdür. Öykü, roman, masal gibi türleri kapsayan bu edebiyat zaman içerisinde çok geniş bir yayılım göstermiştir. Masalımsı öğelerden, olağanüstü, büyüleyici ortamlardan, harikalar ülkesinin sahnelerinden sıyrılarak gerçekçi bir çerçeveye yerleşmiş, olaylar gerçek ortamlarda geçmeye başlamıştır. Bir varmış bir yokmuş ifadesiyle başlayan masallar okuru gerçeküstü, belirsiz bir ortama götürürken, fantastik öykülerde, mantık dışının gerçek ve günlük yaşama birdenbire giriverdiğini görüyoruz.

Fantastik eserlerdeki kişiler ve olaylar tanıdığımız, içinde yaşadığımız evrendeki kişiler ve olayların değiştirilmiş biçimidir diyebiliriz. Çünkü olağanüstü olayların gerçekçi zemin üzerine oturtulması bu yeni edebiyat türünün başlıca özelliğidir.

Fantastik Türünün Çeşitli Tanımları: Castex Conte Fantatique en France (Fransa’da Fantastik öykü) adlı yapıtında şöyle yazar: “Fantastik …. Gerçek yaşama birdenbire gizemin girmesiyle …. Belirir”. Louis Vax L’Art et la Littérature Fantastiques’te (Fantastik Sanat ve Edebiyat): “Fantastik anlatı… Bizim yaşadığımız gerçek dünyada yaşayan, bizler gibi ancak birdenbire kabul edilmesi olanaksız bir olay karşısında kalmış insanlar sunmayı sever.” Roger Caillois Au Coeur du Fantastique’te (Fantastiğin İçinde): “Tüm fantastik, bilinen düzenin bozulması, gündeliğin değişmez yasallığı içinden kabul edilmemeyecek olanın fışkırmasıdır” “Fantastik, kendi doğal yasalarından başka yasa tanımayan bir öznenin görünüşte doğaüstü bir olay karşısında yaşadığı kararsızlıktır” yukarıdaki tanımlardan da anlaşılacağı üzere fantastik, doğaüstü olayların gerçek bir zemine oturtulması ile ortaya çıkmaktadır. Olaylar ne kadar olağanüstü görünürse görünsün gerçeklik payı mutlaka vardır ve kişiler de yaşadığımız dünya içerisindedir. Todorov ise şöyle der: “Bir kitapta anlatılan bazı olayların açık biçimde hayal ürünü olduğunun belirtilmesi, yapıtın geri kalan bölümündeki hayal payını tartışılır kılar. Herhangi bir görüntü aşırı coşmuş bir hayal gücünün ürünüyse eğer, onu çevreleyen diğer olayların hepsinin gerçek olmasındandır. Fantastik edebiyat, hayal gücüne bir övgü olmak şöyle dursun, metnin büyük bölümünü gerçekliğe dayandırır. Fantastik edebiyat bize yalnız iki kavram sunar, gerçeklik ve edebiyat,

DESTANSI ANLATICI

Masallar, Destanla, Halk hikâyeleri, Mitolojilerde görülen anlatım özelliğidir. Bu türler daha ziyade sözlü gelenekte karşılaşılan anlatılan türler oldukları için konuşma dilinin ve canlı anlatım tekniğinin eyleme ve gür sesliliğine yakın durur. Karşılıklı ve canlı olarak anlatma ve dinletmek amacının ses tonu bu anlatımda gözükür. Kurulan cümleler nidalı, canlı anlatmanın espri ve özelliklerini taşıyan hareketliliktedir. Karşılıklı konuşma havası hemen sezilir. Vakanın kesilerek dinleyicilerle sohbete başlandığına da şahit olunabilir.

Halk hikâye anlatıcılarımızın bu anlatım metodunda son derce ustalaştıkları, profesyonel hikâye anlatıcıların yetiştiğini biliyoruz. Buna rağmen destansı anlatımı illa ki sahne önünde dinleyicilere sesli ve sözlü olarak yapılan bir anlatım şekli olarak düşünmemeliyiz. Böylede olabileceği gibi yazılı anlatım için oluşan destansı anlatımları da göz ardı etmemeliyiz.

Dede Korkut hikâyelerindeki anlatım belki de dünya edebiyatında bu anlatım şekline örnek olabilecek en güzel destansı anlatım örneğidir. Destansı epik anlatım; olağanüstü olayları ve kişileri konu alan anlatım türüdür.


Bu anlatım türünün özellikleri şöyledir:


1.Olağanüstü olaylar ve kişiler anlatılır.
2.Destan türünün yiğitçe havası vardır.
3.Yapıp etmeler yani fiiller ön plandadır.
4.Tarihi konular ve kahramanlıklar işlenir
5.Etkileyici bir özellik taşır.
6.Sürekli hareket vardır.
7.Kelimeler mecaz ve yan anlamlarda kullanılabilirler.
8 Şiir, destan, roman, hikâye, tiyatro, destansı anlatımın kullanıldığı türlerdir.
9.Anlatımda abartıya yer verilebilir.
10.Sanatlı bir dil kullanılır.

MASAL ANLATICISI

Masallarda görülen anlatıcı biçimidir. Olaylar duyulan bir geçmişte yaşanan masalsı olaylardır. Anlatıcı anlattıklarının gerçek olmadığının, anlattıklarının doğru olmadığının, reel hayatta gerçekleşmediğinin farkındadır. Hatta gerçek olmadığını hissettirmeye, mekân, zaman, olay, kişi ve olağan üstü varlıklara inanmadığını ve anlattıklarının hayal unsuru olduğunu belli etmeye gayret eder. “ Develer tellal iken, pireler berber iken “ böyle bir zamanın olmadığını” Az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik. Bir de bakmışız ki bir arpa boyu yol gitmişiz” mekânın gerçek olmadığını, gösteren işaretler ve alaylarla doludur.

Zaten ifade ediş şeklinde başkasından duyduğunu anlattığına delalet olabilecek bir geçmiş zaman vardır. Mış- lı, miş li geçmiş zamanın özellikle ve sürekli kullanılmasında amaç budur. Böylelikle başkasının yalancısı olma, başkasından duyduğunu aktarma yoluyla işin içinden çıkma çabası görülür. Masal gerçek üstü anlatılarını şakacı ve alaycı bir anlatımla hoş vakit geçirmek amaçlı yaptığını sezdirir. Yadırgamadığı, şaşırmadığı, masalsı unsurlar zaten inanılmayan hayal mahsulü unsurlardır. Fabllarda ise amaç olağan üstülük değil olaydan ders ve hüküm çıkarmaktır. Fabl hadiselerin inandırıcı olup olmadığına önem vermez. Vermek istediği mesajı en net nasıl verebileceğine önem verdiğinden olayları insanlara en güzel şekilde anlatabilmek amacıyla her yolu mubah görür. Hayvanları konuşturan, düşündüren insanlarla bir sosyal çevre içerisine sokan fabllar gerçekliğe uygun olup olmamasıyla ilgili değildir. Bu yöntemin sağladığı ifade rahatlığı yoluyla vermek istediği mesajı ve dersi en iyi şekilde sunabilmek için bu tip olağandışı unsurları araç olarak kullanır.

Masalsı anlatıma başvurabileceği düşünülen efsaneler ise zaten anlatım açısından iddialı bir tür değildir. Olağan dışı bir olaya yüzde yüz inanmak ve inandırmak için kanıtlar sunmak, tanıklar göstermek, delil nesneler göstermek amaçtır. Efsaneler ve anlatıcısı gördüğünü veya görüldüğünü iddia ettiği masalsı unsura inanan ve inandırmak için çabalayan anlattığı şeyin olağan dışı bir şey olduğunu kabul eden bunu bildiği içinde şaşıran ama olduğuna dair de hiçbir kuşkusu olmayan bir anlatım hali içindedir.

 

BİLGİLENDİRİCİ- DİDAKTİK ANLATICI

Fikir yazılarındaki anlatım ve anlatıcı metodudur. Öğretmek, eğitmek, bilgi vermek, açıklamak, tanımlamak, vb temel amaçtır. Anlatıcı, yazıyı yazan kişidir. Süslü, sanatlı, eğlendirici bir şekilde yazmak amaç değildir ( Fıkra- sohbet ve deneme de bu yönler bulunabilir.) Dolayısı ile fikir yazıları için tercih edilen bir anlatım metodudur. Bu anlatım şeklinde açıklık, duruluk ve yalınlık özelliği öne çıkar. Anlatıcı inandırıcı, ciddi, nesnel ve bilgilendirici bir tavır almak zorundadır. Amaç bilgi vermek olunca anlatıcı konuya hakim, konuyu bilen, konunun farklı cephelerinden haberdar aydın ve bilgili bir anlatıcı tavrı içindedir ve bu tavırla yazmak zorundadır. Örneklemeler vermek, tanık göstermek, alıntılar yapmak, karşılaştırmalarda bulunmak, kanıtlamak, bilgi, belge, dokümanlar göstermek zorundadır zorunda kalabilir.

 

Fantastik Edebiyat ve Hikaye

Sanatsal Fantastik Destansı Masalsı Anlatım

Fantastik nedir Fantastik Edebiyat ve Tarihçesi

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com 

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış