Türkçede Kelime Türetme ve Anlam Karşılama Yöntemleri


Esa
26.8.2016
KELİME TÜRETMEK  NEDİR.


Kelime türetmek  dilde mevcut olmayan bir anlam ihtiyacının ortaya  çıkması ile  o anlam ihtiyacını karşılmak maksadından ortaya çıkan kelimenin bulunma gerekeçesine denir. Eklemeli bir dil olan Türkçenin  kelime yapma mekanizmaları genellikle mevcut köklere mevcut yapım ekleri ilavesi ile çalışır. Kök ve yapım eki ile o kavram karşılanamadığında birleşik kelime kurarak, yabancı dilden kelime alarak, kelime derleyerek veya yepyeni bir kelime üretilip uydurularak yeni kavram ihtiyacı giderilebilir.
 
Bir dilin her döneminde çeşitli ihtiyaçlardan dolayı yeni kelimelere gereksinim duyulabildiği gibi değişien koşullara dayalı olarak bazı kelimeler kullanımdan düşebilir. Örneğin geçen asırlarda diimizde kullanılan ama bu gün unutulan çok sayıda kelime olduğu gibi, geçen asırlarda dilimizde olamayan bugün ilimize üretilmiş olan çok sayıda kelime vardır.  örneğin geçen asırlarda dilimizde olan yaba, dirgen, kürün, anadut, köp, sadak, tir, penez, çerçi vb kelimeler kullanımdan düşmüşken, radyo, bilgisayar, televizyon, uçak, açkı, kurgu, matkap, çekyat, yazarkasa, buzdolabı, çamaşırmakinası gibi kelimeler üremiştir.




A. YAPIM EKLERİ İLE KELİME TÜRETME YOLLARI 
 

Kelime türetme işlevi dilimizde genellikle i işlevi çok zengin olan yapım ekleri ile  yapılabilmektedir. Ortaya  çıkan yeni kelime ihtiyacını temin yolu şimdiye kadar  genellikle  son derece işlek olan  yapım ekleri ile yapılmıştır.  Yapım ekleri ile  kuralara uygun olarak türetilen bir kelime dilde çok eskiden beri varmış  gibi doğal bir duygu oluşturur ve asla yadırganmaz. Fakat kaidelere ve şartlara  uygun türetilmeyen kelimeler yadırganır veya dilin mantığına aykırı gelen bir yapı oluşturur. Türetilen kelimenin sağlam olması ve  yadırganmaması için  tereddüt yaratmaması, yadırganan aykırı bir durum oluşturmaması gerekir.  Dilde  kendiliğinden ortaya çıkmış gibi olmalıdır.

            Türemiş kelimeler, bir kelime kökü ile bir veya birkaç yapım ekinden meydana gelir. Çekim sırasında yeni kelimeler meydana getirilirken, kök asla değişmez. Kelime kökünden önce, başka dillerde olduğu gibi ön ekler getirilmez. Dilimizde kelime türetmesi ancak köklerin sonuna birtakım ekler getirilmek suretiyle yapılabilir.Fakat yapım eklerimizin kendilerine göre kullanılma usulleri vardır. Bu usullere uygun olmayan yollarla türetilen kelimler dilde aykıırlık yabancılık, sunnilik oluşturur ve yadırganan bir durum ortaya çıkarır.

            Kelime kökleri isim veya fiil olduğuna göre, türetme ekleri isme ilave edilenler ve fiile getirilenler olmak üzere iki büyük bölüme ayrılırlar. Sonra bunlar, meydana getirdikleri kelimenin isim veya fiil oluşlarına göre de ikiye bölünürler. Bu işlevlerine uygun olmayan kullanımlar yanlış yapılı kelime türetilmesine yol açar ve itairazlar doğurur.

Dilimizde çok sayıda yapım eki olmasına rağmen yapım eklrimiz işlevleri bakımından dört gruba  ayrılır.

    a. isimden isim yapma ekleri
    b. isimden fiil yapma ekleri
    c. fiilden isim yapma ekleri
    d. fiileden fiil yapma ekleri


            Yapım ekleri:  işlek (canlı), az işlek ve işlek olmayan olmak üzere üçe ayrılırlar. Bir dilde yeni kelimeler ancak canlı eklerle meydana getirilebilirler. Bu durum  Türkçenin değişmeyen  kurallarından birisidir.  Bazen az işlek bir ekin dilde yendien canlılık kazandığı görülebilir.  Halkın bilmeden fark etmeden yaptığı bu tip uygulamalar aslında çok nadirdir.  Yanlış yapıdaki kelime türetme uygulamaları aslında bu işi billinçli olarak yaptığını zanneden kurum, kuruluş veya kurumlar tarafndan yapılmaktadır.

            Yeni  oluşan kelimeler dil kurallarına uygun oldukları yani canlı eklerle ve ekin fonksiyonu ile manasına uygun olarak oluşan kelimelerdir.  

YAPIM EKLERİ YORDAMIYLA SON ZAMANLARDA TÜRTİLEN KELİMELERE ÖRNEKLER

Sar- gı
ver-gi
kur- gu
bil-im
say -ım
yaz-ın ( ürünleri)
tüz- ük
sor-un
kavra-m
at-ık
ser-im çöz-üm ( bölümü)
aç-kı
uç- ak
ben-cil
et-cil
çağ- daş
yurt-taş
vatan- daş
bil-giç
yar-gıç






B. KELİME GRUPLARI KURARAK KELİME TÜRETME 

Kelime grupları oluşturarak yeni kelime icat etmek de kelime üretme yollarından birisidir. . Bu yol, dilde var olan kelimelerden bir tamalama oluşturarak ortaya yeni çıkan bir kavram yeni bir kelime üretilerek karşılanmış olur.. Bu yol, dilin yeni kavramları karşılamada kullandığı çok tabii ve güzel bir yoldur. Ancak bunda varlığı veya kavramı tek kelime ile değil, birden fazla kelime ile ifade etme durumu vardır. Fakat ortaya çıkan yeni kavram ihtiyacına sahip olan her nesne  iki kelime ile karşılanmaya uygun olmayabilir. Onun için kelime grubu yapma yolu, imkânları geniş olmayan bir yoldur.
Son asırda ortaya çıkan kelime ihtiyaçları için kurulmuş bu yapıdaki kelimlere örnekler:

yer çekimi, hanımeli, ses bilgisi; beyaz peynir, açıkgöz, toplu iğne; eli açık, ayak yalın, günü birlik, sırtı pek; gelebilmek, , çıtçıt, gün aydın;  ateşkes, denizaltı, elaltı, gözaltı, suçüstü, olağanüstü, insanüstü, gök delen, demiryolu= demir yolu, buzlucam, ağaçkakan,incebağırsak, kalınbağırsak,doğumevi,“genelkurmay”, “yükseköğretim”, karayolları”, “dışişleri”, “içişleri”akaryakıt,bilirkişi,anaokulu ,anlambilgisi, evrenbilim,kamuoyu, orta öğretim, ön seçim,radyo evi,topluiğne, önseçim, yaş günü, önsöz ,hava alanı, özgeçmiş,




C. YABANCI KELİME ALMAK

            Yabancı kelime almak yeni bir nesnenin veya kavramın, geldiği yerden ismini de beraber almak demektir. Alınan yabancı kelime ya dilde  karşılığı hiç olmayan kelimedir ya da dilde karşılığı olan fazladan bir kelimedir. Bu yöntem bir dil için  sağlıklı olmayan bir yöntem ise de özellikle san asırlarda meydana gelen gelişmler, keşif ve buluşlar yolu ile ortaya çıkan yeni kavram, nesne, araç , terim ve benzeri şeyleri karşılayan kelimleri yabancı dillerden lamak zorunda kalınmaktadır. Tüm dünya dilleri için geçerli olan bu durum Türkçe'yi de çok zorlamış bu sayede dilimize çok sayıda yabancı kelime girmiştir. Dilimiz bu kavram, nesen, olgu, bulgu ve terimleri karşılayacak bir kelime türetme ylunu bulamadığında o kelimeyi almak zorunda kalmaktadır.
:
kaside,   Ayet,  gazel , hadis,tren matematik, biyoloji, kimya, röntgen,  cami , otomobil, radyo,telefon,Televizyon,motor,banka ,posta ,telekom, ekran, spam, virüs, molekül, hücre, koordinat vb kelimler geçmişte ve günümüzde karşılığını türetemediğimiz için dilimize girmiş olan yabancı asıllı sözcüklerdir.

İkinci olarak dilde, karşılığı mevcut olsa da yine fazladan kelime girebilir.

Hendese-geometri             teşekkür-mersi             yemiş-meyve
Siyaset-politika       teminat-garanti             iktisat-ekonomi

Yabancı kelime almak  kolay ama o dil için sakıncalı bir yöntemdir. Fakat yeni icatlar yeni kavram, terim ve araçları ortaya çıkarmış bunları icat eden veya bullan dil kendi sözcüğünü her dile taşımış ve taşımaktadır. Kavram olarak karşılığı üretilemeyen kelimeyi olduğu gibi dile alamaktan başka yol da yoktur. Buna rağmen dilin reflekseleri yabancı kelimleri kendi ses kurallarına ve söyleyiş biçimlerine sokmaya zorlamaktadır. Bu yöntemle aslında yabancı asıllı olmasına rağmen Türkçelşemiş çok sayıda kelime bulunmaktadır.  Merdiban, merdiven, cehar şenbe, çarşamba, penç şenbe, perşembe, ekol, okul, gibi.   

Yabancı dillerdeki gelişimler ve keşiflerle birlikte  İstense de istenmese de her dile bu yolla pek çok kelime girmektedir. Günümüzdeki son derece gelişimiş olan iletişim teknolojisi bunu iyice artırmış bulunmaktadır.




Ç.  KELİME DİRİLTMEK VE DERLEMEK

            Kelime türetmenin ve kavram karşılamanın diğer bir yolu da  dilin eski kaynakları, lehçe ve şivelerinde olan ve günümüzde unutulmuş olan kelimleri alarak yeniden canlandırmak yöntemidir. Eski dilde unuutlmuş olan kelimleri bularak yenidencanlandırmak yluyla pek çok anlam ihtiyacı giderilebilmektedir.

Kamu     subay     yargı  yargıç, savcı sav               görkem
tanık      köken     nicelik        arıtmak            sonuç  tün, tünaydın

aylak    onarmak      deprenmek      asalak              yitirmek

doruk  yozlaşmak       denetlemek          alan       güleç

Diriltme ve derleme yolu sanıldığı kadar kolay  olmayan ve  eski devrin fonetik, yapı ses  değerlerini üzerinde taşıyan bu yönleri ile güncel niteliklerle örtüşmesi zor olan kelimlerdir.   Bu sebeple onların diriltilmesi çok güç olduğu gibi güncel kavramlarla ilintilerini sağlamak ve buna halkı alıştırmak güçlük teşkil etmektedir. 

 

  

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com           

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış