Hatay Efsaneleri Harbiye Şelalesi ve Defne Ağacı Nasıl Oluştu.

Ekleyen : ESA , 20 Şubat 2019 Çarşamba aaa Beğen
 
 
 
DEFNE İE APOLLON
 
HARBİYE ŞELALESİ VE DEFNE AĞACI NASIL OLUŞTU
 
Defne ağacının ana vatanı Anadolu ve Balkanlardır. Defne bütün yıl koku veren ve yaprakları hiç solmayan ağaçlardan birisidir.  İlacı, sabunu, kokusu, güneşli yerlerde yetişmesi, güneşli yerleri sevmesi, her mevsim yeşil kalabilmesi nedeni ile ve Işık tanrısı Apollon’un  da gözdesi olan bu ağaç hakkında bir çok  efsanede vardır.
Hatay’ın en gözde mesire  ve turistik yerlerinden  birisi olan Harbiye’deki şelalelerin  ortaya çıkış nedeni de  Apollon’dan kaçıp kurtulmak isteyen Peri Kızı Defne’nin göz yaşlarına bağlanır.
Hiçbir vakit yapraklarının solmaması nedeni yaşamın kaynağı ve ölümsüzlüğün sembolü olan bu ağaç mitolojilerde kendisini elde etmek isteyen Apollon’dan kaçıp kurtulmak için toprak anaya sığınan ve duası kabul olduğu için defne ağacına çevrilen peri kızı Defne’nin ağacıdır.
Zeus’un oğlu Apollon, bir ırmakta yıkanan Defne’yi görmüş ve ondan çok hoşlanmıştır. Işık Tanrısı Apollon Daphne (Defne)’yle sevişmek için içinde büyük bir arzu duyar.
Am Defne,  Apollon’un kendisine arzu ile baktığını görmüş ve onun aklından geçenleri de anlamıştır. Tanrılarla sevişen kadınların başlarına neler geldiğini de bilen Defne, ışıkların tanrısı Apollon’un onun ile konuşmak isteğini de reddedip kaçmaya başlar.
Çapkın bir Tanrı olan Apollon onun peşinden koşar. Defne’yi mutlaka yakalamak istemektedir.  Fakat Defne ile Apollon’un arasındaki mesafe gittikçe kapanmaktadır.  Defne,  Apollon’un nefesini saçlarının arasında duyunca yakalanacağını ve Apollon’un elinden kurtulmayacağını anlar.
Apollon’dan kaçan Defne, Antakya’nın Defne ( Harbiye ) şelalelerinin olduğu yere kadar gelir.
 
Hiçbir kurtuluş imkanı kalmadığını anlayan Defne, ayağı ile toprağı kazıyarak: “Ey toprak ana, beni ört, beni sakla, “ diye acıyla haykırır. Onun bu haline acıyan toprak ana onu hemen bağrına saklamaya başlar. Defnenin ayakları kök olup toprağın içine girer.  Defne’nin kolları ağaç dalları; gövdesi ağaç gövdesi, saçları ise defne ağacının yaprakları oluverir. Kısaca güzeller güzeli Defne,  defne ağacı oluvermiştir.
 
 
Ağaç olmaya başladığını fak eden Peri kızı Defne’nin gözlerinden gürül gürül yaşlar da akmaya başlamıştır.  Defne’nin gözyaşları Harbiye şelalesinin oluştururken bedeni ise Defne ağcı olmaktadır.
 
Apollon,  kendinden kaçan güzeller güzeli Defne’nin bir ağaç oluşunu hayret ve üzüntü ile seyreder.  Bir yandan gözyaşlarına bakarken diğer yandan da ağacın kabukları içinde atan Defne’nin kalbini hissedince  :
“Defne, bundan sonra sen benim kutsal ağacım olacaksın solmayan ve dökülmeyen yaprakların, başıma çelenk olacak, savaşlarda zafere kavuşanlar senin yapraklarından başlarına taç yapacaklar Şarkılarda, şiirlerde adımız söylenecek “ diye seslenir.[1]
 
O günden sonra Apollon başına defneyapraklarından bir taç yapar. Mitolojik resimlerde ve mozaiklerde Apollon bu nedenle başında Defne yapraklarından yapılmış bir taç ile betimlenir.
 
Ayrıca bu nedenle defne yapraklarından taç yapmak şerefi isadece müzisyenler, şairler ve büyük kahramanlara bahşedilmiştir. Bir başka deyişle başında Defne yaprakları ile betimlenmiş resimler ve mozaiklerdeki kişiler ya müzisyen, ya şair, ya sanatçı veya da önemli bir savaşıdır. 
 
Antakya ve Harbiyedeki ahali Defne ile Apollon arasında geçtiğine inanılan bu efsanenin Harbiye’de gerçekleştiğine inanırlar. Harbiye’de defne ağacının bol olmasının nedeni de yine bu öyküye bağlamaktadırlar.
 
Üstelik Harbiye' nin diğer adı Defne'dir. Hatta Antakya ve Harbiye'de bulunan antik yapılarda  Defne ile Apollon arasındaki bu mitolojik efsaneyi betimleyen çok sayıda mozaik bulunmuştur. Nitekim Antakya Mozaik Müzesinde Apollon'un  Dapne'yi tam yakaladığı sırada defne ağacına dönüşmeye başlayan çok sayıda Defne ve Apollon figürü bulunmaktadır.
 
Şu halde Defne’nin yıkandığı ırmak da Asi nehri olmakta, Apollon’da Defne’yi Asi de yıkanırken görmüş olarak tasavvur edilmektedir.
Bu öykünün geçtiği yer bugünkü Harbiye’dir.
 
 
 
[1] Kaynak: KALAYCIOĞLU,M. (2011) Hatay Halk Bilimi. Hatay.Antakya Belediyesi Kültür Yayını
 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...