İçel Kız Kalesi Efsaneleri ve Hakkında

Ekleyen : ESA , 11 Mart 2019 Pazartesi aaa Beğen
 
 
İçel’in adı göçer Türkmenlerden gelir.  1865 yılına kadar göcelerin kışlak yeri olan bölge İçil – İçel adını almıştır. Bölge batıdan Sertavul geçidi kanalları ile Konya’dan Aydın, Denizli Afyon’a kadar uzanan, kuzeyinde ise Gülek Boğazı kanalı ile Kayseri, Kırşehir, Sivas’a kadar uzanan göç yollarının Güney kanadı olmaktadır.  Günümüzde Mersin adı ile bilinen İçil bu nedenle eski bir göçer Türkmen kışlağıdır.
 
 Yöre 1260 yıllarından bu tarafa Türkmen oymaklarının iskân ve kışlak yerleri olmuş,  bu nedenle Çukurova- Çukurağa-  ve İçel de bu hatıraları yaşatan pek çok efsane oluşmuştur.
 
Kızkalesi Efsanesi de yöredeki Türkmen beylerinin ve oymaklarının hatırasını yaşatan bir efsanedir.  Kız Kalesi Efsanesi birçok motifi ile İstanbul Kız Kulesi ve  Adana Taşköprü Efsanesine benzemektedir. ( Bkz Adana Taşköprü Efsanesi )
 
 
 
Korykos Kıyı Kalesi  ve Kız Kalesi Hakkında

Kız Kalesi olarak bilinen antik Korykos kenti İskender’in ardılları olan Seleukhos Nikator tarafından kurulmuş,  Kent MS 72 yılında Roma egemenliğine girmiş ve zeytinyağı ihraç merkezi olmuştur. Korykos on iki km doğusunda bulunan antik ticaret kentinin Garnizon kenti olarak işlev görmüştür. Bu iki kent arasındaki Roma yolu ve bu kentlere su taşıyan su kemleri dahi henüz ayakta kalmıştır.
Bizanslılar kenti Arap istilalarına karşı tahkim etmişler, Kilikya Ermeni Krallıkları döneminde,  bir ticaret limanı olmuş 1448 yılında Karamanoğlu İbrahim Bey tarafından ele geçirilerek, yeniden imar edilmişti

Korykos Kentinin kıyıda ve deniz içinde iki kalesi vardır. Kıyıdaki kale ile denizdeki kale arasındaki antik taş yok sular altında kalmıştır.  İç ve dış kale kiliseler, sarnıçlar, su kemerleri, kaya mezarları, lahitler ve taş döşemeli Roma yolları kısmen ayaktadır.
 
Kız Kalesi adını,  kıyı kalesinin karşısındaki adacık üzerinde kurulu olan beyaz taşlarla yapılmış kaleden almaktadır. Kıyıdaki  kale ise , iç içe iki sıra surdan oluşmuş etrafı hendeklerle korunmuştur.  .
 
Kız Kalesi, kıyıdaki Korykos kıyı kalesinin 200 m açığındaki küçük adacık üzerindedir. Kızkalesi’nin kuzey ve güneyde sekiz kuleden oluşur. Kızkalesi ile kıyıdaki kale denizden bir yolla bağlanmış, denizden gelecek saldırılara karşı önlem alınmıştır.
 
 
KIZ KALESİ EFSANESİ  VARYANT 1
 
Bu kale Karamanoğlu İbrahim Bey tarafından 1448 yılında Ermeni krallıklarının elinden alınmış ve  Silifke ve Mamure kalelerinde de yapıldığı gibi yeniden onarılmıştır.
Kızkalesi’nin birinci varyantı antik çağı anlatan ikinci varyantla da çok irtibatlı olmakla beraber yüksek ihtimalle bu kaleyi aldıktan sonra onaran Karaman Oğlu İbrahim Bey’in hatırasını da saklamaktadır.  .
İçel den Silifke’ye kadar uzanan bir bölgenin beyi varmış. Bu Bey’in bir kızı dünyaya gelince Bey devrin adetlerine uyarak kızının yıldız namesine baktırmış.  Müneccim ise kızın geleceği hakkında kötü bir kehanette bulunmuş.. Kâhin, kızın genç bir yaşta bir yılan tarafından sokularak öldürüleceğini, bunun için bir tedbir alınması gerektiğini söylemiş
Bunun üzerine Bey, derin bir düşünceye dalarak kızının yılan tarafından sokulup öldürülemesini engelleyecek bir çare aramaya başlamıştır. Sonunda zehirli yılanların suda yüzemeyeceği bilgisinden hareketle denizin ortasına bir kale yaptırıp kızı o kalede büyütmek fikri ortaya atılır.
 
Kızı , o kalede yaşayacak  zehirli yılanlar da sudan geçemeyeceğine göre kız da yılanda kurtulacaktır. Böylece bugünkü Kız Kalesi’nin bulunduğu adacığın üzerine hemen bir kale yapılır.  Bey’in kızı da bu kalede büyütülmeye başlar. Artık kız orada oturmakta, karşı tarafa hiç geçirtilmemektedir.
 
Yiyecekler ise karşıdan gelmektedir.  Aradan yıllar geçtikten sonra denizin içindeki kalede bir eğlence düzenlenir. Bir köylü kadını da bağdan üzümler toplayıp sepetine de bu üzümleri koyup kaledeki eğlenceye katılır. Fakat sepetin içine bir yılan gizlenmiştir. Fakat kadın üzümleri doldururken sepetin içine gizlenen yılanı görmez.  Köylü kadın içi üzüm dolu bu sepeti getirip beyin kızına verir. Üzümü çok seven Bey’in kızı da bu sepeti alıp eğlence bittikten sonra yemek için odasına göndermiştir.
 
Misafirler gidip eğlenceler de bitince odasına çıkan genç kız üzümleri yemeye başlar. Sepetin içinden çıkan yılan, kızı sokup öldürmüş kehanet gerçekleşmiştir.
 
Kaynak: Kız Kalesi Efsanesi / Saim Sakaoğlu,
 
 
Kıyıdaki Korykos Kalesi ve uzakta Kız Kalesi 
Korykos – Kız Kalesi Efsanesi   -Varyant 2
 
Korykos kralı bir çocuğunun olması için, gece-gündüz dua edermiş. Sonunda dileği yerine gelmiş ve bir kızı olmuş. Kralın kızı büyüdükçe çok güzel , çok yardımsever, çok iyi kalpli bir kız olmuş..
 
Bir gün Korykos kentine yaşlı bir kâhin gelmiş.  Bu kâhin her dediği mutlaka çıkan çok ünlü bir kâhin miş. Korykoslular bu kâhinden gelecekleri ile ilgili kehanetler yapmasını istemişler. Korykos Kral ‘ı da bu kâhini sarayında ağırlayıp kendisi ve kızı hakkında kehanetlerde bulunmasını istemiş.
 
Kahin kıza baktıktan sonra hakkında kehanet yapmak istemez fakat Kral çok ısrar edince  “Kralım, kızınızı bir yılan sokacak ve kızınız bu yüzden zehirlenerek ölecek. Ne yaparsanız yapın ne çare bulursanız bulun kızın kaderi bu. “ demiş “
Kral kızına bundan söz etmez, fakat bu kızını bu kötü kaderden korumak için Korykos Kalesi karşısında kıyıya yakın küçük bir adacık üzerine Kız Kalesini yaptırmış kızını ve hizmetçilerini bu kalede yaşamaya mecbur bırakmıştır.
 
Yıllar sonra kızın canı bir üzüm istemiş. Saraydan gönderilen üzüm sepeti içinden çıkan bir yılan onu sokmuş ve öldürmüştür.
 
 
VARYANT 3 - Alptekin,Ali Berat 
 
Ali Berat Alpatekin 'in derlemesinde , kale yapıldıktan ve kızın kaleye konulmasından sonra kızın kaleye konulması ve yılan tarafndan sokulup öldürülmesi vakası arasına kızın evlendirilmek istenmesi ile ilgiili olarak ilave edilmiş olan ve diğer varyantlarda olmayan bir kesit vardır.  Bu kısıma kadar başı ve sonu pejk değişmeyen varyantın  başlangıç ve sonu  Varyant 1 ve varyant 2 ye çok benzediğinden o kısımlar alınmamıştır. Varyant 3 ün farklı kısımları şu şekildedir. 
 
"Kızının yanma her türlü ihtiyacını veren padişah yılandan kurtulmanın sevinci ile yaşarken, kızın taliplileri de artmaya başlar.. Bunlar arasında iki genç vardır. Kaleye suyu kim getirirse kızını ona verebileceğini anlatan padişah ikinci talipliye de kış mevsiminde üzüm getirme şartını koşar. Padişahın bu istekleri gençler tarafından yerine getirilmek istenirken, kızın da yaşı yirmiye yaklaşır. Dağdan kalenin olduğu yere suyu getiren genç, padişaha gururla:
"Bak işte suyu getirdim, kızını ver" der. Gencin fazla gururlanması üzerine padişah:
"Hani nerede?" diye sorar. Genç dönüp arkasına baksa ki ne görsün, su geldiği kanaldan geriye doğru akıp gitmekte.
İkinci genç kış mevsiminde üzümü yetiştirir ve padişahın kızının huzuruna götürü
r ."
 
 Alptekin,Ali Berat ; "Mersin Efsaneleri" ; İçel Kültürü ; Ocak / 1987 ; Yıl : 1 ; Sayı : 1 ; Sayfa : 21
 
  Alptekin,Ali Berat,  Bu efsaneyi babası Mehmet Alptekin’den (80 yaşında, eski ve yeni yazıyı bilir, çiftçi) Ağustos 1980 tarihinde derlediği notunu da düşmüştür. (Silifke ).

 
 
Bu k
 
 





Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...