ÂŞIK ELESGER VE NAZİRE TÜRÜ ATIŞMALARI


 

 

ÂŞIK ELESGER VE NAZİRE TÜRÜ ATIŞMALARI

 ( NOT BU YAZI 22 HAZİRAN 2021 DE AZARBAYCAN’DA AŞIK ELESGER’İN 200 YILLIK YUBİLEYİNE HASR OLUNMUŞ SAZ SÖZ DÜNYASININ EBEDİYET IŞIĞI  KONULU ONLİNE  PROGRAMDA SUNULMUŞTUR )  

Şairlerini susturmayan, âşıklarını yâd eden,  milli kültürümüze hizmet odaklı bu ve benzeri programları düzenleyen kurumlara ve muhterem bilgelerimize, hürmetlerimi, şükranlarımı saygılarımı sunarım.

İki devletli ve tek milletim;  çatal yürekli meclisine hitabıma Elesger’den bir dilekle başlamak istiyorum.  

Allah'tan dövlet isterem
İravan'da bağım ola
İçinde mermer havuzu
Etrafı konağım ola

Sagu doldur ver içelim
Dostu düşmanı seçelim
Koca Tiflis'ten geçelim
Gocor'da yaylağım ola  ( Şiirin tamamı  [1] )

Azerbaycan ile Anadolu coğrafyasını kopartan 1878 Osmanlı Rus savaşı, Bolşevik İhtilalı Azerbaycan’ın SSCB’ye ilhakına kadar Ellesger’in yaşadığı dönemde Azerbaycan ve Anadolu’da çok sayıda usta âşığımız vardır.

Gümrük kapılarının olmadığı bu dönemlerde Anadolu ve Azerbaycan'ın aynı kültür coğrafyası içinde olduğu da aşikârdır.  Azerbaycan Türk kültürü sahasını bu yüzden Azerbaycan sınırları içine hapsetmek mümkün olamaz. Azerbaycan Türkçesi kültür sahası Hazeri denizinden başlayıp Sivas’a;  Kafkaslardan Güney Azerbaycan, Tebriz ve Kerkük’e kadar uzanır. Bu kültür coğrafyasının tapusu âşıklarımız ile türkülere kayıtlıdır.

Basarkeçer'in Ağ-kilse (Ağkilise) köyünde doğan, âşıklar ocağı olan Elimememedin Sülalesi'ne mensup Elesger ile çağdaş, 19 yy’ın ikinci yarısında yaşayan  ( Bayburtlu ) Âşık Celali, Karslı Âşık Abbas, Çıldırlı Âşık Şenlik, Erzurumlu Sümmani, Posoflu Aşık Zülali , Tüccari Baba,  Karslı Dede Kasım gibi aşıklar dahi Azerbaycan Türkçesi kültür sahası içindedir. Doğu Anadolu’da yetişen bu âşıklar, sadece şive ve aksan yönünden Azerbaycan Türkçesine bağlı kalmamış, fiili olarak da Ahıska, Nahcıvan, Göyçe , Gence’ye vb  kadar gidip gelerek oralardaki âşıklarla meclisler kurup, toylara dâhil olmuş, atışmalar yapmışlardır.

 14–15 yaşlarında köyün zenginlerinden Kerbelayı Kurban'a  tutma, hizmetçi olarak çalışırken ev sahibinin güzel kızı Sehinbanı'ya âşık olan ama bu aşkına da kavuşamayan, kırk yaşına kadar bekâr kalan ve Kelbecer'in Yanşak köyünden olan Anahanım'la evlenen Âşık Elesger’in şöhreti Doğu Anadolu’da da halen  yaşamaktadır. Hayatı boyunca çiftcilik ve aşıklık yapan Elesger’in şiirleri Türkiyede’de çok bilinmekte, türküleri okunmakta, Doğu Anadolu’daki tüm âşıklarımız Elesger’i oldukça yakından tanımaktadır. Çünkü tarihçilerin aksine bu kültürün hafızası daha işlek ve canlıdır.

16 yaşlarında iken  Âşık Ali’ye çırak olan Elesger, atışma türü ile şöhretini kazanmış gezgin âşık geleneğine girmiştir. Atışma, âşıkların belli kurallara göre söyleşmesi, bir birlerini sınamaları, baskın gelmeleri veya birbirlerini onurlandırmak amaçlı sazlı sözlü manzum karşılaşmalar için yapılır.  Bu amaçla en az iki âşık meclisin karşısında yeteneklerini sergilemiş olurlar.

Atışma, karşılaşma, meydanlaşma törenleri tertip bakımından Anadolu ve Azerbaycan’da ufak tefek farklılıklar gösterebilir. Atışma sahnesi izleyicilerin yerleşmesi, baskın gelen aşığa ve âşıklara verilmek üzere   tüfek, kılıç, heybe, şal kumaş gibi ödül yerine geçecek hediyelerin askıya asılması ile hazırlanır.  Karşılaşma, atışma, meydanlaşma denilen fasıl, âşıkların önemli izleyicilerin isimlerini zikrederek hoş geldiniz vurgulu hoşlama veya karşılama ile başlar.

Atışmalar üç türlüdür. İlk türü rakip âşıklardan birisinin diğerini, mat etme, gülünç duruma düşürme müsabakası şeklindedir. Meydanlaşma adı da verilen bu yarışma ortaya atılan bir ayak- kafiye -  üzerinden başlatılır. Ayak açma yaşça büyük olan veya misafir  gelen aşığa bırakılabilir. Böylece iki âşık karşılıklı aynı ayak üzerinden deyişmeye devam eder. Ayaklar,  genellikle âşıkları zorlayacak bir kelime, ek veya kelime grubu olur.

 Böylece âşıklar ilk dörtlüğün kafiyesine uygun dörtlükler söyleyerek meydanlaşmayı sürdürür.  Bu müsabaka ayak uydurma, lebdeğmez söyleme, muamma, soru cevap, taşlama ile rakibi alt etme şeklinde devam eder. Rakibini alt eden âşık, askıda bulunan hediyeyi kazanarak askı indirmiş olur.[2] ( bkz  Askı İndirmek- Ayak - Ayak Açmak Nedir ( Aşık Edebiyatı) Azerbaycan sahasında atışmalar divani ile başlayıp herbe-zorbalar, üstadnameler, tecnisler ile devam edip muhammes ile bitebilir.

Atışmalar, ustalar ve çırakları arasında da olabilmektedir. Galip gelmeyi başaran çıraklar bu sayede ustalardan mahlas almayı hak edip, usta âşık beratını kazanmış olmaktadır. Elesger, beş yıldır yanında çıraklık yaptığı ustası Âşık Ali’yi böylesi bir mecliste “A yağa-yağa" tecnisi ile mat ederek ustalık beratını almış ve büyük bir şöhret kazanmıştır. [3]

Âşık karşılaşmaları tanışmak ve sohbet etmek amaçlı olursa “nazire” olarak adlandırılır.  Nazire tipi karşılaşmalarda âşıklar, bir birlerine övgüler dizer, bir birlerine olan saygılarını ifade ederler.   Örneğin   Yrd.Doç.Dr. Seher ATMACA’nın derlemiş olduğu ÂŞIK ELESGERLE ŞEMKİRLİ ÂŞIK HÜSEYN DESTANI’ında aktarılan atışma bu şekildedir. [4] [5]Nazire türündeki atışmalarda iki âşık bir birlerine galebe gelmeye değil, bir birilerinin ustalıklarını sergilemeye ve birbirlerini onore etmeye çalışır.  Bu nedenle nazire türü atışmalar mat etmek maksatlı atışmaların tersidir.

İnceleme fırsatını bulduğumuz Âşık Elesger’e ait deyişmelerin pek çoğu nazire türündeki rakibi de yüceltmek amaçlı deyişmeler olmaktadır.

Esselamünaleyküm saları sukhan
Aşığı möhtekam benadem Veli
Arif'i fehminde sahibi ikrar
Maksut mecidimdir üstadım Veli

Aleykümeselam şir'i babında
Eceb arif iptidasan Elesger
Suvara benara nezm i sadünde
Sen ziyade iptidasen Elesger   (Aşıg Veli- Şiirin tamamı [6])

( Elesger ve Aşık Veli’nin diğer Deyişmeleri için tıklayın [7][8])
Atışmaların diğer bir türü muammalı veya soru cevap şeklindeki türüdür. 

İki aşığın bir birlerini alt etmeye çalıştığı türdeki karşılaşmalarda “taşlama” “ mat etme “ veya “atışma” denilmiştir. Bu karşılaşmalar âşıkların bir diğerini mat etmek, diğerine galip gelmek, baskın çıkmak, kendi yeteneğinin ve bilgisinin daha çok olduğunu izleyenlere kanıtlamak amaçlıdır. Rakiplerini mat etme amaçlı bir karşılaşmasını incelemek şansım olmasa dahi Aşık Elesger’in bu tip karşılaşmalara da dahil olduğunu biliyoruz. Nitekim Anadolu sahasında sözü edilmese bile Elesger’in Âşık Şenlik ile mat etme amaçlı atışmaya dâhil olduğu ve Şenlik’e baskın geldiğine dair söylenceler bulunmaktadır.

Atışma karşı tarafı iğneleyerek mizahi bir şekilde alt etmek rakibe üstün gelmek amaçlı yapılsa da âşıkların bunu belli bir terbiye ve etik kaide içinde yaptıkları bellidir. Atışmaya giren âşıkların maksatlarının genellikle izleyicileri eğlendirmek olduğu ortaya çıkar.  Atışmaya giren âşıkların bir birleri ile tanışık olmaları atışmaya irticalen katılsalar dahi önceden kendilerini bu durumlar için hazırladıklarını düşündürmektedir. Atışmalar soru-cevap,  şeklinde veya ortaya atılan bir ayak üzerinde deyişme yani ayak sürdürme, mumma, lebdeğmez yarışmaları şeklinde devam eder.

Müstakil bir âşık olduktan sonra pek çok çırak yetiştirerek bir aşıklık kolu, ekolü oluşturan 1918 yılında Ermenistan'da iktidara gelen Taşnaklar, soykırıma başlayınca, ailesi ile Azerbaycan'ın Terter bölgesine yerleşen Elesger’in daha çok nazire türündeki atışmalara dâhil olup rakiplerini mat etme yönündeki atışmalara az girmesinin nedeni Elesger’in üstün yetenekli bir âşık olmasıdır. ( bkz  Aşık Elesger ( Ağkilise- Azerbaycan ) Hayatı ve Şairliği ) Yaşadığı dönemde dahi Erzurum’dan Gence’ye kadar tüm yörede büyük bir şöhrete kavuşan Elesger’i mat etmeye kalkışmak büyük bir cüret olsa gerektir. Elesger'in öz güveni de bu tavrına sebep olmuş olabilir. Bu özgüven  sayesinde rakiplerini küçük düşürmek istemeyişi  bu tarz atışmalara fazla girmemesinin nedeni olabilir. Bu nedenlerle olsa gerek Azerbaycanlı âşıkların toplanıp saz çaldıkları (KURBAN BULAĞI’nda Elesger’in rakibi mat etme şeklindeki karşılaşmaları nazire türündeki deyişmelerine nazaran daha  az sayıdadır. 1878 Rus İstilası öncesi ve sonrasında Elesger’in Türkiye’ye gelip gittiği konusunda bir bilgimiz olmasa da  Aşık Şenlik' ’in Azerbaycan ve İran’a pek çok defa gidip geldiği bilinmektedir. Aşık Elesger'in Şenlik ile atışma yaptığı ve Şenlik'i mat ettiği yönündeki bilgiler Şenlik kolundaki aşıklar tarafından reddedilir. Ancak Azerbaycan'daki anlattılar aksi yönde olup, Elesger ile Şenlik'i atışma veya atışmalar yaptığı ve Elesger'in Şenlik'i mat ettiği yönündedir. Nitekim defalarca, Göyçe, Ahıska, Gence’ye vb giderek toylara katılan Aşık Şenlik ile Elesger’in bir birlerini iyi tanıyor olmamaları ve atışmamaları pek mümkün görülmemektedir.

Elesger’in Aşık Veli, Şemkirli Aşık Hüseyin, Kara Kötük, Aşık Zöhre ve Hecer Hanım ile yaptığı deyişmelerin nazire türünde ve rakiplerini yüceltmek maksatlı olduğunu görüyoruz.  Anlaşıldığı kadarı ile Elesger’in sözü edilen bu âşıklar ile defalarca nazire türü meydanlaşamaya girdiği elde edilen yazılı kayıtlar ile sabittir. ( bkz Elesker ( Aşık Elesker) Şiirleri )

Usta bir şair veya aşığın şiirini şerh etmeye kalkmak hayli müşkül bir gayrettir. Hele de usta bir şairin şiirini bir başka dile çevirmek hayli beyhude bir iştir. Çünkü tercümesi usta şairin şiiri tercüme edilirken şiirin ahengi, melodisi, eş sesli anlamları kafiyeleri melodileri yok olacak; şiirinden geriye mecazları, tevriyeleri, kinayeleri, ihamları yok olmuş maksadından da uzak kuru mana kalacaktır. O yüzden Elesger’i ifade etmeyi Elesger’i anlatan şairlere bırakalım.

Yahşı tanı Elesger'i Gurban'ı
Neçe bele her aşığı bilginen
Giymet goysan geraylıya goşmaya
Nezmindeki yaraşığı bilginen         Besti

Güşe-yi sehrada tenha nişinde
Sen ki yazdın bu unvanı Elesger
Çillenin gününde gış mövsümünde
Bahar etdin zimistanı Elesger 

Aşigem men senin ihtilatına
Nezmine fendine hoş ebyatına
Aferin aferin esli zatına
Sen isen Hafiz-i sani Elesger  Mirze Beyler

Günümüzde Ermenistan haritası içinde kalan Ağkilise köyünde doğan, biyolojik olarak bir asırdan fazla yaşayan büyük ozanımıza binlerce asırlık ölümsüzlük diliyoruz. Çünkü âşıklar yaşadıkça bu millet yaşayacak, Türküler sustuğunda Türklük de ölecektir.

 

Elesger ve Nazire  Türü Deyişmelerinden Örnekler 


Göyçeli Aşıg Elesger de zarıdı
Türabın içinde be ikrar idi
Gülçü eda çek zülbünde var idi
Hata eskik olmaz gededen Veli   (Aşıg Elesger)

Veli her şairin hak-i payıdır
Tamamen sözlerim bögür yayıdır
Sürurunda çek zülbünde var idir
Sen ziyade iptidasan Elesger  Aşıg Veli)
---
Kada vurdu bahtım taptı tenezzül
İkbalim şikara döndü ne döndü
Can diyen dostlarım şuh gözellerim
Afsun almaz mara döndü ne döndü  (Aşıg Veli)


Gam bezirgânıydım derde giriftar
Dünya bana kara döndü ne döndü
Bu miskin derdimin dermanı mı var
Yandı bağrım nara döndü ne döndü(Aşıg Elesger)

Konağımdır yaşılbaşlı sonalar
Cellat kimi gıya bakıb can alar
Cinsi insan cismi melek-simalar
Her tarafdan zer nişanlar dolanır  (Aşıg Veli)

Meni goca görüb peçesin açdı
Alagözlerine gözüm sataşdı
Us başımdan geddi hayalim şaşdı
Tor kuruptur Al'Osmanlar dolanır

ELESGER’İN ATIŞMALARI

Ne Dedin (Elesger - Hecer Hanım) Deyişmesi
Olsun (Elesger - Gara Kötük) Deyişme
Söyle Gasid (Elesger - Zöhre) Deyişme
Aşıg Elesger- Gara Kötük Atışma
Aşıg Elesger – Zöhre Atışma



 KAYNAKÇA 

[1] https://edebiyatvesanatakademisi.com/siirler/detay/allah-tan-dovlet-isterem/15606
[2] https://edebiyatvesanatakademisi.com/edebiyat-terimleri-mazmunlar/aski-indirmek-ayak-ayak-acmak-nedir-asik-edebiyati/4853
[3] https://edebiyatvesanatakademisi.com/asik-edebiyati-asiklar/asik-elesger-agkilise-azerbaycan-hayati-ve-sairligi/246
[4] https://edebiyatvesanatakademisi.com/halk-hikaye-ve-destan/-sik-elesgerle-semkirli-sik-huseyn-destani-1-yrd-doc-dr-seher-atmaca/25187
[5] https://edebiyatvesanatakademisi.com/halk-hikaye-ve-destan/-sik-elesgerle-semkirli-sik-huseyn-destani-2-yrd-doc-dr-seher-atmaca/25186
[6] https://edebiyatvesanatakademisi.com/elesker-asik-elesker-siirleri/elesger-veli-deyismesi/15562
[7] https://edebiyatvesanatakademisi.com/elesker-asik-elesker-siirleri/elesger-veli-deyismesi-2/15563
[8] https://edebiyatvesanatakademisi.com/elesker-asik-elesker-siirleri/elesger-veli-deyismesi-3/15564

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış