Aşık Elesger ( Ağkilise- Azerbaycan ) Hayatı ve Şairliği




    AŞIK ELESKER 


1821–1926.( Azerice: Aşıq Alesger ) 19. yüzyıl Terekeme ve Azeri  edebiyatının saz üstatlarının en önemli temsilcisi, Azerbaycan âşık edebiyatımızın Azerbaycan Sahasındaki en önemli ozanlarından biridir

Kaynaklar onun 1821 yılında Basarkeçer'in bugün Ermenistan sınırları içerisinde kalmış olan Ağkilse köyünde doğduğu konusunda birleşmiştir. [1] [2][3]Onun ailesi olan Alimemmed ailesi geçmişten beri sazın sözün ve âşıklık geleneğinin içinde olan birçok âşık yetiştiren bir ailedir. Elesger çocukluk yıllarında saz çalınan, şiir söyleyen bu çevrenin içinde yetişmiştir.  

Âşıklığa ilişkin ilk bilgileri ailesindeki geleneğe bağlı olarak edinir. [4]1821 yılında şimdi Ermenistan topraklarına katılmış eski bir Türk yurdunda, Basarkeçer'in Ağ-kilse (Ağkilise) köyünde doğan aşığın ailesi ozan geleneği açısından köklü bir geçmişe sahiptir.  Âşık Elesger bu bakımdan şiirinin ve sazın vurgunu olan Elimemmedin ailesinde aşık şiiri ve edebiyatının aşinalığı içinde büyümüştür.[5]Ozanın ailesinin adı Elimememedin sülalesidir.

Elesker 14–15 yaşlarında köyün zenginlerinden Kerbelayı Kurban'a hizmetçi olarak verildi. [6]Bu evde tutma ve hizmetçi olarak çalışırken ev sahibinin güzel kızı Sehinbanı'ya âşık oldu. Olmayacak bir şey gibi görünse de hizmetçi olarak girdiği evin kızı olan Sehinban onun aşkına karşılık vermiştir.  İki gencin sevdasına kızın amcası olan ve Kerbelayi Kurban'm kardeşi Pullu Meherrem onların kavuşmasına imkân vermez. Üstelik Sehinbanı’yı kendi oğlu ile evlendirmek istemektedir.  Ailesi Sehinbanı’yı Pullu Meherrem’in oğlu Mustafa ile evlendirir.  [7]Âşık Elesger böylece gençlik aşkını elinden kaçırmış olur.

Yoksulluğu ve garipliği yüzünden sevgilisini kaptıran Elesger bu hadiseden sonra şiirle ve sazla ilgilenmeye başlar. Sevgilisi Şehinbanı ölene kadar da unutamayacak hatta çok uzun bir müddet de evlenmeyecektir. Özellikle bu olaydan sonra bağlama çalmaya yönelmiştir. [8]

Bu alakası devam edince babası tarafından yaklaşık 16 yaşlarında iken yörelerinin ünlü aşığı Âşık Ali’ye çırak olarak verildi.[9]Bu süre içinde âşıklık sanatının sırlarını öğrenen Elesger bir süre ustasıyla birlikte dolaştı ve kendini geliştirdi. Beş yıllık bir süre boyunca Aşık Ali’nin yanında çıraklık ve kalfalık yapar. Bu süre sonunda da Üstâd âşıklar meclisinden icazet alır. 1846 yılında o bölgede hazırlanan bir yarışmada da birincilik kazanarak Âşık Ali gibi bir üstadın —başarısı karşılığı— sazına sahip olmuştur.

Hümmet Elizade’nin anlatımına göre üstatlar meclisinde icazet alması şu şekilde olmuştur. "Âşık Elesker, üstadı Âşık Alı ile düğün, nişan meclislerine gittiğinde bazen onun dediklerine kulak asmaz, kendi şiirlerini okurmuş. Elesker'in bu hareketi üstadının hoşuna gitmezmiş, bu hareketten vazgeçmesi için ona nasihatler edermiş. Bir gün yine büyük bir düğün meclisinde üstadla çırak arasında bir sürtüşme olur. Âşık Ali'nin sözü Elesker'e dokunur, Elesger öfkelenir. Üstadı ile atışmayı kafaya koyar. Böylesi bir tartışma bir meclis önünde yeniden meydana gelince, meclis iki tarafa ayrılır. Bir taraf Âşık Ali'yi, o biri taraf Elesker'i müdafaa eder. Üstad-çırak biri biri ile ters düşer, aralarından çok "herbe-zorbalar, üstadnameler, di-vaniler, teenisler ve dudak deymezler" gelip geçer. Nihayet Elesker açıkça ve şimdiye kadar hiçbir âşık tarafinden karşılığı söylenemeyen "A yağa-yağa" teenisini söyler. Âşık Ali, Âşık Elesker'e cevap veremez; meclisi bırakıp gider. “ [10]Bu hadiseden sonra Elesker, üstadı Aşık Ali’den . Geleneklere göre de üstadını mat etmiş olması sebebiyle de ustasından usta bir âşık sıfatını kazanmış, usta âşık olduğunu da kanıtlamış olmaktadır.[11].  Âşık Elesker bugünden sonra kendi başına müstakil bir aşık olarak davranmaya başlar. Elesker, üstadını mat etmesi neticesinde büyük bir şöhret kazanır

Ustası ile meydanlaşarak ustasını mat eden ve yenen Elesger’in şöhreti bu olaydan sonra çok artmıştır. “Yakın ve uzak yerlerden Elesker'in yanına çırak olamaya gelmeye başlarlar "[12] Bu bilgiden de yola çıkılırsa Elesger’in çok sayıda âşık yetiştirdiği ve çıraklarının olduğu ortaya çıkmaktadır. Nitekim Âşık Elesger Azerbaycan Edebiyatında ekol oluşturmuş kabul edilebilecek önemli bir halk ozanıdır.

Diğer bir anlatıya göre ise Âşık Ali sazını Elesger’e vermek ve onun artık usta bir âşık olduğunu belirtmek için bilerek yenilmiştir. Sebep ve niyet ne olursa olsun bu hadise Elesger için artık bir dönüm noktasıdır. Bu hadise sonrasında âşıklığını kanıtlayan Elesger geleneklere uygun olarak yalnız dolaşmaya, köy köy kasaba kasaba, il il gezmeye başlar. Azerbaycan sahasında gezgin âşıklık geleneğini yaşatan Âşık Elesger’in pek çok yerde pek çok atışmalar katıldığı bilinmektedir.

Âşık Elesger, Azerbaycanlı aşıkların toplanıp saz çaldıkları (KURBAN BULAĞI) adlı aşılar meclisine gidip gelmekte en çalışkan üyesi olarak dikkatleri üzerine çekmektedir.  Halkın yararını her şeyden önemli tutan Aşık Elesger Hükümet adamlarını vuran Eşkıya Deli Ali'yi  bir destan kahramanı gibi anlatması bu yıllar arasındadır.

Ünü Azerbaycan sınırlarını taşmış Türkiye’ye de ulaşmış, Türk Halk ozanlarını da etkilemiş hatta onlarla da karşılaşarak meydanlaşmıştır. Söz gelimi Murat Çobanoğlu, Âşık Şenlik’in Âşık Elesger ile atıştığını ve meydanlaştığını söylemektedir.  1878 Rus İstilası esnasında veya öncesinde Elesger’in Türkiye’ye gelip gittiği konusunda bir bilgimiz olmasa da Âşık Şenlik’in Azerbaycan ve İran’a pek çok defa gidip geldiği bilinmektedir. Âşık Şenlik’in biyografisini yazan araştırmacılar Aşık Şenlik ile Elesker’in tanıştıkları ve bir çok kez atışma yaptıklarını yazmayı ihmal etmezler.[13]

İlk sevgilisi olan Sehinbanı ile kavuşamayan ve onu asla unutamayan Elesger kırk yaşına kadar bekâr kalacaktır. 40 yaşına dek evlenmeyen Âşık Elesger, 1862’de Kelbecer'in Yanşak köyünden Anahanım'la evlenir. [14]Onun bu evliliğinden Talip adlı bir oğlu dünyaya gelir.  Elesker'in oğlu Âşık Talib sonraki yıllarda babasının izinden gidecek o da usta bir âşık olarak yetişip tanınacaktır.

Âşık Elesker bütün Kafkasya’da hatta Doğu Anadolu’da da tanınan bir âşıktır.  “Tiflis'de Rusça yayınlanan "Kavkaz" gazetesi 1851 yılında ondan, olağanüstü sesi, saz çalma mahareti ve söz koşma kabiliyeti olan bir sanatkâr olarak söz eder. 

Sevgilisi Sehinbanı'dan zorla ayrı bırakıldıktan sonra, Âşık Elesker 40 yaşına kadar bekâr kalmış, 1862 yılında, Kelbecer'in Yanşak köyünden olan Anahanım'la evlenmiştir. [15]Elesker'in oğlu Âşık Talib de üstat bir âşık olarak tanınmıştır.

Elesker, âşık şiirinin bütün türlerini kapsayan zengin bir miras bırakıp gitmiştir. Hayatta olduğu dönemde hiçbir kitabı yayınlanmadığından, şiirlerinin büyük bir kısmı kaybolmuştur. Şiirlerinin büyük kısmı sözlü gelenekte devam ettiği için onlar da yazıya alınmamış, zaman geçtikçe unutulmuş, hafızalardan silinmiştir. 1914 yılından sonra, I. Dünya harbi çıkmış, Ermeniler baskıyı arttırmaya başlamış gerek ailesi ve gerekse kendi çeşitli üzüntülere uğramış zaten hassas olan âşık da hastalanmıştır.

1918 yılında Ermenistan'da iktidara gelen Taşnaklar, Azerbaycan Türkleri'ne karşı bir soykırıma başlayınca, Âşık Elesker, ailesi ile birlikte göçüp Azerbaycan'ın Terter bölgesine yerleşmiştir. Burada bir müddet değirmencilik yapmış, zor günler geçirmiş, hastalanmış ihtiyar çağlarında halinden şikâyet eden ve vatanını özlem duyan şiirler yazmıştır 

Âşık Elesker 1921 yılında durumu nisbeten düzelince yeniden doğduğu köye, Ağkilse'ye dönmüş, lâkin yaşlılık ve hastalık yüzünden artık saz çalıp söz koşamamıştır. 1926 yılı Mart ayının 7 sinde tahminen 106 yaşında Ağkilse köyünde vefat etmiş, burada da defnedilmiştir. [16]
Âşık Elesker, uzun boylu, alnı açık, iri yapılı, bedence çok sağlam ve kuvvetli bir adam olarak anlatılır. Kara gözleri, kalın, kara çatma kaşları, dolgun yüzü varmış. Âşık Elesker'in Ağkilse köyündeki mezarına da hakaret eden Ermeniler buradaki birçok Türk-Müslüman abidesi gibi, bu mezarı da yok edilmiştir (.wikipedia.org/wiki/ Aşık Alesker)

EDEBİ KİŞİLİĞİ 

Aşık Elesger, ozan kültürüne vakıf bir aile içinde büyümüş, işittiğini aklında tutabilen ve önemseyen öğrendiklerini de şiirlerine başarı ile yansıtabilen bir şairdir. Çoğu eserlerinde doygun ve olpun kişiliğinden süzülen gücüne öğüt verici görüşlerini dile getirmiştir. “ irsiyet, terbiye, mertlik, namertlik, helâl haram ve güzellik konularında çok geçerli fikirler ileri sürerek sadakat, metanet, sehavet, temizlik, pak­lık, ulvîiik, sabır sıfatlarını ayrı ayrı açıklar ve daima iyi olunmasını,' kötü dü­şüncelerden uzaklaşılması gerektiğini an­latır durur”[17]

Aşık Elesger ürürn verdiği her şiir türünde başarı gösteren çok yetenekli biz ozandır. Özellikle tecnislerinde başaralı örnekler vermiş,  50 kadar tecnis söylemiştir.

Elesger sosyal faydayı amaç edinen şiirlerinde halkın yaraını gözeten bir ozandır. “her şeyden önce cemiyeti ve onun kurallarını bozan insan dışı davranış­ların düşmanıdır”.  Kimileri onun din ve Allah inancını taşımadığını düşünseler de o sadece hurafelere, din istismarcılığına aşırı taassuba ve softalığa karşıdır.  En çok karşı durduğu sosyal davranışlar   şerefsizlik, haysiyetsizlik dolandırıcılık, sahtekârlık ve namussuzluk gibi kötü huylar olmuştur. Tüm şiirlerinde erdemi insancıllığı cömertlik ve yardımseverliği özendirmeye çalışan bir tutum içindedir.

Dili döndükçe güzellikleri çirkinleştiren her şeyi eleştirmiş, hicvetmiş, aşağılamaya çabalamıştır.  Erdem duygularının dışına taşan kim veya hangi makam ya da kişi olursa olsun ona karşı çıkmaktadır. Sözünü esirgemeyen biri olan ozan - zengin, fa­kir, seyit, molla, hacı  hoca, isterse bey, şah, padişah, sultan kim olursa olsun toplumsal yapıya, ahlak ve erdeme karşı riyakâr duran veya zedeleyen herkesi eleştirmek ve hicvetmekten kaçınmamıştır.

Aşık Elesger kadar güzelliklere gerçekten tapan başka bir şair tasavvur et­mek mümkün değildir. O çok içli aşığın tabiattan, ceylan gezen dağlardan, yay­laklardan, kartallı, şahinli dağ yamaç ve zirvelerinden, lâleli, nergisli, sümbüllü, gül­lü çayırlardan, bahçelerden, pınarlardan, çağıldayarak akan sulardan, hayvanlardan, kuşlardan duyduğu zevki terennümü yal nızca yaşadığı çevreye münhasır kalmaz. Bu coşkun zevk ırmağı, zaman zaman Azerbaycan'dan da dışarı taşarak, dünya­lım her köşesine hatta kâinatın sonsuzlu­ğuna doğru akar,  gider” [18]

Âşık Elesger’e ilişkin Hümmet Alizade tarafından »Aşıq Elesger Eserleri« (1934, 1935, 1937, 1963) ve İslam Elesgerov tarafından “Aşıq Elesger”  (1971) adlı 2 ayrı araştırma yayımladı.

TÜM ŞİİRLERİ İÇİN TIKLAYIN

 k KAYNAKÇA

·          


·         [1] Azerbaycan Edebiyyah İncileri/Bayatı, Qoşma, Tecnis, Bakı 1988 105-109; 251-265; 470-481; 540-542; 558-561

·         [2] Hikmet Drzdaroğlu; "Âşık Elesger (1837-1926)", Fikirler, İzmir, S.,266-267,31

·         [3] Azerbaycan Edebiyyah İncileri/Bayatı, Qoşma, Tecnis, Bakı 1988 105-109; 251-265; 470-481; 540-542; 558-561

·         [4] Hikmet Drzdaroğlu; "Âşık Elesger (1837-1926)", Fikirler, İzmir, S.,266-267,31 Mart 1944.

·         [5] Aşıg Elesger, 2 cilt, Bakü 1972. (Elesker'in doğumunun 150. yılı münasebetiyle bir heyet tarafından hazırlanmıştır.)

·         [6] Aşıg Elesger, 2 cilt, Bakü 1972. (Elesker'in doğumunun 150. yılı münasebetiyle bir heyet tarafından hazırlanmıştır.)

·         [7] Aşıg Elesger,  age.2 cilt, Bakü 1972.

·         [8] Aşıglar,Bakü 1960. Aşiglar, II. hisse, Bakü 1937.

·         [9] Hikmet Drzdaroğlu; "Âşık Elesger (1837-1926)", Fikirler, İzmir, S.,266-267,31

·         [10] wikipedia.org/wiki/ Aşık Alesker)

·         [11] Himmet Elizade; Azerbaycan Aşıqları I, Bakü 1929; II, Bakı 1930.

·         [12] Himmet Elizade; Azerbaycan Aşıqları I, Bakü 1929; II, Bakı 1930.

·         [13] Şahamettin KuzucularAşık Şenlik Hayatı ve En güzel Şiirlerihttps://www.edebiyatvesanatakademisi.com/

·         [14]  İslam Elesgerov; Aşıq Elesger, Bakü 1956.

·         [15]  İslam Elesgerov; Aşıq Elesger, Bakü 1956.

·         [16] https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%82%C5%9F%C4%B1k_Alesker

·         [17] Saadettin Topuzoğlu, Azerbaycan’ın Güzellikler Şairi, Aşık Elesger (1821 -1926), eskieserler.com/Makale, son erişim,21-07- 2013

·         [18] Saadettin Topuzoğlu, Azerbaycan’ın Güzellikler Şairi, Âşık Elesger (1821 -1926), eskieserler.com/Makale, son erişim,21-07- 2013

 
ŞİİRLERİ 
 
 
 

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız Sitemize üye olarak ve  bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


1 Yorum
03.06.2016 - 22:16
Arayan bulurmuş demekki tebrik ediyorum.