Aşık Kuloğlu ve Hayatı (17. yy)

Ekleyen : Şahamettin Kuzucular , 20 Ocak 2013 Pazar aaa Beğen

 

Aşık Kuloğlu

 
Kuloğlu, on yedinci Yüzyılın ünlü asker ozanlarındandır. Hayatı yaşadığı zamanı belirten tek sağlam bilgi, Dördüncü Murat'ın ölümü üzerine söylediği ağıttır. Bu ağıta dayanarak Kuloğlu’nun IV. Murat zamanında ve daha sonrasında yaşamış bir halk ozanı olduğu ortaya çıkmaktadır.

Adı geçen ağıt dışında merhum Fuat Köprülü ile Sadettin Nüzhet, Kuloğlu’nun Safranbolu’lu olduğu,  asıl adının Süleyman Ağa olduğunu ileri sürmüşlerdir.  Bu araştırmacılara göre Safranbolulu olan Kuloğlu’nun Oğlu da dönemin Muhasip Mehmet Paşa adıyla tanınan sayılı devlet adamlarından birisidir. [1]Fakat bu bilgiler kanıtlanamamıştır.
 
Bazı kaynaklar Kuloğlu’nun asıl adının  Süleyman olduğunu ifade etmektedir. Kuloğlu ve adı üzerinde  elimize ulaşan tek kaynak  ise Evliya Çelebi'nin "Seyahatname"sidir.  Evliya Çelebi bu eserinde devrinin önemli aşıklarından söz ederken Kuloğlu’ndan da söz etmiş ve asıl adının Mustafa olduğunu belirtmiştir.  

 Cahit Öztelli,  ise “ Üç Kahraman Şair Köroğlu Dadaloğlu Kuloğlu” adlı eserinde bu görüşlerin yanlış olduğunu belirtmiş, Kuloğlu'nun adı Süleyman değil, Evliya Çelebi’nin de belirttiği gibi Mustafa  olduğunu ifade etmiştir.   Cahit Öztelli Kuloğlu’nun bir şiirine dayanarak onun yeniçeri kökenli bir halk şairi olduğunu ileri sürer. [2]Bu şiirinde Kuloğlu, Yeniçeri olduğunu ve  adının da Mustafa olduğunu belirtir. Bu şiire bakılırsa Cahit Öztelli’nin görüşü doğruluk kazanmaktadır.

Ben Kuloğlu Mustafa'yım, mailim güzele ben
Hem münkire hem asiye, meyletmem ağyara ben
Yalın ayak, başıkabak öyle vardım yâre ben
Bir kere geldi de dedi: budalam dağdan gelir .[3]


Kuloğlu ve hayatı hakkında hemen hemen hiçbir bilgi bulunmamaktadır. Âşık Ömer’in bir dörtlüğünde adının geçmesi dışında ondan söz eden diğer bir kaynak ise Evilya Çelebidir. Evliya Çelebi, bir olayı anlatırken, zamanın ozanlarını sıralamış,  bu arada Kuloğlu’nun da ismini anmış ve devrin tanınmış halk şairlerinden birisi oluğunu belirtmiştir.

Şiirlerinden çıkarılabildiğine göre, öncelikle asker-ozanlardan olduğu, hem kara askerliği, hem deniz askerliği yaptığı anlaşılıyor. Cezayir'deki savaşlara katıldığı gibi 4. Murat'ın ünlü Bağdat Seferi'ne katıldığı tahmin edilebilmektedir.  Eğer bir başka kuloğlu yoksa Kuloğlu, hem kara da hem de denizlerde askerlik yapmış, hem kara da hem de denizlerde şiirler söylemiş bir ozandır.  Sözü edilen bu şiirler başka Kuloğlu adlı şairlerin şiirleri ile karışmamışsa Kuloğlu Bağdat seferine katıldığı gibi deniz yoluyla Cezayir önlerine kadar gidip gelen Levent ve Yeniçeri bir şair olduğu ortaya çıkar.

Şiirlerindeki  aşk ve kahramanlık hisleri Osmanlı ordularında veya donanmasında dövüşmüş bir saz şairi olduğunu açıkça göstermektedir. Bundan başka yine Kuloğlu mahlasını taşıyan ve Rıdvan Nafiz tarafından bulunmuş bir koşma onun Cezayir’de deniz harplerine karışmış olduğunu da anlatmaktadır. Evliya Çelebi’nin bir kaydı yine bu asrın meşhur saz şairi Katibi’nin bir manzumesi onun Kayıkçı Kul Mustafa ve Katibi ile muasır ve arkadaş olduklarını ve zamanında büyük şöhret kazandığını göstermektedir.[4] Bu bilgiler birden fazla Kuloğlu adlı halk şairinin de olabileceğini ortaya koymaktadır. 
 

AŞIKLIK YÖNÜ 


KULOĞLU, on yedinci yüzyılda yetişen ve yaşayan bir halk ozandır. Aşık Ömer’in ve Evilya Çelebi’nin ününden söz etmesi onun çağında tanınmış bir halk ozanı olduğunun delaletidir.  Halk şiirimizin güçlü ozanlarından birisi olduğu yazdığı şiirlerinden de anlaşılmaktadır.  Kayıkçı Kul Mustafa, Katibi, Aşık Ömer'le çağdaş bir ozan olduğu ortaya çıkmaktadır.

 Kuloğlu’nun şiirleri yiğitlik, aşk ve genel konular üzerinde söylenmiştir.  Kuloğlunun çağındaki şairleri ve kendisinden sonra gelen halk ozanları bir hayli etkilediği onun şiirlerinin diğer halk ozanlarını etkilemesinden de anlaşılır.  Birçok halk ozanı Kuloğlu’nun şiirlerini taklit etmiş onun şiirlerine benzeyen ve onun şiirlerinin etkisinde olan şiirler söylemişlerdir.

Kuloğlu, halk şiirinin özelliklerini ustaca kullanan ve uygulayan bir ozandır. Şiirlerinde dın dışı konuları ele alan Kuloğlu’nun şiirleri din dışı halk şiirimizin geleneksel konularında söylenmiştir. Şiirleri tahlil edildiğinde Kayıkçı Kul Mustafa gibi asker kökenli bir şair olduğu anlaşılır. İhtimal ki Kayıkçı Kul Mustafa ile birlikte Bağdat seferinde de katılmış bir ozanımızıdır.  Şiirlerine bakıldığı zaman doğuştan şair tabiatlı bir şair olduğu, Allah vergisi bir şairlik yeteneğine sahip olduğu belli olmaktadır.  Dili çoğu kez yalın ve sade olan şairin kimi deyişlerinde Arapça ve Farsça kelimelerin de olması ilginçtir.
 

Şiirleri



KAYNAKÇA 
 
[1] http://www.turkcebilgi.org/kim-kimdir/k/kuloglu-37227.html
[2] Cahit Öztelli, Üç Kahraman Şair Köroğlu Dadaloğlu Kuloğlu, Milliyet yayınları-1974
[3] http://www.turkuler.com/ozan/kuloglu.asp
[4] http://www.edebiyatciyim.com/tag/asik-saz-sairi-kuloglu/
 

 

Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, ebru, Fotoğraf, minyatür, hat, sedef, el işi, oya, bezeme, Telkari, kazaziye  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşarak kültürümüze katkıda bulunabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirisiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com


 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...