Aşık Tokatlı Nuri 19 yy Hayatı


  

 

TOKATLI   NURİ

 

Tokatlı Nuri ( d. 1824?/1240 - ö. 1884?/1301)

 

Doğum yılı kimi kaynaklarda 1825, kimi yerde de 1820 veya 1824 yılı olarak geçer. Ölüm yılı da değişik kaynaklarda değişik tarihler olarak gösterilmektedir. Birçok kaynak onun  asıl adının Mahmut olduğu, Nuri adının kendi adı değil ustası Erzurumlu Emrah’ın ona verdiği bir mahlas olduğu zerinde birleşmektedir. Tokat’ın  “bir Alevi Bektaşi Mahallesi olan Samyeli Mahallesi[1] Kızılca  Mahallesinde dünyaya geldiği [2] bu nedenle mahlası ile birlikte Tokatlı Nuri olarak anıldığını yazmaktadır. Gerçekten de şiirlerinde Nuri mahlasını kullanmıştır. Şu halde Esas ismi Mahmud iken Nuri’yi mahlas olarak kullandığı mantıklı bir bilgi olmalıdır.

Alevi Bektaşi ozan geleneği içinde yetişen Tokatlı Nuri’nin Babasının adının Veli Hoca diye bilinen bir kişi olduğu, Babası Veli Hoca’nın  “hocalık ve bağcılık yaparak geçimini sağladığı[3]anlaşılmaktadır.  Tokatlı Nuri’nin ailesi ve babası hocalık yapan Alevi olduğuna göre, babasının yöredeki Aleviler arasında önemli biri olarak kabul edildiği tahmin edilebilir.  Yetiştikleri yöre oldukça lezzetli üzümlerin yetiştiği bir yerdir ve yöre halkı iklim ve arazi şartlarına uygun olarak bağcılık yapmaktadır.  Tokatlı Nuri’nin Hasgül adında bir de kız kardeşinin olduğu kaynaklarda aktarılan detaylar arasındadır. [4] Şu halde Tokatlı Nuri’nin düzenli bir eğitim almadığını,  babasından dini bilgiler öğrenerek kısmi bir eğitim gördüğünü, çocukluk yıllarında bağ bahçe işleri ile uğraştığını tahmin etmek zor değildir.

Ulaşabildiğimiz bilgilere göre “on üç on dört yaşlarında babasını kaybetmiş, ergenlik döneminde derbeder bir hayat sürmüş,  Hâtun adında bir kıza âşık olmuş,  en sonunda da Hatun adlı bu kız ile evlenmeyi başarmıştır. Bu evlikten Arif, Ahmet, Nefise ve Feride dünyaya gelmiştir.” [5]

Kaynaklar okuma-yazmayı,  Tokat’ta din ve tarikat bilgilerini babası Molla Veliyeüddin Efendi'den öğrendiğini [6] belirtilmektedir. Tokatlı Nuri'nin, Erzurumlu Emrah ,   ‘tan ders aldığı, Emrah ekolüne mensup bir şair olduğu pek çok kaynak tarafından kabul edilir.  Bu durum zaten onun şiirlerinden de ortaya çıkmaktadır. 1837’de veya 1844 de Tokat'a gelen Erzurumlu Emrah ,   ile tanışmış, onun çırakları arasına katılmış ve  "Nurî" mahlasını da ustası Erzurumlu Emrah’tan almıştır. Birçok kaynak ve söylenceler Emrah ile Tokatlı Nuri’nin usta çırak ilişkisi içinde birlikte dolaştıkları, Anadolu’nun birçok yerine beraber gittikleri bir aralık Rumeli'ye de yollarının düştüğünü anlatmaktadır.

Bu yıllar içinde ve aşık olarak yetişme çağlarında aşağı yukarı kendisi ile yaşıt olan ve kendisi gibi de aynı yıllar içinde derbeder bir hayat süren  Aşık Tokatlı Gedayi ile de tanışmış olmalıdır. Aşık Gedayi de tıpkı kendisi gibi Erzurumlu Emrah’ın şiirlerinden etkilenmiş bir ozandır. Muhtemelen Tokatlı Gedai ile birlikte Emrah’ın tedrisatından geçmiş, onunla birlikte Emrah’tan ders görmüş veya Emrah’ın meclislerine gidip gelmiştir. [7]

Sazı ve deyişleriyle kısa sürede ün yapmış olan Tokatlı Nuri gezgin âşık geleneğinde yaşayan bir şairdir. Anadolu’nun birçok şehirlerini gezdiği, Çankırı’ya gittiği [8] uzun müddet orada kaldığı daha sonra da Samsun’a kadar gittiği anlaşılmaktadır.  Çankırı’daki yılları hakkında detaylı bilgileri bize A. Talat Onay haber vermektedir. A. T. Onay’ın bildirdiğine göre Çankırı’da iken bir iki aşk macerası da geçirmiş ve Çankırılı şâirlerle (Zahmî, Bezmî, Yesârî) şiir sohbetlerinde bulunmuştur. [9]

Çankırı’da uzun bir müddet kaldığı Çankırı’da Civelekzâde Osman(Vefa), Fevzi Efendizâde Mustafa(Nadirî), Behçet(Kutlu), Ahmet Mecbur(Vefdî), Hocâzade Osman(Vehhaç),  Mumcunun Âşık Osman(Yâdî), Ali Mihri Efendi gibi halk ozanları ve şairlerinin yetişmesinde etkili olduğu ortaya çıkmaktadır. [10] Ahmet Talat Onay’ın ifade ettiğine göre, Nuri  –aynı tarihte - yazdığı Ramazaniyeyi Çankırılılara yadigâr bırakmıştır. Ziya(Abdülhamit Ziyâeddin) Paşa’nın, Amasya’da görev yaptığı 1282-1283(1865-1866) yıllarında Tokatlı Nuri’yi davet ettiği ve Amasya’da düzenlettirdiği panayırda fasıl yaptırmış olduğu söylenmektedir. [11]

Bazı kaynaklar ölüm tarihini 1882, bazı kaynaklar ise 1899 yılında göstermektedir. Örneğin Vasfi Mahir  Kocatürk, Türk Edebiyatı tarihi adlı eserinde şairin ölüm yılını 1883  olarak gösterir. [12] Fakat şairin Tokat'ta doğmuş, Samsun'da ölmüş olduğu kaynakların hem fikir kaldığı bilgilerdir.

Nitekim Zeki Oral’a göre ise H. 1301/M. 1884’te Samsun’da vefat etmiş ve ı Şeyh Kutbettin türbesi civarındaki bir mezarlığa defnedilmiştir. Öldüğü sırada  çırağı olan Zileli Ceyhuni de yanındadır ve Ceyhuni, ustası Tokatlı Nuri’den yadigar kalan eşyaları alıp Tokat’a getirmiş ve  ailesine teslim etmiştir.[13][14]

 

Âşıklık Geleneğindeki Yeri

Tokatlı Nuri, Erzurumlu Emrah’ın yetiştirdiği en önemli iki saz şairinden ilkidir.  Diğeri ise  Aşık Tokatlı Gedayi ‘dir.   Aşık Tokatlı Gedayi’de tıpkı kendisi gibi ergenlik ve ilk gençlik yıllarında hazin bir aşk öyküsü nedeni ile derbeder bir hayat sürmüş nihayetinde Emrah’ın yetiştirdiği çıraklar olmuşlardır. Gedayi ile Nuri, hemen hemen aynı yaşlarda iki âşıktır. Her ikisi de aynı kültür coğrafyasında yetişmişlerdir. Buna mukabil Gedayi, Tokatlı Nuri’ye göre daha tahsilli biridir.

Tokatlı Nuri, ustasına derin bir saygı duymuş, Erzurumlu Emrah'ın ölmesinden sonra katıldığı bütün fasıllarda onun şiirlerini okumayı ihmal etmemiştir. Kimi çevreler Ustası Emrah’tan da güçlü bir şair olduğunu iddia eder.  

Tokatlı Nuri’nin çırağı Ceyhuni ile diyar diyar dolaştığı sazı ve sözü ile önce Tokat, daha sonra Sivas ve Çankırı oradan da Samsun’a kadar giderek şöhretini yaydığı anlaşılır. Çankırı’da uzun müddet kalmış, bir iki gönül macerası da yaşamış, lakin şehirde oldukça rağbet gördüğü bu nedenle de Çankırı da uzun bir müddet kaldığı ortaya çıkar.

Şiirleri ölçü ve dil bakımından kusursuz, söyleyişi içtendir.  Dini ve tasavvufi konulara da vakıf olan şairin şiirlerinde tasavvuf çeşni, divan şiirinin katkıları ama her şeyden önemlisi büyük saz şairliğinden gelen yetenekleri vardır.   Aruz şiiri ve tasavvuf bilgisine de vakıf olmasına rağmen Tokatlı Nuri geleneksel âşık edebiyatımız yolunda başarı göstermiş, kendisini bu tarzdaki şiirleri ile kanıtlamıştır

Devrindeki diğer pek çok halk ozanı gibi divan şairlerinin şiirlerine de heves etmiş, aldığı eğitimin de katkısı ile Aruz ölçüsüyle de şiirler söylemiştir. Fakat daha ziyade bir halk ozanı eğitimi ve eğilimi içinde olan şairin bu tarz şiirleri geleneksel âşık edebiyatı türlerinde gösterdiği düzeyde başarılı değildir. Daha çok koşma ve destanlarıyla ün kazanan şair devrinin en önemli şairleri arasına girmeyi başarmıştır.

Ey felek bir derde düşürdün beni
İşim gücün aldın kar senin olsun
Aklım baştan alıp şaşırdın beni
Fark ettim namusu ar senin olsun

Bülbüller feryada gelsinler meşke
Bir şeye benzemez bu çile başka

Pervaneler gibi ateş-i aşka
Ben yandım kül oldum nar senin olsun

Açılmış bahçede sümbüller gibi
Açılmadan soldum ben güller gibi
Yavrusun yitirmiş bülbüller gibi
Feryat bana düştü zar senin olsun

Ruz ü şeb çeşminden kan döker aşık
Nuri'nin haline demezsin yazık
Bir dilberi bana görmedin layık
Şimdengeru cihan var senin olsun

Gibi sade samimi, içten kolay ve ustalıkla söylediği deyişleriyle bir halk şairi olarak şöhret bulmuştur. Şiirlerini daha çok diğer halk ozanlarında da olduğu gibi, aşk, hasret, insanlık, ayrılık,  çile, çektiği eziyetler acılar ve gurbet temaları üzerinde inşa etmiştir. Şiirlerinde doğal olarak Ustası Erzurumlu Emrah’ın da derin izleri vardır. Fakat onun şiirlerinde divan şairlerinden ve tasavvuftan da izler görülmektedir.

Ey dil iflah olmam ben bu yaradan
Hasretle dağlandım aşk ateşine
Genç ömrümde verdi bana yaradan
Bir dahi vermesin kullar başına

……………

Varlığım mahvetti dilde şadımı
İstedim vermedi hakk muradımı
Kam almadı deyu Nuri adımı
Böyle yazın mezarımın taşına

…………

Bu bakımdan şiirlerinde Arapça ve Farsça bazı kelimelere ve tamlamalara da rastlamak mümkündür.

Yaşamıyla ilgili geniş bilgiler Ahmet Talat Önay'ın 1933 tarihli "Âşık Tokatlı Nurî" kitabıyla, M. Zeki Oral'ın 1936 tarihli "Tokatlı Âşık Nurî" kitabında yer almaktadır.

Tokatlı Nuri, Emrah kolunun en usta ozanı olarak dikkati çeker.  Tokatlı Gedayi’yide bu kola dâhil etsek bile Emrah ekolünü yaygınlaştıran en önemli ozandır.  Tokatlı Nuri,  oğlu Arif (Murûrî)  ile birlikte Ceyhûnî, Tıflî, Enverî ve Gayretî’yi yetiştirmiş, onun çırağı olan Ceyhûnî de Tokatlı Cemâlî, Niksarlı Bedrî, Sivaslı Pesendî’nin[15] saz ve söz ustası olmuştur. Yukarıda adları zikredilen şairler Erzurumlu Emrah kolunun en bariz ozanları olmaktadır.

Şiirleri arasında  “ Lezizi’nin Âşıklar Destanı, Niyazi’nin baskın destanı gibi manzum öykülerinden tesirler almış bunlarınkine benzer manzum destanlar da yazmıştır.  Fazıl’ın "Hubanname" adlı eserinin de tesiri altında manzum destan yazdığını V. Mahir Kocatürk adı geçen eserinde ifade etmiştir.

Mezarı Samsun'da Şeyh Kutbeddin Türbesi yakınlarındadır. Güçlüklerle geçen bir yaşamı olduğu şiirlerinden anlaşılıyor.. Tokatlı Nuri çıraklıktan ustalığa yükselince, yanında yeni çıraklar da yetiştirmiştir.

Bunların içinde Ceyhuni, Gayreti başlıcalarıdır. Tokatlı Nuri'de açıkça Erzurumlu Emrah'ın etkileri görülür. Aruz ölçüsüyle yazdığı şiir denemelerinde başarılı olamayan Tokatlı Nuri, geleneksel halk şiiri doğrultusunda içtenlikli şiirleriyle dikkati çeker.

Tokatlı Nuri’nin şiirleri Ahmet Talay Onay Tarafından derlenmiş ve basılmıştır.

Önemli Halk Ozanlarımız ( İlgilendiğiniz isme tıklayınız )

Kayıkçı Kul Mustafa  Katib , Erzurumlu Emrah  Erzurumlu Aşık Sümmani  ,  Divriğili Deli Derviş Feryadi ,  Aşık Yemini Derviş Muhammet ( Malatya- Arguvan) ,  Aşık Ferrahi ,  Kağızmanlı Hıfzı  ,  Musa Merdanoğlu  ,  Posoflu Aşık Müdami  Deliktaşlı Ruhsati , Âşık Zülali,  Âşık Şenlik,  Ercişli Emrah  ,  Âşık Ardanuçlu Efkari, Şarkışlalı Âşık  Şarkışlalı Talibi Çoşkun ,  Kaygusuz Abdal  ,  Kul Himmet Üstadım , Arapgirli Aşık Fehmi Gür

Şiirleri

 

KAYNAKÇA 

  • [1] Onay, Ahmet Talat (1933). Âşık Tokatlı Nûrî. Çankırı: yyy.
  • [2] Hakkı Duran, TOKATLI ÂŞIK NURİ ve RAMAZANİYESİ, cansaati.org/topluluk/forum_posts.asp?TID
  • [3]. Akman, Eyüp (2011). Kastamonu Kaynaklarında Erzurumlu Emrah. Ankara: Gazi Kitabevi.
  • [4] DOÇ. DR. EYÜP AKMAN, http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/nuri-tokatli
  • [5] DOÇ. DR. EYÜP AKMAN, http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/nuri-tokatli
  • [6] Anonim, Tokatlı Nuri Hayatı ve şiirleri, ostyakasi.com/halk-siirleri/2977
  • [7] https://edebiyatvesanatakademisi.com/asik-edebiyati-asiklar/asik-tokatli-gedayi-hayati-ve-sairligi/247
  • [8] Vasfi Mahir Kocatürk, Türk Edebiyatı Tarihi, İst. 1973, shf, 584
  • [9] Onay, Ahmet Talat (1933). Âşık Tokatlı Nûrî. Çankırı: 1933, s. 31-36). 
  • [10] Hakkı Duran, TOKATLI ÂŞIK NURİ ve RAMAZANİYESİ, cansaati.org/topluluk/forum_posts.asp?TID
  • [11] A.Talat Onay, Tokatlı Nuri ve Çankırı Şairler, 1933, s. 31-36). 
  • [12] Vasfi Mahir Kocatürk, Türk Edebiyatı Tarihi, İst. 1973, shf, 584
  • [13]  Oral, M. Zeki (1936). Tokatlı Âşık Nûrî. Ankara: Köy Öğretmeni Basımevi.
  • [14] DOÇ. DR. EYÜP AKMAN, http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/nuri-tokatli
  • [15] DOÇ. DR. EYÜP AKMAN, http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/nuri-tokatli

Not: Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, ebru, Fotoğraf, minyatür, hat, sedef, el işi, oya, bezeme, Telkari, kazaziye  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşarak kültürümüze katkıda bulunabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirisiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış