Aşık Yemini Derviş Muhammet Hayatı ( Malatya- Arguvan)


 

AŞIK YEMİNİ DERVİŞ MUHAMMET 1755-1825

Derviş Muhammet Malatya âşıklık geleneği içinde âşıklık kolu oluşturan önemli, Alevi Bektaşi ozan geleneği içerisinde yetişen bir âşıktır.  Derviş Muhammet (Mehmet) 1755’te Malatya’nın Arguvan ilçesinin İsa köyünde doğmuştur.  Deli Derviş Muhammet'i yetiştiren bu köy, âşık edebiyatımız açısından hem Malatya hem de Türkiye de önemli bir merkez haline gelecektir. Derviş Muhammet,  Şiirlerinde bazen Muhammet, bazen da Mehmet adını kullanmıştır.

Aşktır anamız atamız
Aşktır ceddimiz ötemiz
Aşktan geliyor gıdamız
Yanarız büryan oluruz [1]

 Şiirine bakarak babasının veya dedelerinin de âşık olduğu şiirler söylediği iddia edilebilir. Bu dörtlüğe bakarak en azından âşıklığa yatkın bir aileden ve ortamdan yetiştiğini kabul etmek zorundayız. Diğer halk ozanlarımızda da olduğu gibi Deli Derviş'in çocukluk ve gençlik yıllarına ait pek bir şey bilmiyoruz. Fakat Anadolu’daki her genç ve çocuk gibi tarlada bahçede çalışarak geçimini sağlamaya çalışan bir Türk köylüsü olarak yaşadığını tahmin etmek zor değildir.

Şiir söyleme yeteneğini yukarıdaki dörtlüğünde de ifade ettiği gibi köylerine giden gelen gezgin âşıklardan ve yöresindeki âşıklardan öğrendiğini anlamış oluyoruz. Derviş Muhammed’in âşıklıkta söz sahibi haline gelmesi ile Arguvan'ın İsa köyündeki pek çok insanı sözleri ve şiirleri ile etkisi altına aldığına ve İsa Köyde belli bir gurubu arkasına aldığına şahit oluyoruz. Nitekim Baba Ahmet’in kızı Sultan da  Derviş Muhammet’in şiirlerinden etkilenmiş;  Derviş Muhammet’in müridi olmuş,  artık o da Derviş Muhammet gibi düşünmeye  ve şiir söylemeye  başlamıştır. [2]

Dinleyin nasihatim Hak ehli canlar
Ben bu okumayı uludan aldım
Ağından okurum bilmem karayı
Sultan Hızır gibi doludan aldım          [3]

Dörtlüğünden de anlaşılacağı gibi Derviş Muhammet badali olduğunu iddia eden bir ozanımızdır. "Âşık Edebiyatında çırak yetiştirme geleneği yüzyıllar boyu yaşatılan geleneklerden biridir. Usta âşık saza ve söze kabiliyeti olan bir genci çırak edinir, yanında gezdirir, saz ve söz meclislerine sokar, günü gelince mahlasını verir. Yıllar boyu ustasına hizmet eden ve bu arada âşıklığın vecibelerini öğrenen çırak da zamanı gelince ustanın izniyle şiirlerini çalıp söylemeye başlar." Deli Derviş Muhammet Âşık edebiyatımızda Âşıklık Kolu oluşturan yedi büyük ozandan birisidir. Malatya'nın bilinen ilk halk ozanı olan Deli Derviş Arguvan yöresini canlı bir ozan merkezi haline getiren en önemli isim olarak belirmiştir. Onun izinden giden ozanlar ve yetiştirdiği çıraklar Arguvan- Divriği yöresinde bir âşıklık kolunun ortaya çıkmasına vesile olmuşlardır.

 Erzurumlu Emrah,   Deliktaşlı Ruhsati , Aşık Dertli,  Erzurumlu Aşık Sümmani   , Aşık Yemini Derviş Muhammet,   Aşık Huzuri  ve  Aşık Şenlik , Aşıklık Kolları oluşturan şairlerimizdir. Bu şairlerle birlikte Anadolu'da oluşan âşıklık kollarımızın sayısı yedi tanedir. Âşık koluna Azerbaycan'da "mektep" denilmektedir. Elesker Mektebi, Âşık Alı mektebi gibi...

Kol; çıraklık geleneği içinde, birbiri ardınca yetişen âşıklar tarafından, odak hüviyetindeki usta âşığa bağlılık duyarak, ona ait üslup, dil, ayak, ezgi, konu, hatıralar ve hikâyelerin devam ettirildiği mekteptir. Âşıklık kolunu oluşturan âşıklar belli bir aşığın eğitiminden geçmiş âşıkların oluşturduğu bir mekteptir.  “Çıraklar ve kalfalar usta olduktan sonra da şiirlerinde ustasının tekniği, kültürü ve söz dağarcığını hissettiren edalar içinde kalır.  Ustasının ölümünden sonra meclislerde, sohbetlerde onun şiirleriyle söze başlar, çeşitli vesilelerle ustasının ismini zikreder, onun izinden gittiğini hissettirir. Bütün bunlar ustasının adını yaşatmak içindir. Çırağın, ustasında hâkim olan tavır, üslup, icraat, kültür ve dile bağlılığı, kendisinin yetiştirdiği çırağına da sirayet eder. Zamanla, bu gelenek zinciri içinde bir âşık kolu ortaya çıkar.”[4]

 Hatta Derviş Muhammet, iki tane âşıklık kolu oluşturabilen bir şair olarak da kabul edilebilir. Çünkü Sivas yöresinden bir âşıklık kolu yetiştiren  Deliktaşlı Ruhsati  , Derviş Muhammet'in ekolünden gelen I ÂŞIK KUSURΠ 'nin öğrencisidir. [5]Arguvan yöresi türküleri, Türk halk türküleri içinde kendine özgü formunda “Arguvan Ağzı” ya da  “Minayik Ağzı” adı ile anılıp repertuarlarda özel bir yer alır. Arguvan yöresindeki halk ozanlarının arasında yer alan Kusuri, Âşık kolları içerisinde Derviş Muhammet Kolu âşıkları arasındadır.

İsa Köy'de Sözleri, şiirleri ve düşünceleri ile bir etki yaratan Derviş Muhammet, içkili, sazlı sözlü eğlenceler düzenleyen Dede'ler ile sürtüşmeye başlamıştır. Şah Sultan ve Âşıkî'yi yanına çırak olarak alan Deli Derviş,  " Hakiki evliya yolunu halka öğretmeye çalışarak dedelerin içkili ve değnekli soyguncu ayinlerinin doğru olmadığını, batıl bir yol olduğunu telkin edince Şah Sultan’ın babası Ahmet de Derviş Muhammet’e intisap etmiş, Şah Sultan da daha genç yaşında Derviş Muhammet’e bağlanarak ruhunu istila eden ilahi bir aşk ile dünya meşgalesinin ve zevkinin bir kıymeti olmadığını anlayarak tecerrüde(her şeyden vazgeçip Allah’a yönelme) girmişti. " ( [6]

Kutlu Özen'in söylediği bu ifadelerden yola çıktığımızda Deli Derviş'in İsa köyündeki durumu net olarak çıkmaktadır. Deli Derviş ile, Dedeler arasında sürtüşme vardır. Bu sürtüşme sonucunda Deli Derviş köyden bazı kimselerin desteğini almış olmasına rağmen diğerleri ile de husumetler ve sürtüşmeler içerisine girmiştir. Fakat bu sürtüşmelerin Kutlu Özen'in söylediği boyutta ve mecrada olup olmadığına emin olamıyoruz.  Fakat Kutlu Özen'in ve M. Yardımcı’nın da ifade ettikleri gibi Deli Derviş ve müritleri bu köyden ayrılmak zorunda kalmıştır. Arguvan’ın İsa köyünden ayrılan Derviş Muhammet, Sivas'ın Divriği ilçesi Anzağar (Kevendüzü) köyüne gidip yerleşmek zorunda kalır. [7]Derviş Muhammet’le dervişleri Ahmet Aşıki ve Şah Sultan köyün ileri gelenleri ile çatışmaya düşmüşler Şah Sultan, onlar için taşlamalar söylemeye başlamıştı ( [8]

Oluşturduğu âşıklık koluna, şairlik gücüne baktığımız zaman bile ne denli önemli bir âşık olduğu ortaya çıkan Derviş Muhammet’tin en önemli öğrencileri başta Şah Sultan ve Aşıkî’dir. Her ikisi de Arguvan’ın İsa Köyünde olan ve Derviş Muhammet’in öğrencisi olan bu âşıklar da Derviş Muhammet’in sadık öğrencileridir.

Bazı köylüleri ile mahkemelik duruma düşen hatta düşmanlığa vesile olacak olaylara bile doğru giden sürtüşmeler nedeniyle köyünden göçmesinden sonra müridi ve çırağı Şah Sultan, ile Aşıkı’de köylerinden ayrılıp Divriği’nin Anzahar (Kevendüzü) köyüne göçen Derviş Muhammet’in yanına gelmişlerdir.  

Ünlü tekke şairi Derviş Muhammet(1755–1825)’in hem tarikatta, hem sanatta öğrencileri ve dervişleri vardır. Derviş Muhammed’in silsile halinde birbirini yetiştiren çırakları: Âşıkî, Şah Sultan, Hüseyin, Bektaş Kaymaz, Hasan Hüseyin’dir( Doğan Kaya, Edeb. Âşıklık Kolları)  Ruhsati kolunun oluşmasına vesile olan ve Ruhsati’yi yetiştiren Âşık Kusuri ise bu koldan gelen âşıkların bir çırağı olmaktadır.[9] Âşık Kusuri Malatya Arguvan âşık edebiyatı sahasında Derviş Muhammet kolu âşıkları içerisinde yer alan bir aşığımızdır. [10]

Bir müddet sonra Şah Sultan mürşidinden izin alarak Anzağar’dan ayrılıp Bozan köyüne gidip oraya yerleşir. Ahmet Aşıki de Anzağar’dan ayrılıp Kayseri’ye göç edince böylece dağılırlar ( Kutlu Özen, agy)

Derviş Muhammet bir ara bu köyden de ayrılıp Arguvan’ın Karahöyük köyüne yerleşmiştir. Fakat M. Yardımcı’nın belirttiğine göre bu köyde çok uzun süre kalmamış tekrar geri döndüğü Kevendüzü Köyünde 1825’te vefat etmiştir.

Derviş Muhammet, İsa köyde ve Arguvan civarında hem deyişleriyle, hem çevresine yaptığı uyarmalarla bir din ulusu, yol büyüğü sayılmış,  hatta veli mertebesine ulaştırılarak hakkında çeşitli menkıbeler oluşturulmuştur.  Hatta onu mezarı bir ziyaret yeri olarak kabul edilmektedir.  Derviş Muhammed  Ziyareti (Sivas, Eğrisu [Anzahar] Köyü)[11] [12]

Ermişliği hakkında delil göstermek isteyenler ölümünü hissederek, söylediği şu dörtlüğünü delil olarak sunmak istemektedirler.

Yetmiş yıldır mihman idim bu handa
Ruhumuz eşna idi cihanda
Gafil olma elbet anladın sen de
Ömür tamam olmuş gel oldu bize

Elimizde 23 şiiri bulunan Derviş Muhammet’in İbrahim Aslanoğlu ve M. Adil Atalay tarafından Arapgir ve Arguvan’da buldukları cönk ve mecmualarda henüz yayımlanmamış fazla sayıda şiirlerinin olduğu bilinmektedir.  [13]“  Mustafa Çelik, Derviş Muhammed’in Nefesleri, Yazıldığı Yer: İsa Köyü, 17 Şubat 1954. Daktilo ile yazılan bu derlemeyi Cumhuriyet Üniversitesi Fen-Ed.Fak. Antropoloji Böl. I. Sınıf öğrencilerinden öğrencim Tülin Çelik getirmiştir, kendisine teşekkür ederim. 200 sayfalık bu derlemede Derviş Muhammet’ten başka Ahmet Aşıki’nin ve Şah Sultan’ın da nefesleri bulunmaktadır.”  Diye 200 sayfalık bir yazıdan bahseder. [14]Derviş Muhammet öğüt yollu şiirler söyleyen, Ahmet Yesevi’nin hikmetlerine benzer söyleyiş tarzına meyilli olan bir ozandır. Öğrencileri olan Şah Sultan ve Âşıki’de bu tarzda şiirler söylemişlerdir.

                            
Derviş Muhammet’im koyma haini
Herkes beğeniyor kendi huyunu
Dibi delik kaba aşkın suyunu
Taşıyıp yorulma dolduramazsın

Derviş Muhammet, gibi hikmetli, derin düşünceli şiirler söylemeyi seven bir şairdir. Derviş Muhammet nasihat tarzındaki nefesleri ile yetiştirdiği çırakları ile oluşturduğu âşıklık kolu ile Hem Malatya’nın hem de Türk âşık edebiyatın en önemli şairlerinden birisidir.

 

Önemli Halk Ozanlarımız ( İlgilendiğiniz isme tıklayınız )

Kayıkçı Kul Mustafa ,  Katib , Erzurumlu Emrah ,  Erzurumlu Aşık Sümmani  ,  Divriğili Deli Derviş Feryadi ,  Aşık Yemini Derviş Muhammet ( Malatya- Arguvan) ,  Aşık Ferrahi ,  Kağızmanlı Hıfzı  ,  Musa Merdanoğlu  ,  Posoflu Aşık Müdami ,  Deliktaşlı Ruhsati , Âşık Zülali,  Âşık Şenlik,  Ercişli Emrah  ,  Âşık Ardanuçlu Efkari, Şarkışlalı Âşık  Şarkışlalı Talibi Çoşkun ,Kaygusuz Abdal  ,  Kul Himmet Üstadım , Arapgirli Aşık Fehmi Gür

 SİVASLI OZANLAR 

Aşık Veysel Hayatı ve Edebi Kişiliği
Şarkışlalı Kemter Baba Hayatı ve Emlek Yöresi Ozanlığı

 

Şiirleri

 

 KAYNAKÇA 

  •  
  • [1] Mustafa Bal, Derviş Muhammed, Âşıkî, Şah Sultan, Merdiven köyü Şahkulu Sultan Derneği Yay. İstanbul 1989, s.24)
  • [2] Kutlu Özen, “Yukarı Fırat Havzasında Yetişmiş Üç Halk Şairi, agy
  • [3] Mustafa Bal, Derviş Muhammed, Âşıkî, Şah Sultan, Merdiven köyü Şahkulu Sultan Derneği Yay. İstanbul 1989, s.24)
  • [4] Dr. Doğan KAYA, EDEBİYATIMIZDA ÂŞIK KOLLARI VE ŞENLİK KOLU, dogankaya.com/
  • [5] edebiyadvesanatakademisi.com/Edebiyat.aspx?id= 
  • [6] Kutlu Özen, agy)
  • [7] Yrd. Doç. Dr. Mehmet YARDIMCI, agy, Kutlu Özen , agy.
  • [8] Kutlu Özen, agy)
  • [9] Şahamettin Kuzucular, Arguvanlı Aşık Kusuri,.edebiyadvesanatakademisi.com/Edebiyat.aspx
  • [10] Şahamettin Kuzucular, Arguvanlı Aşık Kusuri,.edebiyadvesanatakademisi.com/Edebiyat.aspx
  • [11] Ali Yaman, ANADOLU ALEVİLİĞİ’NDE OCAK SİSTEMİ VE DEDELİK KURUMU
  • [12] Ali Yaman,ANADOLU ALEVİLİĞİ’NDE OCAK SİSTEMİ VE DEDELİK KURUMU,Bu makale 23-28 Ekim 2000 tarihinde Ürgüp’te ERVAK tarafından düzenlenen Uluslararası Anadolu İnançları Kongresi’nde sunulan bildiridir.)
  • [13] Yrd. Doç. Dr. Mehmet YARDIMCI, XVII.YÜZYILDAN GÜNÜMÜZE MALATYALI ÂŞIKLAR,)  Kutlu Özen
  • [14] Kutlu Özen, MALATYALI ŞAH SULTAN,kutluozen.com/default.asp

 

Not: Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, ebru, Fotoğraf, minyatür, hat, sedef, el işi, oya, bezeme, Telkari, kazaziye  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşarak kültürümüze katkıda bulunabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirisiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com

 

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış