Erzurumlu Aşık Sümmani Hayatı


 


Aşık Sümmani

D.1862 - Erzurum, Narman’ın Samikale ,Ö. Erzurum, Narman’ın Samikale 1915.  Erzurumlu Türk halk şairi

Erzurum, Narman’ın Samikale köyünde doğan şairin asıl adı Hüseyin’dir. Ailesi bu köye  Kafkaslar' dan gelerek yerleşmiş babası köyde çobanlık yaparak geçimlerini sağlayan bir çiftçidir.  [1] Babası Kasımoğullarından Hasan’dır. Ve Sümmani Hasan’ın tek çocuğudur.[2]

Sümmânî’nin babası Hasan Ağa, çobanlık yapmasına rağmen okuryazar hatta köylülerin gözünde âlim sayılabilecek kadar bilgili birisiydi. Oğlunu da dinî ve ahlakî yönden eğitmesine rağmen Sümmânî, okuma yazma öğrenemedi. Okuma yazma öğrenmeyen ve belli bir tahsil öğrenmeyen [3]Hüseyin babası ile çobanlık yapmaya başlamıştı.

Hüseyin 9-11 yaşlarına geldiğinde, babasıyla birlikte çobanlık yapmaya başlar. Onun çobanlığa ve abasının yana katılma yaşı kimi, kaynaklarda dokuz kimilerinde ise 10- 11 yaş olarak gösterilmektedir. Sümmani’nin  danalarını otlattığı yer ise köylerindeki Ablaktaş denilen bir mevkidir.

 

BADE İÇMESİ

Bir gün Şekerli Düzü' denilen yerde dana yaymaktadır. Bir adam kendisine doğru gelir. Atlı, çok aç olduğunu söyleyip ekmek isteyip köylerinde nerede misafir olabileceğini sorar. Hüseyin üç arpa ekmeğinin yarısını atlıya verir. Adam ona
 -Oğul, sana bir dua öğreteyim. Bu duayı kırk gün okuyup her okuyuşta cebine bir taş at. “Cebinde yüz taş olunca son gün Ablaktaş'a git.” deyip ayrılır. Sümmani bunları yapmış Ablaktaş’taki çeşmenin yanında hayvanlarını otlatmaya bırakıp, Cuma namazını kılmaya niyetlenir. Namaz vaktini beklerken uykuya dalar.

Tarih seksen dokuz on bir yaşımda
Cem oldu başıma iş birer birer
On sekiz yıl sürdü yârin peşinde
Akıttım gözümden yaş birer birer

Bu dörtlüğündeki ilk mısra doğduğu tarihi de ortaya koymuş olur. [4] Pek çok kaynak onun doğum tarihini 1860 olarak gösterir. Fakat Şair çeşitli şekillerde H. 1278 yılında doğduğunu ifade etmiştir. Murat Uraz ve Hikmet Dizdaroğlu, Sümmânî’nin doğum yılı olarak 1862’yi kabul etmektedir.”[5]

Rüyada gördüğü, her birinin başı çevresinde uçuşan yeşil kanatlı 40 güvercin olan 3 derviş, yeşil bir yaprak göstererek üzerindeki yazıyı okumasını istediler. Ancak Sümmani, okuma yazma bilmediğini söyledi. Bunun üzerine dervişler okumayı öğretmeye başladılar. Hüseyin böylelikle yapraktaki G-P-İ harflerini seçebildi. Bunlar Gülperi’nin ilk orta ve son harfleriydi. Dervişlerden biri elindeki boş kadehi havaya kaldırıp indirince kadeh dolmuştu. Sümmani’ye uzatarak içmesini söyledi. Aynı zamanda da bunun bir BADE olduğunu ve Bedehşah Valisi Abbas Han’ın kızı Gülperi’nin adını fısıldadı. ( Hikayenin bazı varyantlarında Şah Abbas’ın kızına âşık olur. ( Bkz.: Sümmani ile Gülperi Varyantları Metinleri ve Hikaye Hakkında) Sümmani, kadehi içtikten sonra vücudunu bir titreme aldı. Daha sonra başları üzerinde uçuşan güvercinlerin arasında bir kızın yüzü belirdi. Dervişlerden biri bunu, Gülperi olduğunu söyledi. Onun da kendisi gibi bade içeceğini ve ömür boyu sürecek bir sevdaya düşeceklerini ekledi. Eğer gözünü kırpmadan bakmazsa kavuşamayacağını ve bu Aşkın kıyamete dek süreceğini söyledi derviş. Gerçekten de Sümmani kızın güzelliği karşısında gözünü kırpmadan bakamadı.

Ozanlarımızın bade içtikten sonra uyanma safhaları da çok renkli olmaktadır. Uyanma safhası bazen üç gün sürebilir. Âşık baygın durumdadır. Ağzından kanlı köpükler gidebilir. Etrafındakiler, ölmüş zannedilir, ağlaşamaya bile başlanılmış bile olunabilinmektedir. Aşığın bade içme halinden sonra uyanması, pir sesi, gül kokusu, pir nefesi veya dualar ile olabilmektedir. Sümmani’nin uyanması gelenektekilere benzer şekillerde olmamış, Hüseyin rüyadan ve bade sonrasından kendi kendine uyanmıştır.  “Hüseyin uykudan uyanır ki, ne Gülperi Han var ne de dervişler. Danaları da göremeyince köyün yolunu tutar. Köye varmaya yakın bir atlıyla karşılaşır. Atlı ona korkma oğlum, sen ereceğine erdin. Bundan sonra senin mahlasın Sümmanı, dünyada kavuşmak senin için haram, der. Sümmani, kelimesinin anlamı ise  "Sonuncu, sona ait" anlamındadır. [6]

Bade içen âşık rüyasında âşık olacağı kızı görmüş görevini anlamıştır. Yollara düşecek verilen adrese gidecek sevdiğini bulacaktır. Üç bade sonrasında saz çalma yeteneğini kazanacak, şiir söylemeye başlayacak hak aşığı olacaktır. Fakat Sümmani, sevgilisini dünyada görmemek üzere âşık edilmiştir. Bade içme safhası Sümmani’nin deyişlerine şu şekillerde yansır.

Vardım saf saf olup durmuş divana
Ben de el bağlayıp geçtim bir yana
Meylimi bağladım gari sübhana
O güzel Allah'ı gözler gözlerim.....

………….

Üç harf okuttular yeşil yapraktan
Okudum harfini noktasın tek tek..... 

-----

Uyandım gafletten oldum perişan
Bir nur doğdu âlemler oldu ürüşan
Selam verdi geldi üç-beş dervişan
Lisanları bir hoş sedasın tek tek 

Bu bade içme safhası Sümmani ile Gülperi hikâyesinin de ana epizotlarından ve esas bölümlerinden birisini oluşturacaktır. Bu hikâyenin ekseni yukarıda anlatılan bade içme olayıdır. Gerisi ise Sümmani’nin gezgin âşık geleneğindeki seyahatleri, gerçek hayta yaşadığı serencamları ile görmeye devam ettiği rüyalardaki sahnelerden oluşacaktır. Sümmani’nin hikâyesi bu bakımdan hayat hikâyesi ile oldukça bağlantılıdır.

Sümmani ile Gülperi hikâyesi aşk konuludur. Bu hikâye Emrah ile Selvihan da olduğu gibi yaşamış halk ozanlarımızın hayatı etrafında oluşturulmuş  halk hikâyelerimizden birisidir. Bu halk hikayemiz 16 yy dan bu tarafa oluşan diğer halk hikayelerimiz gibi aşk konulu  ve Asıl Aşk Hikayeleri grubuna dahil etmemiz gereken bir hikayedir. [7]

Bu halk hikâyemizi özel kılan bir husus vardır ki; Sümmani'nin Âşık Şenlik ve Âşık Zülâli ile atışmasının bu hikâye metni içerisinde ve hikâyenin bir epizotu olarak karşımıza çıkar. Bir başka ilginç konu ise hikâyenin bizzat Sümmani tarafından anlatılmış ve tasnif edilmiş şeklinde anlatılmasıdır. Bu durum ise Hikâyeyi ilk oluşturan kişinin Sümmani'nin kendisi olabileceği hakkındaki öngörüyü kuvvetlendirmektedir.[8]

 

ÇIRAKLIK VE GEZGİN ÂŞIKLIK DÖNEMİ

Küçük yaşlarda Âşıklık Geleneğini öğrenmeye başlar, Rüya ve bade sonrasında 11 -12 yaşında iken Erzurum’a giderek Ozanları çevresine girmeye başlar. Babası onu   Hodlu Şamili gibi birçok âşıkın yanına teslim eder. Sümmani Hodlu Sami’den de ders görmesine ve etkilenmesine rağmen Sümmani’nin yetişmesinde dönemin ünlü aşığı

Erbabi’nin katkısı çok farklı olacaktır. Sümmani Erbâbi ile tanışmış onun çırağı olmuştur. Saz çalmasını ve şiir söylemesini hatta diğer ustalıkları Erbâbî’den öğrenir.

Sümmani ile Gülperi hikayesinde Sümmani ustası  Erzurumlu Aşık Erbabi ’yi de mat etmiş ve âşıklık iznini bu şekilde almıştır. Hikâyede anlatılanlar çoğu kez Sümmani’nin gerçek yaşamı ile örtüştüğünden bu hadisenin gerçekte de yaşanmış olması kuvvetle muhtemeldir.

Âşık Sümmani,   Sevgilisini bulmak için yıllarca dolaşır. Erzurumlu Aşık Sümmani  sonraki yıllarda uzun zamandır birbirlerinin Âşıklıklarına ilişkin şeyler duyduktan sonra ancak o dönemde özel bir izinle, Rusya’nın işgali altında bulunan Kars’a gidip Aşık Şenlik’le karşılaşır. Günler süren karşılıklı Türkü söylemeden sonra birbirlerini etkiler ve çok iyi arkadaş olurlar. Aşık Şenlik  ile tanışıp arkadaş olması hikâyede de önemli bir yer kaplar. “Devrin büyük şairlerinden Erbabi`yi mat eder. Başarıları Erzurum Valisinin kulağına kadar gider. Bir süre sonra. Sümmani Pasof` a gider. Aşığı oradan Suskap köyüne   Posoflu Aşık Zülali `nin yanına götürürler. O sırada ünü Kars`ı, Ardahan`ı, Erzurum`u kaplamış olan Âşık Şenlik`te oradadır. “[9] Daha sonra Aşık Şenlik’in annesi Sümmani’yi gömleğinden geçirip evlat edindi.

Sümmani ile Şenlik dostluğu halk edebiyatının en çok söz edilen dostluklarından birisi olmuştur. Sümmani ve Aşık Şenlik' kardeş gibi birbirlerine yakın olmuşlar pek çok yere birlikte gitmişler pek çok meclise ve düğüne birlikte katılmışlardır.

Halk ozanların anlatılarında bu olaya oldukça geniş yer verilir. Şenliğin Çırağı Âşık Gülistan’ın oğlu olan Murat Çobanoğlu,  Âşık Şenlik ve Sümmani arasındaki dostluğu gösteren şöyle bir olay anlatmıştır.

“ Sümmani Şenliğin evine gelir. Evde birbirleri ile atışmaya başlarlar. Birbirlerini mat edebilmek için çalıp çabalarken iyice uğraşır ve yorulurlar. Bunun üzerine Şenlik’in anası içeri girer ve göğüslerini açarak onlara gösterir. Biriniz bundan biriniz de bundan içtiniz der.  Bunun anlamı ikinizde kardeşsiniz siz benim oğullarımsınız anlamındadır. “ [10] Şenlik ve Sümmani badeli gezgin âşıklık geleneğini sürdüren iki ozandır. Birlikte çok kaldıkları İran’a ve Azerbaycan’a kadar birlikte gittikleri pek çok yerde meydanlaştıkları, çalıp söyledikleri, atıştıkları hikâye anlattıkları bilinmektedir. Önemli bir musannif olan Şenlik’in arkadaşı olan Sümmani’nin de hikâye tasnif ettiği “ Sümani İle Gülperi” birçok başka hikâye daha bilip anlattığı malumdur.

 

Sümmani gerçek âşıklık yaşamında da önce Kars’a, sonra Kafkaslar'a oradan İran'a gider. İran- Turan illerini dolaşır. Onun bir gurbeti yaklaşık beş yıl sürmüştür. Bir gezisinde Kırım’a kadar gittiği söylenmektedir. “Sümmani yanına sofusunu alıp Kırım yolculuğuna çıkar Kışı Kırımda geçirir. Yaz gelince tekrar köyüne döner. “ Sümmani bu gezilerinden birçoğunu Âşık Şenlik ile birlikte yapmış birçok zaman da yalınız veya yanında bir arkadaşı ile dolaşmıştır.  

Sümmânî, Melek, Sabiha, Feride adlı üç hanımla evlenmiştir. Bunlardan ikisi kız beşi erkek olmak üzere yedi çocuğu olmuştur. İki oğlu kendisi hayatta iken ölmüştür. Bunlar Ali ve Şahabettin’dir. Diğer çocuklarının adı, Şevki , Fahri ve Zabit’tir. Günümüzde Sümmânî’nin geleneğini sürdüren Hüseyin Sümmânîoğlu Şevki’nin, Nusret Toruni ise Fahri’nin oğludur.” (https://asiksummani.tr.gg/S.ue.mmani-Kimdir.htm)

Ömrünün son günlerini köyünde geçiren Sümmani 1915 yılında hayata veda eder. Sümmânî’nin mezarı doğduğu köy olan Samikale’dedir.

Sümmani’nin oğulları ve torunları NÜSRET SÜMMANİOĞLU (Sümmani’nin oğlu Ozan Fahri Çavuş’un oğlu)  ve Hüseyin Sümmanioğlu ( torunu)  babalarının ve dedelerinin  ozanlık mesleğini sürdürmüşlerdir. [11]

Sümmani’nin çok sayıda şiiri vardır. Şiirlerini ve hayatını Emsal Günaydın bir kitapta toplamış pek çok araştırmacı onun hakkında çalışmalar yapmıştır. “Emsal Günaydın, Sümmani nin Hayatı ve Eserlerİ”

 

EDEBİ KİŞİLİĞİ

Sümmani gerek deyişleri, gerek saz ve söz ustalığı gerekse hikâyesi ile Doğu Anadolu, Kars, İran ve Azerbaycan’da çok tanınmış bir ozandır.  Yaşadığı yıllarda ve gezileri esnasında pek çok çırak yetiştirmiş, Narman Kars ve Erzurum yöresinde çok tanınan bir ozan olmuştur. Yaşça kendisinden büyük olmasına karşın  Ruhsati’yi de etkileyen Âşık Sümmani, birçok genç aşığında yetişmesine de katkıda bulunmuştur. 

Özellikle Doğu Anadolu’da yaygın olan ve Sümmani tarafından söylendiği için de Sümmani Ağzı olarak bilinen ezgi, 11’lik türkülerde yaygın olarak kullanılmaktadır.

Erzurumlu Sümmani'yi badeli halk ozanlarımız arasında kabul etmek zorundayız. Sümmani,  BADE İÇtiğini, RÜYADA AŞIK OLduğunu iddia eden Halk Ozanlarımız arasındadır.( Sümmani ile Gülperi Varyantları Metinleri ve Hikaye Hakkında )  Rüyasında Isfahan Şahı Şah Abbas'ın kızı Gülperi'ye âşık olduğu rivayetinde bulunulan Sümmani'nin hayatını merkez alan  bir  halk hikâyesi oluşmuştur. Sümmani ile Gülperi hikâyesi olarak adlandırılan bu halk hikâyemiz aşk konuludur. Bu hikâye Ercişli Emrah İle Selvihan Hikâyesinde olduğu gibi yaşayan Halk Ozanları mızın hayatı etrafında oluşturulmuş olan Halk Hikâyelerimizden birisidir. Bu Türk Halk Hikayemiz 16 yy. dan bu tarafa oluşan diğer halk hikayelerimiz gibi aşk konulu  ve Asıl Aşk Hikayeleri grubuna dahil etmemiz gereken bir Halk Hikayemizdir.

Sümmani rüyasında İsfahan Şahı Şah Abbas'ın kızına âşık olur. Şah Abbas ve kızı motifi pek çok Halk Hikâyelerimizde geçmektedir. Erzurum’da oluşan bir kaç halk hikâyesinde de âşıklar aynı şekilde rüyalarında Şah Abbas'ın kızına âşık olmaktadırlar.

Bu hikayeyi tasnif eden kişinin Sümmani olmuş olması kuvvetle muhtemeldir. Bu yüzden Sümmani’yi de arkadaşı Âşık Şenlik gibi hikaye oluşturan ve anlatan musannif gezgin, badeli âşıklardan birisi olarak kabul etmemiz gerekir.

Bu halk hikâyesinin üzerinde detaylı ve mukayeseli bir araştırma yapılmamıştır. Fakat Aşığın hayatından bazı kesitler taşıdığı da anlaşılmaktadır.

 

SÜMMANİ HAKKINDA YAPILMIŞ ÇALIŞMALAR 

Sümmani üzerinde yazılan eserlerin ilki Nesip Yağmurderli “Sümmani, Hayatı ve Şiirleri, İstanbul 1939 adlı eseridir. Hayrettin Rayman, Sümmani hakkında bir doktora çalışması yapmış , “ Âşık Sümmani’nin Hayatı, Edebi Şahsiyeti Şiirleri ve Şiirlerinin Tahlili “ SBE, Fırat Üniversitesi, Doktora Tezi’inde şaiirn hayatı ve şiirleri üzerinde yoğunlaşmıştır. [12] Murat Uraz Sümmani hikaeyesini derlemiş ve üzerinde tahlil çalışması yapmadan yayınlamıştır.[13]Abdülkadir Erkal tarafından “ Narmanlı Âşık Sümmani’nin Hayatı ve Eserleri “ adında bir kitap hazırlanmış ve bu eserde Sümmani’nin hayatı ve hikâyesi üzerinde bazı tespitler yapılmıştır.[14]Fakat Sümmani hakkında yazılmış makaleler dışında Sümmani’nin hikâyesi üzerinde bilimsel bir çalışma yapılmamıştır. Dr. Metin Özarslan”Aşık Sümmani Hakkında Yazılan Son Kitap Üzerine Bazı Dikkatler” adlı yazısında Sümmani hakkında yazılmış eserlerde görülen yanlışlar ve dikkatten kaçan hususlar üzerinde bazı  tespitler yapmıştır.  [15]

 Önemli Halk Ozanlarımız ( İlgilendiğiniz isme tıklayınız )

Kayıkçı Kul Mustafa  Katib , Erzurumlu Emrah  Erzurumlu Aşık Sümmani  ,  Divriğili Deli Derviş Feryadi ,  Aşık Yemini Derviş Muhammet ( Malatya- Arguvan) ,  Aşık Ferrahi ,  Kağızmanlı Hıfzı  ,  Musa Merdanoğlu  ,  Posoflu Aşık Müdami  Deliktaşlı Ruhsati , Âşık Zülali,  Âşık Şenlik,  Ercişli Emrah  ,  Âşık Ardanuçlu Efkari, Şarkışlalı Âşık  Şarkışlalı Talibi Çoşkun ,  Kaygusuz Abdal  ,  Kul Himmet Üstadım , Arapgirli Aşık Fehmi Gür Tokatlı Nuri 

 

 Erzurumlu Aşık Sümmani TÜM ŞİİRLERİ İÇİN TIKLAYINIZ

Şiirleri

Kaynakça :

 

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız Sitemize üye olarak ve  bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com 

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış