Musa Merdanoğlu Hayatı ve Şairliği


 

 

Musa Merdanoğlu

               Bana göre halk ozanı önce Hakk’ın ozanı olmalıdır. Hakk’ın ozanı olmayan halkın ozanı olamaz.”

Kaynaklar onun 1939 yılında Şarkışla’nın Kaymak köyünde doğduğunu yazar. Fakat şairin esas doğumu 1934 yılındadır. Nüfus kayıtlarına 1939 yılında geçtiği için resmi evraklarda doğum tarihi 1939 olarak gözükmektedir.   Asıl adı Musa Merdanoğlu’dur.  

Şair, Alevi Bektaşi şiir geleneğini canlı olarak yaşatan bir muhit içinde yetişmiştir. Dedelerin ve zakirlerin çalıp söylediği toplantılar içinde yetişmişti. Bu yöre pek çok halk ozanın yetiştiği Âşık Veysel’in de yetişmiş olduğu bir muhit olan Sivas’ın Şarkışla, Yıldızeli ve Altınyayla ( eski adı ile Tonus ) ilçeleri arasına yayılmış elli altmış civarında köyden oluşan Emlek Yöresidir.  [1]

Âşık Veysel’in köyü Sivrialan, onun köyüne yakındır. Emlek Yöresi denilen yörede kırka yakın alevi köyü bulunmaktadır.  “Şarkışla/Emlek yöresi yüzyıllar boyunca çok ünlü âşıklar yetiştirmiştir. [2]Bu yöre  ilk öncesinde   Pir Sultan Abdal  son asırlarda ise  Kemter Baba’ın  mayaladığı en önemli âşıklık ocaklarımızdan birisi olmaktadır.  Aşık Veysel  de dahil olmak üzere  Şarkışlalı Aşık Veli  ,  Pir Sultan Abdal'Aşık Agahi Kul Sabri, Şarkışlalı Talibi Çoşkun Ali İzzet Özkan, Serdari, Aşık Hüseyin, İzzeti,  Şarkışlalı Aşık Devrani ve adı yeterince duyulmamış yüzlerce ozanı yetiştiren kültürel bir sahadır. Emlek yöresindeki bu ozanların    her birisi diğerinin etkisindedir. Çünkü hepsi de  Alevi Bektaşi Tekke ve Tasavvuf Şiiri geleneği Ozanlarıdır. Musa Merdanoğlu, işte bu kültür ortamı içinde büyümüştür.

 Okula gitme olanağı bulamadığından okuma yazmayı sonradan öğrenip ilk ve ortaokulu bitirdi. Âşıklık geleneğine ve halk şiirine küçük yaşlarda ilgi duymuş yöresindeki gelenekler içinde yöredeki ozanlardan ve anonim çevrelerden şiir, türkü ve nefesler öğrenmiş ve söyleyerek büyümüştü. Bu yıllarda öğrendiği âşıklık geleneğini şu şekilde ifade eder. “ 7 yaşımdan 25 yaşıma kadar cemlerde bulundum. Çok sayıda dedeler ile âşıklar ile muhabbette bulundum.” [3]  Cem meclislerinde ve Alevi Bektaşi dergâhlarında zakirlerden ve ozanlardan şiirler dinleyerek büyümüştü. Bu meclislerde şiirleri sık sık okunan Virani, Harabi, Hatayi, Pir Sultan Abdal , Noksani Baba, Agahi Baba ve Yunus Emre’den  etkiler taşıyarak yetişiyor bu ozanların şiirlerine aşina olarak büyüyordu. Nitekim şiirlerinde de bu şairlerden aldığı etkileri izlemek mümkün olacaktır.  Bu meclislerden edindiği heves ile şiirler yazmaya kendi ifadesine göre de 13 yaşında başlamıştı. “ Şiir yazmaya 13-14 yaşlarımda başladım. Bizim köyde eskiden cemler olurdu, dedeler gelir her köyden misafirler gelirdi bizim çocukluğumda olabildiğine temiz itikatlar vardı. Bu itikatlar ile dolu dolu gönül taşıyordum.” [4] Bu ifadesinden anlaşıldığı gibi şiire on üç yaşında başlayan ozan bu yaşta şiire başlamasını bir başka sebebe daha dayandırtmaktadır. Bu ise bade içme hadisesidir.  ( Bkz:BADE İÇME RÜYADA AŞIK OLMA GELENEĞİ VE ÖZELLİKLERİ-  Bade ve Bade içmek ( Divan ve Halk Şiirinde )

Musa Medanoğlu  Badeli âşıklardan biri olduğunu iddia eden ozanlarımızdan birisidir. “13 yaşlarında çobanlık yaparken uyuduğunda, rüyasında aksakallı bir pir gördü. Pirin uzattığı şerbeti içemeden uyanmasına karşın kendisinde bir değişiklik olduğunu far ketti. Birkaç gün kimseyle konuşamadı. O dönemden sonra şiir söylemeye başladı.” [5]

Musa Merdanoğlu, Kurucularından olduğu Cem Vakfı’ndan Ayhan Aydın ile yaptığı söyleşide kendisinin başından geçen Bade içme olayını şu şekilde aktarmıştır. “Bir gün dağda hayvanlarımızı otlamaya götürmüştüm, hayvanları bir suyun başında suladım, onlar bir tarafa ben de bir tarafa yatmıştım. Yarı ayık yarı uykulu olduğum halde yanıma aksakallı bir pir geldi; olabildiğine bana bağırdı, senin aşık olduğun kızı getirdim, dedi. Yanında dünya güzeli bir kız vardı. Pir elindeki tası uzattı; al bunu iç dedi, ben içmem, kimseye aşık değilim, dedim. O arada aramızda kavgaya tutuştuk ben birikmiş suyun içerisine düşmüşüm. Ayıldığımda yanımda kimse yoktu, dilim tutulmuştu. Köye koşarak geldim ama konuşamıyordum. Rahmetlik babam karşı köydeki Hamit Hoca’ya gitmiş hoca peri yeli dokunmuş demiş, bana kocaman bir muska taktılar. İşte o günden beri ben şiir söylemeye başladım.” [6]

Kış aylarında iş bulmak için Çukurova’ya gidiyordu. Bir süre Adana’da çeşitli fabrikalarda çalışmıştı.

Âşıklık geleneğine başlamasında etkili olan bir başka olay ise yaşadığı bir aşk macerası olmuştu.  Olmayacak bir aşk tutulmuş aralarında kan davası bulunan bir kıza âşık olmuştu. 18 yaşlarındayken tutulduğu bu aşka kavuşma imkânı yoktu, kan davası ve düşmanı olduğu gerekçesiyle sevdiği kızla birlikte olamadı.[7]

Bazı kaynaklar onun 1961 yılında ailesi ile birlikte Ankara'ya göç ettiğini Kendisi ise bu yıllarda askerlik görevini, yaptığını yazmaktadır. Doğum tarihine göre bu yıllarda askerlik yapması mümkün iken bu tarihte Ankara’ya gitmiş olması konusunda bir çelişki bulunmaktadır.  Bu çelişki Ayhan Aydın ile yaptığı bir röportajda kendi ifadelerinden çıkmaktadır. “ Çocukluk dönemim çok acılar ile geçti. 25 yaşıma kadar köyde kaldım. Dedem şehit düşünce ebem babamı bir kızla nişanlamış, babam daha 13 yaşındaymış. Köyümüzün Halil Ağası iki karısı olduğu halde babamın nişanlısını zorla kaçırmış, babam tekrar annemle evlenmiş bizleri meydana getirmişler.” [8] Bu çelişkiler ozanın doğum tarihinin geç yazılmasından ve nüfus kayıtlarına göre yapılan yanlışlıklardan kaynaklanmaktadır.

 Buna mukabil o yıllarda veya birkaç yıl sonra kendisinin de Ankara’ya gelip yerleştiği Babası ile birlikte Türkiye Millet Meclisi'ne odacı olarak girdiği anlaşılmaktadır. Nitekim TBMM deki bu görevinde emekli olana kadar kalacaktır. Bu görevinde okuma yazmasını ilerletmiş ilk ve ortaokul diplomalarını da dışarıdan girerek almıştır.   Âşık Musa Merdanoğlu, 1992 yılında Cem Evleri Yaptırma Derneğinin yapılmasına bizzat öncülük etti. [9]

1994 yılında da buradaki görevinden emekli olur. [10]

 

Ozanlık Kişiliği

Şiirleri değişik gazete, dergi ve araştırmada yer alan Âşık Merdanoğlu, hemen her konuda şiirler yazmıştır.

Merdanoğlu çok farklı konulara değinen, çağdaş sorunlar ile alakalı bir şairdir. Virâni, Harâbi, Hatâyi, Pir Sultan, Noksâni Baba, Agâhi Baba ve Yunus Emre’den çok etkilendiğini  kendisi de ifade ettiği gibi yazdığı şiirlerde de onların yolundan gittiğini belli eder.  Fakat onu yetiştiren asıl ekol Kemter Baba, İğdecikli Âşık Veli, Ağahi ve  Harabi Baba olmaktadır.  Bu nedenle şiirlerinde diğer bir çok Alevi Bektaşi şairler gibi Ehlibeyt ve 12 İmam'a Hz Ali Hasan ve Hüseyin’e olan sevgi, Hacı Bektaş-ı Veliye duyulan saygı, tarikata erkânı gibi konulara değinen şiirler yazmıştır.

Konya Âşıklar Bayramına başından beri katılan âşıklardan biri olan Merdanoğlu’nun birçoğu da toplumsal aksamları dile getirdiği taşlamalardan oluşmak üzere çeşitli konularda yazılmış “ yaklaşık 700 şiiri bulunmaktadır.”  [11] Ozanlık yaşamı boyunca çok sayıda ödüller almıştır. “Kazakistan cumhurbaşkanından Kazakistan’da oranın ozanlarıyla yarışmamda birincilik ödülü verildi. Türkiye’mizde Cumhurbaşkanı Sayın Demirel tarafından birincilik ödülü verildi. Konya’da sayısız birincilik ödülleri aldım. Aşık Veysel ödülleri aldım, sayamayacağım kadar ödüller aldım.” [12]

Merdanoğlu şiirlerinde ölçü veya ahenk gereği  “Musa Merdanoğlu, Merdanî, Âşık Merdan" gibi birden fazla mahlas kullanan bir şairdir. Bazı şiirlerinde ise Âşık Musa, Musa şeklinde asıl adını da kullanmıştır.  Fırsat buldukça Âşık Veysel ve Âşık Ali İzzet ile değişik şehirlere gidip gelmiş onlarla birlikte aşık meclisleri kurmaya çalışmıştır.

Merdanoğlu çok sayıda ödül alan bir âşıktır. Abdullah Çağrı ELGÜN ‘ün  kaydettiğine göre “On yedi altın, yedi gümüş,  yirmi beş pilâket(plaket), sayısız belge ile on iki birincilik, on iki ikincilik, iki üçüncülük ödülüne layık görülmüştür.”[13]

Buna rağmen Merdanoğlu topluma dönük, sosyal faydayı amaçlayan, sağlıksız düzeni, yolsuzlukları, ahlaksızlıkları, adam kayırmayı vb eleştiren, taşlayan bu açıdan da  Mahzuni Şerif’i izleyen bir ozandır. Atatürk ilkelerine bağlı,  Cumhuriyet ideallerine sahip çıkmaya çalışan bir şair olmak istemiştir. TBMM çalıştığı için birçok siyasi olaya ve vekil tipi ile karşılaşmış, gördüğü yolsuzlukları, sahtekârlıkları, işgüzarlıkları, adam kayırmacılığı, partizanlığı vb eleştirmiş taşlamıştır.

Musa Merdanoğlu, şiirlerinin bir bölümünü “ Ozanın Feryadı”  (2002) adlı kitapta toplamıştır.[14]

 

Şiirleri  ( Bkz Tüm şiirleri  Musa Merdanoğlu Şiirleri )

 

 Önemli Halk Ozanlarımız ( İlgilendiğiniz isme tıklayınız )

Kayıkçı Kul Mustafa  Katib , Erzurumlu Emrah  Erzurumlu Aşık Sümmani  ,  Divriğili Deli Derviş Feryadi ,  Aşık Yemini Derviş Muhammet ( Malatya- Arguvan) ,  Aşık Ferrahi ,  Kağızmanlı Hıfzı  ,  Musa Merdanoğlu  ,  Posoflu Aşık Müdami  Deliktaşlı Ruhsati , Âşık Zülali,  Âşık Şenlik,  Ercişli Emrah  ,  Âşık Ardanuçlu Efkari, Şarkışlalı Âşık  Şarkışlalı Talibi Çoşkun ,  Kaygusuz Abdal  ,  Kul Himmet Üstadım , Arapgirli Aşık Fehmi Gür,  Tokatlı Nuri



KAYNAKÇA

 

  • [1]  Kutlu Özen, “Emlek Yöresinde Tutulmuş Bir Cönkte Geçen Halk Şairleri”, https://www.kutluozen.com/default.asp?part
  • [2] Dr.Doğan Kaya, Sivas’ta Aşıklık Geleneği,Sivas-1998, s. 82-85
  • [3] Ayhan Aydın , “Musa Merdanoğlu”, https://www.cemvakfi.org.tr/ozanlar/
  • [4] Ayhan Aydın , “Musa Merdanoğlu”, https://www.cemvakfi.org.tr/ozanlar/
  • [5] https://www.ozanlar.biz/merdanoglu.html
  • [6] Ayhan Aydın , “Musa Merdanoğlu”, https://www.cemvakfi.org.tr/ozanlar
  • [7] https://www.ozanlar.biz/merdanoglu.html
  • [8] Ayhan Aydın , “Musa Merdanoğlu”, https://www.cemvakfi.org.tr/ozanlar/
  • [9] https://www.gercekilim.com/musamerdanoglu1.htm
  • [10] DOÇ. DR. CEM ERDEM, http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/merdanoglu-musa-merdanoglu
  • [11] https://www.ozanlar.biz/merdanoglu.html
  • [12] Ayhan Aydın , “Musa Merdanoğlu”, https://www.cemvakfi.org.tr/ozanlar
  • [13] Abdullah Çağrı ELGÜN, http://musa-merdanoglu.blogspot.com/2018/07/musa-merdanoglunun-kitabi-ozanin.html
  • [14] https://www.nadirkitap.com/ozan-in-feryadi-asik-musa-merdanoglu-kitap5036754.html
Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış