Neşet Ertaş Hayatı ve Sanatçı Kişiliği


 
 
 

NEŞET ERTAŞ 
 
 

( D. Kırşehir, 1938 – Ö. İzmir, 2012.)  Kırşehirli mahalli sanatçı, usta halk ozanı, saz şairi ve yorumcusudur.

Kırşehirli mahalli sanatçı olarak tanınan Neşet Ertaş, Orta Anadolu türküleri ve bozlaklarını söylemek, çalmak ve üretmek konusunda son yüzyılın en önemli isimlerinden biridir. Gerek saz çalma yeteneği gerekse getirdiği yorum ve icraları ile ün yapmış, mahalli sanatçılarımızdan biridir.

Neşet Ertaş i, 1943 yılında Çiçekdağı'na bağlı eski adıyla Adallar, yeni adıyla Gırtıllar köyünde doğmuş, [1]yedi kardeş içinde ailenin 2. Çocuğudur. Dedesi Zurnacı Ahmet, [2] babası çok ünlü bir halk ozanı olan Muharrem Ertaş’tır. Annesinin adı ise Döne’dir.  [3]Kardeşleri içinde kendisinden başka  Halk müziği ile ilgilenen yoktur. Ertaş, ilkokula gittiği yıllarda babasından önce keman, sonra da bağlama çalmayı öğrenir. [4]

Müzisyen bir aileden gelen Neşet Ertaş 5-6 yaşlarında babası Muharrem Ertaş ile birlikte gittikleri düğünlerde babasına kemanla eşlik ederek babasının yanında yetişmiştir. Geçimlerini düğünlerde aldıkları paralardan temin eden baba oğul Ertaş'lar 8 yıl boyunca Kırşehir, Nevşehir, Niğde, Kırıkkale, Keskin, Yerköy, Kayseri, Yozgat ve köylerini gezerek bu işi sürdürmüşlerdir. [5] Neşet Ertaş, bu işlerle uğraşmaktan okula gitmemiştir. İlkokula iki yıl devam etmiş daha sonra da bırakmıştır.  Okumayı yazmayı daha sonra öğrenecektir.

Babası ile sürdürdükleri bu gelenekten sonra henüz çocuk yaşta annesi Döndü Hanım’ı kaybetmişti.14 yaşında çalışmak için İstanbul'a gider. Neşet Ertaş, burada karın tokluğuna çalışacağı bir işe dahi razıdır. Fakat kaderi ona hayat öyküsünü yazacağı bir kapı açacaktır.  Sanatçı bir gün Şençalar Plak adında bir şirkete gider. Şirketin sahibi olan Kadri Şençalar Neşet Ertaş'ı dinler ve çok beğenir. Bu hadise onun hayatı için bir dönüm noktası olacaktır. Bu sayede ''Neden Garip Garip Ötersin Bülbül'' adlı ilk plağı 1957 yılında Şençalar plak tarafından piyasaya çıkarılır.[6]Neşet Ertaş, bu arada Beyoğlu'nda bir gazinoda da sahneye çıkmaktadır. 

İki yıl İstanbul'da çalışan Neşet Ertaş, daha sonra Ankara'ya gelir ve sahne hayatı burada da devam eder. Ankara’da çalıştığı Kazablanka Gazinosu’nda tanıştığı Leyla Hanım ile hemen evlenirler. Neşet Ertaş, Ankara’da iken Ankara’da bağlama ustası Mustafa Çağlıyan’ın yanına çırak olarak girerek iyi bir bağlama ustası olur. Daha sonra üstadının yardımı ile de radyo evine girecektir.[7]

Leyla Hanım ile yaptığı evlilikten İki kız bir erkek çocukları olur. Ama bu evlilik mutlu sürmemektedir. Neşet Ertaş, askere gider. 1962'de İzmir Narlıdere'de askerliğini yapan Neşet Ertaş, askerlik dönüşünde Leyla Ertaş ile süren 7 yıllık evliliğini bitirip ayrılır. Fakat askerlik dönüşünde saz çalma ve söyleme kabiliyeti sayesinde artık tanınmaya başlamıştır. Leyla Hanım ile ayrılsa da yeniden evlenecek ama bir süre sonra yeniden ayrı yaşamaya başlayacaktır. Bu sıralarda oldukça tanınan bir icracı olmaya başlamıştır. Plak üzerine plak yapmaya başlamış, şehir şehir, konser konser dolaşır olmuştur. Beste ve plaklarıyla meşhur olan Neşet Ertaş, artık her yerde aranan bir sanatçı olmuştur. Özellikle orta Anadolu düğünlerinin değişmez sanatçısı haline gelir. Saz çalıp söyleme dışında derlemeciliğe de başlamış, kendi derlediği türküleri söylemeye özen göstermiştir. Bu derlemelerin yanı sıra kendi yapıtı olan güfte ve besteler de yapmaya başlar. Fakat bu yıllarda alkole başlamış, sıhhati de bozulmaya yüz tutmuştur. TRT’den istediği gibi okumasına izin verilmediği için ayrılır fakat bu yıllarda başına garip bir hadise gelecektir.

1978 yılında parmakları felç olur. Müzisyenlikten başka mesleği de olmadığı için işsiz ve parasız kalır. Çok perişan bir hale gelen Neşet Ertaş, tedavi olacak parayı dahi bulamaz Çareyi 1979'da Almanya'da bulunan kardeşinin yanına gitmekte bulan Neşet Ertaş, tedavisini de orada yaptırır. Eşinin yanında olan üç çocuğunu da  yanına aldıran sanatçı mesleğine  Almanya'da tekrar başlar.[8]Türklerin bulunduğu yerlerde gazino ve düğün salonlarında çalıp söyleyen popüler bir âşık olmuştur. 

Kaset ve sahne çalışmalarına Almanya'da devam eden sanatçı, kendisi okula gidemediğinden dolayı çocuklarının okumaları için elinden geleni yapar. Bir oğlu ve iki kızı olan sanatçı; oğlunu hem üniversitede okumakta  hem de iyi bir müzisyen olarak yetiştirmektedir. Evli olan kızı da eşiyle birlikte üniversitede öğrenim görmektedirler.

Neşet Ertaş'a babasının hayatı ve sanatı ile ilgili bir soruya; "Babam Kırşehir'den çıkmış, Keskin"e gelmiş, anamınan evlenmiş. Çiçekdağı'nın Gırtıllar eski adıyla Abdallar köyü denilen yirmi haneli küçük bir köye gelip yerleşmiş. Ben o Abdallar yeni adıyla Gırtıllar köyünde dünyaya gelmişim. Babam sazıylan sesiylen tanınmış engin gönül, hoşgörüsüyken sevilen bir sanatçıydı. Saz çalmasını Yusuf Usta'dan öğrenmiş. Geçinmemizi sazıyla temin ederdi. Anamı Keskin'den almış, kendisi Kırşehirli olmasına rağmen uzun yıllar Keskin'de kalmış, Hacı Taşanı yetiştirmiş. Kırıkkale ve Yozgat'ın köylerini, İç Anadolu'nun birçok köylerini sazı omzunda gezmiş, her yerde Türküler avazlar bırakmış. 5-6 yaşımda babam beni yanına aldı. Gittiği yerlere beni de götürürdü. Birlikte 8 yıl Yozgat, Kayseri, Niğde, Nevşehir, Kırıkkale, Keskin ve Yerköy'ü köyleriyle beraber gezip düğün çalardık. Geçimimizde verilen bahşişlerden olurdu."[9] En sonunda Kırşehir'e gelmiş 1980 de mi 1981 de mi rahmete kavuşmuş oldu." Şeklinde cevap vermiştir.

Neşet Ertaş, bağlama çalmaya kaç yaşında başladınız sorusuna ise; "Ben dünyaya geldiğimde sazı göbeğime koymuşlar'' şeklinde cevap vermiştir. Bağlama öğrenmesinde babasının çok etkisi ve emeği olduğunu söyleyen sanatçı, Bayram Aracı, A. Gazi Ayhan, Refik Başaran gibi bağlama ustalarını da çok beğenerek dinlediğini ifade etmektedir. Sanatçı; bir bağlamada hangi özellikleri arıyorsunuz? Şeklindeki sorumuza ;
"Oyma saz ve çok perdeli olsun." diye cevap vermiştir.[10] sözleriyle cevap vermiştir. 

Süleyman Demirel’in Cumhurbaşkanlığı sırasında ona  “devlet sanatçılığı' unvanı verilmek istenmiştir. Fakat “devlet sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık geliyor” diyerek teklifi kabul etmemiştir.  Unesco Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi kapsamında yapılan ulusal envanterlerden Yaşayan İnsan Hazineleri Türkiye Ulusal Envanterine alınarak yaşayan insan hazinesi kabul edilen Ertaş, 25 Nisan 2011 tarihinde İTÜ Devlet konservatuarı tarafından fahri doktora ödülüne layık görülmüş,[11] bağlamadaki tavrı ve türküleri konservatuarlarda ders olarak okutulmuştur.[12]

 

Çocuklarının eğitimi ve sanatsal çalışmalarından dolayı uzun bir süre Almanya'da kalan sanatçı, 2000 yılında İstanbul'da verdiği konserle sahne hayatına geri dönmüştür. 

Türk Halk Müziği sanatçısı, besteci ve söz yazarı Neşet Ertaş, İzmir'de tedavi gördüğü Medical Park İzmir Hastanesinde 24 Eylül 2012 günü vefat etmiştir.[13]

 
 

SANATÇI KİŞİLİĞİ


 Neşet Ertaş, etkilendiği tek kişinin babası Muharrem Ertaş olduğunu söylemiştir. Kendi ifadesi ile bunu şu şekilde ifade eder; "Babamla ben aynı ruhun insanlarıyız."

Bağlamalarını da oyma tekne yapan ustalara yaptırmayı tercih eden sanatçı, bağlamalarına da 7 tel takıp, kendi sesine göre akort yaptığını söylemektedir.

Sanatçı tam bir bağlama ustasıdır. Onun bağlamasındaki bazı sesleri, başka bağlamalarda duymak mümkün olmamıştır. Sanatçı bunu bağlamasındaki perde ayarlarını kendisinin yapmasından kaynaklandığını söylemiştir.Sanatçının çok sayıda bestesi bulunmaktadır. Onun bazı eserlerini Gülşen Kutlu, Nezahat Bayram, Neriman Altındağ Tüfekçi de seslendirmişlerdir.

Neşet Ertaş, kendisine ait türkülerinin son kıtalarında birçok zaman "GARİP'' mahlasını kullanmış, bazen da mahlas dahi kullanmamıştır.  Sanatçı  en çok babası gibi bozlak türünde söylemiş, türküler ve ağıtlar da dile getirmiştir. Sanatçı şimdiye kadar sazı ile hiç bir sanatçıya eşlik etmemiş kendi çalıp kendi söylemeyi tercih etmiştir.

Neşet Ertaş, sevgiliye duyulan aşk ve özlem konularını işlemiş, bazı şiirlerinde doğa gurbet ve insanlara belli mesajlar vermeye çalışan şiirler de yazmış ve okumuştur. Allah aşkı, insan hakkı ve sevgisi, ana ve babaya duyulan özlem, ilim ve cehalet, memleket hasreti, ölüm gibi konular da şiirlerinde zaman zaman görülen konulardır.
"Aşık Veysel'in yolundan gitmeye çalıştığını dile getiren Neşet Ertaş’ın en sevdiği ve etkisi altında kaldığı ozanlar Babası ile Aşık Veysel ‘dir.

Sanatçı parmaklarından rahatsız olduktan sonra önce kendisi sonra da tüm ailesini Almanya'ya taşımış, orada da çalışmalarına devam etmiştir.

Neşet Ertaş Türkiye'de Halk Müziğinin son zamanlarda yetiştirdiği önemli ses , saz, ve güfte yazarlarından birisidir.  


Halk müziğine büyük emeği geçmiş bir sanatçı olarak TRT ve Kültür  Bakanlığı'nın size gösterdiği ilgiden memnun musunuz? Sorusuna verdiği cevap : "Hayır memnun değilim. Muzaffer Sarısözen 14 yaşımda iken beni mektupla çağırır, misafir olarak çaldırır, okuturdu. Daha sonra imtihanla mahalli sanatçı olarak radyoya girdim. 23 sene her ay 2 program yapardım. Halk müziği yöneticilerinden çok bencil insanlar vardı. Beni çıkardılar, istediğim gibi çaldırıp söyletmediler. Ben de terk ettim." diye cevap vermiştir. 

Neşet Ertaş'a," sizin ve babanızın hakkında herhangi bir araştırma yapıldı mı? "diye sorulduğunda verdiği cevap ise şu şekildedir:"Benim hakkımda, yani bana sorulmadı. Ama babamın hakkında kendisinden soranlar olmuştur." diye cevap vermiştir.

Orta Anadolu türkülerini ve bozlaklarını en iyi yorumlayan mahalli sanatçılardan biri olan Neşet Ertaş'ın eserlerinin ve müzik çalışmalarının bilinmesinin gerekliliği ile birlikte sanat hayatının ve kendisinin yaptığı müzik hakkında düşünce ve yorumlarının da bilinmesi gerekmektedir.

 

Belgesel

  • Can Dündar, Garip: Neşet Ertaş Belgeseli, Kalan Müzik
  • TRT İç Yapım, Bozkırın Tezenesi, TRT

 

Albümleri[14]

 

  • 1957 - Neden garib garib ötersin bülbül
  • Çoban
  • 1957-1979 Yılları arasında Kendisinin bile bilmediği birçok plak albüm yapmıştır.Bazıları Şunlardır;
  • Hareli Gelin
  • Diloylu Halay Havası
  • Varıp Bir Kız On Yaşına Değince
  • Şeytanın Atına Binip Yeldirme
  • Bir Leyla Misali
  • Yardan Tatlısı Bulunmaz
  • Engeller Koymuyor Yar Sana Varsam
  • Ceylan
  • Vefasız Yar Aşkına (vay bana vah bana)
  • Kıbrıs Destanı (Kıbrıs Barış Harekatından Sonra Yazmış Olduğu Türküsü)
  • Giyindim Kuşandım Gittim Düğüne
  • Aşk Elinden Ağlayan
  • Sar Leyla Leyla(ayrıldığı karısına yazmıştır)
  • Hasta Düştüm
  • Tor Şahin Misali
  • Uyma Sakın

Albümleri;

  • 1960 – Gitme Leylam
  • 1979 – Türküler Yolcu
  • 1985 - Sazlı Oyun Havaları
  • 1987 - Türkülerle Yaşayan Efsane Deyişler Bozlaklar Türküler
  • 1988 – Gönül Ne Gezersin Seyran Yerinde
  • 1988 – Kendim Ettim Kendim Buldum
  • 1988 – Kibar Kız
  • 1989 – Hapishanelere Güneş Doğmuyor
  • 1989 – Sazlı Sözlü Oyun Havaları
  • 1990 – Gel Gayri Gel
  • 1992 - Şirin Kırşehir
  • 1993 – Kova Kova İndirdiler Yazıya
  • 1995 – Seçmeler 2
  • 1995 – Seçmeler 3
  • 1995 – Seher Vakti
  • 1995 – Altın Ezgiler 3
  • 1995 – Benim Yurdum
  • 1997 - Nostalji 1
  • 1998 - Ölmeyen Türküler 2
  • 1999 - Ölmeyen Türküler 3
  • 1998 – Gönül Yarası
  • Neşet Ertaş Külliyatı 15 Seriden oluşmaktadır.
  • 1999 – Zülüf Dökülmüş Yüze 1 Kayıt tarihi:1969-1974
  • 1999 – Gönül Dağı 2 Kayıt tarihi:1969-1974
  • 1999 – Muhur Gözlüm 3 Kayıt tarihi:1969-1974
  • 1999 – Zahidem 4
  • 1999 - Neredesin Sen
  • 2000 - Garibin Dünyada Yüzü Gülemez 5 Kayıt tarihi:1969-1974
  • 2000 - Niye Çattın Kaşlarını 6 Kayıt tarihi:1969-1974
  • 2000 - Çiçekdağı 7 Kayıt tarihi:1969-1974
  • 2000 - Ayaş Yolları 8
  • 2000 - Sevsem ÖLdürürler 9 Kayıt tarihi:1974-1986
  • 2000 - Ağla Sazım 10 Kayıt tarihi:1974-1986
  • 2000 - Hata Benim 11
  • 2001 - Dostlara Selam 12
  • 2001 - Sabreyle Gönül 13
  • 2002 - Yar Gönlünü Bilenlere 14
  • 2005 - Vay Vay Dünya 15
  • 2003 - Gurban Olduğum
  • 2008 - Neşet Ertaş 2008

 

Önemli Halk Ozanlarımız ( İlgilendiğiniz isme tıklayınız )

Kayıkçı Kul Mustafa  Katib , Erzurumlu Emrah  Erzurumlu Aşık Sümmani  ,  Divriğili Deli Derviş Feryadi ,  Aşık Yemini Derviş Muhammet ( Malatya- Arguvan) ,  Aşık Ferrahi ,  Kağızmanlı Hıfzı  ,  Musa Merdanoğlu  ,  Posoflu Aşık Müdami  Deliktaşlı Ruhsati , Âşık Zülali,  Âşık Şenlik,  Ercişli Emrah  ,  Âşık Ardanuçlu Efkari, Şarkışlalı Âşık  Şarkışlalı Talibi Çoşkun ,  Kaygusuz Abdal  ,  Kul Himmet Üstadım , Arapgirli Aşık Fehmi Gür Tokatlı Nuri 

 

Şiirleri

 


KAYNAKÇA 

 

  • [1] Anonim, Neşet Ertaş, h.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=202, son erişim, 12-11- 2012
  • [2] Neşet Ertaş’la yapılan son Röportaj,.gazetea24.com/haber/neset-ertas-son-roportajini-neset-ertasin-hastaligi_
  • [3] https://uzuncorap.com/2012/09/25/kendi-el-yazisiyla-neset-ertasin-hayat-hikayesi/
  • [4] https://www.trtturk.com.tr/haber/neset-ertas-ozel-bu-aksam-tsi-2300te-trt-turk-ekranlarinda.html
  • [5] https://www.iskenderiye.com/turku_sozleri/owner.asp?sirano=1733&offset=0
  • [6] https://www.turkuler.com/ozan/NESET.asp
  • [7] https://gececi40.tr.gg/NESET-ERTAS-HAYAT%26%23304%3B.htm
  • [8] Neşet Ertaş’la yapılan son Röportaj,.gazetea24.com/haber/neset-ertas-son-roportajini-neset-ertasin-hastaligi_963069.html
  • [9] https://www.turkuler.com/ozan/NESET.asp
  • [10] https://www.turkuler.com/ozan/NESET.asp
  • [11]  https://www.hurriyet.com.tr/kultur-sanat/haber/21549013.asp
  • [12] https://tr.wikipedia.org/wiki/Ne%C5%9Fet_Erta%C5%9F
  • [13] https://www.zaman.com.tr/gundem_neset-ertas-hayatini-kaybetti_1349905.html
  • [14] https://tr.wikipedia.org/wiki/Ne%C5%9Fet_Erta%C5%9F
Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış