Noksani - Aşık Zakiri- Ahmet Kaynar- 1899- 1972 Sivas, Kangal

Ekleyen : ESA , 21 Ekim 2016 Cuma aaa Beğen
 Noksani -  Aşık Zakiri- Ahmet Kaynar- 1899- 1972 Sivas, Kangal
 
Edebiyatımızda mahlası Noksani olan  çok sayıda Aşık Noksani vardır. Bunlardan bazıları Güvençli Noksani, Çorumlu Noksani, Erzurumlu Noksani (-1872), Hodlu – Artvin- Noksani (1922-1964), Güplüceli Noksani (1902-1977), Posoflu Noksani (1857-1940), Davulkulu Noksani (1919-1971), Arguvanlı Noksani (1934) ve Harızlı Noksani (1936-2003) 
 
Bu noksaniler içinde en önemlileri ise  Hodlu- Erzurumlu ve Kangallı Noksanilerdir.
 
Bu yazımızda ele aldığımız Noksani: Ruhsati koluna mensup , Aşık Mesleki’nin yetiştirmesi[1] Kangallı Erzurumlu ve Hodlu ( Artvin) Noksani'den ayrı bir âşık olan Kangallı Noksani’dir. Kangallı Noksani, kimi kaynaklara göre Kars’ta doğmuş, Kangal’ yerleşmiş ve 5 Mayıs 1972 de Kangal'da ölmüş olan Noksani’dir.
Asıl adı Ahmet Kaynar, olan Kangallı Noksani,  nüfus kayıtlarına göre  1899'da Sivas'ın Kangal ilçesinde doğmuştur. [2] Fakat bazı kaynaklara göre Ahmet Kaynar,- Noksani veya diğer mahlası ile Zakiri,- Kars'ta doğmuş fakat daha sonra ailesi ile birlikte gelip Kangal’a yerleşmişlerdir. Bu nedenle bazı araştırmacılar Kayıtlarda Kangal'da doğduğu geçmesine karşın ailesiyle birlikte Kangal’a göçtüğünü iddia etmektedir. [3]
 
Yoksul bir ailenin yaklarından özürlü bir çocuğu olan Noksani herhangi bir eğitim almamış ve cahil büyümüştür. Ancak sonradan kısmen okumayı öğrendiği hatta zaman zaman imamlık yapabilecek kadar da dini bir eğitim aldığı ortaya çıkmaktadır. On yaşında iken   annesini, 14 yaşında iken de  babasını yitirince dayısının yanında büyümüş kendisi gibi on dört yaşında iken  yetim kalan[4]   Aşık Mesleki ile  belki de bu nedenle iyi bir dostluk kurmayı başarmıştır.  Âşıklık geleneğini küçük yaşlarda öğrenmeye başlar. Knedisi gibi yetim büyüyen Melseki ile yolları birleşir. Önceleri usta malı türküler söyleyen Noksani’ye ilk bağlama derslerini Aşık Mesleki (1848-1939) vermeye başlamıştır. Onun mahlasını ise her ikisinin de büyük ustası olan Aşık Ruhsati (1836-1912) vermiştir. Deliktaşlı Ruhsati   Noksani mahlasını verir. Çünkü Ahmet Kaynar ayaklarından noksan doğmuş bir âşıktır.  
 
 
Ayaklarından özürlü bulunduğu için ustası Ruhsati tarafından Noksani mahlası verilmiş olan Noksani;  Âşık Mesleki ile birlikte Ruhsati kolunun ilk önemli şairlerinden birisidir. Ruhsati Kolu’nun ilk ve en önemli âşıklarından birisi olan Noksani,  usta bir âşık olduktan sonra kendisi de bir çırak bulmuş,  Âşık Ali’ye ustalık ederek Ruhsati kolunun devamını sağlamıştır.
 
Kangalı Noksani  Ezurumlu İsmail Noksani ile  karıştırıldığından Zakiri  mahlasını da kullanmış,  sakat doğduğu için de her hangi bir işte çalışamamıştır. Buna rağmen zaman zaman bazı yerlerde bekçilik yapan Noksani,   bazı mescitler de imamlık da yapmış,  hayatı sıkıntı ve yoksulluk içinde geçtiği halde sanatı ve karakteriyle sevilen bir ozan olmuştur.  

Büyük Ustası gibi sosyal ve toplumsal onular değinmekten pek hazz etmeyen Noksani şiirlerinde  daha çok Aşk, gurbet, mutsuzluk ve doğa konularından söz etmiş, Ruhsati kadar önemli bir şair olamamıştır.  Noksani’nin, şiirlerinden bazıların b Eflatun Cem Güney “ Aşık Mesleki, Hayatı ve Şiirler” (1953) adlı kitabında ve Mesleki’nin şiirlrinden ayrı bir bölümde aktarmıştır.
 
 
Seherde uğradım, ben bir güzele,
 Taramış zülfünü, olmuş tel gibi.
 Bir bakışta aklım aldı başımdan,
 Ağzı şeker, dudakları bal gibi.
 
 Ahu gözlüm, görmek isterdim seni,
 Merhamet kıl, yakma ateşe beni.
 On sekizi tekmil eylemiş sini,
 Kaşlar kara, yanakları al gibi.
 
 Helkesini aldı, indi pınara,
 Sallanışı beni düşürdü, zara,
 Aman güzel yaktın sen beni nara,
 Uzun boylu fidan gibi dal gibi
 
Dedim ‘Aman nerelisin, necisin?’
Hem anamsın hem Zakir’e bacısın.
 Derdim çoktur, gören bana acısın.
 Gözlerinden akar yaşı sel gibi.
 
 (Kaya, 1996:32)
 
 
[2]İsmail Özmen, Alevi Bektaşi Şiirleri Antolojisi Kültür Bakanlığı Yayınları
[3] http://www.ozanlar.biz/kar-noksani.html


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...