Posoflu Aşık Müdami Hayatı


 

 

Posoflu Müdami
  

 d. 1918’Posof, Ö. ve 1968 Posof)

Badeli ve musannif halk ozanlarımızdan ve Kars’ın Posof ilçesinde doğmuş şairlerimizden birisidir.

1914–1968. Posof’un Varizna (şimdiki adı Demirdöven) köyünde doğan şairin asıl adı Sabit Yalçın’dır. Şair 1934'te Soyadı Kanunundan sonra  soyadını değiştirerek Ataman yapmıştır.

 Doğum tarihi bazı kaynaklarda 1918 olarak geçmesine karşın, oğlu Hikmet Arif Ataman, 1914 yılının doğru olduğunu söylemektedir[1]

Baba adı Kahraman, annesi ise Ferahnaz’dır.  Babası imamdır. Annesi Ferhanaz Hanım daha o üç yaşında iken vefat etmiş ve bu nedenle Müdami öksüz büyümüştür.  Babası onun eğitimi ile ilgilenmiş ona dini bilgiler vererek ilk eğitmeni olmuştur. Lakin annesinin ölümü üzerine babası kısa bir süre sonra yeniden evlenir. Üvey anne elinde büyümeye başlayan Müdami ile üvey anne arasında sorunlar çıkmaktadır.  Babası onu yetim olduğu için Ardahan Askerî Rüştiyesine (Ardahan Yetimler Okulu) yatılı olarak kayıt ettirir.  Müdami bu okulda eğitime başlar ancak Müdami dördüncü sınıfa gelince bu okul kapatılır. Böylece yeniden baba ocağına döner.

Dedesi Dursun, 93 Felâketi üzerine Malatya’ya göç etmişse de barınamayıp memlekete dönmüştür.[2]

Kaynaklar onun babasının Köy imamı olduğu kendisini de hafız olarak yetiştirdiğini yazmaktadır. Küçük yaşta annesini yitirmiş, bu yüzden babasıyla köy köy dolaşmış, bir süre Kars'taki yetimler okulunda öğrenim görmüş, okulun kapanması üzerine babasının yanına dönmüştür.

Fakat okul dönüşünde üvey annesi ile  yaşadığı sorunlar nedeni ile evden uzak büyümekte, daha ziyade dedesinin yanına sığınmaktadır.  Babası ise onu bir hafız olarak yetiştirmek istemiştir. Tüm bunlardan eski yazıyı öğrendiği, hafızlık ve imamlık yapacak kadar iyi bir dini eğitim aldığı sonuçlarını ortaya çıkarmaktadır. Bir  ara kendisi de hocalık yapmış gördüğü bir rüya üzerine saz çalmaya başlamıştır.

18. yüzyılda yaşamış olan Âşık Üzeyir, Ferhad, Feryadi gibi âşıklar Âşık Müdami’nin dedeleridir. Babaannesi tarafından Asik Üzeyir/Fakirî’ye baglI olması ozanları bol bir aileden gelmesi sebebi ile âşıklık ortamına oldukça yatkındır.  Buna mukabil dedeleri haricinde Kağızmanlı Âşık Cemal Hoca, Ardanuçlu Âşık Efkârî, Bardızlı Âşık Nihanî ve Yusufelili Âşık Huzurî’ Müdami’nin yetişmesinde etkili olan âşıklar olduğu anlaşılmaktadır. ( Bkz  PROF. DR. ALİ BERAT ALPTEKİN, http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/mudami-sabit-yalcin-ataman )

Aşağıdaki ağıt Müdami’nin Dedelerinden Üzeyir Fakîri’ye aittir.

Hey gardaşlar yanak yanak ağlayak 
Ülkemiz sultanı elden gidiyor 
Al yeşil döküp de kara bağlayak 
Al-Osman’ın şanı elden gidiyor

Ahıska’ydı burda ellerin hası 
Yakıldı ateşe şenliği naşı 
Kurtaluncaya dek çekecek yası 
Esir olmuş canı elden gidiyor

Kâfir Moskof’a başülke verilir 
Kesilir sınırlar korgan kurulur 
Yedi yerden Fakir belin kırılır 
İslâm’ın vatanı elden gidiyor.

Yedi yaşına dek doğduğu yerde yaşayan Müdami, babasının imamlık görevinden dolayı ailesiyle birlikte Ardahan’a göçmüştür. [3]Bir süre de medrese eğitimi görmüş olan  Arapça ve Farsça bilen Müdâmî ilkokulda öğrendiği Arap alfabesi ve Latin alfabesiyle okuyup yazabilen bir kişidir

Bir aralık iki gözünü yitirme tehlikesiyle karşılaşmış, doktorların çabalarıyla iyileşmiştir. [4]

On dört yaşında iken rüya görüp, bade içip Şemsinur adlı bir kıza âşık edildiğini ve badeli âşık olduğunu söylemektedir. Sonraki yaşlarında da  Şemsinur’u  araamktan ve sözünü ettiği Şemsinur ile kavuşma hayalinden   hiç vazgeçmeyecektir.  (Özsoy 2010: 1429-1430; 1934 yılında sazı eline alan Müdami, bir yandan çiftçilikle uğraşmakta, bir yandan dededen gelen halk öykülerini anlatmakta, şiirler  söylemektedir. Evlidir, dört çocuğu vardır. Müdami, bir süre de Cılavuz Köy Enstitüsünde saz öğretmenliği de yapmıştır.

7 ve 14 yaşlarında gördüğü rüyalarda bade içerek âşık olduğu rivayetlerinden yola çıkarak Müdami’yi badeli âşıklar kategorisinde değerlendirebiliriz. 1934’te 16 yaşındayken bağlama çalmaya başlayan Âşık Müdami usta malı türkü ve halk hikâyelerini Şavşatlı Yakup oğlu Tevfik Ustadan öğrenmiştir.[5]

İlk rüyayı gördükten sonra kendi halinde yaşayan ve çevrede Küçük Molla olarak bilinen Müdâmî, ikinci kez rüya görünce bir tahta parçasına at kıllarını dizerek saz yapar babasından gizli çalarmış. Bir gün tarlada Kotanla çift sürerken O zamanın ünlü aşığı Posoflu Yusuf Zûlâlî Baba elindeki sazı ile geçiyormuş. Küçük Molla Zülâlî’yi tanıyınca koşup önüne çıkmış. Başka bir yerde bir muamma tertip ettiğini ve kimsenin çözemediğini mümkünse bu muammayı kendisine de söylemesini rica etmiş. Yusuf Zûlâlî Küçük Mollayı başından savmak maksadıyla falan yerde fasıl yapacağını gel de orda dinle manasında sözler söylemiş. Bu sefer Küçük Molla ben oralara gelir sizin gibi koca bir aşığın muammasını çözersem siz harcanmış olur kabilinden sözlerle Yusuf Zûlâlî’yi ikna etmiş. Sonra da Yusuf Zûlâlî saz ile Müdâmî ise yerden aldığı bir dalı saz gibi tutarak söyleşmişler.[6]

Kars’ta askerliğini yaparken komutanı olan  Pertev Naili Boratav’dan ve daha sonra da tanıştığı her kişiden her konuda bilgi alarak hayatının sonuna kadar öğrenmeye devam etmiştir.

Halk şiirinin tüm türlerinde örnekler veren Müdami, 1966’da başlayan Konya Âşıklar Bayramına Âşık Efkari,  Aşık Reyhani   ve Murat Çobanoğlu ile birlikte katılmıştır. Yine aynı yıl türkü dalında Murat Çobanoğlu ile birlikte birinci olmuştur.[7]

Posoflu Müdami halk hikâyeleri anlatan, hatta halk hikâyeleri oluşturan hikâyecilerimizden birisidir. Kendileri hikâye oluşturan tasnif eden hikâyecilerimize musannif  denmektedir.

P.N. Boratav’a göre Posoflu Müdami de musannif hikâyecilerimizden birisidir. Pertev Naili Boratav ile bir ara karşılaşarak onunla Kars ta tanışan Müdami ona ALİ ŞİR HİKÂYESİNİ anlatmıştır. Boratav, Müdami’nin Ali Şir hikâyesini oluştururken Meşhur Çağatay Şairi  Ali Şîr Nevaî ’yi okuyup onun şiirlerinden ve hayatından etkilenip esinlenerek bu hikâyeyi oluşturduğu düşüncesindedir.

Fakat Boratav’ın bu değerlendirmesinden sonraki yapılan çalışmalarda Ali Şir Hikâyesi’nin diğer Türkî cumhuriyetlerinde de varyantlarının olduğu görülmüştür. Müdamî, basta Köroğlu Destanları olmak üzere birçok halk hikâyesini bildiği gibi, kendisi de birçok hikâye tasnif etmiştir. Bunlar: Öksüz Vezir, Şehzade Dürr-i Gilânî, Ali Şîr ile Gül, Yaralı Toplar, Seyf-i Zülyezen adlı hikâyelerdir.[8]

Ali Şir Hikâyesi’ni ilk kez Müdami tarafından oluşturulmuş, tasnif edilmiş olmasa bile Müdami’nin birçok halk hikâyesine manzum parçalar ekleyerek hikâyeleştirdiği barizdir. Ali Şir ile Gül hikâyesini tamamı ile tasnif etmemiş olsa bile Ali Şir Hikâyesinin Müdami varyantındaki manzum kısımların Müdami tarafından oluşturulduğu muhakkaktır

Ayrıca Ali Şir ile Gül Hanım Hikâyesi’nin Müdami’den tespit edilen varyantındaki en azından bazı epizotlarının Müdami tarafından oluşturulmuş olması gerektiğini de kabul etmeliyiz.

Müsannif bir halk hikâyecisi olmasının yanı sıra Müdami âşık şiirinin hemen her dalında şiirler söylemiş yetenekli bir ozandır. “Koşma, yedekli koşma, mâni, varsağı, destan, türkü, divan, selis, semai, kalenderi, satranç, vezn-i aher, rubai, sicilleme; terci-i bent ve muhammes dallarında yüzlerce şiir yazmış / söylemiştir. ( Bkz  PROF. DR. ALİ BERAT ALPTEKİN, http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/mudami-sabit-yalcin-ataman )  Satrnaç lebdeğmez gibi türlerde de çok başarılı olan Müdami atışma ve deyişme dallarında da oldukça usta bir şairdir.  Hayatı boyunca pek çok şair ile atışmalar da yapmıştır. ( bkz  Zülali - Müdami Muammalı Atışma )

 

Özellikle anlatıığı hikayeler ile dikkat çektiği gibi kendisi de hikaye oluşturabilen bir ozandır. Bu bakımdan Müdami’yi halk hikâyeleri oluşturan Musannif âşıklar kategorisinde de görmemiz gerekmektedir.

Kendi el yazısıyla kaleme aldığı iki defteriyle bazı mektupları ve fotoğrafları bulunan Müdamî üzerine birçok çalışma yapılmış, ancak hakkında birçok konu Helen karanlıkta kalmıştır.

Posoflu Müdamî, 8 Kasım 1968’de vefat etmiştir. Kendisinin ölümü özellikle Hikâye anlatma ve hikâye tasnif etme geleneği açısından son derece üzücü sonuçlar doğurmuştur.

HAKKINDA YAPILAN ÇALIŞMALAR

  • Alptekin, A. B. , E. Şimşek (1992). Posoflu Müdamî Bibliyografyası. Ankara: Kültür Bakanlığı Yay.
  • Alptekin, A. B., S. Sakaoğlu (2008). Türk Saz Şiiri Antolojisi (14-21. Yüzyıllar). Ankara: Akçağ Yay.
  • Aydın, Oğuzhan (2012). Her Yönüyle Âşık Sabit Müdamî. Doktora Tezi. Ankara: Gazi Üniversitesi.
  • Bekir Sami Özsoy, Halil İbrahim Ataman, Posoflu Aşık Sabit Müdami: Hayatı, Edebi Şahsiyeti ve Eserlerinden Seçmeler, Doktora Tezi, Türk Dili ve Edebiyatı Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kayseri 1993 adlı eseri yayınlamışlardır.
  • Özsoy, B. S. , H. İ. Ataman (1993). Posoflu Âşık Müdamî Hayatı, Edebî Şahsiyeti ve Eserleri. Kayseri: yyy.
  • Çınar, D. Kaya, A. Alptekin,E. Şimşek , Aşık Katibi, Aşık Ruhsati, Posoflu Aşık Müdami Bibliyografyası, Kültür Bakanlığı Ankara :1992 
  • Yunus Zeyrek, Posof’un Çizgileri, Ankara, 2004, shf, 256-259
  • Oğuzhan AYDIN “HER YÖNÜYLE ÂŞIK SÂBİT MÜDÂMΠ“ T.C.GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI TÜRK HALK EDEBİYATI BİLİM DALI DOKTORA TEZİ
  • Sakaoğlu, Saim (1969). “Kayıpların Ardından Müdami Üzerine Bazı Dikkatler”. Karseli Dergisi. Ocak. 55.

 

 Önemli Halk Ozanlarımız ( İlgilendiğiniz isme tıklayınız )

Kayıkçı Kul Mustafa  Katib , Erzurumlu Emrah  Erzurumlu Aşık Sümmani  ,  Divriğili Deli Derviş Feryadi ,  Aşık Yemini Derviş Muhammet ( Malatya- Arguvan) ,  Aşık Ferrahi ,  Kağızmanlı Hıfzı  ,  Musa Merdanoğlu  ,  Posoflu Aşık Müdami  Deliktaşlı Ruhsati , Âşık Zülali,  Âşık Şenlik,  Ercişli Emrah  ,  Âşık Ardanuçlu Efkari, Şarkışlalı Âşık  Şarkışlalı Talibi Çoşkun ,  Kaygusuz Abdal  ,  Kul Himmet Üstadım , Arapgirli Aşık Fehmi Gür Tokatlı Nuri 

 

 Posoflu Aşık Müdami TÜM Şiirleri  İÇİN TIKLAYINIZ

 

 Kaynakça

  • [1] https://tr.wikipedia.org/wiki/A%C5%9F%C4%B1k_M%C3%BCdami
  • [2] Anonim, Posoflu Ozanlarımız, https://www.posofum.com/yazilar/?blog_id=143, son erişim, 21-11-2012
  • [3] Bekir Karadeniz, Posoflu Müdami, https://ozanlar.biz/mudami.html, son erişim, 21-11-2012
  • [4] Anonim, Müdami, https://www.gozlemci.net/2446-mudami-posoflu.html, son erişim, 21-11-2012
  • [5] Yunus Zeyrek, Posof’un Çizgileri, Ankara, 2004
  • [6] Yunus Zeyrek, Posof’un Çizgileri, Ankara, 2004
  • [7] https://tr.wikipedia.org/wiki/A%C5%9F%C4%B1k_M%C3%BCdami
  • [8] Anonim, Posoflu Ozanlarımız, https://www.posofum.com/yazilar/?blog_id=143, son erişim, 21-11-2012

 

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız Sitemize üye olarak ve  bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com 



 

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış