Şarkışlalı Aşık Veli Hayatı ve Ozanlığı

Ekleyen : Şahamettin Kuzucular , 27 Nisan 2012 Cuma aaa Beğen
 
 

Aşık Veli Kimdir?

 

Aşık Veli,  Şarkışla ilçesi, Ağacakışla bucağına bağlı İğdecik Köyünde doğmuştur. İğdecik Köyü Emlek Yöresi kültür sahası içersinde bucağa bağlı alevi köylerinden biridir. Aşık Veli’nin Babasının adı Hüseyin, annesinin adı ise  Kamer'dir.[1]Emlek Yöresi ,  haritalarda Bozok Platosu olarak adlandırılan 12. Yy da Horasan’da  Selçuklu Sultanı ile ters düşüp Horasan üzerinden  önce Diyarbakır civarına, sonra da Halep - Rakka arasına yerleşen , daha sonra da   Diyarbakır Malatya Maraş’a kadar Memluklar tarafından iskan edilen[2] Dulkadir oğlu Beyliğine dahil Bozoklu Türkmenlerinin  yerleştiği bir bölgedir. Bu bilgi Aşık Veli’nin şu şiirinde de karşımıza çıkmaktadır.
 
Horasan ilinden Anadolu'ya
Islahata geldi Pir Hasan Dedem
Seyreyle didemden akan selini 
Islahata geldi Pir Hasan Dedem
 
Aşık Veli'nin ölüm tarihi bilinmekle birlikte, doğumu konusunda her hangi bir kayda rastlanılmamıştır. Ancak akrabalarından derlenen bir araştırmada ozanın 60 yaşında öldüğü belirtilmiştir. Buna göre Aşık Veli 1853  yalında öldüğü  için 1790 lı yıllarda doğmuş olmalıdır.
 
Aşık Veli’nin hayatı hakkında  tek derli toplu çalışma Sivas ve Türkiye Folklor dergisini de çıkaran İbrahim Aslanoğlu ‘ya aittir. İbrahim Aslanoğlu , Aşık Veli’nin hayatı hakkındaki bilgileri ve şiirlerini  Ali İhsan Tuncalı'dan, cönklerden, Aşık Veli'nin yakınlarından ve Tuncalı'nın da ulaşamadığı çeşitli yayınlardan derlemiş,  Aşık Veli hakkındaki  103 sayfalık kitabında  97 şiir yer almıştır. İbrahim Aslanoğlu , Aşık Veli adına derlenmiş ancak Kul Veli, Derviş Veli mahlaslı şiirlerin Aşık Veliye ait olmadığını da belirtmiştir. [3]  Gülag Öz ‘de Aşık Veli ve Şiirleri üzerinde çalışma yapan bir diğer araştırmacı olmuş, Gülag Öz  “Aşık Veli'nin hiçbir yerde yayınlanmayan ve bilinmeyen 48 adet şiirini bulup “  [4]kamu oyuna sunmuştur.
 
İbrahim Arslanoğlu’nun İğdecik köyündeki yakınlarından yaptığı  tespitlerine göre  Aşık Veli'nin hem annesi hem de babası  şairlik yönü olan kişilerdir.  İğdecikli  akrabalarının İbrahim Arslanoğluna verdikleri bilgilere göre  Aşık Veli  on  yaşında iken annesini, çok geçmeden de babasını kaybetmiş malına ve davarına sahip çıkamayan Veli  on yaşından itibaren  “ onun bunun yanında  çobanlık” yapmıştır.   
 
O yıllarda Yozgat'ın Muğallı Köyü Türkmenleri  bahar ve yaz ayrlarında  yaylak için İğdecik civarına gelmektedir.  Aşık Velionlara çobanlık yapmış, bir kaç yıl boyunca  onların  mallarına ve davralarına hizmet etmiştir.  Aşık Veli 16 , 17 yaşlarında iken  Kale köyünde yaşayan  ve  Mugallı Türkmenleri ile akaraba olan bir ağaya tutma olmuş,  aynı köyde mukim olan Kemter Baba ile tanışarak onun çırağı olmuştur.
 
Kale Köyü'ndeki Şarkışlalı Kemter Baba, Aşık Veli'nin yetişmesinde etkili olan en önemli isim olarak karşımıza çıkmaktadır.  Aşık Veli, ustası Kemter Baba’nın  1818 yılında ölümü ardına yazdığı şiirler Kemter Baba’nın onun hayatındaki yerini ortaya koyması bakımdan önemlidir.

Şu yalan dünyada bir üstad buldum 
Beni bırakmadın işime felek
Şakirt olan şaşkın olur dembedem 
Ne okursun bilmem guşuma felek[5]

Emlek Yöresi  kültürünün yetiştirdiği bir  aşık olan Aşık Veli’nin kişiliği Kale Köyünde ve Kemter Baba’nın sayesinde şekillenmiştir.[6] İğdecikli  yoksul bir ailenin çocuğu olan Aşık Veli,   tutma olarak yanında çalıştığı  ağasının kızı Suna’ya 17 Suna'ya[7]aşık olmuştur.
 
Ama dilber çok iş bilir ustasın
Melül mahzun gezen bilmem hastasın
Sinem püte ettin mekan istersin
Muhkem imiş alamadım kal'an yar 
 
Aşık Veli, Suna’yı babasından istetmiş ama   “Tutması olan bir çulsuza kız vermeyeceğini söyleyen ağa”, kızını Yozgat Mahal köyünden akrabalarına vermiştir.

Hel hel ettim Mağara'dan uçurdum 
Telli kızın gitti derler bu yola 
Elim ile evlerini göçürdüm
Telli kızın derler bu yola[8]

Aşık  Velinin şiirlerinde karşımıza sık sık çıkan Suna’ya, Telli Kız diye hitap etmesi , yörede oldukça yaygın olan Telli Senem   hikayesi  yüzünden olmalıdır.  Bu yıllarda Aşık Veli, Kangal’dan gelerek  Kale köyüne yerleşen  Kemter Baba’nın  çıraklığını yapmaktadır. [9] Aşık Veli’nin şifai anlatılarından ve şiirlerinden  anladığımız kadarı ile  Ustası Kemter ona yeni bir yol göstererek Hacı Bektaş'ı ziyaret etmesini önerir. O esnalarda Kemter Baba’nın da ölmesi üzerine  Sivas, Yozgat üzerinden HACI BEKTAŞ'a ulaşır.  HACI BEKTAŞ Postnişini Hamdullah Çelebi'nin ise zi çocuğu ölmüş dergahtaki herkes yastadır.  Aşık Veli kendi derdini unutup Çelebi'yi teselli etmiştir. [10]

Derde tabi olup derman aradım 
Vardım ki tabibin derdi benden çok 
Her derdin dermanı sendedir bildim 
Ne hikmet ki senin derdin benden çok

Hak böyle buyurmuş bina kurunca 
Ağlamayı gülmeye eş verince 
Tabipler tabibi dertli olunca
Besbelli ki şu dünyada dertsiz yok

Aşık Veli, Hamdullah Çelebinin yanında bir müddet kalmış, Sivasile Hacı Bektaş arasında uzun süre gidip  gelmiş en sonunda Hasan Dede Kasabasında, Hasan Dede tekkesi ile Hacı Bektaş  tekkesi arasında bir çeşit irtibat sağlayıcılığı vazfilerinde bulunmuş olmalıdır.  
Aşık Veli'nin Hacı Bektaş ilçesinde  bir müddet yaşadığını şiirlerinden  de izlemek mümkündür. Bazı şiirlerinde Hacı Bektaş ilçesi ve İlçedeki Hacı Bektaş-ı Veli Türbesi, Kadıncık Ana Evi, Bektaş Efendi Türbesi hakkında detaylı bilgiler vermektedir. Hatta bir şiirinde bu dergâhta  çilehaneye dahi giriğini ifade eder.

Yine çıktım Kurşunlu'nun başına
Gözüme Malya'nın çölü görünür
Hırka Dağı geldi a'nam [?] döşüne
Çilehane Seyfe gölü görünür    
 
Aşık Veli'nin Hac Bektaş ilçesini yakından tanıdığı  bu ilçede ve  Hacı Bektaşi Veli türbesinde çileye dahi girdiği, yöreyi de oldukça iyi tanıyıp şiirlerinde de  oldukça güzel bir şekilde tasvir ettiği  ortaya çıkar.
 
Yanar Kırkbudak'ta şem'alar yanar
Ab-ı zemzeminden içenler kanar
Balım Sultan abdalların çerh döner
Hünkar Hacı Bektaş Veli görünür.
 
Hasan Dede Kasabasında bulunan Hasan Dede Tekkesi  o yıllarda Hacı Bektaş ‘tan sonra Anadolu'nun en işlek Tekkelerinden birisidir. Bu tekkede  aşevleri, mihmanevi, dedeevi, ozanevi, konuklar için yatakhane gibi önemli bölümler bulunmaktadır. [11]Aşık Veli’nin bu tekkede yapılan Cem  ayinlerinin zakirlerinden biri  olmuştur.  Bu tekkede uzun müddet kaldığı  aşağıdaki şiirinden de anlaşılmaktadır.

Peşinden ordusu gayet fırkatlı 
Taçları yeşildir dilleri tatlı
Böyle er görmedim gayet heybetli 
Islahata geldi Pir Hasan Dedem
...
Velim der ki şüphesiz Ali
Bir ismi Hasandır, bir ismi Ali 
Niyaz et Allahın sevgili kulu 
Islahata geldi Pir Hasan Dede

Aşık Veli'nin yirmi beş  yaşlarından sonraki ömrünün büyük bir  bölümün bu tekkede geçtiği anlaşılmaktadır.  Ancak 1826 yılında Sultan II. Mahmut'un emri ile   altmış yaşın altında olan tekke binaları yıktırıldıktan sonra bu tekkeninin de hasar gördüğü  ancak bu tekkenin  faaliyetlerine devam ettiği  Aşık Veli'nin 1826 sürgünü sonrasında  da  Hasan Dede tekkesinin gizli gizli faaliyetlerin sürdürdüğü  , İğdecik veya Kale köyüne de gidip geldiği  anacak hiç bir yere ısınamadığı  şiirlerinden de anlaşılmaktadır.
Aşık Veli  H. 1297 – 1853  yılında altmış yaşını  geçkin bir yaşta Yıldızeli'nin Davlıalağan köyü yakınlarında  atı ile giderken  eğer ile bir ağaç dalı  arasına sıkışmış ve hayatını kaybetmiştir. [12]

Aşık Veli  yöresinde kendisisnden sonra yetişen pek çok ozan üzerinde etkili olmuştur. Özellikle Ali İzzet  Özkan, Aşık Veli’nin tesiirinde  kalmış,  hatta  Ali İzzet Özkan onun bazı şiirlerini kendine mal etmeye kalkışmıştır. Aşık Veli , Aşık Veysel’i hazırlayan onun yetişmesine olanak sağlayan kültür ortamının en öenmli şairlerinden birisidri. Aşık Veysel söyleşilerinde de bunu vurgulamış, Kemter Baba ve Aşık Veli’de hem saygıyla söz etmiş hem de onların hakkında bizlere şifai bilgiler ulaştırmıştır.
 
Aşık Veli'nin  şiirlerinde  , Kemter Baba, Hacı Bektaş Postnişini Hamdullah Çelebi  ve sevgilisi Telli Suna  adları sık sık geçen  isimlerdir.  Aşık Veli’ye ait olduğu ispat edilebilen toplam 128 şiir vardır. Kul Veli, Veli abdal, Veli dede   mahlaaları ile  derlenmiş şiirler ona ait kabul edilmemiştir.  İbrahim Aslanoğlu'nun Aşık Veli isimli kitabında 80 adet,  Gülağ Öz’ün  çalışmlarında ise  48 adet Aşık Veli şiiri bulunur. 
 
 
 
 
[1] İbrahim Aslanoğlu, Aşık Veli : hayatı, kişiliği, deyişleri, Kültür Bakanlığı M.F.D. yayınları - Ankara 1984
[2] Şahamettin Kuzucular, Dörtyol Hatay Çukurova Tarihi ve Türkmenleri..., http://edebiyadvesanatakademisi.com/Mesaj.aspx?id=226.
[3] İbrahim Aslanoğlu, Aşık Veli : hayatı, kişiliği, deyişleri, Kültür Bakanlığı M.F.D yayınları - Ankara 1984
[4] Gülağ ÖZ, AŞIK VELİ'NİN YENİ BULUNAN ŞİİRLERİ, http://www.turkuler.com/yazi/asikvelinin.asp I. Uluslararası Atatürk ve Türk Halk Kültürü Sempozyumu Bildirileri - See more at: http://www.turkcebilgi.org/kim-kimdir/a/asik-veli-32413.html#sthash.xJlZ3bhH.dpuf
[5] Gülağ ÖZ, AŞIK VELİ'NİN YENİ BULUNAN ŞİİRLERİ, http://www.turkuler.com/yazi/asikvelinin.asp I. Uluslararası Atatürk ve Türk Halk Kültürü Sempozyumu Bildirileri - See more at: http://www.turkcebilgi.org/kim-kimdir/a/asik-veli-32413.html#sthash.xJlZ3bhH.dpuf
[7] Gülağ ÖZ, agy.
[8] İbrahim Aslanoğlu, agy.
[10] İbrahim Aslanoğlu, age.
[11] Gülağ ÖZ, agy.
[12] İbrahim Aslanoğlu, age.

 



Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...