Şarkışlalı Talibi Çoşkun Hayatı ve Şairliği



Şarkışlalı Talibi Çoşkun
 
Nüfus kaydında kimliği ile ilgili şu bilgiler yer almaktadır: 
  • Soyadi: Coskun, 
  • Adi: Haci Bektas, 
  • Baba adi: Mustafa, 
  • Ana adi: Meryem, 
  • Dogum Yeri: Sarkisla, 
  • Dogum Tarihi: 1320, 
  • Mezhebi: Islâm, 
  • Medeni hali: Zeliha ile evli. 
  • Vilâyeti: Sivas, 
  • Kazasi: Sarkisla, 
  • Köyü: Altunyayla, 
  • Hane no: 113, 
  • Cilt no: 29-2, 
  • Sayfa no: 118. [1]

Asıl adı Hacı Bektaş dır. Kendi beyanına göre 1898 yılında doğdu. Nüfustaki doğum tarihi 1904'dür. Fakat 1974 yılında bastırdığı Kıbrıs Destanı adlı kitabın 19 sayfasında 
 
Dünyada kendimi beyhude yordum
Aklı karalı çok günleri gördüm
Tamam yetmiş yedi yaşıma girdim
Ak alnımın kara yazıları var
 
İfadesinde; gerekse destanın sonundaki; 1314 doğumlu muharebelerin Topçu Askeri, yaşlı halk ozam Talibî Coşkun (20.9.1974)” ibaresine baktığımızda, doğumunun 1898 yılı ortaya çıkmaktadır.[2] A. E. Uysal de kendisinden aldigi bilgiye dayanarak dogumunu 1898 olarak gösterir. 
 
Talibi, Sivas'ın Şarkışla ilçesine bağlı Tonus (Altunyayla) köyündendir.[3]Babasının adı Mustafa, annesi ise Taşlıhüyük köyünden Seyitler sülâlesinden Meryem'dir. On üç yaşındayken babası, Birinci Dünya Savaşında tifo hastalığına yakalanmış ve kurtulamamış, Sivas’ın Karacalar köyüne defnedilmiştir. Bunun üzerine Talibî, dört kardeşi ile birlikte (Ahmet, Mehmet, Bekir, Fadime) yetim kalmıştır. En büyükleri Talibî’dir. Sülalesi Karabağdatoğulları olarak bilinir. Tüccar olan dedesi Hasan Hüseyin’in isminin halk tarafından Hassük olarak telaffuz edilmesinden dolayı sülale adı Hassükler şeklinde anılır.[4] Babası, Bekir Ağa’nın oğlu Mustafa, annesi de Taşlıhüyük köyünden Seyitler sülâlesinden Meryem’ dir. Talibi,1934 yılında soyadı kanunu gereğince Coşkun soyadını seçmiştir.

Çocukluğu çobanlık yapmakla geçen şair, 14 yaşında iken bir rüya sonucu şiir söylemeye başlamıştır. Küçük yaşta annesini ve babasını kaybetmiştir. Talibî, çocukken annesi tarafından Başyayla köyünde Bekir Hoca’ya okumaya gönderilir.[5]
 
Bir ara köyünde imamlık yapmış olması okumayı yazmayı öğrendiğine delalet eder. Babası çiftçidir. Dayısının kızı Keklik Emine’ye âşık olmuş, fakat talihi iyi gitmemiştir. [6]Keklik Emine’yi zırıl Yusuf isimli biri kaçırmış ve Talibi ve sevdiği bu olaydan sona kavuşamamıştır. 13-14 yaşlarında şiir söylemeye başlayan  Talibi, meslek taşları gibi meslek seyahatlerine çıkmış ve gezip gördüğü yerler hakkında birçok şiir yazmıştır. [7]Talibi’ye şiir yazmak ilhamını Keklik Emine vermişti. [8] On yedi yaşında Kürkçüyurdu köyünden Zeliha ile evlenmiştir. Bu evlilikten Hüseyin, Mustafa ve Kuddusi adlarında üç oğlu olmuştur. Çocuklarını yoksulluk içerisinde büyüten Zeliha, Talibî, 19-20 yaşlarında iken 1963’te vefat etmiştir.  Talibi birkaç ay sonra da askere gitmiş, Askerlik eğitimini Konya, İzmir ve Sivas’ta 48 ay olarak yaptıktan sonra 24 yaşındayken tezkiresini almıştır

Âşıklık alanında kimseden ders almadan kendini yetiştirdi. Şiirlerini topladığı kitapçıklarını satarak okullarda ve sinemalarda okuduğu şiirlerden kazandığı para ile geçimini sağlamaya çalışmıştır.[9] Ahmet Kutsi Tecer’in, 5-7 Kasım 1931 tarihinde Sivas’ta yaptığı  I. Sivas Halk Şairleri Bayramına katılıma imkânı bulur ama Keklik Emine'ye olan tutkusundan dolayı alay konusu olmuş ve Sivas'tan ayrılmıştır. Sürekli dolaşan Halk Ozanı, Evliya Çelebi'yi rüyasında görmüş ve sürekli dolaşmak için ondan icazet aldığını söylemiştir.
 
Bu hadise şu şekilde anlatılır. Yoksulluk ve iç sıkıntıları yüzünden Talibî, intihari dahi düşünür. Bir bardak zehir, hazırlar. Bu sırada açik pencereden gelen rüzgârın da etkisiyle uykuya dalar. Rüyasında Evliya Çelebi’yi görür. “Evliya, rüyasında ona Kur’an-i Kerim okur sonra; “Üzülme sen de benim gibi seyahate çik, kendini avutursun. Hayatına kıyma.” diye öğütlerde bulunur. Rüyanın etkisiyle uyanan Talibi, Rüyasını Pertev Naili Boratav’a anlatır ve ondan Evliya Çelebi’nin kim olduğunu öğrenir. “ Bu rüyadan sonra artik onun seyahat dolu yılları baslar.
Sohbetlerinde sik sik 67 il, 455 ilçe ve belde, 10.000 köy gezdiğini gururla ifade etmiştir. Ahmet Edip Uysal, Talibi’nin vefatından sonra Ankara’daki Ulucanlar Caddesindeki 58 numaralı evine gittiğinde ülkenin hemen her yerindeki okul müdürlerinin kendisine program yapma izni verdiği şayisiz kâğıt gördüğünü ifade etmiştir ki, bu da bize yukarıdaki rakamlar kadar olmasa da Talibi’nin sayısız pek çok yeri dolaştığını teyit etmektedir. Bu yazılar buğun Kültür Bakanlığı HAGEM Arşivindedir. 

Talibi’ bu şekilde gezgin aşıklığa başlamış bütün yaşamını gurbette geçirmiştir. En çok Ankara 'da bulundu.[10]Kitaplarını Ankara ,stanbul ,İzmir , Eskişehir, Sivas ve Kayseri de yayınladı. Ankara Destanı (1938). Zelzele Seylap Destanı(1944), Felek yarası (1945), Samsun Destanı (1953), Kore Harbi Şehitlerinin Destanı, Kıbrıs Destanı (1961). Inkılap seferi (1913) Kıbrıs Destanı, (1974).  Gezdiği her yerde Keklik Emine ile Âşık Talibi halk hikâ­yesini anlatmış, bu sayede de meşhur olmuştur.[11]

Talibî,  Ankara’ya sık sık uğrayıp DTCF de öğretim görevlilerini ziyaret etmiş geçimini sağlamada en büyük kolaylığı ve desteği Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi öğretim üyelerinden görmüştür. [12]

Talibi Coşkun, her olayı iyi, kötü şiirleştiren bir Aşıktı. Keklik Emine'nin aşkıyla içli, hüzünlü şiirler yazdı. Sevgilisine kavuşmadan geride özlem tüten, yüzlerce şiir bırakarak 1976 yılında Ankara'da ölmüştür.
“Öldüğünde, cebinden birkaç gün önce kazandığı para çıkmıştır. Yegâne serveti de bu para ve ömür boyu göğsünde gururla taşıdığı altın madalya ve diğer madalyalar olmuştur. Bu para ile kefeni alınmış ve cenazesi birkaç kişinin yardımıyla Ankara Karşıyaka Mezarlığında, Ada G-8’de, 343 no’lu mezara defnedilmiştir.” [13]
 
 Sırrı Yalçın ''Halk şairi Talibi Çoşkun'un Hayatı ve Şiirleri'' (1936) adlı kitapta bir kısım şiirlerine yer vermiş, Yrd Doç Dr Doğan Kaya, Hayatı ve şiirleri üzerinde birçok çalışmalar yapmış, makaleler yazmış ve hakkında eserler yazmıştır.
Talibi’nin şiirler belli başlı karakterleri hiciv ve hakikati söylemektir. Yeri geldiğinde ince ve haklı taşlamaları söyleyivermekten hiç çekinmemiştir. Şiirlerinde bir yeri överken, onun güzelliklerini anlatırken birden övdüğü yerlerin kötü yanlarını ortaya koyan, onu hicveden bir yapıya dönüştüğünü görürüz. Köy ve Köylünün sorunlarını, sosyal eksikliklerini ( Eğitim, Sağlık vb. ) konu olarak şiirlerinde işlemiştir. Bunda da en büyük etken, geçirdiği uzun süreli hastalık olmuştur. Bu özellik aşığın şiirlerinde kalitenin düşmesine sebep olmuştur.[14]

Şiirleri nin bir bölümü Halkevleri tarafından satın alındı. Telif hakkı olarak eline geçen 250 lira ile mal mülk yerine yazdığı destan ve şiirleri bastırarak yaşamını sürdürmeye çalışan Talibi Coşkun, değişik zamanlarda Ankara Radyosunun halk müziği yayınlarında da görev almıştır..[15]

Şiirlerinde kendine ilişkin sorunlar dışında, doğal felaketler, toplumsal gerçeklere ve siyasal konulara yer vermiş bu güne kadar 193 şiiri tespit edilebilmiştir. [16]

Sözlerinden bazıları ise bestelenmiş ve çeşitli sanatçılar tarafından televizyon, radyo, kaset ve plaklarda seslendirilmiştir: "Nasip Olsa Gine Gitsem Yaylaya", "Çaresiz" v.b. 

Dili sadedir, şiirlerini temiz duygularla, samimi bir uslubla yazmıştır. Şiirlerinde yalnızca kişisel duygularını, yaşantılarını, acılarını yansıtmakla kalmaz, toplumsal gerçekleri, siyasal olayları ve doğal yıkımları da anlatır. Lirik aşk ve gurbet şiirlerinin yanı sıra yergi ve gülmece yanı ağır basan şiirlerde yazmıştır. Soyut ve dinsel konulara hiç girmedi.
 

Basılmış Eserleri: 

Ankara Destanı.........................(1938) 
Zelzele Seylap Destanı...............(1944)
Felek yarası ............................(1945)
Samsun Destanı........................(1953)
Kore Harbi Şehitlerinin Destanı.....(1955)
Kıbrıs Destanı ..........................(1961)
İnkılap seferi............................(1913)
Kıbrıs Destanı...........................(1974). 
 
 
ŞİİRLERİNDEN SEÇMELER
NASİB OLSA GİNE GİTSEM YAYLAYA

Yüce dağ başında pınar gözüsün
Sürüden seçilmiş emlik kuzusun
Güzellerin başı yayla kızısın
Belki seni bana yazar yaradan

Seni gördüm evvel bahar yaz iken
O güzellik sende cilve naz iken
Güller gonca iken tellez saz iken
Belki seni bana yazar yaradan

Nasib olsa yine gitsem yaylaya
Doya doya baksam suna boyluya
Senin için yalvarırım Mevlâ 'ya
Belki seni bana yazar yaradan

Talibî derdine derman bulmuyor
Aşıklar dünyada murad almıyor
Bu zamanda dilek kabul olmuyor
Belki seni bana yazar yaradan.

 
ÇARESİZ

Ben söylerim hakikati
Sözlerimde yalan olmaz
Şu dünyada bir derdim var
Buna çare bulan olmaz

Güneş gibi şahsım olsa
Devlet gibi tahtım olsa
Gazi gibi bahtım olsa
Yine bana gelen olmaz

Güller açsam bağlar gibi
Gazel döksem çağlar gibi
Altın olsam dağlar gibi
Kıymetimi bilen olmaz

Hazne dolu akçam olsa
Türlü kumaş bohçam olsa
Yalan dünya bahçam olsa
Benden bir gül alan olmaz

Ben n'edeyim dünyasını
Bana çaktı iğnesini
Şu kalbimin aynasını
Parlatıp da silen olmaz

Elin bahtı yolu bilir
Benim bahtım geri kalır
Kurtlar kuşlar murat alır
Benim gibi kalan olmaz

Talibî der ki n'olurum
Mekânı nerde bulurum
Korkarım garip ölürüm
Mezarımı bilen olmaz
  
 
[1] https://www.sivaskulturu.com/sivas/asik-talibi-coskun-/oku/152
[2] Dr. Doğan KAYA ÂŞIK TALİBÎ COŞKUN’UN ŞİİRLERİNDEKİ YÖRESEL KELİMELER VE DEYİMLER , https://turkoloji.cu.edu.tr/H
[3] Dr. Doğan Kaya, Âşık Talibî Coşkun, Sivas, 2005, s. 171-172.
[4]  Dr. Doğan KAYA ÂŞIK TALİBÎ COŞKUN’UN ŞİİRLERİNDEKİ YÖRESEL KELİMELER VE DEYİMLER , https://turkoloji.cu.edu.tr/H
[5]  www.talibicoskun.org, SON ERİŞİM, 21-11-2012
[6] Dr. Doğan Kaya, Âşık Talibî Coşkun, Sivas, 2005, s. 171-172.
[7]  Sırrı Yalçın ''Halk şairi Talibi Çoşkun'un Hayatı ve Şiirleri'' (1936)
[8] https://turkoloji.cu.edu.tr/HALKEDEBIYATI/dogan_kaya_talibi_coskun.pdf
www.talibicoskun.org
[9] www.talibicoskun.org
[10] Dr. Doğan KAYA, ÂŞIK TALİBÎ COŞKUN’UN SEYAHAT DESTANLARINDA KAYSERİ VE YÖRESİ, https://turkoloji.cu.edu.tr/HALKEDEBIYATI/dogan_kaya_talibi_coskun.pdf
[11] https://www.ihsanozturk.com/halk-muzik.asp?id=295
[12] Anonim, Talibi Çoşkun, ( https://www.pasababa.com/default.aspx?pid=52) SON ERİŞİM, 21-11-2012
[13] Dr. Doğan KAYA ÂŞIK TALİBÎ COŞKUN’UN ŞİİRLERİNDEKİ YÖRESEL KELİMELER VE DEYİMLER , https://turkoloji.cu.edu.tr/H
[14] www.talibicoskun.org
[15] www.talibicoskun.org
[16] Dr. Doğan KAYA, TALİBÎ COŞKUN’UN BİLİNMEYEN ŞİİRLERİ, https://www.dogankaya.com/fotograf/talibi_
 
 

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız Sitemize üye olarak ve  bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com 

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış