Kırım Türkleri Edebiyatı ( Hanlıktan Günümüze Kadar )

Ekleyen : Adem , 23 Ağustos 2016 Salı aaa Beğen
 
 

HANLIK DÖNEMİNDE KIRIM EDEBİYATININ GENEL ÖZELLİKLERİ


Kırım, önce Altun Ordu Devletinin vilayeti iken, Giraylar soyunun idaresinde hanlığa Dönüşmüştür. Hanlığın kurucusu I. Hacı Giray’dır. 1441’de kendi adına para bastırmıştır. Onun yerine tahta geçen I. Mengli Giray (1468–1514), Fatih Sultan Mehmet’e başvurarakHanlığını Osmanlı Devleti’ne bağlamıştır (1475). Kırım, 1783’te Rusların işgaline uğramış,Bükreş Antlaşmasıyla Rusya’ya bırakılmıştır (1812). Hanlık döneminde Osmanlılarla artan ilişkiler sonucu, İstanbul Türkçesinin etkisinde gelişmiştir. Hanlık dönemindeki Kırım edebiyatı, divan şiiriyle benzerlik gösterir.

Kırım hanlarının hemen hepsi 
şiir ve edebiyatla uğraşmıştır. Bu nedenle Kırımlı şairlerin önemli bir bölümü han veya han soylu şairler oluşturmuştur. Bu dönemde Kırım’da yetişmiş 54 şair bilinmektedir. Bunların 34 ünün memleketleri belli değildir. 12’si Kefeli, 4’ü Bahçesaraylı, biri ise Gözlevelidir. Han ve Han soylu şairlerin Bahçesaraylı olduğu göz önüne alındığında toplam 18 Şairin Hanlığın başşehrinden olduğu anlaşılır. Hanlık dönemi Kırım edebiyatı, genel olarak Osmanlı edebiyatına benzer bir karakter gösterir. Şairlerin büyük çoğunluğu şiirlerinde Osmanlı Türkçesini kullanırlar. 13.yy.da yaşayan Ali ve 14.yy. şairi Mahmut’un şiirlerinde o günkü Kırım Türkçesi gazi. I. Mengli Giray’ın şiirlerinde Tatar Türkçesi egemendir. Bora Gazi Giray’ın Osmanlı Türkçesi yanında Kırım Tatarcası ile de şiirleri bulunmaktadır. Şairlerin büyük bir kısmı Divan edebiyatı estetiğini benimsemişlerdir. Ali, Mahmud, Âşık Ömer, Gevheri, IV. Mehmet Giray ve Kırım gibi şairlerin hece vezniyle şiirleri vardır. Mutasavvıf şairlerden Selim Divane de hem aruz, hem de hece veznini kullanmıştır. Şairlerden 12’sinin divanı, 2’sinin divançesi vardır. 37’si sadece şiir yazmıştır. 17 şair ise başka eserler de kaleme almıştır.
Kırım edebiyatı da Osmanlı edebiyatı gibi 19.yy.dan başlayarak Batı edebiyatı tarzında gelişimini sürdürmüştür. ( Cemal Kurnaz - Halil Çeltik, Hanlık Dönemi Kırım Şairleri Hakkında Bazı Tespit ve Değerlendirmeler, Türk Kültürü ve Hacı Bektaşi Veli Araştırma Dergisi / Sayı 51)
http://www.turkalemiyiz.com/asil/resim/kirimm.JPG


On sekizinci as
 ra kadar Osmanlı tesiri altında gelişen Kırım Edebiyatı, Kırım'ın Rusya'ya ilhakıyla 1783–1880 yılları arasına kültürel alanda varlık göstermemiştir.Kırım Türkleri yazılı edebiyatları meydana gelene kadar ideallerini, millî karakter özelliklerini, örf ve âdetlerini, medeniyetlerini; sosyal siyasî ve ik-tisadî durumlarını, arzu ve ümitlerini, dünya görüş-lerini çok eski zamanlardan beri yırlar, takmaklar, çınlar, manileratasözleri, tapmacalar, latifeler, efsane ve destanlarla nesilden nesile geçen sözlü edebiyatlarıyla günümüze kadar getirmişlerdir.

"Çora-batır", "Koplandı-batır", "Esebay-batır", "Ediğe", "Er-targm" gibi epik destanlarda halk için-den çıkan kahramanların doğruluk ve adalet için zulme karşı verdikleri mücadeleler anlatılmaktadır. "Nar-kamış", "Kozu Kurpeç ve Bayan Sulu", "Boz-Yigit" gibi lirik epik destanlarda ise, sevginin gücüyle kendi geleceklerini tayin etmek için her türlü zorluklara karşı verdikleri mücadele dile getirilir.


Kazak, Özbek, Karakalpak, Nogay Türkleri gibi diğer Türk boylarında da bu destanların değişik varyantları görülmektedir. Bu destanlar, 1896 yılında Radloff1, 1980 yılında ise Cafer Bekirov tarafından derlenmiş ve neşredilmiştir.

 

KIRIM- TERCÜMAN EDEBİYATI- 1883- 1916

http://static.ideefixe.com/images/275/275802_2.jpg
İsmail Gaspıralı ve Hasan Nuri öncülüğüyle Rusya'da ilk Türkçe gazete olarak Tercüman gazetesi çıkmaya başlar (1883). İsmail Gaspıralı dil konusunu bütün sosyal sahalardaki gelişmenin temeli olarak görür. Onun öncülüğünü yaptığı ve özellikle tercüme faaliyetlerinin hızlandığı bu dönem edebiyatı “Tercüman Edebiyatı” (1883–1916) adıyla anılır.
İsmail Gaspırah sadece Kırım Türklerinin değil, Rusya'daki bütün Müslüman Türk halkının millî uyanış dönemleri için oldukça mühim bir isimdir.

İsmail Gaspırah 
(1851-1914), Bahçesaray Avcıköy'de doğmuş babasının köyünün Gaspira olması sebebiyle Gaspıralı lâkabını almıştır. Kırım'da geleneksel Müslüman mektebi ve Rus okulundan sonra Moskova'ya okumaya giden Gaspıralı, burada Pan-Slavistlerin Türk düşmanlığından etkilenir Paris'e gider. Osmanlı zabiti olmak isteyen İsmail Gaspıralı, İstanbul'a gelirse de bürokratik engeller yüzünden bu arzusunu gerçekleştiremez ve Kırım'a döner.

1879 yılında gazete çıkarmak isteği kabul edilmez. Akmescit'te Rusça çıkan Tavrida gazetesinde "Genç Molla" imzasıyla "Rusya Müslümanları" makalelerini neşreder. Nihayet Türkçe yazılan kısmın yanında Rusça tercümesi bulunması şartıyla gazete çıkarma izni alan Gaspıralı, "Dilde, fikirde, işte birlik" şiarıyla "Tercüman" gazetesini çıkarır. Türkçe ve Rusça iki dilde çıkan gazetenin ilk sayısının Kırım'ın Rusya'ya ilhakının 100. Yılına rastlayan günde çıkmaya başlaması her halde tesadüf değildir.


Tercüman gazetesi ve yaşadığı müddetçe İs-mail Bey'in etrafında toplanan şâir, düşünür ve yazarlar, pek çok eser yazıp çeviriler yapmışlar; Rus ve Şark edebiyatı klâsiklerini Kırımlılara tanıtmışlardır. Puşkin'in, Tolstoy'un, Turgenyev'in Çehov'un, Nevaî'nin, Nizamî'nin eserleri basılmıştır. Tercüman koleksiyonu yalnız Kırım'da değil, Mısır'dan Kaşgar'a kadar bütün Türk âleminde millî uyanış hareketlerini, Türk medeniyetinin gelişmesini öğrenmek için en büyük kaynaklardan biri olmuştur. Usul-i Cedid diye adlandırdığı ibir maarif sistemi oluşturarak çocuklara ana dillerini öğretmesi ve dinî eğitimin yanında matematik, tarih, coğrafya ve hayat bilgisi gibi derslerin verilmesini amaçlar. Kırk günde okuma yazma öğreten bu yeni eğitim sistemi Rus imparatorluğu dâhilinde bu sistemle eğitim yapan okulların açılmasına sebep olmuştur. İsmail Gaspıralı Bey'in Tercüman'da çıkan politik yazılarının yanında "Ka-dınlar Ülkesi", "Arslan Kız", "Gündoğdu" gibi hikâyeleri de tefrika edilmiştir. Osman Ak-çokraklı'nm "Nenkecan Hanım Türbesi" ve "Kırım Goncaları" adlı hikâyeleri ile Abdullah Özen-başlı'nm "Olacağa Çare Olmaz" adlı oyunu da bu dönemde yazılmıştır.

Bu devirde "Alim Aydamak" adlı yiğidin kahramanlıkları âşıklara bitmez tükenmez malzeme sağlarken, halk için de bir moral kaynağı olmuştur. Daha sonra Rus yazarları tarafından da işlenen bu konu "Kırım Haydudu Alim" isminde meşhur bir piyesin yazılmasına sebep olmuştur


1905 meşrutiyet inkılâbından sonra Kırım Türkleri de milli edebiyat yolunda çalışmalara hız verirler. Abdurreşid Mediyev, Osman Akçokraklı, Bekir Emekdar, Hasan Çergeyev, Ali Bodaninsik, Hasan Sabri Ayvazov, İsmail Lemanov, Hüseyin Şamil Toktargazi, Osman Zaatov Habibullah Kerim, Hüseyin Baliç, Gaffar Şerfeddin, Mehmed Nüzhet, Seyyid Mahmud Rifatov, Seyyid Abdullah Özenbaşlı gibi pekçok aydın bu dönemde yetişmiştir.

Tercüman'ın ölçülü tutumunu beğenmeyenReşid Mediyev ve arkadaşları Vatan Hakimi adıyla bir gazete çıkarırlarsa da uzun ömürlü olmaz. Âlem-i Nisvan adlı kadın gazetesi çocuklar için çıkan Âlem-i Sübyan da bu döneme rastlar. Bütün gazetelerde hedef, halkı uyandırmak ve cahillikten kurtarmaktır.
1905 inkılâbının başından itibaren Kırım'da canlanan edebi gelişmelerde üç edebi dil akımı görülür. Rusça, Osmanlı Türkçesi ve Batı Türkçesi, 1915'ten sonra Batı Türkçesinin yerini Kuzey Türkçesi alır. 1905–1917 arasında gelişen edebiyat Yeni Devir Edebiyatı adını alır.

1917 Devrimi Kırım Türklerinin siyasi ve sosyal hayatlarında yeni bir dönemin başlangıcı olur. Sovyet hâkimiyetinin ilk yıllarında Kırım'da bir imha siyaseti uygulanır. 1921'den sonra Kırım'ı Tatarlaştırma dönemi başlamıştır. Kırım Türk aydınları sistemin izin verdiği ölçüde yeni Kırım Sovyet Edebiyatını meydana getirmeye çalışırlar. Bu dönemin edipleri arasında, bir kısmı inkılâptan önce de eser vermiş olan Hasan Çergeyev, Mehmed Nüzhet, Abdullah Latifzade, Ömer İpçi, Bekir Çobanzade, Yakub Şakirali ile Abdurrahman Altanlı, Ziyaddin Cavtöbeli, Cafer Gaffar, İlyas Tarhan, Irgat Kadir, Mahmud Nedim, Eşref Şemizade gibi gençler bulunur.


http://static.ideefixe.com/images/172/172938_2.jpg

II. DÜNYA SAVAŞI SONUNA KADAR KIRIM TÜRKLERİ EDEBİYATI


1917 ihtilalinden sonra Kırım Türklerinin ve yazarlarının Sosyalizmi destekleyen benimseyen eserler yazmış oldukları, devrimin getirdiği siyasi gereklere uygun eserler yazdıkları görülür. Buna rağmen Stalin döneminde Kırımlı aydınların hepsi yine de Kırımdan sürülmekten kurtulamamışlardır. “Kırım Tatarları için asıl büyük felâket Stalin tarafından 11 Mayıs 1944’de imzalanan ve Kırım Tatarlarının son ferdine kadar Kırım’dan sürülmesini emreden karardan sonra gerçekleşti. Bu kararın icrası NKVD birlikleri tarafından 17 Mayıs’ı 18 Mayıs 1944’e bağlayan gece Kırım’ın her yerinde aynı anda yerine getirildi. Gece NKVD askerleri tarafından yataklarından kaldırılan Kırım Tatarları, hazırlanmaları için yalnızca 15–20 dakika zaman ve ancak ellerinde taşıyabilecekleri kadar eşya almalarına izin verilerek hayvan vagonlarına yüklendiler. Kırım Tatarlarını taşıyan vagonların hemen tamamı Orta Asya (özellikle Özbekistan), Urallar ve Sibirya’da boşaltıldılar. Sürgün yerlerinde asgarî yaşama ve barınma imkânları mevcut değildi.” ( http://www.benimblog.com/vatankirim/) Bu süreçte yetişen başlıca yazarlar şunlardır.

Ömer İpçi
 (1897 -1955) Bahçesaray kayışçı esnafında İpçi Bekir'in oğludur. İpçi, eserlerinde sosyalizmi ve sosyal sınıflar arasındaki tezadı işlemiş, yeni hayat uğruna mücadeleyi idealleştirmiştir. Hem şekil, hem konu bakımından eserleri genç yazarlara örnek olmuştur.Hemen hemen bütün edebî türlerde eser veren Ömer İpçi, pek çok şiir, hikaye, tiyatro, makale yazdığı gibi dünya ve Rus klasiklerinden tercümeler de yapmıştır.
Şair şiirlerinde cemiyetteki haksızlığa ve adaletsizliğe karşı insanların mücadele etmeleri gerektiğini vurgular. "Medrese", "Evlerge Bakkanda", "Kimden Yardım?" İpçi'nin ilk şiirlerindendir. Şair ekim inkılâbından sonra yazdığı "Balıkçılar", "Cigitke", "Deniz" gibi şiirlerinde inkılapla ilgili duygularını anlatır. Şairin şiirleri 1926'da "Şark Kadınlığı", 1928'de "Kureş Içün" adlı şiir kitaplarında yer alır.

Tiyatro
 eserleri :"Faişe", "Alim" (1924), "Nenkecan Hanım" (1926), "Motor", "Ayınıklar", "Azat •Halk" (1930), "Şaingeray" (1929), "Duşman" (1933)Cafer Gafar (1898 -1938) Akmescit'in Tavdayır köyünde doğmuştur. 924'te Komünist Partisine giren Cafer Gafar "Yaş Küvet" ve "İleri" gazetelerinde çalışmaya başlar. Cafer Gafar bu gazetelerin etrafında pek çok gencin toplanmasına ve onların kuvvetli edebiyatçılar olarak yetişmesine çok gayret sarfetmiştir. Bu dönemde nesir yazmaya başlayan Cafer Gafar hikayelerinde aktüel konuları işler. Eserlerinde zengin ve yoksul arasındaki sınıf farklılığını işleyen sanatçının esas özelliği psikolojik derinlik ve dil sadeliğidir. Halk dilini tam olarak benimseyen Cafer Gafar'ın savaştan evvel "inkılabî Şiirler" (1926), "Ömürden Örnekler" (1927), "Hikayeler ve Şairler" (1933) isimli kitapları yayımlanmıştır.

Abdullah Latifzade
 (1891 - 1938) Şair şiirlerini 1928'de "Yeni Saz" ismindeki kitabında toplamıştır. Kırım kültürüne dil ve edebiyat konularında yazdığı makalelerle de hizmet etmiştir
Kırım edebiyatında Hamdi Giraybay ismiyle tanınan Abdulzaat Abdullatifoğlu (1898 - 1930) çok genç yaşlarda "Öksüz Kart Ali", "Yaz", "Kış", "Bahar" isimli küçük şiirlerini yazmıştır. Hamdi Giraybay, Akmescit'te iken Beyaz Ruslar'ın Kırım halkına yaptığı zulüm, haksızlık ve adaletsizliği görerek 1921'de Kırım'a giren bolşevikleri karşılamak için "Hoş Keldiniz!" şiirini yazar. Şairin 1921 - 1922 yılları arasında yazdığı "Cigitke", "Açlık", "Tatar Ocasına", "Şarklılarga", "Sattık imtiyan" gibi şiirleri "Yaşlarga" isimli şiir kitabında toplanmıştır.

Bekir Sıtkı Çobanzade,
 (1893 -1939) ilk ve orta tahsilini Karasupazar'da yapar,1909'da İstanbul'a gelir. Arapça ve Fransızcayı öğrenen Çobanzade 1915'te Odesa'ya giderek Slav dillerini öğrenir. 1916'da Budapeşte Üniversitesi'ne giden alim, burada Codex Cumanicus'u inceler ve 1920'de bu üniversitede doktor unvanını alır. 1920'de Kırım'a döner.Bu dönemde "Yanı çolban", "ileri" ve "Okuv işleri" dergilerinde ilmî makaleler yazar. Değişik üniversitelerde profesör, dekan ve rektör olarak çalışan Çobanzade, 1926 yılında Bakû'da toplanan l. Türkoloji Kongresi'nde "Türk Lehçeleri Arasındaki Karşılıklı İlişkiler" ve "Türk Tatar Dillerinde ilmî Terminoloji Meydana Getirme" konularında önemli tebliğler verir. Sovyetler Birliği Yeni Alfabeler Merkez Komitesi, Azerbaycan Terminoloji komitesi gibi komisyonlarda çalışan Çobanzade'nin Türk lehçelerinin alfabeleri imlası ve terminolojisi konularında pek çok çalışmaları olmuştur.

Çobanzade Türk 
şivelerinin hemen hepsiyle ilgili eserler vermiştir. "Rusya Tatarları'nın Kültür Hayatının Gelişmesi Üzerine Bir Deneme" (1915), "Türk Edebiyatında Yeni akımlar" (1916), "Kırım Tatarcasi'nın Grameri Hakkında İlmî bir Deneme" (1924), "Kumukların Dili ve Sözlü Edebiyatı Üzerine Etütler" (1926), "Nevaî'nin Dili Üzerine" (1926), "Türk - Tatar Diyalektolojisi" (1927), "V. Tomsen" (1927), "Azerbaycan Türk Edebiyatının Yeni Dönemi" (1930), "Azerbaycan Türk Dilinin İlmî Grameri" (1930), "Yabancı Dil Öğretiminin Temel Metodu Meseleleri" (1932), "Özbek Dilinin Öğretiminin Temel Metodu" (1932), "Karaçay - Balkar Dili Üzerine Notlar" (1932), "İbni Mühenna'nın Türk Grameri" (1933), "Leyla ile Mecnun Konusunun Tarihine Doğru" (1934), "Kitab-ı Dedem Korkut'un Edebî Lengüstik Tahlili" (1935) gibi eserleri bugün hala ilmî değerini muhafaza etmektedir.Büyük bir türkolog olan Bekir Sıtkı Çobanzade, alimliği kadar şairliği ile de ün kazanmıştır. Onun "Yaz Akşamı Üy Altında", "Tuvdum Bir Uyde", "Oy Suvuk Şu Gurbet", "Ah Tabılsam", "Suv Anası", "Dunay Tasa", "Anam", "Bulutlar" gibi şiirlerinin bulunduğu "Boran" isimli şiir kitabı 1927 yılında basılmıştır.
Şevki Bektöre (1888 -1963), İstanbul'da tahsilini tamamladıktan sonra 1916'da Kırım'a döner ve burada öğretmenlik yapar. 1920 senesinde "Bilgi" ve "Yanı Çolpan" gazetelerinde "Aşkım içün", "Kabem", "Kızıl Bayrak" isimli şiirleri çıkan şair, bazı eserlerinde "Carlı" mahlasını kullanmıştır.

Abdurrahman Kadrizade 
(1894 - 1939), medrese tahsilini tamamladıktan sonra Arap, Fars ve Rus dillerini öğrenir. "Yanı Dünya" gazetesinde çalışırken siyasî kitapları, ders kitaplarını ve edebî eserleri Kırım Türkçesine tercüme eder. Türk boylarının folklorünü ve Kırım sözlü edebiyatını çok iyi bilen Kadrizade, halk arasında anlatılan masalları, tekerlemeleri, yırları, çınları ve atasözlerini derleyerek gazetelerde yayımlar.

Abdurrahim Altanlı Şeyhzade
 , (1898-1976) bu dönemin en verimli şairlerinden biridir. Altanlı'nın 1922 yılında gazete ve dergilerde şiirleri yayımlanmaya başlar. "Yaş Komminist Yırı" isimli eserini "Yoksul" imzasıyla yayımlatır. 1928'de Traktör", 1930'da " Ateşli Satırlar", 1932'de "Yeniş Yılları" isimli şiir kitapları çıkar.

1938'de Stalin, Kırım Türkçesinde de Kiril alfabesi kullanılmaya başlar. Stalin devrinde Nazi işgal kuvvetleriyle işbirliği yapmakla suçlanan Kırım Türkleri, 1944 katliamından sonra Türkistan içlerine sürülür.  On yıldan fazla süren bu suskunluk dönemi 1953'te Stalin'in ölümüyle, kaybettiği haklarını geri alma yolunda mücadeleye başlar.


Ziyaddin Cavtöbeli Menliazizov, Totayköy Teknik Okulunu bitirdikten sonda öğretmenlik yapmaya başlar. Bu dönemde "Okuv işleri" ve "İleri" gibi gazetelerde makale ve şiirleri yayımlanmaya başlamıştır. "Dinlernin Zuurı ve Zararı", "Oraza", "Kurban", "Sünnet", İslam Dininin Sınıfiy Maiyeti" gibi ateizmi savunan makaleler yazmıştır.

Halil Kadiroğlu olan Irgat Kadir'in
 (1905-1945), "Yaş Kuvvet" gazetesinde "Irgat'ın Hatırası", "Komsomol", "Turgan Köyüm" şiirleri 1923'te yayımlanır.Propaganda yapan dernek ve partilerde faaliyet gösteren Irgat Kadir, Kırım Tatar Devlet Drama Tiyatrosunda direktör olarak da çalışır.

Cengiz Dağcı, 
(d. 9 Mart 1920 Gurzuf) Kırım Tatar roman yazarıdır. Pek bilinmemesine rağmen Kırım Tatarca şiirleri de vardır. Gurzuf'ta doğdu. Çocukluğu Kızıltaş (şimdiki adıyla Krasnokamenka) köyünde geçti. Cengiz Dağcı Türkiye'ye hiç gelmediği halde kitaplarını Türkiye Türkçesi ile yazmış, kitaplarının ilk redaksiyonunu da şair Ziya Osman Saba yapmıştır. Türkiye'de yayınlanan eserleri sayesinde Türkiye'de birçok insan Kırım ’ı ve Kırım Tatarları 'nın yaşantılarını öğrenmiş oldu. İlk ve orta öğrenimini köyünde ve Akmescit `te yaptı. 1938'de ortaokulu bitirdi . Kırım Pedagoji Enstitüsü ikinci sınıfında iken II. Dünya Savaşı çıktı. 1941`de Ukrayna cephesinde Almanlara esir düştü. Almanların yenilmesi üzerine esir kampından kurtularak müttefik devletler safına sığındı. 1946 Ekiminde eşi ve kızıyla birlikte önce Edinburgh'a geldi. 1947 yılı başında Londra'ya geçti. 1953'te Fulham Road'da bir lokanta açtı. 1974 yılında Londra'da Wimbledon yakınlarındaki Southfields'e yerleşti. Cengiz Dağcı, vatanından ayrıldığından bu yana hiç Kırım'a gitmedi. Eserlerinde Kırım Türklerinin Rusların zulmü altındaki hayatını anlatır. Hüzünlü bir üslûbu vardır. Hakkında İbrahim Şahin tarafından bir doktora çalışması yapılmıştır (Cengiz Dağcı'nın Hayatı ve Eserleri, Kültür Bakanlığı Yay.,1998). İsa Kocakaplan, Cengiz Dağcı hakkında 3 kitap yayınlamıştır: 1.Cengiz Dağcı'nın Dört Romanı (1992, 1998 MEB Yayınları), 2.Kırım'dan Londra'ya Cengiz Dağcı (1998 Damla Yayınları-Bu eserin ikinci bölümünü Cengiz Dağcı'nın Dört Romanı oluşturmaktadır.), 3.Kırım'ın Ebedî Sesi Cengiz Dağcı ( 2010, Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları).
Romanları:  Korkunç Yıllar (1956) Yurdunu Kaybeden Adam (1957) Onlar da İnsandı (1958) Ölüm ve Korku Günleri (1962) O Topraklar Bizimdi (1966) Dönüş (1968)Genç Temuçin (1969)Badem Dalına Asılı Bebekler (1970) Üşüyen Sokak (1972) Anneme Mektuplar (1988) Benim Gibi Biri (1988)
http://www.kitap-ozet.net/wp-content/uploads/2008/10/korkunc-yillar-184x300.jpg

SON DÖNEM KIRIM TÜRKLERİ EDEBİYATI

Kırım Türk konuşma ve edebi dilinin gelişmesi için. 1957'de çıkan Lenin Bayrağı Gazetesi etrafına toplanan ve hitap ettiği kitlenin genişliğiyle Tercüman Gazetesini hatırlatmaktadır. Kırım Tatar Edebiyatı Şurası, Taşkent Pedagoji Enstitüsü, Kırım Tatar Dili ve Edebiyatı Bölümü gibi müesseseler yeni kadroların hazırlanmasına yardımcı olur.

1960’lı yıllarda şiire yeni kuşak 
şairler – felsefi ve lirik şiir ustaları R.Fayzullin, R.Gataş, S.Süleymanova, G.Rahim, R.Haris  geliyorlar. Onlardan sonra R.Ahmetcanov, F.Yarullin, Zülfet, M.Aglamov, L.Şakircan,  İ.Möeminova, R.Minnulin, K.Bulatova, daha sonra R.Zaydulla, H.Eyüp, N.Gambar, L.Zülkerney, Z.Mansurov, G.Murat, R.Rahman kuşağı geliyor. Şiirde genelde her zamanlar için ortak konular işleniliyor; köy, doğa, insan gönlünün güzelliği, halk ahlakını kurtarma yolundaki endişeler, aşk, arkadaşlık. Ayrıca, felsefi şiirleri ile tanılan R.Feyzullin, aşk konusunda Doğu klasik şairlerini ustaları olarak kabul eden ve gazel, rubailerinde aşkın bin bir yüzünü belirleyen ve Mecnun gibi aşk için yaratılan  R.Gataş, milletine sadık kalıp gönlü ile güneşi arayarak yola çıkan R.Ahmetcanov,  insanların en ince duygularını halk edebiyatı kazançları temelinde yansıtan İ.Yüziyev, Zülfet, M.Aglam gibi şairleri ile Tatar halkı onur duyuyor. Tatar şiirinde eserleri dolusuna türkü türü ile güzel bir ilişkide olan şairler de var: M.Nugman, M.Hüseyn, G.Zeynaşeva, S.Süleymanova, Ş.Cihangirova, M.Galiyev.  Ama ne yazık ki, 80’li yıllarda Yazarlar Birliği’ne üye olma güçleşti ve genç şairlere kitaplarını çıkarma imkanı da sağlanamadı. Buna rağmen, şiir devamlı hareket halinde. Yaşlı, usta şairler kendi hisleri ile dikkati çekmeye devam ederken,  genç şairler de onlar ile aynı safta şiirde kendi yerlerini bulmaya çaba gösteriyorlar ve bunu başarıyorlar (R.Sulti, Süleyman, M.Zakir, R.Aymet, Tançulpan, Ç.Zarif, F.Gatina, L.Yansuar) (Galimjan Gıylmanov 1999: 102-107). Şairler, çağdaş insanın ruhsal dünyasını tasvir ederek evrensel endişe ve umutlara yaklaşıyorlar,( http://www.benimblog.com/vatankirim/1 )

70'li yıllarda Özbek, Kazak, Rus okullarında okuyan çocuklar artık anadillerini de öğrenmeye başlarlar. Çeşitli gramer kitapları ve sözlükler neşredilir. Gafur Gülam neşriyatının da Kırım edebiyatının yeniden canlanmasında büyük rolü olmuştur. Bu dönemde Cafer Bulganaklı, Kerim Camanaklı, Ziyaddin Cavtöbeli, Çerkez Ali, Şakir Selimov, Yunus Temirkaya, Bekir Çobanzade, Abdullah Latifzade, Şamil Aladdin, Cevdet Ametov; Abdullah Dermenci, Rıza Halid, OsmanAyder, Eşref Şemizade gibi ediplerin birçok eseri neşredilmiştir.

Gafur Gulam Neşriyatı bünyesinde kurulan Kırım Tatar yayınları bölümünde Kırım Türkçesi ile neşriyat yapma imkânı doğmuştur. 1957 senesinde Gafur Gulam neşriyatı arasında, otuz Kırımlı müellifin hikâyelerini, denemelerini, şiirlerini toplayan "Baar Ezgileri" isimli eser yayımlanmıştır. Kırım edebiyatının yeniden canlanmasında Gafur Gulam neşriyatının çok büyük bir rolü olmuştur.

Bu dönemde Cafer Bulganaklı'nın "Yıllar ve Yırlar" (1969), "İnsan" (1973), "Ekinci yaşlığım" (1977), Kerim Camanaklı'nın "Dostlarıma" (1973), Ziyaddin Cavtöbeli'nin "Yırla İnsan" (1973), Çerkez Ali'nin "Uluklar" (1969), "Arzularım" (1971), "Yer Nefesi" (1979), Şakir Selimov'un "Akbardak" (1974), Yunus Temirkaya'nın "Sabalar'ın Tazeligi" (1970), "Day Çokragı" (1972), "Tanlar" (1976), Bekir Çobanzade ve Abdulah Latifade'nin "Şiirler" (1971), Şer'yan Aliyev'in "Ömür Dalgaları" (1974) gibi kitapları; Şamil Aladdin'in "Eğer Sevsen" (1962), "Rüzgarda Sallangan Fenerler" (1969), Yusuf Bolat'ın "Saf Yürekler" (1962) gibi romanları; Cevdet Ametov'un "Ateş Başında" (1972), "Toplar Suskan Son" (1976), Abdullah Dermenci'nin "Ayat Destanı" (1971), "Zamandaşlar" (1971), Gani Murat'ın "inat Torunlar" gibi hikaye kitapları; Rıza Fazıl'ın "Analar Yaş Ekende" (1977), Alaaddin Şamil'in "Eşg Olsun Sizge" (1963), Rıza Halid'in "Ogurlı Yollar" (1977), Osman Ayder'in "Emcenden Selam" (1972) gibi deneme türü yazıların toplandığı kitapları; Eşref Şemizade'nin "Halk Hizmetinde" (1977), Abdullah Dermenci'nin "Ayat Yolunda" (1973) gibi makalelerinin toplandığı kitapları ve pek çok derleme kitapları neşredilmiştir.



Kırım Türkçesi ile hazırlanan "Yıldız" almanağı, 1980 senesinde iki ayda bir çıkarılan "Yıldız" dergisine çevrilmiştir. 7500 nüsha çıkan dergi, genç yazarları etrafında toplamıştır. Bu dönemde radyo ve televizyonda Kırım Türkçesi ile programlar yapılması da önemli bir gelişmedir.

Zamanın yazar ve şairleri, Kiril alfabesinin Kırım Türkçesindeki bütün seslerini karşılayamaması, anadillerinde eğitim görmeyip milli terbiye ile yetiştirilmeyen gençlerin edebi dili iyi bilmemeleri gibi zorluklarla karşılaşmalarına rağmen, edebiyatın bütün türlerinde eserler vermeye gayret göstermektedirler. Günümüzde ise Kril Alfabesini terk edip Latin Alfabesine geçme çalışmaları yapılmaktadır.

Ayrıca,  Kayum Nasıri ve Nekıy İsanbet tarafından başlayan halk içinden Tatar Halk edebiyatı eserlerini derleyip araştırma ve yayınlama işi  sonraki yıllarda başka Tatar bilim adamları tarafından da devam edilmiştir.  Bunun sonucu olarak 1960’lı yıllardan 1990’lı yıllara kadar  “Tatar Halk Edebiyatı” serisinin birçok cildi yayınlandı. Son on-on beş yıl içinde “Tatar Mitleri”  kitabının iki cildi basıldı,  Fatih Urmançeyev’in 1999 yılında Rus dilinde ve 2005 yılda Tatar Türkçesinde iki kitabı yayınlandı: “Narodnıy Epos İdegey”(“Halk Destanı İdegey”) ve “Tatar Halıq İcatı”. Destanlarla ilgili 2004 yılında “Rannur” neşriyetinde Flora Ahmetova-Urmançe tarafından derlenen birçok destanın değişik varyantları da ayrı kitap olarak okurlara sunuldu (“Tatar Eposı. Dastannar”.)
Son on-on beş  yılda iki ciltlik “Tatar Şiiri Antolojisi”, altı ciltlik “Tatar Edebiyatı Tarihi” ve da edebiyat alanında  yapılan işlerin ne kadar ciddi olduğunu göstermektedir. Orta Çağ Tatar Edebiyatı’nın yadigarları sayılan “Nehcel-Faradis”, “Gülistan bit’ Türki”, “Destanı Babahan”, “Hüsrev ve Şirin” gibi eserlerin, Kul Şerif, Muhammedyar şiirlerinin ayrı kitaplar olarak yayınlanması da  büyük başarılardan oldu. XIX. ve XX. asır Tatar Edebiyatının önemli şahısları, yazarları Ş.Mercani, R.Fahretdin, F.Kerimi, Bubi Kardeşler, G.Ahmerov, G.Gubaydullin, Ramiyev Kardeşler hakkında dolu bir seri kitaplar çıkaran “Ruhiyet” neşriyatı da Tatar Edebiyatı Tarihini tanıtmada önemli katkıda bulunmaktadır. 1999’lı yılda Kazan’da Tatar Ansiklopedi Enstitüsü  Rus Dilinde Tatar Ansiklopedik Sözlüğünü bastırdı, 2003 yılında da  beş ciltlik Tatar Ansiklopedisi’nin 1. cildi  neşr edildi.



FAYDALANILAN KAYNAKLAR
 

 
  • Cemal Kurnaz - Halil Çeltik, Hanlık Dönemi Kırım Şairleri Hakkında Bazı Tespit ve Değerlendirmeler, Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi / Sayı 51
  • Zühal YÜKSEL,1944'ten Günümüze Kadar Kırım Türk Edebiyatı, Türk Dünyası El Kitabı, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü, Ankara 1992
  • http://www.turkcebilgi.com/_kırım_türk_edebiyatı/ansiklopedi
  • http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Genel/dg.ashx?DIL=1&BELGEANAH=111148&DOSYAISI
  • Hakan Kırımlı, Kırım Tatarlarmda Millî Kimlik ve Millî Hareketler, Ankara 1996, s. 20.
  • Türk Ansiklopedisi, "Kırım Tatar Edebiyatı",
  • Zühal YÜKSEL, 1917-1944 Dönemi Kırım Türk Edebiyatı,Türk Dünyası El Kitabı, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü, Ankara 1992
  • http://www.benimblog.com/vatankirim/
  • Türkiye Dışındaki Türk Edebiyatları Antolojisi (Nesir-Nazım), Tatar Edebiyatı, , C. 18,  Ankara:  T.C.Kültür Bakanlığı.
  • Zaripova-Çetin Ç. (2003), “Şeyhzade Babiç’in Eserkerinde Dini Motifler”,  Tyurkologiya Jurnalı,  (112) Mayıs, http://www.tatardunyasi.com/?m=kazan_yazarlaR
  • Sülti R. (1998), İdegey Destanı, Ankara: Türksoy Yayınları.
  • Tatar Edebiyatı Tarihı, Altı Tomda,  6. Tom, Kazan: Rannur.
 

Edebiyat, Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.
 
  BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com

 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...