AVANOS'TA ÇÖMLEKÇİLİK

Ekleyen : Adem , 21 Ağustos 2016 Pazar aaa Beğen
AVANOS VE ÇÖMLEKÇİLİK



"Kör de bilir Avanos’un yolunu, çanak-çömlek kırığından bellidir”  Deyişi Avanos'taki Hititlerden beri süregelen çanak ve çömlekciliğin önemini ve değerini ortaya koyan düşündürücü bir sözdür. Avanos'u tanımlayan bu deyişten hareketle Avanostaki çömlekciliğin önemine ve özelliklerine bir göz atmak istiyoruz. 

Aksaray-Gülşehir-Kayseri kervan yolu üzerinde yer alan Avanos, Kapadokya ve Kızılırmak’ın beslediği  toprağı, Hititlerden Friglere, Roma’dan Bizans ve Selçuklulara, onlarca kültürden gelen birikimle ağarmıştır.

Nevşehir'in 18 km kuzeyinde olan Avanos,  Kızılırmak nehrinin her iki yakasında kurulmuş, Kapadokya bölgesinin en iyi turizm merkezlerinden biridir.  Avanos, toprağına hayat verip toprağını sanat eserine dönüştürmeyi bilen, toprağını sanat eseri haline getirmeyi başaran bir ilçemizdir.  

Çok sayıda çanak çömlek atölyesi bulunan ilçede seramik yapım geleneği Hititlerden beri süregelmektedir. Anadolu’nun en büyük kral mezarlarından biri sayılan "Çeç tümülüsü," Avanos’taki yerleşimin ve çömlek yapımcılığının Hititlere kadar uzandığını; ispat eden önemli bir kanıttır. Avanos, binlerce yıldır Kızılırmak'ın kırmızı toprağı ve milinden seramik ve çömlek yapan gözde bir çömlekçidir.    
 
 Antik dönemdeki adı "Venessa' olan Avanos'ta çömlekcilik sanatı  Hititlerden bu güne dek gözde bir sanat dalıdır. Avanos'un Hititler zamanındaki adı kimi tarihçilere göre  "Zu-Winasa, kimilerine göre ise "Nenassa"dır. Yunan ve Roma dönemlerinde "Venessa", Bizans döneminde ise "Vanote" diye adlandırılan Avanos'un, bu günlki adını  Selçuklu komutanı  Evranos Bey'in adından aldığı söyleneceler arasındadır. (2) Bu görüşe bakılırsa Vanote adı Osmanlı döneminde Evranos Bey'in adından hareketle Avanos haline dönüşmüştür. Selçukşlu ve Osmanlı dönemlerinde de önemli yerleşim yerlerinden biri olan  Avanos'ta 13.yüzyıl Selçuklu döneminde Saruhan Kervansarayı ve Alaaddin Cami inşaa edilmiştir.

Avanos’un Tarihi MÖ 2000’li yıllara dayanan Avanos, Zelva'nin de yakınında Ürgüp ve Göreme ile Kapadokya yöresinin çekim merkezlerindedndir. Orta ve Kuzey Anadolu bölgelerinin önemli bir kesimini sulayıp Karadeniz’e dökülen Kızılırmak,  rengini Avanos’tan alıp sularına kattığı tüflü, killi topraklardan alır.  Kızılırmak'ın Avanos'a ulaştırdığı milli toprak ve killi çamur  kuşaktan kuşağa aktarılan formlarla biçimlenip  çanak çömleğe dönüşür.

Avanos ve çevresi, Roma zulmünden kaçıp bölgeye yerleşen Hıristiyanların kurduğu yer altı şehirleri ve kaçmayı kolaylaştıran gizli geçitleri ile yumuşak kayalarına ve peri bacalarına insanların gizlenebilmesini sağlayarak  Hristiyanlığın en önemli yayılma ve yaşama alanı olarak çok önem kazanmıştır. Uçhisar, Göreme, Çavuşin, Zelva, Avanos, ve yakınlarındaki İhlara, Derinkuyu, Kaymaklı, Ürgüp ve yakınlarındaki diğer yerleşim yerleri  kayalara oyulan mekanlar içindeki yaşamın ne zaman başladığını kesin olarak bilmesek de, özellikle 9. ve 13. yüzyılda Hıristiyanların önemli yerleşim ve dini merkezlerinden biri olduğunu kesinkes ortaya koyar. 

 Avanos’un merkezine girildiğinde sıra sıra çömlekçi atölyeleri artık görülmeye başlar. Avanosluların ‘işlik’ ya da ‘çanakhane’ adını verdiği bu atölyeler, Hititlerden beri süregelen çömlekçilik geleneğini bugün de yaşatıyor. 

Aşagıda sıraladığımız alıntılar Anadoluda ve Avanosta çömlekciliğin nasıl  başladığına ve nasıl yapıldığına dair sorduğumuz sorulara yeterli cevaplar taşır.

"Anadolu’da ilk yapılan çömlekler 'Neolitik' döneme yani yaklaşık M.Ö. 7000'li yıllara dayanmaktadır. İlk yapılan çömlekler sargı-dolama usulü ile elde şekillendiriliyor ve pişirim ise genellikle açık ateşte yapılıyordu. M.Ö. 3000 yılında da çömlekçi çarkı bulunmasıyla çark üzerinde şekillendirmeler de başlamış oldu. Yine aynı dönemde toprağın pişirilmesi için ilkel fırınlar da kullanılmaya başlanmıştır." ( 1) 
"Çamur, kolaylıkla elde edilen hammaddelerin en eski, kullanışlı olanıdır. Yumuşakken kırılmadan biçimlendirilebilir. Çömleklerin elle yapımında uygulanan temel yöntemler çimdik, fitil, levha, modeldir. Özlü çamurdan elle veya çömlekçi çarkından geçirilerek çeşitli ölçülerdeki kalıplara dökülüp form kazandırılmaktadır. Fırınlarda pişirilerek, sırlanan veya sırlanmadan yapılan toprak çanak, çömlek, testi, vazo, küp vb. yapma sanatı olarak tanımlanabilir." (1) 

"Avanos, Kapadokya bölgesinde çömlekçiliğin yapıldığı tek merkez bugün. Çömlekçiliğin burada ne zaman başladığı kesin olarak bilinmiyor ama, kimi kaynaklara göre geçmişi Hititlere kadar uzanıyor. MÖ 3. bin yılda çömlekçi çarkı bulununca, çömlekler artık çarkta biçimlenir; pişirimde de ilkel fırınlar devreye girer. Kapsamlı kazı çalışmaları yapılmadığı için yeterli bilgi olmasa da, Hacıbektaş ve Gelveri (Güzelyurt) ilçelerinde Kalkolitik kültüre ait çanak-çömleklere rastlandığını; 20. yüzyıl başlarında Gelveri’de de çömlek yapıldığını biliyoruz. Avanos’a özgü Aksaray Çömleği’nin de Gelverili ustaların tarzıyla üretildiği biliniyor." (2) 

Avanos'un dağlarından ve Kızılırmak'ın eski yataklarından yumuşak ve yağlı kil topraklar elenip yoğurularak çömlek yapımına uygun çamur haline geliyor. Bu çamurlar çamur teknelerinden bekletilerek  tam kıvama geliyorlar. Kıvamını bulan çamur teknelerden çıkartııp silindirle eziliyor. Çamurların içindeki taş ve zaralı maddeler çamurlardan arınıyor.  Çömlek olabilmek için işlenmiş haldeki çamur adına çıkrık denilen tezgah üste konuluyor. "  Çamur teknelerinde suyla karıştırılarak bekletilen kırmızı toprak, bir süre sonra kıvamını buluyor. Çamur, ait olduğu yatağın türüne göre silisli, gevşek, yumuşak veya yağlı, sert ya da killi gibi farklı özelliklerde olabiliyor. Çamurun cinsi, kabın türünü de belirler. Ayakla çevrilen çark dönmeye başladığında, üzerindeki çamur kütlesi çömlek ustasının el hüneriyle birkaç dakika içinde incelip yükselmeye başlar ve son şeklini alır. Çarkta çekilen formlar, ‘yanalak’ denen havadar bir tezgâh üzerinde kurumaya bırakılır. O arada boyanan ve cilalanan kaplar yeterince kuruduktan sonra yaklaşık 600-700 derecelik bir sıcaklıkta pişirilir."(2)  İşlik denilen atölyelerde üretilen çanaklar önce güneşte, daha sonra da gölgede kurutulduktan sonra, saman ve talaşla yakılan fırınlarda 800 dereceden başlayıp 1200 derece sıcaklık arasında özenle pişirilir. (3) 

Avanoslu çömlekçiler, atölyelerini kayalar içine oyulmuş  koca koca çömleklere benzeyen mekanların içlerine kuruyorlar. Kayalara oyulan atölyelerin içi çömlek tezgahlarıyla ve üretilmiş olan ürünler ile dolmuş. Çıkrıkların başında bir yandan çömlek yapıyor,  bir yandan da mağralara sergilenmiş ürünleri gelen ve gidenlere satmaya uğraşıyorlar. Güneşin girmediği, zemini ,tavanı ve duvarları toprak olan bu atöyelerde kurulmuş bir kaç tezgah ile binlerce çeşit , sırlı sırsız, desenli desensiz, çinli çinisiz, süslü süssüz,  irili ufaklı çömlek üretiliyorlar. 

"Geleneksel metotlarla yapımı sürdürülen günümüz çömlekçiliğinde çağdaş gelişmelerden de yararlanılmaktadır. Çark üzerinde yapılan çömlekçilikte çevreden alınan çamur, çamur yalağına koyulur. Buradan çıkarılarak, silindirden geçirilir ve yabancı maddelerden arıtılır. Daha sonra çırak alır ustanın önünde topaç yaparak çamuru çarkın üzerine yerleştirir. ve usta çamuru işleyerek arzu ettiği biçim ebat ve kullanıma uygun bir çömlek yapar. Bu çömleklerin belli bir bekleme ve olgulaşma süreci vardır. İşlenen çamurun hava Şartlarına göre bekleme süresi ortalama 20 gündür.  Bu süreç bitikten sonra işlenmiş çömlekler fırına istif olunur. 3 gün 3 gece odunla yanar. Ayar deliklerinden bakılarak, pişip pişmediği kontrol edilir. Piştikten sonra kapıları açılır, 2 gün soğumaya bırakılır ve ocak boşaltılır. Bu esnada ıskartalar sağlamlarından ayrılır. Çömleklerin konulduğu fırınlar oldukça büyük ebatlı fırınlar olmaktadır. Normalde bir fırından 1500-2000 parça malzeme çıkar."(1) 

Avanoslu ustalar bu mağraların içinde çömlek imal ediyorken yanlarına sokuluyor, çıkrığın üstünde dönen çamur topunun  bir çömlek olmasını ilgiyle izliyorsunuz. Usta, çıkrığın dönen mline ayağıyla hükmediyor. Çarkın üstüne koyduğu bir avuç çavuru evirip çeviren milin üzerinde ellleriyle, parmaklarıyla, tırnaklarıyla hallerden hale sokuyor, Bir avuç çamur bu dönen çarkın üstünden bakıyorsunuz ki, tas, güveç kapı, sürahi, vazo yada bir küp olup çıkıvermiş. Ustanın yanına oturup çamura şekil vermeyi siz bile deniyorsunuz. Çamurdan bir kap yapmanın zevkini tadıyorsunuz. 

 

"Avanos atölyelerinde, boyları 20 cm’den 1.5 metreye kadar değişen, çömlek, küp, testi ve güveç gibi işlevsel mutfak gereçleri bir yana, son yıllarda Hitit ve Frig gibi Anadolu’nun en eski formlarını tekrarlayan hediyelik eşyalar da üretiliyor. Büyük kentlerde, hatta Avrupa’da hediyelik eşya mağazalarında yer bulan Avanos işi testiler, antik formda çanak ve çömlek ürünleri bölgenin en önemli gelir kaynağı. İlçede bulunan büyük ölçekli birkaç yer ise bahçe çömleği üretip Avrupa’ya ihraç ediyor. Ayrıca dışarıdan gelen bazı sanatçıların yardımı ve katkılarıyla işlerinde yetkinleşip seramik duvar panoları ve artistik çalışmalar yapan atölyeler de var."
Avanosta üretilen çanak çömleğin türünün sayısını bilmiyoruz. Ama irili ufaklı yüzlerce binlerce çeşit ürünler üretiyorlar. Bu ürünler çeşit çeşit renk ve desenler içinde . Mağraların köşeleri ellerinde kalem tutan  çömlek panolar, vazolar  üstüne desenleri çiziktiren gençler ile de doludur. Bu gençler,  bu vazolar, seramikler, sürahiler veya panolar üstüne Selçuklulardan , Osmanlılardan, belki de Hititlerden bile kalan desenleri çiziyorlar. 

Avanostaki mağralar çanak çömlek ile dolu. Çok eskiden beri gelen motifler ve desenlerle günümüzde düşünülen şekillerle yan yanalar. Peri bacaları gibi çank çömlek ile dolu Avanostan ayrılırken geçmiş ile bu günleri bir arada buluşturan bir kaç çanak çömlek alın. Bu çömleklerin dilinden dinlemeyi blirseniz,  geçmişten gelen bu günün  öyküsünü duyarsınız. Avanos'a gitmeden de Avanos'u anarsınız.
 


KAYNAKÇA
  1. http://www.edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/209-c%C3%B6mlekcilik_yapimi_veteknikleri
  2. ww.estanbul.com/avanos-ve-comlekcilik-20617.html
  3. http://tr.wikipedia.org/wiki/Avanos
  4. Resim alıntı: http://www.avanospottery.com/index.php?page=producs&kid=4
     
 

Not: Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, ebru, Fotoğraf, minyatür, hat, sedef, el işi, oya, bezeme, Telkari, kazaziye  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşarak kültürümüze katkıda bulunabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com





 





Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...