Boncuk ve Türklerde Boncuk Geleneği

Ekleyen : Adem , 21 Ağustos 2016 Pazar Beğen
BONCUK




Eski Mısırlılar'ın çok güzel boncuklar yaptığını, bundan 6.000 yıl öncesinde, boncuk atölyelerinde renkli taş boncuklara çiçek ve meyve desenleri işlediklerini arkeoloji çalışmalarından öğreniyoruz. Mısırlılar mumyalannı zarif boncuklarla bezeli kumaşlara sararlardı. Fenikeliler, cam boncuk yapma sanatını geliştirdiler ve ilk kez parlak renkli boncuklar yapmayı başardılar. Ayrıca boncuktan, komik insan ve hayvan yüzleri yaptılar.

İÖ 1100 dolayında Ege yöresinde çeşitli madenleri, özellikle de altın ve fildişini özenle işleyen ustalar yetişti. Girit'te fildişi ve kehribardan çiçek biçiminde yivli boncuklar yapılıyordu. Fosilleşmiş ağaç reçinesinden elde edilen bir madde olan kehribar, Eski Yunanlılar arasında yaygın olarak kulllanılırdı.

Kraliçe I. Elizabeth döneminde İngiltere'de ve 17. yüzyılda İtalya'da bir sanat olarak gelişti. Bu dönemde hemen tüm giysilerde boncuk işi süslemeler vardı. Boncuk işi Afrika'nın pek çok yöresinde, Amerika Yerlileri arasında ve Güney Amerika'da hâlâ yaygındır. Amerika Yerlileri'nin boncuk işleri zevkli, çarpıcı desenleriyle göz alıcıdır. Bu tür boncuk desenleanne Yerli çadırlarında, giysilerde ve hatta atların koşum takımlarında bile rastlanır. Bu desenlerin en iyi örnekleri Apsaroka, Siu ve Karaayak Yerlileri arasında görülür. Afrika'da boncuklar başlıkları ve tozlukları, su kaplarını, önlükleri ve gerdanlıkları bezemekte kulllanılır. Bunlardan bazılarının anlamlarıda vardır. Zulular, her biri özel anlam taşıyan değişik renkte boncuklarla aşklarını dile getirirler. Güney Afrika'da kabileler belirli renklerdeki boncuk karışımlarından tanınır. Melarıezyalılar ve Yeni Gineliler çoğunlukla denizkabuğundan yapılma boncuklar kullanırlar.(1)

17. ve 18. yüzyıllarda, Avrupalı kâşiflerin, gittikleri yerlerde boncuklarla yerel ürünleri değiş tokuş ettiklerini biliyoruz. Venedik'te Rönesans döneminde yapilan boncuklar ticaret yoluyla Brezilya Yerlileri'ne kadar ulaşmış, kuşaktan kuşağa geçerek yakın zamanlara kadar Yerliler'ce kullanılmıştır. 

Eskiden, ipe dizilmiş boncuklar insanların dualannı yinelemelerine yarardı. Dünyanın pek çok yerinde boncuklar bugün de dua ya da büyü amacıyla kullanılmaktadır. Hıristiyanlar, Budacılar, Hindular ve Müslümanlar dualannın sayısını şaşırmamak için tespih kullanırlar. Birçok Ortadoğu ve Arap ülkesinde eşyaya, çocuklara ya da hayvanlara, uğursuzluklara karşı güvence olduğuna inanılan mavi boncuk takılır. (1)



TÜRKLERDE BONCUK GELENEĞİ


Tarihteki Türk topluluklarında Nazar boncuğuna munçuk, moncuk, monşak, monçak, monçok, muyınçak gibi isimler verilmiştir ve bu tabirlerin bazıları günümüzde de bazı ulusların dillerinde yer almaktadır. Sözcük olarak "Boncuk" demektir. Bunlar kişinin veya atın boynuna takılan değerli taş; arslan tırnağı, muska gibi şeylerdir. Attila Han’ın babasının adı da Muncuk’tur. Türk halk inancında Albıs, Gökçe Munçuk (Mavi Boncuk)’tan çok korkar, ki Nazar Boncuğu kavramının kökeninde bu anlayış yatar.
Kotaz sözcüğü de yine Nazar boncuğu anlamında kullanılan başka bir kelimedir. Gözün dikkatini başka yöne çekmesi nedeniyle korunduğu mantığı öne sürülür. Çok kuvvetli nazarların kotazları (nazar boncuklarını) çatlattığı hatta parça parça ettiği anlatılır. Sözcük olarak "kutlu nesne" anlamına gelir. Köşgük ve çom tabirleri de aynı anlamda kullanılır ve nazarlık demektir.(2) 

Eski Türklerde güneş, Gök Tanrı’yı; Ay ise Erlik Han’ı (Kayra/Kara Han’ı) yani yer altı Tanrısını anlatır. İkisi birden de kainatı ifade eder. Bunlar; Türk mitolojisinde küre (boncuk) biçiminde tasvir edilmişlerdir. Sanat eserlerinde de kün (Güneş) ve ay iki yuvarlak olarak gösterilmektedirler Bunun en açık örneğini de 731’de ölen (Bana göre Çinliler tarafından zehirlenen) Kül (Köl) Tigin için dikilen ve yeğeni Yollug Tigin tarafından yazılan anıtta görmekteyiz. Bu anıtta; çift başlı bir ejder, sağa ve sola eğilerek iki ağzına iki moncuk (küre) almıştır ve onları tutmaktadır. (Fotoğraflar için bak: Taştaki Türkler; Servet Somuncuoğlu, s. 149) Kül Tigin’in mezar anıtında bulunan kaplumbağa üstündeki üst yarısı kırılmış anıtta da çift başlı ejder figürü aynen bulunuyor. (Fotoğraf için: Taştaki Türkler, s. 169)
Hiç kuşkusuz ki ejder (Çincesi Kök-luu) ve moncuk; Kök Türk hakanlarının tamgalarından birisi idi. (3)


Nazar boncuğu islamiyetten önce olan Türk inançlarından kalma bir gelenektir. Nazar boncuğu, insanları kötü gözlerden koruduğuna inanılan mavi renkli boncuklardır. Genellikle göz şeklinde olur. Nazar boncuğu yapım aşamasında içerisine kurşun dökülür. Mâvi gözlülerin kötü niyetli, kıskanç, başkalarına zarar vermekten hoşlanan kimseler olduğuna inanılır. Göz değmesinin temeli kıskançlık duygusu olarak düşünülür. Nazar boncuğu takmakla bu kıskançlık dolu bakışların tesirinin azaltılması veya başka yönlere yansıtılması amaçlanmaktadır.

İlk nazar boncuklarının Sümerliler tarafından yapıldığı sanılmaktadır. Sümerlilerden Mısırllılara geçtiği ve böylece yayıldığına dair çeşitli görüşler bulunur. Nazar bocuklarının Gökyüzü tanrısı Horus'un kem gözlerinden koruduğu inancı geçmişten günümüze dek ulaşmıştır. Halk arasında kıskançlık dolu ya da kötü niyetli bir bakışın etkisini ortadan kaldırmak için “nazar boncuğu”nun kullanıldığı görülür.(4)

Mavi renkli olup üzerinde göz resimleri ya da çeşitli göz şekilleri bulunan nazar boncukları, çocukların kundağına, omzuna, yastığına iliştirilir; büyüklerin de isteğe bağlı olarak boyunlarına, bileklerine hatta yüzük şeklinde olmak üzere parmaklarına ya da kıyafetlerinin görünecek bir yerine takılabilir.

Nazar boncuğu sadece kişilere değil evlerin girişine; otomobil, kamyon, otobüs gibi taşıtlara; hayvanların boyunlarına, boynuzlarına, alınlarına ya da barınaklarına; bitki ve çiçeklere hatta iyi mahsul veren bağ-bahçenin bir köşesine de asılabilir. (4)


CAM BONCUK NASIL YAPILIR.


Cam boncuk yapımındaki geleneksel yöntem Lampworking alev sanatı diye adlandırılır. Cam sanatçılarının en çok yararlandığı yöntem olan Lampworking; Alev altında ısıtılarak sıvılaştırılmış çubuk şeklindeki camların, bal kıvamındayken mandrel üzerine sarılarak şekil verildiği bir yöntemdir. Camın erimesi için propan gazı ve oksijen ile birlikte çalışan şalüma'lar kullanılır. Oksijen kaynağı olarak oksijen tüpleri yada oksijen jeneratörleri kullanılır. Cam ~1200 C de bal kıvamına gelir. Yapım sırasında önce mandrelin (çelik çubuklar) üzerine ayırıcı sürülmesi gerekir. Bu camın mandrele yapışmamasını sağlar. Mandreller yapmak istediğimiz boncuğa göre farklı çapta seçilebilirler. Ayırıcı kuruduktan sonra cam çubuğu yavaş yavaş ısıtarak, bal kıvamına geldiğinde mandrele sararak temel boncukları oluşturabiliriz. Bundan sonra farklı renkler ve değişik materyaller kullanarak farklı formda, farklı boyutta, farklı renkte yapmak istediğimiz tüm boncukları yapabiliriz. Çapları 8mm ye kadar olanları tavlayarak (alevin en soğuk noktasında yavaş yavaş soğutarak), biraz daha büyük olanları küle gömerek ve daha büyüklerini fırınlayarak soğutabiliriz. Boncuklar soğuduktan sonra mandrel üzerinden çıkartılıp (biraz suda bekletildikten sonra) temizlenir

 
  1. http://www.estanbul.com/boncuk-eskicagda-boncuk-yapimi-190105.htm
  2. http://tr.wikipedia.org/wiki/Nazar_boncu%C4%9Fu
  3. RIZA ZELYUT,Türk tarihinde Moncuk (Boncuk),http://www.haberakademi.net/bsnyaz.asp?hbr=5296
  4. Şahamettin Kuzucular, Nazar Nedir, Türleri, Korunma Yolları, Nazarlıklar ve Nazar Duaları, .edebiyadvesanatakademisi.com/edebiyad/616-nazar_nedir_
  5. http://www.selmaduzgoren.com/bead_tur.html

Not: Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, ebru, Fotoğraf, minyatür, hat, sedef, el işi, oya, bezeme, Telkari, kazaziye  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşarak kültürümüze katkıda bulunabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com


 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...