Farklı Medeniyetle Nazar ve Nazar Boncuğu


Esa
25.9.2020

 

Eski Mısırlıların çok güzel boncuklar yaptığını, bundan 6.000 yıl öncesinde, boncuk atölyelerinde renkli taş boncuklara çiçek ve meyve desenleri işlediklerini arkeoloji çalışmalarından öğreniyoruz. Mısırlılar mumyalarını zarif boncuklarla bezeli kumaşlara sararlardı. Fenikeliler, cam boncuk yapma sanatını geliştirdiler ve ilk kez parlak renkli boncuklar yapmayı başardılar. Ayrıca boncuktan, komik insan ve hayvan yüzleri yaptılar.

İÖ 1100 dolayında Ege yöresinde çeşitli madenleri, özellikle de altın ve fildişini özenle işleyen ustalar yetişti. Girit'te fildişi ve kehribardan çiçek biçiminde yivli boncuklar yapılıyordu. Fosilleşmiş ağaç reçinesinden elde edilen bir madde olan kehribar, Eski Yunanlılar arasında yaygın olarak kullanılırdı.

Kraliçe I. Elizabeth döneminde İngiltere'de ve 17. yüzyılda İtalya'da bir sanat olarak gelişti. Bu dönemde hemen tüm giysilerde boncuk işi süslemeler vardı. Boncuk işi Afrika'nın pek çok yöresinde, Amerika Yerlileri arasında ve Güney Amerika'da hâlâ yaygındır. Amerika Yerlileri'nin boncuk işleri zevkli, çarpıcı desenleriyle göz alıcıdır. Bu tür boncuk desenle anne Yerli çadırlarında, giysilerde ve hatta atların koşum takımlarında bile rastlanır. Bu desenlerin en iyi örnekleri Apsaroka, Siu ve Karaayak Yerlileri arasında görülür. Afrika'da boncuklar başlıkları ve tozlukları, su kaplarını, önlükleri ve gerdanlıkları bezemekte kullanılır. Bunlardan bazılarının anlamları da vardır. Zulular, her biri özel anlam taşıyan değişik renkte boncuklarla aşklarını dile getirirler. Güney Afrika'da kabileler belirli renklerdeki boncuk karışımlarından tanınır. Malezyalılar ve Yeni Gineliler çoğunlukla deniz kabuğundan yapılma boncuklar kullanırlar.[1]

17.ve 18. yüzyıllarda, Avrupalı kâşiflerin, gittikleri yerlerde boncuklarla yerel ürünleri değiş tokuş ettiklerini biliyoruz. Venedik'te Rönesans döneminde yapilan boncuklar ticaret yoluyla Brezilya Yerlileri'ne kadar ulaşmış, kuşaktan kuşağa geçerek yakın zamanlara kadar Yerliler'ce kullanılmıştır. 

Eskiden, ipe dizilmiş boncuklar insanların dualarını yinelemelerine yarardı. Dünyanın pek çok yerinde boncuklar bugün de dua ya da büyü amacıyla kullanılmaktadır. Hıristiyanlar, Budacılar, Hindular ve Müslümanlar dualarının sayısını şaşırmamak için tespih kullanırlar. Birçok Ortadoğu ve Arap ülkesinde eşyaya, çocuklara ya da hayvanlara, uğursuzluklara karşı güvence olduğuna inanılan mavi boncuk takılır. [2]

Nazar kelimesi Arapçadan Türkçemize geçmiş bir sözcük olarak kötü niyetli gözün etki altında kalan kişiye verdiği zarar anlamındadır., Arapça'da İsa¬bet-i Ayn, Parapsychology (Parapskoloji) biliminde de Psychokinesis (Psikokinezi) adı verilen nazar, terim olarak, bazı insanların cisimlere ve varlıklara bakmak suretiyle maddi ve manevi tesir meydana getirmesi halini ifade etmektedir.[3]

Nazar ve göz değmesi bir çeşit büyülemedir. Bilim adamlarının da tespit ettikleri gibi, göz yoluyla bir çeşit hipnoz olayı da gerçekleşebilmektedir. Örneğin yılan, fare, kuş veya diğer avlarını böyle yakalar. Gözlerinden gönderdiği sihirli veya hipnotize eden bakışlar yoluyla avının beyin fonksiyonlarını bozarak bocalayan avının yakalamaktadır.[4]

 

KAYNAKÇA 

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış