TÜRKLERDE NARGİLE VE NARGİLE KÜLTÜRÜ


21.8.2016

NARGİLE KÜLTÜRÜ VE NARGİLENİN TARİHİ SÜRECİ

Eski konak, çay bahçeleri ve kahvehanelerde, bu tip mekânların raflarında, antika eser satan yerlerde, özlemli mekânlarda en sık gördüğümüz objelerin başında nargile gelmektedir. Pek çoğu oldukça özenle hazırlanmış, nostaljik  çizgiler, estetik malzemeler, , geleneksel motifler ve desenlerle süslenmiş bu nargilelerin nasıl ve nerede yapılmış olduğunu hem merak etmişizdir.

Özellikle seri üretim özelliği taşımayan ayrı ayrı ve her biri değişik şekillerde ve elle yapıldığı izlenimi veren nargilelerin hepsi bir sanat eseri görünümündedir. 16. 17 yy dan beri Osmanlı hayatının bir parçası olan nargilenin ana vatanı Hindistan’dır. Hindistan’dan, Araplara, Farslar ve Türklere doğru taşınmış zamanla başka kültürlere de yayılmıştır.

Kaynaklar nargile'nin Hindistan kökenli olduğunda birleşmektedir. Hindistan’da doğan nargile, önce İran kültürüne  daha sonra da Arap ve Türk kültürünün bir parçası olmuştur. Türkler ve Arapların yoluyla da Balkanlara ve kuzey Afrika’ya kadar yayılmıştır.

Nargile kültürünün Türklerde ne zaman başladığı kesin bilmiyorsak bile tütünün Amerika’nın keşfinden sonra ortaya çıktığı, 16. Yy dan dan itibaren de Osmanlılarda da görülmeye başladığı bilinmektedir. Tütünün keyif verdiğinin keşfedilmesinden sonra insanlar tütün içmeye alışmışlar,   pipo, puro, sigara ve nargile gibi tütün içme yolları ve yöntemlerini de icat etmişlerdir.  

Nargilenin de 16. yy dan itibaren Osmanlı kültürüne girdiğine dair işaretler de vardır. Nargile, kendine özgü bir kültür oluşturan geleneksel bir tütün içme aracıdır. İlk nargilelerin Hindistan cevizlerinin içine kamış sokularak yapıldığı zamanla yerine kabak konulduğu, kültürden kültüre geçerken de bu günkü halini aldığı bilinmektedir. [1] Bir hortum aracılığıyla sudan geçerek süzülen dumanın içilmesini sağlayan bir düzenek olan nargile, içim şekli ve adabı, yüzlerce yılda oluşmuş kullanım geleneği ile kendine özgü bir kültür, adap ve muaşeret gerçekleştirmiş,  bu yönüyle de doğu kültürünün bir parçası haline gelmiştir.

Zaten nargile kelimesinin İran dilinde Hindistan cevizi anlamına gelmesi bu görüşün neredeyse ispatını yapmaktadır.  Zamanla Hindistan cevizi yerine kabak kullanılmaya başlanmış, sonra da  porselen ve bronz gövdeli nargilelerin yapımına geçilmiştir. Nargile için elverişli malzemeler olan  porselen ve bronz gövdeli nargileleri, cam, billur, çini, gümüş gövdeli nargileler izlemiştir.

Nargile aletinin yapımı ve ortaya çıkması  ile ilgili olarak   A.Esat Bozyiğit şu bilgiyi vermektedir. : "Bu âlet, ilk kez Hindistan'da icat edilmiş ve Narçil denilen büyük hindistan cevizinin kabuğundan yapılmış. Narçil, Mısırlılar tarafından da rağbet görmüş ve adına da nargil denilmiş. Araplar C harfini G sesiyle kullandıklarından Narçil, burada Nargil ya da Nargile biçimini almış. Daha sonraları İranlılar da bu âleti benimseyerek, büklüm yılan anlamına gelen Marpuç'u bulmuşlar ve narçil yerine fayanstan nargile şişesi, bronzdan başlık yapmışlar, öyle ki hemen ekime de başlayıp Isfahan, Şiraz ve Keşan'da güzel ve leziz Tömbekiler üretmişler. Tömbeki bir cins tütün oluyor. Şam ve Yemen'de de ağaçtan uzun başlıklar, hindistan cevizinden sac yağı üzerine oturtulmuş ve marpucu kalın bezlerle dikilmiş nargileler kullanmışlar, İranlılar Nargileye Galyan diyorlar." [2]

Araplarca "şişa", İranlılarca ise "galyan" olarak adlandırılan nargilenin tasarımında İslam kültürünün  derin izleri gözükür. Cami minaresini andıran ser kısmı bunu çok iyi simgelemektedir. Ayrıca ser kısmı genellikle çiçek ve yaprak desenleriyle süslenmekte ve bunlarda zaman zaman yaldız kullanılmaktadır. Marpuç kısmında ise genelde el dokuması olan kilim desenleri kullanılmaktadır." [3]

Osmanlı döneminde İran’dan getirilen ve zamanın kahvehanelerinde muhabbetlere eşlik eden tömbeki, bazı padişahlar tarafından yasaklanmıştır.  Bir çok yasağa rağmen Nargile içme ve nargile yapma Osmanlı kültüründe adeta bir simge haline gelmiş, kahvehanelerin ve meyhanelerin başlıca araç ve gereçlerinden birisi de olmuştur. Eski devirlerde konakların  vazgeçilmez eşyası olan nargile günümüzde de, çay bahçeleri,  kahvehanelerin otantik mekanlar, antika eser satan yerlerde, nostaljik mekanlarda en sık gördüğümüz objelerin başında gelmektedir

Eskiden sadece tömbeki tütünle içilen nargile, daha sonra çeşitlenmiş Mısır kültüründe ortaya çıkan aromalı nargile Türkiye’ye de sıçramış ve beğenilmiştir. Böylece Türklerde de aromalı nargile içimi yaygınlaşmıştır.

 

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış