SİNBAD'IN MACERALARI ÖZETİ


Esa
5.5.2015
 
 
Yazıda “Binbir Gece Masalları SİNBADIN MACARELARI “romanı hakkında bilgiler, romanının özeti,  romanın konusu, ana fikri,  romanın kahramanları,  “Binbir Gece Masalları “romanın olay örgüsü,  romanın yazarı, “Binbir Gece Masalları SİNBADIN MACARELARI “hayatı, “Binbir Gece Masalları SİNBADIN MACARELARI “ şahıs kadrosu  yazarın diğer romanları, eserden alıntılar yer alır.  Eser hakkında yorumlar,  romanın anlatım tekniği, yazarın bakış açısı, romanın tekniği, romanın türü, çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi, yazar ve eseri arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.
 
BİNBİR GECE MASALLARI
 
Binbir Gece Masalları İslam edebiyatında ortaya çıkan bir eserdir. MS 8 YY da oluşan bu masallar büyük ihtimalle sözlü gelenekte[1] ortaya çıkmış olan masalların derlenmesi şeklindedir. Buna rağmen masalların esas membaı Farsça bir kitaptan gelmektedir.  Hikâyelerin çekirdeğini eski bir Fars (İran) kitabı olan Hazâr Afsâna (Bin Efsane) adlı eserin  oluşturduğu düşünülmektedir. [2]Masalların nasıl derlendiği  ilk kez kim tarafından yazıya geçirildiği kesin olmamakla birlikte kimi kaynaklar  bu kişinin ” 9. yüzyıl da hikâyeleri derleyen ve Arapça ’ya çevirenin masalcı Ebu Abdullah Muhammed el-Gahşigar olduğu” iddiasındadır.[3]
 
Bu masalların ortaya çıkışı  ile ilgili olarak da bir hikâye oluşmuştur. Hikâyeye göre; İran Şah’ı Şehriyar, Hindistan ile Çin arasında egemenlik kurmuş bir hükümdardır. Bu ülkeleri kardeşi Şahzaman ile yönetmektedir. Şehriyar ve Şahzaman adlı iki kardeş hükümdar, eşleri  tarafından aldatılmak felâketine uğramışlar bu yüzden de bütün kadınların iffetsiz ve sadakatsiz olduklarına inanmaya başlamışlardır.. Bu olayların etkisiyle  kadınlara kin duymaya başlayan Hükümdar Şehriyar, kendi ülkesinde, her gün bir kızla evlenip ertesi gün onu idam ettirmeye başlar. Bunun üzerine  vezirin güzel, bilgili ve akıllı kızı Şehrazat, zaten sıranın kendisine de geleceğini bildiğinden  hükümdarla evlenip,  ya bu uğurda yaşamını yitirmeye ya da ülkenin tüm kadınlarını da bu belâdan kurtarmaya karar vermiştir.[4]
Bu planını babasına açan Şehrazat  bin güçlükle babasını da ikna etmiştir. Kız kardeşi Dünyazat da ona yardım edecektir. Şeharazat gündüz kız kardeşi Dünyazat’tan hikâyeler dinleyecek  kendisi de geceleri hükümdar Şehriyar’a anlatacaktır. Şehrazat ölümünü geciktirmek için her gece Hükümdara bir masal anlatamaya başlar.  Şehrazat; ve şafak sökerken masalı en   heyecanlı yerinde ” Gündüz masal anlatılmaz ” diye hikayeyi anlatmayı kesmektedir. Hikayenin sonunu merak eden Şehriyar ise , Şehrazad’ın hikayeye ertesi gece devam edebilmesi için, Şehrazad’ın idamını ertelemektedir.  Şehrazat, her gece bir önceki masalın devamını anlatıp yeni bir hikâyeye başlamakta  ve yine tam tan vakti hikâyenin en heyecanlı yerinde anlatmayı bırakmaktadır.  Şehrazad’in hikâyeye devam etmesini isteyen Şehriyar, her gece Şehrazad’ın idamını erteler ve hikâyenin sonunu bekler. Ama hikâyenin hemen bitiminde Şehrazad yeni bir masal başlar. Bu hikâyeler uzunca bir müddet böyle devam eder.
 Hükümdar Şehriyar'a anlatılan  masallar arasında "Sinbad", "Alaaddin" ve "Ali Baba ve Kırk Haramiler" gibi masallar da yer  alır. yer
 
                                     SİNBADIN MACARELARI
 
     Bağdat’ta Sinbad adlı bir adam vardı. Lakabı ise Hamal Sinbad’tı. Kendisi çok yoksuldu ve yüklerini başının üzerinde taşıyor bu şekilde helal para kazanmaya çalışıyordu. Daha sonraları bir gün Sinbad yükleri bu sefer ağır olarak da olsa başının üzerine alıp yola çıktı. Hava fazlasıyla sıcak olmasına rağmen titriyordu. Bir tüccarının önünden geçerken yan tarafında büyük bir taş görerek yüklerini kenara koydu ve taşın üzerine oturmak üzere çömeldi. Sonra bir anda bir koku sezdi ve çok güzel bir yemek kokusu olduğunu fark etti. Hemen kalkıp kapıya yanaşarak içerde ne olup bittiğine bakındı. Dehşet bir ortam görünüyordu. Kuşlar ötüşüyor sanki cennete gelmiş gibi hissediyordu. Daha sonra ellerini açarak Allah’a dua etti ve tam o sıra yükünü alıp yola koyuluyordu ki Sarayın bir veziri seslendi ve ısrarca içeri çağrıldığını buyurdu. Israrına karşı gelemeyen Sinbad içeri girdi. Bir anda ne görsün? Ziyafetler, şölenler vs. neler neler… O an ki sevinciyle ev şahinin yanına vardı ve genç adam saygılı bir şekilde oda da ki bütün insanları selamladı. Sonra evin şahinin önünde diz çökerek yeri öptü saygıyla ayağa kalkarak başını öne eğdi. Evin sahibi bu durumdan çok hoşnut duymuştu.
 
      İlk öncelikle yanına doğruldu ve evin sahibi Ne iş yaparsın? Adın nedir? Diyerekten kendisini tanıtmasını istedi. Genç adamda kendisini tanıtarak dinlemeye koyuldu. Evin sahibinin adı da Sinbad’tı. Fakat lakabı Denizci Sinbad’tı. İsimlerinin aynı olduğunu bilmek hoşlarına gitmişti tabi…Sinbad Denizci Sinbad’tın hayatını merak ederek sordu. Denizci Sinbad’ta anlatmaya koyularak yanı başında başladı gecen olaylarını anlatmaya… Sinbad’ada dinlemek kalmıştı. Denizci Sinbad’ta aynı Sinbad gibi yoksuldu. Daha sonraları dedesi büyük miraslar bırakmış ama kendisi boş yere harcadığını fark etmiş ve hemen büyük mirasın değerlendirilmesi gerektiğini düşünerek harekete geçmiş. Baya mücadeleler vererek oturduğu güzel mi güzel yere sahip olmuş ve o kadar acılar çektiğine rağmen her ne olursa olsun değdiğini anlamıştı. Sinbad hikâyesini dinlemeye dalmıştı ki yemekler sofralara düzenlenmiş masaya doğru çağrıldıklarını fark ettiler. Kendi yasamı olduğu olayı yarıda bırakarak masaya doğru ilerlediler. Bir müddet içinde karınlarını doyurduktan sonra evin sahibi olan Denizci Sinbad yorgun olduğunu ileterek yarına devam edebileceğini iletti. Bunu işiten Sinbad saygıyla “Tamam” diyerek yola koyulmak istedi ancak Denizci Sinbad buna müsaade etmedi ve bugünlük kalmasını istediğini rica etti. Sinbad kırmayarak teklifini kabul etmek zorunda kaldı. Buna sevinen ev sahibi Denizci Sinbad selamlaşarak odalarına doğru yol aldılar. Aradan saatler geçerek sabah olmuştu. Sinbad rahat ve rahat olduğu kadarda huzurluydu. Sofraya çağrıldığı an odasından çıkıp neşeyle masaya doğru yol aldı. Daha sonra Denizci Sinbad yanına buyurdu ve hikâyesinin devamını merak edip etmeyeceğini sordu Sinbad’a. Sinbad’ta kafasını onaylarak merak ettiğini ve can kulağıyla dinleyebileceğini söyledi. Hikâyesini anlatmaya koyuldu anlattı anlattı ve anlattı… en sonunda buralara kadar geldiğini belirtirken o anda soru sordu genç adama... Nasıl kardeşim benim yaşadıklarımı sence bir başkası yaşamış mıdır? Âmâ şu andaki zevkli hayatım çektiğim sıkıntıların mükâfatıdır. Diyerek sözü genç adama bıraktı.
    Hamal Sinbad yaklaştı, adamın elini öptü ve...            
          
              -Ey efendim.Siz bu bolluğu ve güzellikleri hak etmişsiniz. Eskisi gibi eğlence dolu bir yaşam sürmeye devam edin diyerek gülümsedi. Denizci Sinbad bu Sinbad adlı genç adama destek çıkarak armağanlar verdi. Onu yakın dostlarından biri saymaya başladı ve yaşadıkları sürece birbirlerinden vazgeçmeyerek hiç ayrılmadılar.   
 
 
Sinbad Özeti : Sibel köse
 
 
 
[3] https://tr.wikipedia.org/wiki/Binbir_Gece_Masallar%C4%B1
[4] https://edebiyatvesanatakademisi.com/edebiyad/1350-binbir_gece_masallari.html

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış