Abbas Sayar Hayatı ve Romancılığı


 


 

 

Nail Abbas Sayar
 

 

Nail Abbas Sayar,(21 Mart1923, Yozgat – 12 Ağustos 1999, İzmir)  Türk romancısı ve şairdir.
 
HAYATI
 
21 Mart 1923 tarihinde Yozgat’ta doğdu. 1941’de Yozgat Lisesi’ni[1]bitirdikten sonra maddi imkânsızlıklar nedeniyle üniversiteye gidemedi. Kısa süreli memurluktan sonra yedek subay oldu. Askerliğini tamamlayıp geldikten sonra 1945’te İstanbul'da evlendi ve İstanbul’a yerleşti. Dört dönem İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde Türkoloji eğitimi aldı. Dört sömestri kadar süren bu eğitiminin ardından eğitimini yarıda bırakarak Yozgat’a döndü. [2] Okulunu bırakma sebebi parasızlıktı. Bu okul  "Üstelik onun düşlerindeki okuldu.” İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyat Bölümü" nü bitirmeyerek  [3]  Yozgat' a geri döndü. Yozgat’ da bir süre çiftçilikle uğraştı. Bu yıllar arasında Abbas Sayar, gazete satıcılığı, kitapçılık, matbaacılık ve çiftçilik de yapmıştı.[4]
 
Yeniden İstanbul’a giderek bir matbaa kurdu, 1953’te Yozgat’a dönerek İstanbul’daki matbaasında 15 günde bir çıkarttığı gazeteyi Yozgat’ta yayımlamaya devam etti ve böylece şehrin Bozlak adlı ilk yerel gazetesini çıkarttı. Bu gazete ile Yozgat’daki ilk gazetelerden birini, açtığı matbaa ile Yozgat’ta açılan ilk matbaalardan birini kurmuştu.
Yozgat’ın Bozok ve İleri gazetelerinde çeşitli yazıları yayımlandı.  [5]Kısa bir süre politika ile ilgilendi. Yozgat Demokrat Parti müteşebbis heyeti kurucuları arasında yer aldı ama politikaya olan ilgisini kısa zamanda yitirdi.[6]  Bir süre sonra politikacıların çıkarak kavgalarına ve kirli siyasi yüzlerine ayak uyduramayan Sayar 1957'de politikadan elini çekip ayrıldı.
 
1950’lerden başlayarak romana ve bilahare hikâyeye yönelmişti. Şiirler yazarken roman ve hikâyeye de yönelmişti.1959 ve 1990 yılları arasında yayın dünyasına kalan Bozok gazetesi ile uğraşırken bir yandan da edebiyatla olan ilgisini sürdürüyordu.
1970 yılında Yılkı Atı romanıyla, ismini edebiyat dünyasına duyurdu. Yılkı Atı, TRT Roman Başarı Ödülünü (1971) kazandı.
 
1989 yılında Ayvalık Lisesi Edebiyat Öğretmeni Hanife Ender Sayar'la ikinci evliliğini yaptıktan sonra Ayvalık, Balıkesir’e yerleşti. Edebiyatın yanı sıra resim sanatı ile uğraştı. [7] Ressamlık yönü ile pek tanınmamış olsa da Ayvalık'ta yaşadığı yıllarda birçok resim yapmış ve resimlerini de bir kaç kez sergilemek fırsatını bulmuştur. [8]1990’larda Ankara, Antalya, Ayvalık ve İzmir’de sergiler açtı.
 
04.08.1999’da yatağında uyurken, gece yarısına doğru fenalaşarak beyin kanaması geçiren Sayar, bir hafta sonra 12 Ağustos 1999 tarihinde–9 Eylül Ünv. Tıp Fakültesi-İzmir ’de hayatını kaybetmiştir. 
Kırk dört yıllık gazetesinde yüzlerce, binlerce başyazı yazan 1989’da ikinci kez evlenip Ayvalık'a yerleşen yazar resim, şiir, roman yaşamını Ayvalık'ta sürdürüyordu.[9] Ankara, Antalya, İzmir ve Ayvalık'a resim sergileri de açan Abbas Sayar ardında, derlenmeyi bekleyen pek çok şiir ve yazı bırakarak 12 Ağustos 1999 tarihinde aramızdan ayrıldı.  Ayvalık'ta vefat eden yazarın naaşı doğum yeri olan Yozgat'a getirildi. Yazarın mezarı Yozgat’tadır. [10]
 
Abbas Sayar’ın bir oğlu vardır. Yozgat’ta askeri gazinonun bulunduğu bir sokağa adı verilmiştir. Ölümünden sonra bütün eserlerinin yeni baskıları Ötüken Yayınları tarafından yapılmıştır. Mahhali gözlemlere önem veren ve sevimli bir üslupla yazan Abbas Sayar, geleneksel şiirinin yollarında giden[11] güzel şiirler de yazmıştır.
 
 
YAZIN HAYATI VE EDEBİ KİŞİLİĞİ 
 
Çok yönlü bir sanatçı olan Abbas Sayar, ressam, öykücü, şair ve romancıdır. Birçok tablosu olan yazarın yayınlanmış yedi kitabı, bir öykü eseri, birçok tablosu ve altı adette romanı vardır. 
Abbas Sayar'ın sanat hayatı önce İstanbul'da açtığı, sonra Yozgat'a taşıdığı matbaası ile başlamıştır. İlk eserlerini kendi kurduğu matbaasında ve Yozgat’ta yayımlamaya başladığı dergilerde vermiştir. Yayımlanan ilk kitapları şiirleridir.  Yazdığı şiirlerini Gönül Sandalı (1946), Sereserpe (1953), Neco’ya Mektuplar (1957), Gibi (1960), Şey (1966) ve Esinti (1969) adlarını taşıyan altı şiir kitabında toplayıp yayımlar. Fakat çok dar bir çevre içinde basılıp yayımlanan bu kitaplardaki şiirlerin pek çoğu elimize geçmemiş, derlenmeyi beklemektedir. [12] Ancak daha önce yayımladığı tüm şiirleri 1992 yılında derlenip Boşluğa Takılan Ses adıyla kitaplaştırılmıştır. 1999’da ölümünden sonra derlenebilen şiirleri ise Şiirler adıyla yayımlanmıştır.
 
Yazarın roman türüne geçmesi 1950’lerden sonraki yıllara rastlayacaktır. Yazdığı İlk romanı Yılkı Atı’nı yazdıktan yaklaşık on - on beş yıl sonra 1970’de yayımlama fırsatını bulabilmiştir.  Yılkıya bırakılan bir atın doğadaki yaşam savaşını anlatan ve arka planda köy halkının yoksulluğu ve çaresizliğini sergileyen roman daha sonra filme uyarlanmıştır. Yazarın bu eseri onun çok tanınmasını sağlamış edebiyat çevrelerinde geniş yankı bulmuştur.  "Yılkı Atı, kaleme alınışından çok sonra, 1970’te yayımlanır ve Oktay Akbal tarafından yılın “[e]debiyat [olayı]” (alıntılayan Kurdakul 578) olarak nitelendirilir." [13]
 
Yılkı Atı’nı yayımladıktan sonra ikişer yıl arayla romanlarını yayımlamayı sürdürmüştür 1972’de yayımladığı Çelo, radyo oyununa (Nebahat Abla’yı Yitirdik adıyla)uyarlanmış; 1974’te yayımladığı Can Şenliği ise TV1'de dört bölümlük bir dizi film olarak gösterime sunulmuştur.
 
Yazarın tek öykü kitabı Yorganımı Sıkı Sar 1976’da, Dik Bayır adlı romanı 1977’de yayımlanır. Takip eden yıllarda Tarlabaşı Salkım Saçak (1987, roman), Anılarda Yumak Yumak (1990, anı-roman), Boşluğa Takılan Ses(1991, şiir), Noktalar (1991, vecizeler) adlı kitapları yayımlanır.
 
 Abbas Sayar yoksul bir köylü çocuğu olarak dünyaya gelmiş en iyi bildiği çevre yaşadığı bu muhit olduğundan köy hayatını başarıyla yansıtmıştır. Diğer köy romancılarının politik yaklaşımlarından ve kalıp köy imajlarından kurtularak yazan Abbas Sayar kendine özgü bir dille ve kalıplara kapılmadan yazmıştır. Abbas Sayar’ın yapıtları köy edebiyatı kategorisinde değerlendirilir. Yapıtlarında genellikle Orta Anadolu’yu anlatır. Romanlarında Türk köylüsünün nasıl yaşadığını bilmek, öğrenmek ve yaşam koşullarını değiştirmek gerektiğini aydınlara ve politikacılara haykırır.  " Köyü ele alarak ahlâksal yapıyı, evlilik sorununu, toplumsal değişiminköy insanı üzerinde yarattığı yıkımı, sosyo-ekonomik nedenlerden doğan köyden kente göç sorununu, kentte de mutlu olamayan insanların Almanya’ya işçi olarak gidişini işlemiştir. [14]Eserlerinde özgün bir anlatım ve üslup kullanan yazar köy romancılarının sadece olumsuzlukları anlatmak, köylüyü devlete karşı isyana sürüklemek gibi amaçlardan uzak köy hayatının veya köy kökenli insanların olaylarını nesnel ve doğal alanları içinde dile getirmiştir.  Eserlerinde siyasi veya kalıp mesajlar verme derdine düşmediği için de zorlamasız ve külfetsiz bir yaklaşımla yazmayı başarmıştır.
 
El Eli Yur El de Yüzü adlı romanında ise politika ile uğraştığı dönemdeki anılarından yola çıkarak; 1954–1957 seçimlerinde Zağcıoğlu köyünün genel durumu, köylünün politikacılara bakışı; politikacılarla köy halkının birbirlerinden beklentilerini bir kara mizah örneği olarak gözler önüne serer. [15]
 
Yazar eserlerinde kendi hayatı ile ilgili pek çok deneyimi ve gözlemi kullanmıştır. Eserlerinde yetiştiği muhit olan Yozgat ve yöresinin özelliklerini, insanlarını, kültürlerini bakış açılarını ve yaşamlarını başarıyla yansıtmıştır. "Abbas Sayar'ın romanları ve hikâyeleri de Orta Anadolu insanının hayatını anlatır. Abbas Sayar'ın hayatı, romanlarındaki hayatlara benzer, ya da o, romanlarını kendi hayatından aldığı ilhamla yazmıştır." [16] Orta Anadolu'da yetişen bir insan olan yazar eserlerine kendinden, kendi yaşamından ve en iyi bildiği bu çevreden çok şey alıp çok şey katmıştır.
 
Orta Anadolu Almanya'ya işçi göçünün en yoğun olarak yaşandığı yerdir. 1960 lardan sonra başlayan Almanya'ya işçi göçü yazarın yakından tanıdığı sosyal bir olgudur. Bu gözlemlerini göç eden köylülerin gözünden okura aktarmıştır. Yazarın bazı romanları o günlerin güncel sorunları olan Almanya'ya göç eden insanların yaşadıkları ile ilgilidir. " Kimi zaman köylülerin toprak kavgalarına ya da yaşadıkları ekonomik sıkıntılara kimi zaman da bir dönem etkili olan Almanya işçiliğinin köylülerin yaşamlarında yol açtığı değişimlere uzanır. Sayar ayrıca, yapıtlarında köy mekânını ve doğayı ustalıkla yansıtmaktadır. Hemen her anlatısının konusu Yozgat yöresinde geçer.  [17]
Bozkır kültürünü, yaşamını ve insanını n iyi tanıyan yazarın kendisi zaten bir bozkır insanıdır. Yörenin mekânlarını ve insanlarını iyi tanıyan yazarın en iyi anlatabildiği şey bozkır yaşamı ve insanı olacaktır. Yörenin yaşam koşullarını, dil üslup ve bakış açısını kendiliğinden ve yaşantısından bir parça olarak bilen yazar eserlerinde de bunları anlatmıştır. Romanlarındaki doğallığı sağlayan unsurların ana nedeni yazarın kendi doğasını anlatmasından kaynaklanmaktadır.  "Köy kökenli bir romancı olarak, Sayar’ın romanları, konularıyla Orta Anadolu’daki yaşantıya uzanır, dil özellikleriyle de yöresel deyimleri, atasözlerini ve şiveyi yansıtır. Yozgat’ta büyüyen, yapıtlarında köy insanının yaşantısını yerel dil özelliklerini kullanarak yansıtan Abbas Sayar’ın yapıtları da köy edebiyatı kategorisinde sınıflandırılmıştır."  [18]
 
Abbas Sayar, Orta Anadolu’da yetişen ender romancılardan biri olarak Orta Anadolu’yu başarıyla anlatan bir kaç romancıdan biri olmayı başarmıştır.
 
Ödülleri
  •     1971 - TRT Roman Başarı Ödülü, Yılkı Atı
  •     1973 - TDK Roman Ödülü, Çelo
  •     1975 - Madaralı Roman Ödülü, Can Şenliği
  •     1987 - Yozgatlılar Dayanışma ve Kültür Derneği Şükran Plaketi
  •     1992 - Yibitaş Holding - Erdoğan M. Akdağ - 50.Sanat Yılı Plaketi
  •     1992 - Kültür Bakanlığı - Kültür Bakanı: D. Fikri Sağlar - 50.Sanat Yılı Plaketi
  •     1992 - Yozgatlılar Kültür ve Dayanışma Derneği - 50.Sanat Yılı Plaketi
  •     1992 - Gazeteciler Cemiyeti - Başkan: Osman Hakan Kiracı - Yozgat'ın İlk   Gazetecisi Plaketi
  •     1995 – Edebiyatçılar Derneği Onur Plaketi ve Altın Madalya Ödülü
  •     1998 - Türkiye Yazarlar Sendikası - İzmir Kitap Fuarı 98 - Yazarlık Emeğine Saygı Plaketi
  •     1998 - Türkiye Yazarlar Derneği Ödülü
 
ESERLERİ
 
ŞİİRLER
  • Gönül Sandalı (1946),
  • Sereserpe (1953),
  • Neco’ya Mektuplar (1957),
  • Gibi (1960),
  • Şey (1966)
  • Esinti (1969)
  • Boşluğa Takılan Ses (1991)
 
ROMANLARI
  • Yılkı Atı
  • Çelo (1972), ,
  • Can Şenliği (1974)
  • Dik Bayır (1977)
  • Tarlabaşı Salkım Saçak (1987,
  • Anılarda Yumak Yumak (1990, anı-roman),
  • El Eli Yur El de Yüzü
 
ÖYKÜ
  • Yorganımı Sıkı Sar ise, 1976
  
Şiirleri
 
 
 
KAYNAKÇA 
 
[1] Dr Aslan Tekin Edebiyatımızda İsimler, Elips Yayınları, Ank. 2005, shf.470
[2] Dr Aslan Tekin Edebiyatımızda İsimler, Elips Yayınları, Ank. 2005, shf.470
[3] SEVİL TOMUR, KLİŞELERDEN UZAK BİR KÖY ROMANCISI: ABBAS SAYAR, Yüksek Lisans Tezi, Bilkent Üniversitesi, Ankara, ,2002
[4] https://www.edebiyol.com/abbas_sayar.html
[5]  https://tr.wikipedia.org/wiki/Nail_Abbas_Sayar
[6]  https://tr.wikipedia.org/wiki/Nail_Abbas_Sayar
[7] SEVİL TOMUR, KLİŞELERDEN UZAK BİR KÖY ROMANCISI: ABBAS SAYAR, Yüksek Lisans Tezi, Bilkent Üniversitesi, Ankara, ,2002
[8] SEVİL TOMUR, KLİŞELERDEN UZAK BİR KÖY ROMANCISI: ABBAS SAYAR, Yüksek Lisans Tezi, Bilkent Üniversitesi, Ankara, ,2002
[9] https://www.edebiyol.com/abbas_sayar.html
[10]  https://www.turkceciler.com/abbas_sayar.html
[11] https://www.antoloji.com/bizim-siir-siiri/
[12] Tomur Sevil ( 2002 ) , Ankara, shf, 2)
[13] Tomur Sevil ( 2002 ) , Ankara, shf, 2)
[14] Tomur Sevil ( 2002 ) , Ankara, shf, 2)
[15] https://tr.wikipedia.org/wiki/Nail_Abbas_Sayar
[16] https://www.turkceciler.com/abbas_sayar.html
[17] ( Tomur Sevil ( 2002 ) , Ankara, shf, 57)
[18] ( Tomur Sevil ( 2002 ) , Ankara, shf, 57)

Edebiyat, Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.
 
  BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış