Aziz Nesin Hayatı Mizahi Yönleri ve Eserleri





AZİZ NESİN
 
 Yazıda “Aziz Nesin  ,hakkında bilgiler,   hayatı eserleri , doğumu , iş hayatı, yazarlık hayatı, çocukluğu, gençlk, yılları, yazarlık yılları, aldığı ödüller, eserlerinin yankıları, Aziz Nesin  edebi kimliği, siyasi görüşleri, gezileri, Aziz Nesin  düşünceleri , Eserleri  hakkında yorumlar,  anlatım tekniği,  bakış açısı, tekniği, eserlerinin basım öyküleri,  basım yılı, basım hikâyesi, , eserleri ile , yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.
 
 DOĞUMU AİLESİ 
 
Aziz Nesin (asıl adı Mehmet Nusret Nesin; 20 Aralık 1915; Heybeliada, İstanbul - 6 Temmuz 1995;, Alaçatı, Çeşme), mizah,öykü, tiyatro ve şiir dallarında ,eserler vermiş olan mizah yazarımızdır.
 
Ateist olduğunu açıklayarak Salman Rüşdi"nin Şeytan Ayetleri kitabını yayınlamaya kalkışan, Yaklaşık 250 defa yargılanıp ve toplam 5,5 yıl hapis yatan, Sivas"taki Madımak olaylarının kışkırtıcısı olduğu öne sürülerek 1995 yılında madımak yangınından sonra vefat eden, kara mizah ustasıdır. UNESCO'nun Index Translationum bilgisine göre Aziz Nesin Türkçeden yabancı dillere eserleri en çok çevrilen 4. yazar durumundadır.[1]

Aziz Nesin, 20 Aralık 1915'te İstanbul Heybeliada'da doğmuştur. Babası Abdülaziz Bey Giresun'un Şebinkarahisar ilçesine bağlı Ocaktaşı köyünden İstanbul'a yerleşmiş ve bahçıvanlık yaparak geçimini sağlamış bir çiftçi ve bahçıvandır.[2]Aziz Nesin’in babası Abdülaziz Bey, Milli mücadele yıllarında padişah taraftarı olan  "dini bütün... II. Abdülhamit hayranı, Atatürk’ün düşmanı" dindar bir insandır.[3]
 
ÖĞRENİM HAYATI 

Aziz Nesin, 1924'te İstanbul Süleymaniye'deki adı daha sonra İstanbul 7. İlkokul olarak değiştirilecek olan "Kanuni Sultan Süleyman İptidai Mektebi'nin 3. sınıfına girmiş, Cağaloğlu’ndaki Vefa Ortaokulunun 6. sınıfına girmiş ama devamsızlıktan sınıfta kalmıştır. [Ankara Devlet Tiyatrosu, Azizname[4] Bu yıllarda iken annesini kaybedecektir. 1929 [5] Davutpaşa Ortaokulu’nda iken Şehzadebaşı’ndaki Millet Tiyatrosu ile Ferah Tiyatrosuna gitmeye başlamış Naşit’in hayranı olmuştur.  Bu yıllarda Millet Tiyatrosu bir oyun yarışması açmış bu yarışmaya İbiş’e benzer bir oyunla katılarak yazarlık hayatındaki ilk teşebbüsünü gerçekleştirmiştir. [6]
 
Çengelköy Askeri Okulu 7. sınıfına girerek askeri okullara devam etmeye başlar. Askeri Ortaokulu (Çengelköy) bitirmiş ve bu okulda lisan da öğrenmiş tüm derslerini başarıyla vermiştir.
Askeri ortaokulu bitirdikten sonra 1935'te Kuleli Askeri Lisesi’ne devam edecek, 1937'de Ankara'da Harp Okulu'nu bitirip asteğmen olarak mezun olacaktır.
 
Asteğmen olarak görev yaparken de 1939'da Askeri Fen Tatbikat Okulu’nda tegmen rütbesiyle eğitim görmeye başlamış, bir yandan da Güzel Sanatlar Akademisi Süsleme Bölümü’ne devam ederek bu konuda da eğitim almak istemiştir. [7]Okuldan Yarsubay olarak mezun olduktan sonra Vedia Hanım ile nişanlanmış olmalıdır.  Bu yıllarda bilinen ilk yazıları Millet dergisinde yayımlanan Kısmet adlı öyküsüdür. Teğmenlik yıllarında ilk yazıları görülmeye başlar. Fakat Mesleğinin ilk yıllarından itibaren göreve gecikme geç kalma gibi nedenlerle cezalar almaya da başlamıştır. [8]
 
ASKERLİK YILLARI 
 
Ordudaki ilk görev yeri Trakya’dır. İlk eşi ile “Muratlı’ “da evlenir. Nikâhlarını muhtar kıymış, Tabur komutanı ile Bölük komutanı da şahidi olmuşlardır.  Evlendiklerinde eşi ilk çocuğu olacak olan “ 0ya” ’ya hamiledir.Trakya’daki görevinden sonra Kars'a tayin edilmiştir. Bu sırada II. Dünya Savaşı başlamış ve Türkiye'de savaş ekonomisi uygulanmaya konmuş ve her türlü temel yiyecek ve tüketim maddeleri halka karneyle verilmeye başlamıştır. Bu yıllar Aziz Nesin'in ordudan atılmasına ve hayatı boyunca mahkemelerde sanık olarak yargılanmasına ve hapislerde tutuklu olarak bulunmasına yol açacak olayların başlangıcı olacaktır.

1939 yılında II. Dünya Savaşı yıllarında 2 yıl Trakya'da çadırlı ordugâhta görev yaparken Önce Erzincan’a daha sonra 1942’de Erzurum Müstahkem Mevkii İstihkâm Taburu Bölük Komutanlığı'na atanır. Kars’a Mst. Mo. İs. Tb. 4. Bl. TK.K.’lığına tayın edilmiş 1941 yılında yeniden Edirne’deki görevine çağrılmıştır. Fakat ertesi yıl tekrar Erzurum ve Kars’a gönderilmiştir.[9] Kars’ta görev yaparken ilk yazıları Millet Gazetesinde ve kendi adıyla çıkmaya başlamıştır. 1944
 
Bu görevi sırasında bir bomba kazasında yaralanmıştır. Arkasından Erzincan depreminde yıkılmış bir cephaneliğin boşaltılmasıyla görevlendirilir. 1944'te Ankara'da Harp Okulu'nda açılan ilk tank kursuna katılmış ve tankçı olmuştur. Aynı yıl Zonguldak'ta uçaksavar top mevzileri yaptırmakla da görevlendirilir. Görünüşte askerlik hizmetlerinde git gide kendini geliştirmektedir. Fakat teğmenlikten üsteğmen rütbesine yükseldiği Zonguldak'ta uçaksavar top mevzileri yaptırmakla da görevli olduğu sıralarda “görev ve yetkisini kötüye kullandığı” gerekçesi ile askerlikten uzaklaştırılır.[10][11]
 
Ordudan atılma sebebi Aziz Nesin’in oğlu Ahmet Ateş Nesin tarafından şu şekilde izah edilmektedir. "Takma isimlerle gazetelere şiir ve denemeler gönderen Aziz Nesin, deşifre olmuş, askeri istihbarat tarafından yakın takibe alınmaya başlanmıştır." Oğlu Ateş Nesin'in anlattığına göre," Kars'taki bölüğünü tahliye sırasında yolda karşılaştığı köylülerin askerden erzak dilenmesi üzerine, eratın tayınlarının bir bölümünü köylülere dağıtmasından sonra açılan soruşturmadan sonra askeri mahkemede alınan kararla ordudan atılmıştır."[12]  Hapishaneye girdiği tarih 23-09-44 yılıdır. 4 ay 10 güne mahkûm olmuş. (“Hırsızlık, zimmetçilik”) suçlamaları ile hapse girmiş, 11-11-1944’te tahliye olmuş ama askerlik hizmetinden de atılmıştır.[13]
 
GAZETECİLİK VE YAZARLIK YILLARI 

Askerlikten atıldıktan sonra bir süre Nuruosmaniye’de bakkallık yaptı. Karagöz gazetesinde ve Yedigün dergisinde redaktörlük ve muhasiplik yapmak zorunda kalmıştır. 1945 yılından sonra hayatına yön verecek olan  gazetecilik mesleğine başlamıştır. Önceleri Sedat Simavi’nin çıkardığı “Yedigün” dergisine girmiş, Karagöz gazetesinde de redaktörlük ve yazarlık yapmaya başlamıştır. Yedigün dergisinde çalışırken oyun yazarlığı üzerinde çalışmalar başlatmıştır.
 
Gazete de çalışmış olmanın getirdiği avantajlar ile Tan gazetesinde köşe yazarlığına başlar. 4 Aralık 1946'da bir grup üniversite gencinin Tan gazetesini yakması üzerine, sekiz sayı süren, “Cumartesi” adlı haftalık magazin dergisini çıkararak dergicilik hayatına adımlar da atmış olur. Dergi çıkarma teşebbüsü çok kısa sürecektir. Bu yüzden, “Vatan” gazetesinde çalışmaya başlar. Aynı yıl, "Parti Kurmak Parti Vurmak" adlı 16 sayfalık broşürü  yayınlanır Bu broşürünün yayınlamasından sonra şöhreti artmaya başlayacaktır. [14]

Yedigün'de "Vedia Nesin" takma adıyla yazdığı aşk şiirleri, ilgi uyandırmıştır. Öyle ki, Orhan Kemal, kadın sandığı bu ünlü şaire hapishaneden aşk mektubu gönderecektir.

1946'yılında sol görüşlü çevrelere dâhil olduğunu gösteren bir kanıtla karşılaşılır. Aziz Nesin bu tarihte Sabahattin Ali’yle birlikte Marko Paşa adındaki o meşhur mizah dergisini çıkarmaya başlamıştır. Üstelik Esat Adil Müstecaplı’nın kurduğu Turkiye Sosyalist Partisi’ne üye olur ve iki ay sonra istifa ederek ayrılmıştır. [15] Marko Paşa büyük bir ses getirmiştir. Bu dergi ile Aziz Nesin bir şeyi keşfetmiştir. Devrin ileri gelenlerine sataşarak şöhretini arttırmaya ama bunun bedeli olarak da baskılara uğramaya başlamıştır. Dönemin politikacılarını ve önemli tiplerini sözünü esirgemeden eleştirmeye başlamış, bunun sonucunda özellikle sol kesimden geniş taraftar bularak destek görmeye başlamıştır. Marko Paşa dergisi ile birlikte şiirden koparak mizaha ve hicive yönelmeye başlamıştır.  Markopaşa dergisi tek parti yönetiminden bunalmış okur kitlesi tarafından ilgi ile karşılanmış, devrin diğer sıra dışı edibi olan Sabahattin Ali ile birlikte geniş bir taraftar ve okur kitlesi bulmuş, tirajı 60.000'e kadar çıkmıştır. Ama bu dergi izlediği sol eğilimli mücadeleci çizgi yüzünden, iktidarın siyasi baskısıyla karşılaştı ve ancak 11 sayı yayımlanabilmiş,[16]dergi bu defa da değişik adlar altında çıkmaya başlamıştır. Bu tarihten sonra Sabahattin Ali ile birlikte ve Sabahattin Ali öldürülene kadar Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa,  Öküz Paşa Alibaba adlı mizah dergilerini ortak çıkaracaklardır. [17]

Muhalif ve Marksist düşüncelerinden dolayı, tutuklama ve sürgünlerle yaşamak zorunda kalan Aziz Nesin'in komünist olduğuna dair suçlamalar da gündeme gelmeye başlar. Açılan davalar ve suçlamalar dergi yazarlarına epeyi zor dönemler yaşatmaya başlamıştır.  Nitekim yeni adlarla sürdürmeye çalıştıkları "Markopaşa" dergisi serileri Amerikan yardımı üzerinde yazılmış olan “Nereye Gidiyoruz?” adlı yazı nedeniyle;  Aziz Nesin, 12 Ağustos 1947’de on ay ağır hapis ve üç ay on gün de Bursa’da “emniyet-i umumiye nezareti” altında bulundurulma cezasına çarptırılır.[18]

İkinci kitabı Azizname’yi 1948’de çıkarmış ama bu kitap için İstanbul 2.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından dava açılmış, 4 ay tutuklu olarak süren dava sonunda mahkûmiyet almamıştır. 1949 yılında İngiltere Prensesi Elizabeth, İran Şahı Rıza Pehlevi, Mısır Kralı Faruk birlikte Ankara’daki elçilikleri aracılığıyla Türkiye Dışişleri Bakanlığı’na resmen başvurarak, bir yazısında kendilerini aşağıladığı iddiasıyla aleyhine dava açınca 6 ay hapse mahkûm edilmiştir. Bu yıllarda Sabahattin Ali hapse girmiş, Mehmet Ali Aybar ile dostluk ilişkileri içinde ve Esat Adil Müstecapli’den maddi destekler görmektedir. Bu yıllarda ilk eşi olan Vedia Hanım’ın onu aldattığını öğrenmiş ve ondan boşanmıştır.[19]Eşi Vedia hanıma iki tokat atarak boşanmış daha sonraki yıllarda bu olayı " Çocuklarına şu şekilde izah etmiştir." Anneniz beni aldattı". Aldatma olayını çocukları da kabul edecek ve basının önünde de bunu anlatacaklardır.[20]

1949 ve 1951 yılları arasında Medet adlı bir dergi çıkarmaya başlamıştır. ( 24 sayı ) 1952'de İstanbul'da Levent'te bir dükkân kiralamış ve Oluş Kitabevi'ni açmıştır. 1953'de Beyoğlu'nda bir ortağıyla "Paradi Fotoğraf Stüdyosu"'nu kurmuş, 1954'te Akbaba dergisinde takma adlarla öyküler yazmaya başlamıştır. Türk edebiyatının takma ad rekortmeni olan sanatçı edebiyat hayatında iki yüze yakın takma ad kullanmış, Kemal Tahir'le birlikte Düşün Yayınevi’ni kurmuştur.

1955'de 6-7 Eylül olaylarında İstanbul'daki azınlıkların ev ve dükkânlarının yağmalanması ve yakılması olayları akabinde bu olaylara karışmakla suçlanarak tutuklanır. 1956'da Kemal Tahir’le birlikte Düşün Yayınevi’ni kurmuş, 1958’de “Dolmuş-Karikatür” dergisi ile birleşerek 1963'e dek yayıncılığı tek başına sürdürmüştür. Bir yandan da Yeni Gazete, Akşam ve Tanin'de günlük köşe yazıları yazmayı sürdürmüştür. 1962'de 42 sayı yaşayacak olan “Zübük” adlı mizah dergisini çıkarmaya başlar. Bu dergi daha sonra Zübük romanının ve meşhur Zübük tiplemesinin ortaya çıkmasına vesile olacaktır. Zübük romanı ve tiplemesi sinemaya da uyarlanacak Kemal Sunal'ın canlandırmasıyla çok ses getiren bir tipleme olacaktır.

1956 yılında İtalya’da (Bordighera’da) yapılan ve 22 ülkenin katıldığı Uluslararası Gülmece Yarışmasında ilk ödül olan Altın Palmiye’yi ‘Kazan Töreni’ adlı öyküsüyle kazanır. Ertesi yıl aynı ödülü ‘Fil Hamdi’ adlı Öyküsüyle ikinci kez kazanmış, ilk ödülünü 1960 yılında devlet hazinesine bağışlamıştır.

Çalıştırdığı yayınevi Şubat 1963’te bir yangınla yok olmuş, bu olaydan sonra yayımcılığı bırakarak yazarlık yapmaya başlamıştır. 1965 yılında  elli yaşındayken pasaport çıkarma hakkını elde edebilmiş ve yurt dışına gitmeyi kafasına koymuştur. Pasaportu alır almaz Berlin ve Weimar'daki Antifaşist Yazarlar Toplantısı'na katılmıştır. Altı ay süren bu ilk yurtdışı gezisinde, Polonya, Sovyetler Birliği, Romanya ve Bulgaristan'a giderek sosyalist ülkeleri tanımaya çalışmıştır.1966'da Bulgaristan'da yapılan uluslararası gülmece yarışmasında "Altın Kirpi" biricilik ödülünü  "Vatani Vazife" adlı öyküsüyle kazanmıştır. Yurtdışında aldığı bu ilk önemli ödül  1968'de Milliyet Gazetesi'nin açtığı Karagöz oyunu yarışmasında "Üç Karagöz" oyunuyla aldığı birincilik ödülüyle daha da bir perçinlenmiş Sosyalist Ülkelere yaptığı gezinin meyvelerini toplamaya başlamıştır. 1969'da Moskova'da yapılan uluslararası gülmece yarışmasında "İnsanlar Uyanıyor" adlı öyküsüyle Krokodil birincilik ödülü, 1970'de de Türk Dil Kurumu'nun oyun ödülünü "Çiçu" adlı oyunuyla kazanmaya devam eder.
 
1972'de, yoksul ve kimsesiz çocukları okutmak, onları meslek sahibi olana kadar yetiştirmek amacıyla Çatalca'da "Nesin Vakfı"nı kurmuştur. Kitaplarının gelirini bu vakfa bağışlamıştır. 1976'da her yıl çıkan edebiyat ürünleri içinden seçtikleriyle oluşturduğu "Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığı"nı çıkarmaya başlamıştır.

1974'de Asya-Afrika Yazarlar Birliği'nin Lotus ödülünü kazanan Nesin, 1975 Lotus ödülünü almak için Filipinler'in başkenti Manila'da yapılan törene katılır 1976'da Bulgaristan'da Gabrovo kentinde düzenlenen gülmece kitabı uluslararası yarışmasında birinciliği elde ederek Hitar Petar ödülünü kazanır. 1977'de Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanı seçilen Nesin, bu görevinde uzun yıllar kalacaktır.
 
1978'de "Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz" adlı romanıyla Madaralı Roman Ödülü kazanır. Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz , Aziz Nesin'in ilk kez 1977 yılında yayımlanan meşhur romanıdır.  Oyun roman  ve film olarak uyarlanan eserin konusu  “ devlet kayıtlarında ölü gözüktüğü için bir türlü kimlik sahibi olamayan "Yaşar Yaşamaz" isimli gencin başından geçenler “ anlatılmaktadır.Roman Türk bürokrasine yapılmış en  önemli kara mizah eserlerinden bir olarak dikkat çekti. Oldukça çok baskı gören eser, epeyce en çok satanlar listesinden de aşağıya inememişti.  Bürokrasiye yaptığı yergi  ve yarattığı etki ile özellikle sosyalist düşünceye mensup çevreler tarafından çok yankı bulmuş, eser Aziz Nesin’in en çok beğenilen  eserlerinden birisi olmuştu.    ( BKZ Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz    ) 

12 Eylül döneminde Türkiye Yazarlar Sendikası ve "Aydınlar Dilekçesi" davalarında sıkıyönetim mahkemelerinde yargılanır.  Aydınlar Dilekçesi'ni imzalayanları eleştiren dönemin cumhurbaşkanı Kenan Evren'e karşı, kişilik haklarına saldırıda bulunduğu iddiasıyla sonuçsuz kalan bir dava da açmıştır.[21]

1982'de Vietnam'daki Asya-Afrika Yazarlar Birliği toplantısı dönüşünde Moskova'da kalp hastalığından hastaneye kaldırılır. Burada, "Kalp Hastalıkları Araştırma Merkezi"nde bir ay tedavi görmüştür. Sol görüşlü kesimlerce sürekli alkışlanıp, ödüllerle taltif edilirken sağ kesimin dikkatini ve düşmanlığını kazanacak söylemleri olduğundan sağ kesim tarafından nefretle karşılanmaktadır. Üstelik Ateist olduğunu çekinmeden açıklamakta, " Türk halkının yüzde altmışı aptaldır" gibi sözler de sarf etmektedir.

20 Aralık 1984'te Şan Sinema Salonu'nda 70. doğum günü töreni yapılır 1984'de Aydınlar Dilekçesi girişiminde bulunmuş, 1985'de Ekin A.Ş'nin kurulması için bir teşebbüs de etmiştir. Aynı yıl, İngiltere'de PEN Kulüp onur üyeliğine seçilmiş ve TÜYAP'ın düzenlediği "Halkın Seçtiği Yılın Yazarı" ödülünü kazanmıştır.

Nesin, 1989'da "Demokrasi Kurultayı"nın toplanmasında etkin bir görev almış ve "Demokrasi İzleme Komitesi"nin iki başkanından birisi Nesin olmuştur. Aynı yıl, Sovyet Çocuk Fonu'nun ilk kez verilen "Tolstoy Altın Madalyası"na değer görülür. Salman Rushdie'nin, "Şeytan Ayetleri" adlı kitabını Türkçe olarak yayımlayacağını açıklamış ve bunun üzerine, İslamcı çevrelerin hedef tahtası olmuştur. Ancak, kitabı yayımlamayı gerçekleştiremez.

19 Mart 1990'da Ankara Sanat Kurumu'nda 75. yaşını kutlayan Nesin, 2 Temmuz 1993'de Pir Sultan Abdal etkinliklerinde 35 kişinin yaşamını yitirdiği Madımak Oteli olayının provakatörü olarak suçlanmış ve çıkan  olaylarda yaralanan Aziz Nesin linç girişiminden kurtulmuştur.

1992'de bir kalp krizi, ardından da baypas ameliyatı geçirmiş 1993'te yeniden çıkmaya başlayan "Aydınlık" gazetesinin yayımcıları arasında yer alarak bir süre başyazarlığını yapmıştır. 1995'te kalp spazmı geçirmiş hastaneden çıkınca ülkedeki en büyük tehlikenin "şeriat" olduğunu açıklayarak köktendinciliğe karşı uluslar arası bir kongre toplamak için çalışamaya başlamıştır.
Yazar,  Çeşme Alaçatı’da, (Sivas Katliamı"nın 3. yıldönümünden 3 gün sonra) 5 Temmuz’u 6 Temmuz’a bağlayan gece sabaha karşı geçirdiği kalp kriziyle vefat eder. Cenazesi 6 Temmuz’da İstanbul Çapa Tıp Fakültesi’ne getirilmiş 7 Temmuz 1995’de vasiyeti gereği hiçbir tören yapılmaksızın Çatalca’daki Nesin Vakfı’nın bahçesine gömülmüştür.  

Ankara Uluslararası Film Festivali çerçevesinde verilen özel ödüllerin arasında "Aziz Nesin Emek Ödülü" de verilmektedir.


EDEBİ VE MİZAHİ YÖNÜ

Kendi deyimiyle 100 den fazla kitap yazdığı için  "boyu kadar kitap" yazan  kitapları 34 dile çevrilen Aziz Nesin, sivri dili, ağır eleştirileri ve kara mizahları yüzünden 250 den fazla yargılamaya uğramış 5.5 yıl hapis yatmış bir yazardır. Aziz Nesin'in, kitapları yaklaşık olarak 6 milyon basılmıştır ki  bu toplam baskı sayısı, Türk edebiyatında  ulaşılması zor olan bir baskı rekorudur. [22]

"Türk mizahının hem mirasçısı hem de yenileyicisi olan Aziz Nesin, geleneksel mizahtan çağdaş bir anlayışla yararlanır, bu dünyanın yaşama biçimine, değerlerine, insan ve toplum anlayışına mizah penceresinden bakar. " [23]

 Gülmeceye yönelişi daha çok geçim koşullarına bağlayan Nesrin, romanlarında değişik konulara değinmiştir. Beğendiği konulardan biri, Kadın Olan Erkeğin Hatıraları ve Erkek Sabahat romanlarında işledği kadın-erkek ilişkileridir. Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz, Tek Yol, Surname, Saçkıran cezaevini anlattığı romanlarıdır. Daha değişik konulu zamanlar olarak, çocuk eğitiminin ve kimi değer yargılarının eleştirildi ği, Şimdiki Çocuklar Harika; insanların birbirlerini aldatmalarının, daha verilerin sürüp gideceğini ele aldığı Zübük, sosyete olarak geçinenlerin iç yüzünü verdiği Tatlı Betüş, futbolun kitleleri nasıl kendine bağladığını verdiği Gol Kralı'nı görüyoruz.[24]

Türk edebiyatının en önemli mizah  isimleri arasında yer alan Aziz Nesin, düşünceleri ve yazıları nedeniyle sürekli baskı görüp, tutuklanıp, yargılanan, hapse mahkûm edilen, sürgün cezalarına uğratılan bir yazardır. Onun mizahi öykü ve diğer eserlerinde kara mizah denilen  bir mizah türü vardır. 

Öykülerinde Türk toplumunun ahlaksızlıklarını, namussuzluklarını, insanların erdemsizliklerini, ikiyüzlülüğünü, ironik ve çarpıcı çelişkilerle anlatır. Onun öykü ve romanlarındaki tiplemeler ve kahramanlar, erdemsiz, namussuz, sahtekâr, ikiyüzlü, üçkâğıtçı ve dolandırıcı tiplerdir. Bu tip ve kahramanların tavır, eylem ve konuşmalarından kapitalist dünyada yükselen değerler yüzünden alçalan insaniyetsizlik dile gelir.  Bu tiplemeler, toplumun belirli kesimlerinden tabana kadar yayılan erdemsizlik ve çürümeyi alaylı, çarpıcı ve ironik bir şekilde gözler önüne sunar. Edebiyat yapmaya kalkışmadan vakaya  ve çürümüşlüklerin yol çatığı etkiye ve ana fikre değer veren yaklaşımıyla, topluma vermeye çalıştığı iletiye yani ana fikre ve mesaja değer veren bir tutum içinde yazmıştır. Dil, anlatım ve sanatta edebi değere ulaşmayı hedeflemekten çok toplumsal yergiye, şair, Eşref ve Neyzen Tevfik  stillerinde bir yaklaşımla, ağır mizahi eleştiri getiren bir tutum içinde olmuştur. Anlatım dilinde zaman zaman aşırıya kaçan argo kelimler de kullanmaktan kaçınmayan bir ifade içindedir.

Mizahi unsurlarını net, çarpıcı ve etkili bir kurgu içinde kıssadan hisse verdirtecek şekilde yazmıştır.  "Eserlerinde komik olan, anlatılan olayın kendindedir. Yazar, araya girmez, olaylara dışarıdan bakmayı sağlayan bir mesafede kalarak anlatır." Komedi unsuru olayın kendisinden kaynaklanır. O komedisi kendisi üzerinde olan mizahi unsurları belirginleştiren bir dille olayı aktarmakta ve tam olarak da bu yönde ustalığını ortaya koymaktadır. 

Toplumsal ahmaklıklarımızı, batıl itikatlara, hacılara, hocalara söylencelere, kanan, inanan ve bu yönde şekillenen toplumsal zaaflarımızı keşfetmekte uzman olmuş bir yazardı. Akılsızlıklarımızı ortaya çıkaracak konuları seçmekte, bulmakta  ve kurgusunu yapmakta oldukça ustalaşmıştı. Ortak akılla ve koyun sürüsü tavrı takınarak hareket eden toplumun zaaflarından faydalanarak onların sırtından geçinen yarı uyanık tiplerin toplumun ahmaklıkları üzerinden getirim kazanması konusu eserlerinde gözüken başlıca olay kurgularından biridir. A. Nesin, kendi kurgusuyla zaten çok komedi olan  vakaları meddah, halk hikâyecileri ve halk masalları anlatım tekniklerinden sentezlediği anlatım metotlarıyla  aktarma konusunda hayli becerikli  olmuş, farklı anlatım teknikleri, bulmuş türetmiş ve ustaca uygulamayı başarmıştır. 

Hikâye ve romanlarında  toplumsal, ekonomik, kültürel olaylar, kişilerden, kuruluşlar, yaşanılan değişikliklerden esinlenmeyi çok iyi bilen bir mizahçıdır.  Gözlemlerden malzeme ve kurgu çıkarmayı iyi bilen Aziz Nesin, yaşadığı çağın analizini çok iyi yapan bir yazardır.  Hayatın içinden işine yarayacak malzemeyi  zorluk çekmeden seçip almasını bilen, gözlem alışkanlığı kazanmış, toplumsal güdüleri, tavırları ve tepkileri ölçüp değerlendirmeyi ve bunları mizahi malzeme olarak kullanmayı oldukça iyi başaran biri olmuştur.  

 Yer yer masal temalarını ve unsurlarını da öykülerinde kullanmaktan kaçınmayarak günlük olayları, toplumsal aksaklıkları  mizahi bir yaklaşımla eleştirmiştir. Mizah yaparken mizah tekniklerini de geliştirmeyi ihmal etmeyen bu kara mizah ustası, sosyalist ve sosyal gerçekçiler çizgisindeki mizahi edebiyatın son dönemlerdeki en önemli ismi olmuştur. 
 
MÜSTEAR ADLARI
 
Aziz nesin edebiyatımızda en çok takma ad kullanan yazlarlardan biridir. Eserlerinde kullandığı takma adların bazıları şunlardır:Aziz Nesin: Bahri Filefil, Berdi Birdirbir, Fettane Şatifil, Kerami Pestenkerani, Kerim Kihkih, Ord. Prof. Paf-Puf, Dr. Daim Değer, Oya Ateş,Vedia Nesin,[25]


Eserleri 

Karacan Yayınları 1982'de Aziz Nesin'in tüm kitaplarını önce fasiküller halinde yayımladı. Daha sonra bu fasiküller büyük boy 10 cilt halinde bir araya getirildi.


Öyküleri (Hikayeleri)
  • Parti Kurmak ve Parti Vurmak (1946)
  • Geriye Kalan (1953)
  • İt Kuyruğu (1955)
  • Yedek Parça (1955)
  • Fil Hamdi (1956)
  • Damda Deli Var (1956)
  • Koltuk (1957)
  • Kazan Töreni (1957)
  • Deliler Boşandı (1957)
  • Mahallenin Kısmeti (1957)
  • Ölmüş Eşek (1957)
  • Hangi Parti Kazanacak? (1957)
  • Toros Canavarı (1957)
  • Memleketin Birinde (1958)
  • Havadan Sudan (1958)
  • Bay Düdük (1958)
  • Nazik Alet (1958)
  • Gıdıgıdı (1958)
  • Aferin (1959)
  • Kördöğüşü (1959)
  • Mahmut ile Nigar (1959)
  • Hoptirinam (1960)
  • Gözüne Gözlük (1960)
  • Ah Biz Eşekler (1960)
  • Yüz Liraya Bir Deli (1961)
  • Bir Koltuk Nasıl Devrilir (1961)
  • Biz Adam Olmayız (1962)
  • Yeşil Renkli Namus Gazı (1964)
  • Sosyalizm Geliyor Savulun (1965)
  • İhtilali Nasıl Yaptık (1965)
  • Rıfat Bey Neden Kaşınıyor (1965)
  • Vatan Sağolsun (1968)
  • İnsanlar Uyanıyor (1972)
  • Hayvan Deyip De Geçme (1973)
  • Seyyahatname (Duyduk Duymadık Demeyin) (1976)
  • Büyük Grev (1978)
  • Benim Delilerim (1979)
  • 70 Yaşım Merhaba (1984)
  • Kalpazanlık Bile Yapılamıyor (1984)
  • Maçinli Kız için Ev (1987)
  • Nah Kalkınırız (1988)
  • Rüyalarım Ziyan Olmasın (1990)
  • Aşkım Dinimdir (1991)
  • Gözünüz Aydın Efendim (1997)
  • Herkesin İşi Gücü Var (2005)
  • Bende Çocuktum (1979)
  • Zübüklüğün Sonu Yok


Romanları 

Kadın Olan Erkek (1955)
Gol Kralı (1957)
Erkek Sabahat (1957)
Saçkıran (1959)
Zübük (1961)
Şimdiki Çocuklar Harika (1967)
Tatlı Betüş (1974)
Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz (1977)
Surnâme (1976)
Tek Yol (1978)
Bay Düdük (1958)

Anıları
  • Bir Sürgünün Hatıraları (1968)
  • Böyle Gelmiş Böyle Gitmez (1. bölüm 1966, 2. bölüm 1976)
  • Poliste (1967)
  • Salkım Salkım Asılacak Adamlar (1987)
  • Rüyalarım Ziyan Olmasın (1990)

Masalları 
  • Memleketin Birinde (1953)
  • Hoptirinam (1960)
  • Uyusana Tosunum (1971)
  • Aziz Dededen Masallar
  • La Fontaine'nin Yazamadığı Masal

Taşlamaları 
  • Azizname (1948)
  • Fıkra kitapları 
  • Nutuk Makinası (1958)
  • Az Gittik Uz Gittik (1959)
  • Merhaba (kitap) (1971)
  • Suçlanan ve Aklanan Yazılar (1982)
  • Ah Biz Ödlek Aydınlar (1985)
  • Korkudan Korkmak (1988)

Gezi notları 
  • Duyduk Duymadık Demeyin (1976)
  • Dünya Kazan Ben Kepçe (1977)

Oyunları 
  • Biraz Gelir misiniz (1950)
  • Bir Şey Yap Met (1959)
  • Toros Canavarı (1963)
  • Düdükçülerle Fırçacıların Savaşı (1968)
  • Çiçu (1970)
  • Tut Elimden Rovni (1970)
  • Hadi Öldürsene Canikom (1970)
  • Pırtlatan Bal (1976)
  • Beş Kısa Oyun (1979)
  • Bütün Oyunları (Adam Yayınları) (1981)
  • Maçinli Kızın Evi(1959)
  • Başarımı Karılarıma Borçluyum (1992)
  • Bütün Oyunları 2

Şiir Kitapları
  • Sevgiye On Ölüme Beş kala
  • Sondan Başa (1984)
  • Bağışla (1986)
  • Kendini Yakalamak (1988)
  • Hoşçakalın (1990)
  • Sivas Acısı (1995)
  • En Uzun Maraton
  • Kimin Var ki

ÖDÜLLERİ: 
  • 1956 - Altın Palmiye, İtalya (Kazan Töreni adlı öyküsüyle)
  • 1957 - Altın Palmiye, İtalya (Fil Hamdi adlı öyküsüyle)
  • 1966 - Altın Kirpi, Bulgaristan (Vatani Vazife adlı öyküsüyle)
  • 1968 - Milliyet Gazetesi 6. Karacan Armağanı Birincilik Ödülü (Üç Karagöz adlı oyunuyla)
  • 1969 - Krokodil Ödülü, Sovyetler Birliği (İnsanlar Uyanıyor adlı öyküsüyle)
  • 1970 - Türk Dil Kurumu Tiyatro Ödülü (Çiçu adlı oyunuyla)
  • 1975 - Lotus Asya-Afrika Yazarlar Birliği Ödülü
  • 1977 - Bulgaristan Uluslararası Gülmece Kitapları Yarışması Hitar Petar Ödülü
  • 1978 - Madaralı Roman Ödülü (Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz adlı romanıyla)
  • 1985 - TÜYAP Halkın Seçtiği Yılın Yazarı

Şiirleri



KAYNAKÇA
 
[1] Statistics on Index Translationum database for "Original language = tur"" (İngilizce). UNESCO. Erişim tarihi: 6 Ağustos 2009.
[2] turkiyeturizm.com, 22 Nisan 2006 URL son erişim tarihi: 30 Eylül 2007
[3] https://www.turkiyeturizm.com/biography_detail.php?id=493&uniq_id=1191327509
[4] https://www.nesinvakfi.org/aziz_nesin_ayrintili_yasamoykusu.html
[5] https://www.nesinvakfi.org/aziz_nesin_ayrintili_yasamoykusu.html
[6] https://www.nesinvakfi.org/aziz_nesin_ayrintili_yasamoykusu.html
[7]  https://tr.wikipedia.org/wiki/Aziz_Nesin
[8] https://www.nesinvakfi.org/aziz_nesin_ayrintili_yasamoykusu.html
[9] https://www.nesinvakfi.org/aziz_nesin_ayrintili_yasamoykusu.html
[10] https://www.edebiyatogretmeni.net/aziz_nesin.htm
[11] https://tr.wikipedia.org/wiki/Aziz_Nesin
[12] https://www.turkiyeturizm.com/biography_detail.php?id=493&uniq_id=1191327509
[13] https://www.nesinvakfi.org/aziz_nesin_ayrintili_yasamoykusu.html
[14]  Anonm, Hürriyet, İz Bırakanlar, Aziz Nesin https://www.kahvemolasi.com/xfiles/kutuphane/kitap_20.asp
[15] https://www.nesinvakfi.org/aziz_nesin_ayrintili_yasamoykusu.html
[16] Anonm, Hürriyet, İz Bırakanlar, Aziz Nesin https://www.kahvemolasi.com/xfiles/kutuphane/kitap_20.asp
[18] https://tr.wikipedia.org/wiki/Aziz_Nesin
[19] Aziz Nesin Eşi Tarafından Aldatılmış, “ Sabah 22 Kasım 2006, https://www.turkiyeturizm.com/b
[20] https://www.turkiyeturizm.com/biography_detail.php?id=493&uniq_id=1191327509
[21] Anonm, Hürriyet, İz Bırakanlar, Aziz Nesin https://www.kahvemolasi.com/xfiles/kutuphane/kitap_20.asp
[22] Anonm, Hürriyet, İz Bırakanlar, Aziz Nesin https://www.kahvemolasi.com/xfiles/kutuphane/kitap_20.asp
[23] Anonm, Hürriyet, İz Bırakanlar, Aziz Nesin https://www.kahvemolasi.com/xfiles/kutuphane/kitap_20.asp
[24]  https://www.edebiyadvesanatakademisi.com/edebiyad/665-1950_kusagi_romancilarimiz.htm
[25] https://arsiv.ntvmsnbc.com/news/137508.asp?cp1=1

 

Edebiyat, Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.
 
 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


4 Yorum