Bekir Büyükarkın Hayatı ve Romancılığı







Bekir Büyükarkın

Bekir Büyükarkın, (d. 1921 İstanbul ö. 7 Ağustos 1998) Popüler Tarihi romancı, yazar ve şair.

İstanbul’da doğmuştur. 1939 yılında Vefa Lisesini ve 1942 yılında Yüksek İktisat ve Ticaret Okulunu bitirmiştir. Daha sonra İstanbul Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nden 1942 yılında mezun olmuş Türk Ticaret Bankası'nda devlet memuru ve serbest muhasebeci olarak çalışmıştır[1]    Tarihe ve tiyatroya merak sarmış, özellikle Türk tarihi üzerinde incelemeler yapmıştır. Tarihe olan merakı onu konularını Türk tarihinden alan romanlar yazmaya sevk etmiştir.

İlkönce çeşitli gazete ve dergilerde hikâye ve şiirleri çıkmış,  dergilerde yayınlan ilk şiirleri ve hikâyelerinden sonra ilk romanlarını yazmaya başlamıştır. Yazarın yayınlan ilk romanı 1946 yılında yayınlanan “Cadıların Kırbacı”  adlı romanıdır.

Tarihe duyduğu merak yüzünden romanlarının pek çoğu tarih konuludur. Tarihten aldığı olayları ve kişileri kendi kurduğu olaylarla ile birlikte hikâye etmiş tarihi gerçeklere de çoğunlukla bağlı kalan Türk Tarihinin parlak günleri ve karakterleri üzerinde romanlar oluşturmuştur. Romanlarının konusunu genellikle Türk tarihinden almıştır. Aynı zamanda tiyatro türünde de eserler veren sanatçının Tiyatro eserlerinin birçoğu İstanbul Şehir Tiyatroları’nda sahnelenmiştir.

Arkın dağıtım'ın sahibi olan yazar Beki Büyükarkın 1998 yılında vefat etmiştir. [2]

Tarih merakının sevk ettiği tarihi roman yazarlığında birçok eser vermiş, tiyatroya ve tarihe merak sarmış ve bilhassa Türk tarihi üzerinde incelemelerde bulunmuştur. Tarih merakı onu, tarihi roman yazmaya ve konularını Türk tarihinden almaya götürmüştür. Tiyatro merakı da birçok piyes telif etmesine sebep olmuştur.

1960’tan 1980’lerin ortalarına kadar yazdığı ve yayınladığı tarihi romanlarla büyük ilgi gören, popüler tarihi romancı olarak tanınmış bir yazardır. Ülkemizde tarihi romancılık dalındaki sayılı isimlerden birisidir. Bekir Büyükarkın’ın akıcı ve sürükleyici üslubuyla birçok tarihi roman yazmış, tarihte yaşanmış olayları ve kişileri kurgulayarak roman halinde yazmıştır. 

Çeşitli gazetelerde neşrettiği hikâyelerden sonra Dökmeci adlı piyesi ile CHP oyun yarış­masında derece alarak adını duyuran yazar daha çok romancılık yönü ile tanınmıştır. Romanlarında Türk tarihinden aldığı konuları işleyen yazar piyeslerinde ise yaşadığı devrin devrinin hayat tarzını anlatmayı tercih etmiştir. Yazarın romanları önce gazetelerde tefrika edilmiş daha sonra kitap hâline getirilerek basılmıştır.[3]  

Sade, sıcak kolay anlaşılır, duru bir dille yazdığı romanlar gençlere tarih sevgisini aşılamaya yönelik bir yaklaşımla yazılmıştır. Tarihten aldığı olayları kendi kurmacaları ile birleştiren yazarın romanlarında sosyal fayda ve öğreticilik ön plandadır. Yaratıcılık kaygısı gözetilmeden,  sanat yapmaya kalkışılmadan yazılan romanlarında tarihi vakaların ana hatları gerçekçi bir anlayışla korunmaya çalışılmış, bu olayların gidişatına uygun kurmaca unsurlar ilave edilmiştir. 

Elbette ki yazdığı bu romanları  tarihi kaynak olarak ele almamız mümkün olmaz. Buna rağmen yazdığı tarihi romanlarda olayların tarihte yaşandığı gibi anlatılmasına önem verdiği, tarihi gerçeklerden kopmadan tarihi olayları canlandırdığı, bunun için de tarih bilgisinin hayli iyi durumda olduğu söylenebilir.

Romanlarında tezler üretmeye, iddialı analizler oluşturmaya çalışmasa da tarihteki olaylara bakarak günümüzü anlamamıza yardımcı olacak değerlendirmeler içine girdiğini iddia edebiliriz.

Genellikle genç kitlelere hitap eden  romanlarında tarih sevgisini aşılmaya çalışmış, tarihi olaylardan çıkarmamız gereken dersleri işaret edip hissettirmeye, dünü anlatırken tarihteki olayların bu gündeki yansımalarını göstermeye çalıştığı muhakkaktır. 

Edebiyat tarihçilerinin literatürlerinde ismi pek yer almayan bu yazarımızın eserlerini Tarihi Popüler romancılık çizgisinde ele almamız doğru olacaktır. Edebiyat tarihçilerinin ilgisiz kalmasına rağmen özellikle 1960 ve 1980 yılları ortalarına kadar eserleri rağbet görmüş ve hayli okur bulmuş, özelikle romanları hayli satmış bir yazarımızdır. Son yıllarda romanları yeniden basılmaya ve raflarda yer almaya başlamıştır. 

Yayımlanmış 2 adet şiir kitabı olan yazar daha çok romanları ve oyunları ile tanınmıştır. "Dökmeci" isimli oyunu CHP'nin tiyatro yarışmasında ödül kazanmıştır(1947).[4

Tanyeri - Bekir Büyükarkın

BAZI ROMALARI VE KONULARI 

Son Akın: hayatlarını vatan için seve seve feda eden akıncılarla serhat gazileri,  Bir Sel Gibi: 17. yüzyıl Osmanlısından çeyrek yüzyıllık bir devre ait olaylarını,  Tanyeri: 15. yüzyılda  Türklerin birbirleriyle yaptıkları mücadeleleri,  millet ve devlet olmanın sırlarını anlatmaktadır.

Belki Birgün: 
3. Selim yılları  Nizamı cedidin kuruluşuna yol açan hadiseler ve vakıaları, Türk'ün yeniden derlenip toparlanacağı günleri işaret eden ümitleri anlatır.

Suların Gölgesinde: Kurdoğlu Muslihiddin adlı Türk denizcisinin maceralarını, Gün Batarken: Adlı romanında  Osmanlının çöküş yıllarının açıklı ve  ızdırap verici hikâyesini, ittihat terakki devri olaylarını, Kanal Harekâtı ve Çanakkale savaşlarının detaylarını dile getirmiştir.

Kervansaray: Bu tarihî roman, işte bu dönemin, 1473'te Otlukbeli'nde yapılan kardeşler arası hâkimiyet kavgasının Osmanlı tarafının zaferiyle sona ermesine kadar olan devresini konu edinmiştir...

Gün Batarken, Osmanlı çöküşünün ıstırap verici hikâyesidir. İttihat Terakki’nin iktidar sürecinde cereyan eden olayları, İstanbul'daki sosyal hayatı, baskı ve kargaşa içinde sürüp giden çekişmeleri, 1. Dünya Harbine girişimizi, Birinci Kanal harekâtı ve Çanakkale savaşlarının detaylarını ele alan bir romandır.

Tanyeri: Gündoğdu Anadolu'nun her yerini gezerken iki amacı vardır. Birincisi mensubu olduğu milletin kültürel köklerini öğrenmek, Bu yüzden gençliğinde kılıç kuşanmayı reddetmiş ve Hacı İvaz Paşa tarafından kovulmuştur. İkinci amacı ise 1402 Ankara savaşından önce Moğol saldırısında kaçırılan ve köle olarak satılan karısı Fatma'yı bulmaktır. Roman 1402 Ankara savaşıyla başlar ve yirmi yıllık bir süreyi kapsar. Simavna Kadısı  Şeyh Bedrettin isyanının ardından sona erer.

KUTLU DAĞ. Selçuklu tarih sahnesinden çekilirken, yeni Kutlu Dağ’ı Söğüt’te bulan Kayı erleri ve bacıları bir hedefe kilitlenmişlerdi: “İli” ve “töre”yi yaşatmak… Bu roman “Devlet-i ebedi müddet” fikrini kuvvetlendiren bir yenilenmeyi, Osman Gazi öncücüğünde verilen mücadeleyi anlatır.[5]

Son Akın: Bu roman, vatanı için hayatlarını seve seve feda eden akıncılarla Serhat gazilerinin ve onların fedakâr ana, bacı ve eşlerinin aziz ruhlarına ithaf edilmiştir.


ESERLERİ 


Şiir

Eski Dost (1959)
Rüzgâr (1965)


Roman

  • Cadıların Kırbacı (1946)
  • Maske (1955)
  • Bir Sel Gibi (1962)
  • Son Akın (1963)
  • Belki Bir Gün (1965)
  • Suların Gölgesinde (1966)
  • Bozkırda Sabah (1969)
  • Tanyeri (1967)
  • Kutlu Dağ


Oyun

  • Dökmeci (1954),
  • Yarısı (1967)
  • Üç Oyun (Armutlar - Yolcular - Tanyeri / 1970)
  • Duman (1970)
  • İki Oyun (Duman - Keçiler / 1970)
  • Soytarı (1974)


ROMANCILAR İLE İLGİLİ BAŞLIKLAR VE LİNKLERİ


KAYNAKÇA 

  • [1] Osman Akkuşak, https://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?i=24278&y=OsmanAkkusakPazar
  • [2] https://tr.wikipedia.org/wiki/Bekir_B%C3%BCy%C3%BCkark%C4%B1n
  • [3] https://www.otuken.com.tr/yazardetay.asp?yazarID=284
  • [4] https://tr.wikipedia.org/wiki/Bekir_B%C3%BCy%C3%BCkark%C4%B1n
  • [5] https://www.meb-eokul.com/bekir-buyukarkin-kimdir.html

 

Edebiyat, Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.
 
  BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com

 

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış