Fakir Baykurt Hayatı Eserleri Edebi Yönü


FAKİR BAYKURT ile ilgili görsel sonucu

 

Fakir Baykurt

(d. 15 Haziran 1929, BURDUR - 11 Ekim 1999, Almanya) 

 

 
Yazıda  Fakir Baykurt’un    hayatı, doğumu, ölümü, çocukluğu, gençliği, evliliği, öğrenimi, eğitim yılları, ailesi, çalıştığı işler, mahkûmiyeti,  yazarlığı, eserleri,  romanları,   edebi kişiliği,  etkilendiği yazarlar, siyasi kişiler ve düşünceler,  etkilediği yazarlar, işlediği konular, Türk edebiyatındaki yeri, serlerinden alıntılar, anekdotlar,  anlatım tekniği, bakış açısı, romanların  tekniği, romanlarının  türü, eserleri, eserlerinin basım yılı ,basım hikâyesi, eserleri ile biyografisi arasındaki alakalar, aldığı ödüller  vb incelenmiştir.
 
HAYATI 
 
Fakir Baykurt (Asıl adı Tahir'dir) Burdur’un Yeşilova ilçesine bağlı Akçaköy'e  bağlı Yeşilova köyünde dünyaya gelmiştir. [1]  Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber şu sözleri ile 1929 yılında haziran ortası olduğunu ortaya koymaktadır.  “1929 doğumlu olduğum doğru. Ay, gün bilinmiyordu. Anamla konuştuk. Köyde orak mevsimidir.  Tarlada sancılanıp eve gelmiş. Haziran ortasıdır...” Fakir Baykurt’un annesinin adı Elif ve babasının adı Veli’dir. Annesi de babası da Burdur’un çiftçi ailelerinin fakir çocuklarıdır.

Fakir Baykurt dünyaya geldiğinde Harbe giderek şehit olan amcası Tahir’in adı verilir. Küçük Tahir1936 yılında Akçaköy İlkokulu'nda ilkokula başlar ve iki yıl sonra babası Veli Efendi’yi kaybeder. Babasının ölümünden sonra dayısı Osman Erdoğuş’un yanına sığınmıştır.  Dayısı onu  Balıkesir’in Burhaniye köyüne götürür. Küçük Tahir dayısının yanında dokumacılık yapmaya başlamıştır. Ama bu defa II. Dünya Savaşı’nın başlar.  Dayısı askere gider. Bu olay sonrasında dokumacılık işlerinden kurtulan Tahir tekrar köyü Akçaköy’e dönerek okula devam etmeye başlar. İlkokulu bitirdikten sonra Isparta Gönen Köy Enstitüsü'ne yazılır. 1942 yılında sıtmaya yakalanır ama kurtulur.[2]
Yazar ilk şiirlerini Köy Enstitüsünde iken yazmaya başlamıştır. Köy enstitüsü günlerinde kütüphaneden çıkmayan bir öğrencidir. Kendini okumaya ve şiire vermiştir. Sürekli okumaktadır. Okul kütüphanesinde bulunan Türkçe ‘ye çevrilen klasikleri tek tek okumuştur. Fakir Baykurt Köy enstitüsündeki yıllarını anılarında ve röportajlarında şöyle dile getirmiştir. “        ...Köy enstitüsü benim için olağanüstü bir fırsat oldu. İlkokulu bitirdikten sonra gidebileceğim başka hiçbir okul yoktu. Ailemin gücü yetmezdi. Ben okumak istiyordum enstitü benim gibi köy çocuklarını çağırıyordu...    ”[3]
“        ...Klasiklerin en iyi okuru enstitülü gençlerdi. Ceplerimizi ona göre yaptırırdık, kitap sığsın. Kız arkadaşlarımız koyun kuzu gütmeye giderken, torbaya azıkla birlikte kitap da katardı...    ”
Bu yıllarda Bursa Cezaevi'nde olan Nazım Hikmet ve şiirleri ile de tanışmıştır.
Kitaplıkta Nazım Hikmet’in kitapları yoktu. Yasaklandığını öğrenince Civril’in bir köyüne gidip onları buldum. Nazım’ın yedi kitabını kendi yaptığım defterlere kitap harfleri ile yazıp defalarca okudum.  ”[4]

Köy enstitüsünde iken ilk şiiri olan  “Fesleğen Kolum” adlı şiiri  Eskişehir ’de yayımlanan Türk'e Doğru dergisinde çıkar. Bu şiiri ile Edebiyat dünyasına adımını atmış olur. 1947 yılında Köy Enstitüleri ve Kaynak Dergisi'nde Şiirleri çıkmaya başlamıştır. [5] İşte bu yıllarda eserlerinde Tahir adını kullanmamaya başlamış edebi adı haline gelecek olan Fakir Baykurt ismini kullanmaya başlamıştır. Fakit Baykurt adını ilk önce şiirlerinde daha sonra da diğer yazılarında kullanmaya başlayacaktır. Köy Enstitüsündeki son yıllarında defalarca kovuşturmaya maruz kalmasına rağmen 1947 yılında Köy enstitüsünü bitirir. Okulu bitirdikten sonra kendisi de öğretmen olarak meslek hayatına başlar. İlk Görev yeri ise Yeşilova’nın Kavacık Köyü'dür. [6] Köy okullarındaki öğretmenlik yılları toplam beş yıl sürecektir.1948 1953

Öğretmenliğe başladıktan sonra 1951 yılında ölene kadar evli kalacağı Muzaffer Hanım’la evlenir. Öğretmenlik yıllarında sol görüşleri ve Nazım Hikmet taraftarı olması gibi nedenlerle kovuşturmalar geçirmekte, sağlık sorunları da yaşamaktadır.  
Mesleğinde ilerlemek hatta köylerdeki öğretmenlikten kurtulmak için 1953 yılında Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümü’ne devam etmeye başlar. Bu yıllar da yazı hayatı da devam etmekte yazılarından dolayı soruşturmalar geçirmektedir. Bu yıllarda Gayret Dergisi’nde çıkan bir yazısı nedeni ile yargılanmıştır.
1955 yılında Gazi Enstitüsü Edebiyat bölümünü bitirerek Hafik ortaokulunda Ortaokul öğretmeni olarak göreve başlar. 1955  [7]Aynı yıl ilk kitabı olan Çilli yayınlanır. 1957 yılında askere alınır ve Ankara Piyade Yedek Subay Ortaokulu’na öğretmen olarak atanır. İlk kızı Işık da bu yıl dünyaya gelir. 1958 yılında ilk romanı Yılanların Öcü Cumhuriyet Gazetesi’nin açtığı Yunus Nadi Roman Ödülleri'nde birinci olur. [8]

Fakir Baykurt'un Yılanların Öcü adlı eserinde ise yukarıda bahsettiğimiz üç romandan farklı olarak muhtar-köylü çatışması işlenmiştir. Romanda muhtar ve fakirlik çeken Kara Bayram ile ailesine eziyet, haksızlık etmiştir. Fakir Baykurt bu eserini sosyalist  fikirlerle oluşturmuştur. Bu bakımdan döneminde ses getirmiş, ilgi uyandırmış ve çok  eleştirilmiş bir romandır: “'Türkiye'de bulunduğu yıllarda dönemin siyasal olayları içinde aktif rol oynadığını ve hatta onları yönlendirdiğini biliyoruz. Bu yüzden romanları ve romanlarından çekilen filmleri 1960lı yıllarda sansasyonel olaylara sebep olmuştur. Bu da yazarın adının geniş bir kamuoyu kitlesinin zihninde yer etmesine sebep teşkil etmiştir. Bu romanlar arsında üzerinde en çok durulanı, film alındıktan sonra da büyük tartışmalar yaratan Yılanların Öcü'dür” (YALÇIN 2003: 109) [9]

Ancak kitap nedeni ile hem Baykurt hem Cumhuriyet kovuşturma geçirir. 1958’de yayımlanan ilk romanı Yılanların Öcü nedeniyle hakkında kovuşturma açıldıysa da takipsizlik kararı verilir.  [10] Baykurt bu dönemden sonra Cumhuriyet Gazetesi’nde yazmaya başlar. Askerlikten sonra Şavşat Ortaokulu'na öğretmen olarak atanır ve ikinci kızı Sönmez dünyaya gelir. Yılanların Öcü adlı kitabı da Remzi Kitapevi tarafından basılır. Ardından Köy ve Eğitim Yayınları tarafından Efendilik Savaşı adlı Kitabı yayımlanır. Cumhuriyet’teki bazı yazıları yüzünden öğretmenlikten alınıp Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı Yapı İşleri Bölümü’nde görevlendirilir. Sürüp giden yazıları ve Yılanların Öcü romanı yüzünden Bakanlık buyruğuna alınarak cezalandırılır. Altı ay açıkta kaldıktan sonra 27 Mayıs 1960’da ihtilal gerçekleşmiştir. İhtilal sonrasında  Ankara  İlköğretim müfettişliğine atanır. İlköğretim müfettişliği görevine başlamıştır.  1960 ihtilali sonrasında Efkâr Tepesi adlı kitabı da yayımlanır. Yılanların Öcü adlı romanı tiyatroya ve filme uyarlanmış adı iyice duyulmaya başlamıştır. 1961
Fakat Yılanların Öcü adlı eserinin Tiyatro gösterimi yasaklanmış,  film ise ancak Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in konuya el koyması ile gösterime sunulmuştur. 1961 yılında Onuncu Köy, Karın Ağrısı, Irazca’nın Dirliği adlı kitapları da yayımlanır. 1962 yılında üçüncü ve erkek çocuğu olan Tonguç dünyaya gelir.
Bu yıllarda MEB açtığı bir sınavı kazanarak ABD Bloomington’daki Indiana Üniversitesi’nde göze kulağa hitap eden ders araçları ve yetişkinler için yazma öğrenimi görmek için ABD ye gide. Bir yıl bu okulda öğrenim görmüştür. [11] 1963 yılında yurda dönerek Ankara İlköğretim müfettişliği görevine devam etmeye başlar.  Onuncu Köy adlı eseri bu yıllar arasında  Bulgarca ’ya çevrilirmiş, kitapları Bulgaristan’da Türkçe olarak da basılmıştır.  Yılanların Öcü ile Irazca’nın Dirliği de Almanya’da, “Die Racheder Schlangen” adıyla basılmış, Rusça ’ya da çevrilmiştir.

1965 yılında Türkiye Öğretmenler Sendikası TÖS’ün ve Türkiye Öğretmenler Derneği TÖBDER’İN kuruluşuna katılır ve TÖS’ÜN genel başkan seçilmiştir. 1966 yılında İlköğretim müfettişliğinden uzaklaştırılır ve Milli Folklor Enstitüsü’ne uzman olarak atanır. Kaplumbağalar ve Amerikan Sargısı romanları yayımlanır. 1967 yılında Onuncu Köy adlı eseri de Rusça ‘ya çevrilir.
Yazıları ve TÖS’teki çalışmaları yüzünden Gaziantep’in Fevzipaşa bucağına sürülür. TÖS “Devrimci Eğitim Şurası”, “Büyük Eğitim Yürüyüşü” ve “Genel Öğretmen Boykotu” gibi eylemleri düzenlemek yüzünden görevinden alınır.  Ancak Danıştay kararı ile görevine geri döner. 1970 yılında Fevzipaşa’dan Ankara’ya gelerek Ortadoğu Teknik Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Yayın Müdürlüğü görevine getirilir.

1971’de ordunun yönetime el koyması ile başlayan sıkıyönetim döneminde Baykurt iki kere gözaltına alınır.  1971 de Tırpan ile Türk Dil Kurumu Ödülü'nü kazanır. Ankara Merkez Cezaevi'nde hapse atılmıştır. Askeri Yargıtay’da TÖS Davası’ndan beraat ederek özgürlüğüne kavuşur.  



Emeklilik Yılları 

Sosyal Sigortalar Kurumu’ndan emekli olduktan sonra Madaralı Roman Ödülü’nün kuruluşuna yardımcı olur. 1977 yılında İsveç’te öğretmen yetiştirme çalışmalarına, Frankfurt Uluslararası Kitap Fuarı’na katılıp ve Almanya, Hollanda ve İsviçre’ye gezilere katılmıştır.  1978 Yılında Kara Ahmet Destanı ile  Orhan Kemal  Ödülü’nü kazanır ve Kültür Bakanlığı'nda danışman olarak çalışmaya başlamıştır. 1979 yılında Tırpan adlı eseri İzmir, Ankara ve Antalya ’da tiyatroya uyarlanarak sahnelenmiştir.  Baykurt, Almanya’ya giderek Duisburg şehrinde yaşamaya Almanya’ya göç eden Türklerin hayatlarını incelemeye başlar. Bu tarihten sonra Göçmen Türk İşçilerinin haytalarını anlatan eserler yazmaya başlar.  Tırpan adlı eseri ile, “Avni Dilligil En Başarılı Yazar” ödülünü kazanmıştır. Bu yıllarda Rur Havzası’nda Türk işçi çocukları için başlatılan RAA programında görev alır ve bir İngiltere’ye de gider.  

1981’de DDR’de bir inceleme gezisi yapar. Kaplumbağalar filminin SENARYO çalışmalarına katılmak üzere İsviçre’nin Neuchatel şehrine gider. 1983 yılında oğlu Tonguç ile Sovyetler Birliğine giderek gezer.

1984 yılında Türkiye’de sanık olarak aranırken 1985 yılında Gece Vardiyası ile Alman BDI’nin Yazın Ödülü’nü alır. 1986 yılında Duisburg’ta öğretmenliğe başlar.

1987 yılında Keklik romanı 20 öyküsüyle birlikte Rusça’ya çevrilip basılır. 1987 yılında Yaşar Kemal ,Orhan Kemal , Aziz Nesin, Halikarnas Balıkçısı- C.Şakir Kabaağaçlı,:, Şolohov, Hemingway, Gonçorov, Tolstoy, Gogol, Panait Istrati gibi yazarlarla beraber eserlerinin yayımı ve okunması yasaklanır.[12]
1989 yılında Moskova’ya yeni bir gezi yaparak NAZIM HİKMETin evinde ve arşivinde çalışır.[13]

Baykurt  Almanya’da Pestalozzi Okulu’nda ders vermeyi sürdürürken 1991 yılında, “KALEM – Schreiber” dergisini çıkarmaya başlar. Aynı yıl bir ameliyat geçirir. 1992 yılında,  Duisburg Edebiyat Kahvesi'ni kurar. 1991 yılında Çin, ertesi yıl Avustralya gezisi yapar.[14]  1995 yılında Almanya’da öğretmenlik yaptığı Pestalozzi Okulu’ndan emekliye ayrılır ve 7 kitaptan oluşan Öz yaşam öyküsünü bitirir.
Nisan genel seçimlerinde Özgürlük ve Dayanışma Partisi İzmir Milletvekili Adayı olur.Fakir Baykurt 11 Ekim 1999’da pankreas kanseri nedeniyle Almanya’nın Essen kenti Essen Üniversitesi Kliniği’nde hayata veda eder. Cenazesi, 1977’den beri yaşadığı Duisburg’da düzenlenen bir törenden sonra İstanbul’a getirilerek Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verilir.[15]

 
FAKİR BAYKURT'UN EDEBİ YÖNÜ

Fakir Baykurt EDEBİYAT yaşamına Şiirle başladı (1945).Şiirlerini, toplumcu gerçekçi bir yaklaşımla yazdığı kısa Hikayeler ve köy notları izledi. Yeditepe, Yücel, Varlık, Fikirler, Kaynak, İmece, Yazın, Sanat Olayı, Cumhuriyet, Evrensel, Yön yazılarını yayınladığı dergi ve gazetelerden bazılarıdır. Baykurt, 1955’te çıkan ilk kitabı Çilli’de, Seçilmiş Hikâyeler ve Beraber dergilerinde yayınladığı öykülerini topladı. Sonraki öykü kitapları Efendilik Savaşı (1959), Cüce Muhammet (1964), Anadolu Garajı (1970), İçerdeki Oğul (1974), ile Yılanların Öcü (1959), Irazcanın Dirliği (1961), Tırpan (1970) gibi romanlarında köy yaşamını, köylünün bilincinde ve bilinçaltındaki isteklerini, tepkilerini ve çelişkilerini yansıttı.  [16]


1950’den sonra Köy Romancılığı konusunu işleyen yazarlara, Köy  Enstitülü yazarların katılımıyla köy romanı iki koldan yürümeye başlar. Romancılığımızda  oldukça yaygınlık kazanan Köy Romancılığı konusu, giderek toplu bir hareket haline gelir (Kaplan, 1997: 137). Talip Apaydın', Fakir Baykurt,Kemal Bilbaşar,  Kemal Tahir ve Yaşar Kemal gibi birçok yazarca yayımlanan köy romanlarında, işsizlik, yoksulluk, toprak mücadelesi, sağlık ve eğitim sorunları, batıl  inançların yaygınlığı gibi toplumsal konular üzerinde durulur. Asım Karaömerlioğlu, özellikle sol aydınların köylülüğe gösterdikleri ilgiyi, Türkiye’de işçi sınıfının Batı Avrupa’daki sol hareketler kadar güçlü bir etken olmamasına bağlar (Karaömerlioğlu, 2006: 161).[17]

Fakir Baykurt, eselerinde köy sorunlarını ve gerçeklerini gözler önüne sermeye çalışır. Sosyal yaralara parmak basar. Ona göre öykü ve roman  "yazıldığı dönemin tarihsel, toplumsal renklerini, özelliklerini içermeli az da olsa belge işlevi yüklenmelidir." İlk öykü kitabı "Çilli"den başlayarak öykülerinde kesitleri değil geniş açılımları, bir anın olayını değil geniş dönemlerin olaylarını işledi. Romanlarında Türkiye'deki köylü yaşamını halkçı ve devrimci bir bakış açısıyla ele aldı. Köylünün bilinci ve bilinçaltındaki istekleri, tepkileri, çelişkileri yansıttı. 1950-1970 döneminde etkili olan " Köy Edebiyatı Hareketi’nin önde gelen temsilcisi oldu. 

Toplumcu gerçekçi çizgide olan Baykurt, şiir, Hikâye, Deneme ve Roman gibi edebiyat türlerinde ürünler verir. Daha çok romanlarıyla öne çıkan yazar, 1958’de yayımladığı ilk romanı Yılanların Öcü ile büyük bir ün kazanır. Büyük beğeni toplayan, çeşitli ödüllere layık bulunan ve yabancı dillere çevrilen romanları sinemaya ve tiyatroya da uyarlanır. Ancak romanları beğenildiği kadar, eleştirilerin de odağı olur. Bazı eserleri, bir süreliğine yasaklılar listesine girmekten kurtulamaz. Uzun yıllar köy  öğretmenliği yapan, köy gerçekliğini yakından tanıma fırsatı bulan yazarın, köyle ilgili  gözlemlerinin de romana kaynaklık edebileceği güçlü bir varsayım olacaktır. [18]

1950 yıllarından itibaren hız kazanan, toplumsal gerçekçilik ve köy romancılığı akımının önde gelen yazarlarından biri olan Fakir Baykurt, NAZIM HİKMET, Orhan Kemal, Sabahattin Ali, Ahmet Arif,  gibi ŞAİR ve romancılarla birlikte bu akımın en verimli yazarlarından biridir. Devrimci sosyalist çizgide  köy ve köylü sorunlarını işleyen eserlerinde zaman zaamn argo kelimelere de yer verdiği dikkatlerden kaçmamaktadır. Ezilen köylülerin ağalar ve idarecilere karşı direnişleri, töreler, rejim, kapitalist düzenin Haksızlıkları karşısındaki, ezilişleri ve bu güçlere karşı direnişleri eserlerinin değişmeyen temaları olmuştur. İyi Bir  gözlemci olan yazar. Eserlerindeki kahramanları bu güçlü gözlemleriyle yaratmıştır. 

Yarattığı karakterleri ele alırken gerçekçi bir yaklaşımla ele almış, köy ağzının özelliklerini diyaloglarında kullanmaya gayret etmiştir. Uzun yıllar Almanya’da yaşayan şair, Köylerden Almanya’ya giden insanların oradaki yaşamlarına da şahit olma şansını elde etmiş onların uyum sorunlarına ve özlemlerine şahit olabilmiştir. Bu edinimlerini de roman ve öykülerinde kullanan yazar halka mal olmuş deyiş özelliklerine ve deyimlere de yer vermiştir. Bir dönem göç sorunun ele alarak Almanya’daki Anadolu insanının değişim süreci içinde yeniden biçimlenmesinin getirdiği sıkıntıları, farklı bir kültüre uyum sağlamak için gösterilen çabaları çok boyutlu bir şekilde aktarmayı başarmıştır.

Eserlerini  edebi değeri yanı sıra toplumbilim ve halkbilim yönünden zengin bir kaynak olarak da görülebilir. Baykurt’un kullandığı dili doğal, yalın, şiirsel bir halk Türkçesi olarak değerlendirebilmek mümkündür.
 
Eserleri  [19]
Roman
  • Yılanların Öcü (1954)
  • Irazcanın Dirliği (1961)
  • Onuncu Köy (1961)
  • Amerikan Sargısı (1967)
  • Tırpan (1970)
  • Köygöçüren (1973)
  • Keklik (1975)
  • Kara Ahmet Destanı (1977)
  • Yayla (1977)
  • Yüksek Fırınlar (1983)
  • Koca Ren (1986)
  • Yarım Ekmek (1997)
  • Kaplumbağalar (1980)




Öykü
  • Çilli (1955)
  • Efendilik Savaşı (1959)
  • Karın Ağrısı (1961)
  • Cüce Muhammet (1964)
  • Anadolu Garajı (1970)
  • On Binlerce Kağnı (1971)
  • Can Parası (1973)
  • İçerdeki Oğul (1974)
  • Sınırdaki Ölü (1975)
  • Gece Vardiyası (1982)
  • Barış Çöreği (1982)
  • Duirsbug Treni (1986)
  • Bizim İnce Kızlar (1992)
  • Dikenli Tel (1998)


FİKİR YAZILARI
  • Efkar Tepesi (1960)
  • Şamaroğlanları (1976)
  • Kerem ile Aslı (1974)
  • Kale Kale (1978)
  • Kaplumbağalar (1980)
  • Çocuk Kitapları [değiştir]
  • Topal Arkadaş
  • Yandım Ali
  • Sakarca
  • Sarı Köpek
  • Dünya Güzeli (1985)
  • Saka Kuşları (1985)




Şiir
  • Bir Uzun Yol
  • Dostluğa Akan Şiirler

Aldığı Ödüller 

 
  • 1958 Yunus Nadi Roman Ödülü (Yılanların Öcü)
  • 1970 TRT Sanat Ödülleri (Tırpan)
  • 1970 TRT Sanat Ödülleri (Sınırdaki Ölü)
  • 1971 Türk Dil Kurumu Roman Ödülü (Tırpan)
  • 1974 Sait Faik Hikâye Armağanı (Can Parası)
  • 1978 Orhan Kemal Roman Armağanı (Kara Ahmet Destanı)
  • 1979 Tiyatro 79 Dergisi tarafından Yılın Oyunu Ödülü (Sakarca)
  • 1980 Avni Dilligil Tiyatro Ödülü (Tırpan)
  • 1984 Berlin Senatosu Çocuk Yazını Ödülü (Barış Çöreği)
  • 1985 Alman Endüstri Birliği (BDI) Yazın Ödülü (Gece Vardiyası)
  • 1997 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü (Yarım Ekmek)
  • 1998 Yaşam Radyo Ustalara Saygı Onur Ödülü
  • 1999 Pir Sultan Abdal Derneği Ödülü
  •  



KULLANILAN KAYNAKÇA
 
[1] Dr Aslan Tekin Edebiyatımızda İsimler, Elips Yayınları, Ank. 2005, shf 104-3-104
[2] https://tr.wikipedia.org/wiki/Fakir_Baykurt
[3] Kemal Kocabaş, CAN YÜCEL VE FAKİR BAYKURT'U YENİDEN ANLAMAK. https://www.mehmethekim.com/index
[4] ] https://tr.wikipedia.org/wiki/Fakir_Baykurt
[5] https://tr.wikipedia.org/wiki/Fakir_Baykurt
[6]  https://tr.wikipedia.org/wiki/Fakir_Baykurt
[7] Dr Aslan Tekin Edebiyatımızda İsimler, Elips Yayınları, Ank. 2005, shf 104-3-104
[8] https://www.turkceciler.com/fakir_baykurt.html
[9] Vasfiye Ayça ŞAHİN, 1950 SONRASI TÜRK EDEBİYATINDA KÖY ROMANI,https://w3.gazi.edu.tr/web/bucelik/bucelik/pedi/r1.pdf
[10] https://www.edebiyol.com/fakir_baykurt.html
[11] https://www.edebiyol.com/fakir_baykurt.html
[12] https://tr.wikipedia.org/wiki/Fakir_Baykur
[13] https://tr.wikipedia.org/wiki/Fakir_Baykur
[14] https://tr.wikipedia.org/wiki/Fakir_Baykur
[15]  https://www.diledebiyat.net/turk-edebiyati-tarihi/bati-etkisindeki-turk-edebiyati/cumhuriyet-donemi-turk-edebiyati/cumhuriyet-donemi-
[16]  https://www.diledebiyat.net/turk-edebiyati-tarihi/bati-etkisindeki-turk-edebiyati/cumhuriyet-donemi-turk-edebiyati/cumhuriyet-donemi-
[17] Servet TİKEN , Fakir Baykurt’un Yılanların Öcü Adlı Romanına Oluşumsal Yapısalcı Bir Yaklaşım,Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi 2009 13 (1): 43-56
[18] Servet TİKEN , Fakir Baykurt’un Yılanların Öcü Adlı Romanına Oluşumsal Yapısalcı Bir Yaklaşım,Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi 2009 13 (1): 43-56
[19] https://tr.wikipedia.org/wiki/Fakir_Baykurt
 

Edebiyat, Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez,

 yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.
 
  BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com
 

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış