Mithat Cemal Kuntay Hayatı ve Yazarlığı

Ekleyen : Şahamettin Kuzucular , 04 Şubat 2012 Cumartesi aaa Beğen
 
 

Mithat Cemal Kuntay

  
 

1885'te İstanbul’da doğdu. 1956'da İstanbul'da yaşamını yitirdi. Tek romanı "Üç İstanbul"la büyük başarı kazandı. Vefa İdadisi’ni ve Mektebi Hukuku bitirdi. Doktora sınavını verdikten sonra Hukuk Mektebi'nde idare hukuku asistanlığı yaptı. Adliye Nezareti Özel Kalemi’ne girerek müdürlüğe kadar yükseldi. Birinci Hukuk Mahkemesi üyeliğinden sonra Beyoğlu Dördüncü Noteri oldu. 1956'da İstanbul’da ölümüne kadar bu görevi sürdürdü. 

(1885, İstanbul - 30 Mart 1956, İstanbul), II. Türk yazar, şair ve hukukçu. Meşrutiyet, İttihat ve Terakki ile Mütareke yıllarının İstanbul'unu anlatan Üç İstanbul adlı romanı, hamasi düşünceler işleyen eserleri ve biyografi yazarlığı yönüyle de tanınan yazarımız.


1885 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Mithat Cemal, Ailesi şimdi Arnavutluk sınırları içerisinde kalan İşkodra’dan gelen bir ailenin oğludur. Babası Selim Sırrı Bey’dir. Anne tarafı ise yine Rumeli göçmendir. Annesi Tırhala Kasabası’ndan Samiye Hanım’dır. [1]

Ondaki milliyetçilik ve vatanperverlik düşünceleri, Annesinin okuduğu Namık Kemal’in Cezmi adlı eseri sayesinde olmuştu. Yazar anılarında çocukluk yıllarında annesinden dinlediği Cezmi’nin etkisinde kaldığını ifade edecektir.

Orta öğrenimini Aksaray’daki Mekteb-i Osmaniye Rüştiye’sinde tamamladı. Saint Joseph Lisesi’nde başladığı lise öğrenimini altı ay sonra terk ederek Vefa Lisesi’ne giderek tamamladı. Lisedeki ilk yıllarında o sıralarda Ziraat Nezareti (Tarım Bakanlığı) emrinde veteriner olarak çalışmakta olan[2] Mehmet Akif Ersoy ile tanıştı. Ondan on iki yaş küçük olmasına rağmen Mehmet Akif Ersoy’un kişiliğinden çok etkilenmişti. Bu tanışma, onun sanatını ve düşüncelerini etkileyecekti.  Mehmet Akif’in de Kuntay’a çok saygı duyduğu bir şiirini onu adına ithaf etmiş olmasından anlaşılmaktadır. Mehmet Akif II. Meşrutiyet’ten sonra yazdığı İstibdat adlı şiirini Mithat Cemal’e ithaf etmişti. Çünkü Mithat Cemal Kuntay 1906’ yıllında Padişaha jurnal edildiği için bir süre tutuklu kalmıştı.

 

Mithat Cemal Kuntay’ın ilk şiirleri Mekteb-i Sultani de öğrenci iken yazdığı şiirlerdi. İlk Şiirlerini de bu yıllarda yayımlamıştı. Yayımlanan ilk şiiri olan Çırçır Suyunda adlı şiiri 1901 yılında Malumat Dergisinde çıktı. [3] Aynı dönemde ilk şiirlerini dergi ve gazetelerde yayımladı. Mehmet Akif ile tanışmasında ve ona hayran olmasındaki asıl sebep aslında şiire olan tutkusuydu. Onunla tanışmasından sonra şiire daha da bir sarılmıştı. Mehmet Akif ile kurdukları dostlukları nedeniyle onunla birlikte yazdığı   ‘Elhamra’ adlı şiiri ve ‘Acem Şahına’ adlı manzumeyi Resimli Kitap’ta yayımladı. [4]Acem Şahı, şair olarak ününü arttırmış onu edebiyat dünyasına tanıtmıştı.

İdare-i Hukuk Mektebini sınavla kazanarak bu okula devam etmeye başladı.  Girdiği Mekteb-i Hukuk’tan birincilikle mezun oldu. 1908 yılında İdare Hukuk hocası Hakkı Paşa’nın yardımcısı ve asistanı oldu. Bu eğitimini tamamladıktan sonra ülkenin ilk Hukuk Doktoru unvanını aldı.[5] [6]17 yaşındayken babasını kaybedince 10 kişilik ailesinin geçim yükünü üstüne almak zorunda kalmıştı.  Bu yüzden öğrencilik yıllarında gazetecilik, özel öğretmenlik, daha sonra da avukatlık yaparak ailesine bakmak zorunda kalmıştı. [7]

Bir müddet sonra imtihanla Adliye Nezaretinde işe girdi. Adliye Nezareti Hususi Kaleminde kâtip olarak çalışmaya başlamıştı. [8] Bu görevinde yükselerek Müdür Yardımcılığına yükseldi. Birinci Hukuk Mahkemesi üyeliğinde bulundu. Kısa bir süre Birinci Hukuk Mahkemesi üyesi olarak yargıçlık yapmaya başlamıştı.

I. Dünya Savaşı sırasında hükümet Çanakkale Cephesi’ne 40 kadar şair göndermişti Bu kırk kişinin içinde Mithat Cemal de vardı.[9] Savaş yıllarında çıkartılan Harp Mecmuası’nda Çanakkale Cephesi’nde gördüğü izlenimleri dile getiren hamasi şiirleri yayımlanmıştı.  Milli Mücadele yıllarında da hamaset konulu şiirler yazmayı sürdüren Mithat Cemal bu alanda ülkenin en tanınmış şairlerinden bir oldu.

30 Ağustos Zaferi’nden sonra yazdığı ‘Vatan Hisleri’ adlı şiirinin son iki mısrası TBMM’de Mustafa Kemal tarafından kürsüde okunmuştu. Bu hadise onun ününü arttırmış ve dikkatlerin üzerine çekilmesine sebep olmuştu.

“Ölmez bu vatan farz-ı muhal ölse de hattâ  
Çekmez kürenin sırtı bu tâbât-ı cesîmi

(Ölmez bu vatan varsayalım ölse bile / Çekmez dünyanın bedeni bu kocaman tabutu). Bu olay, ününü birden bire arttırmıştı.  [10]


Mithat Cemal, 1923 yılında noterliğe başladı. Beyoğlu 4. noterliğine tayin edildi ve 1956 yılında yaşamını yitirinceye kadar noterliği sürdürdü; Türkiye’nin en uzun süre noterlik yapan hukukçusu unvanını aldı. Bu görevi esansında da edebiyattan alakasını kesmemiş Üç

İstanbul adlı romanını 1938 yılında yayılmamış, , Namık Kemal ve Mehmet Akif Ersoy’un monografileri hazırlayıp bastırmıştır.


1950 seçimlerinde CHP listesinden Çorum milletvekili adayı olduysa da seçilemedi.[11] [12]
Hicaz Valisi Ahmet Ratip Paşa’nın torunlarından Naile Hanım ile evlenen Kuntay, çok sevdiği eşini genç yaşta yitirdikten sonra tekrar evlenmedi. Naile Hanım ile evliliğinden Vedad isimli tek bir oğlu ve Lale isimli tek bir kız torunu oldu. [13]Akciğer kanseri nedeniyle 30 Mart 1956 günü İstanbul’da hayatını kaybetti. Kabri Karacaahmet Mezarlığı’ndadır.

Ölümünden sonra Abdülhamit, Meşrutiyet ve Mütareke yılların anlattığı eseri olan Üç İstanbul adlı eseri 1983 yılında dizi film olarak TRT de yayımlanmıştır. Yurt, vatan ve millet sevgisini işlediği hamasi şiirleri ile tanınmıştır.




Edebi Kişiliği 


Yazmaya şiirle başladı. İlk şiiri "Elhamra" Resimli Kitap'ta yayınlandı.  Tek şiir kitabı Türkün Sehnamesi'rıde seksen iki şiir yer aldı. 2'nci Meşrutiyet'e kadar çeşitli dergilerde yayınlanan ve aruzun ustaca kullanıldığı, ulusal duyguların ön plana çıkarıldığı şiirleriyle tanındı. Aruz ölçüsüyle yazan Mithat Cemal'in şiirleri Güneş (1927),Çınaraltı (1943–44) dergilerinde çıktı.  

 

Kahramanlık, yurt sevgisi gibi millî duyguları dile getirdiği epik-lirik şiirlerle ün kazandı. Zaman zaman hiciv türünde de şiirler yazdı, aşk temasını hemen hemen hiç işlemedi. Dili ve vezni kullanmadaki becerisiyle de usta bir sanatkâr olarak kabul edildi.  Milli Edebiyat Akımı'nın değerlerini benimsedi.

 "Üç İstanbul" romanında da canlandırdığı Mehmet Akif'le tanışması, sanatı ve düşünceleri üzerinde etkili oldu. Çınaraltı dergisinde 1943-1944'te yayınlanan son dönem şiirlerinde Yahya Kemal Beyatlı'dan da etkilendiği görüldü. Yalın bir dil kullandığı "Kemal", "Yirmi Sekiz Kânun-ı Evvel" gibi oyunlarında yurt sevgisi konusunu işledi. Tek romanı ve en önemli eseri "Üç İstanbul"da, 2'nci Abdülhamit, 2'nci Meşrutiyet ve Mütareke yıllarının İstanbul'unu anlattı. Gerçekçi kişiler, ayrıntılı tahliller ve bu üç dönemin yaşantısından sunduğu canlı kesitlerle dikkat çeken bu roman televizyon dizisi olarak da yayınlandı ve büyük ilgi topladı. Edebiyat araştırmaları yapan Kuntay, inceleme ve araştırmalarını 1913'te yayınlanan "Hitabet ve Münazara Dersleri", 1914'te yayınlanan "Hitabet Dersleri" kitaplarında topladı.


Mithat Cemal’in yayımlanan ilk şiiri, Çırçır Suyu’nda başlığını taşır. 1901 yılında Malumat Dergisi’nde çıkmıştır.[14] Sırat-ı_Müstakim Dergisi ve Tercüman-ı Hakikat Gazetesi’nde yayımlanan şiirleri ile adını duyurdu. [15]Tek şiir kitabı Türkün Şehnamesi’nde 82 şiiri yer aldı. Şiirlerinde aruzu ustaca kullandı. Ağır bir dille sahip olan şair, dilini zamanla sadeleştirmiştir. Vatan ve millet sevgisi temalı epik ve lirik şiirleri yazdı. Hiciv türünde de şiirler yazdı, aşk temasını hemen hemen hiç işlemedi. Hiçbir edebi topluluğa katılmadı. Çınaraltı dergisinde 1943-1944'te yayınlanan son dönem şiirlerinde Yahya Kemal Beyatlı'dan da etkilendiği görüldü. 


Oyunlarında yalın bir dil kullandı, yurt sevgisi konusunu işledi. Yazdığı tek roman olan Üç İstanbul, onun en önemli eseridir. Eser, II. Abdülhamit II. Meşrutiyet ve Mütareke yıllarının İstanbul'unu anlatır. Eserin, yazarın hayatını yansıttığı söylenir. Roman, 1983 yılında TRT tarafından televizyon dizisi olarak çekilmiştir. Edebiyat tarihinin Namık Kemal ve Mehmet Âkif Ersoy gibi önemli kişilerini konu alan monografileri, titiz ve uzun çalışmalar sonucu düzenlediği birer belgeler kitabı niteliğindedir. Kuntay, ayrıca edebiyat araştırmaları yapmış, Fransız yazarlardan tercüme eserler vermiş bir sanatçıdır. 




ÜÇ İSTANBUL VE KENDİSİ HAKKINDA YAPILAN YORUMLARDAN ÖRNEKLER 


II. Abdülhamit'i, Meşrutiyet ve Mütareke yıllarını, toplumun hemen hemen her yönüyle çöküşünü büyük bir başarıyla anlattığı Üç İstanbul adlı tek romanı (1984'te TV dizisi olarak gösterildi) en ünlü eseridir. 


"1938 yılında yayımlanan bu eserin, yazarın hayatını yansıttığı söylendi. Romandaki olaylar, konak ve yalılarda geçmektedir. Romanın kahraman kadrosunu meydana getiren kişiler, Seril Aktaş'ın ifadesiyle. "İstanbul'un birbirini izleyen üç dönemini aksettiren bu romanda aynıdır; değişen siyası şartlar, bu fertlerin maddi ve manevi bakımdan yükseliş ve düşüşlerini tayin eder."


"Eserde, bir kişinin çevresinde kümelenmiş olaylar ve türlü tipler yoluyla üç devrin toplumsal yapısı Çözülmek istenmiş,  imparatorluğun bu çöküş yıllarında toplumun özellikle üst kat insanlarının korkunç ahlâk bozukluğu gösterilmeye çalışılmıştır. Şu var ki, yazar ne olayları, ne de kişileri bir roman çatısı altında toplamakta başarıya ulaşmış sayılamaz. Eski vakanüvis tarihlerinde her yılın olayları ve o olaylar ve kişiler eserin içine tıklım tıklım doldurulmuş; ancak, kitaba bir roman kılığı verebilmek için, bunlar pek de inandırıcı olmayan bir takım zoraki bağlarla, birbirine bağlanmağa çalışılmıştır."(Cevdet Kudret)


"Üç istanbul'un en ilginç ve öğretici yönü, yer yer abartmalara kaçsa bile, Osmanlı yönetici zümresinin yaşam tarzını iç çelişkileri ve nüanslarıyla gözlerimiz önüne sermesidir. Ne yazık ki, yazar Türkçü bir yaklaşımla Beyoğlu'nu elinin tersiyle itmiş, Osmanlı kültürüne renk ve zenginlik katan bir semti sadece bir 'beşinci kol' yuvası olarak görmüş ve bu yüzden yönetici zümrenin siyasal-ekonomik kombinezonlarını bütünlüğü içinde algılamamıza olanak vermemiştir." (Taner Timur)


"Mithat Cemal Kuntay, herhangi bir edebî topluluğa ve edebî bir mektebe bağlı olmadan eserler vermiş bir şairimizdir. Şiirlerinin ana vasfı 'epik' ve 'sosyal' olmaktır. Mithat Cemal, şahsî duygularını dile getiren bir şâir değildir. Konularını kendi iç dünyasından değil, dışarıdan almıştır. Kahramanlık ve yurt duygularını, tarih sevgisini, geçmişin büyüklüğünü ve güzel taraflarını işlemiştir (...) 


"Gerek konuları itibariyle gerek üslûp ve ifadesi bakımından yer yer Mehmed Âkifi hatırlatmaktadır. 'Haşmetli' ve 'azametli' söyleyişe meraklı olan şair, bu yönden Abdülhak Hâmid'den de izler taşımaktadır.


"Konularını dış dünyadan alan, bunları heyecan ve duygular katarak çok sağlam bir nâzım tekniği ile ve zaman zaman yüksek ve dolgun sesli bir üslûp ve edâ ile ifade eden Mithat Cemal Kuntay, en çok miüetimizin büyüklüğü ve tarihimizin ihtişamı üzerinde durmuştur." (Faruk K. Timurtaş) 






Eserleri  


Tiyatro oyunları

 

  • Kemal (1912), 4 perdelik manzum piyes
  • 28 Kanunuevvel (1918), Çanakkale hakkında oyun
  • Antoloji Kitabı
  • Nefaisi Edebiye (1913)
     

 

Roman 
 

  • Üç İstanbul (1938)



Biyografi 

 

  • Mehmed Âkif-Hayatı, Seciyesi, Sanatı (1939)
  • İstiklâl Şairi Mehmed Âkif (1944)
  • Namık Kemal :Devrin Olayları ve İnsanları Arasında (1.cilt 1944; 2. cilt, Kısım I, 1949; 2.cilt, Kısım II, 1956),
  • İlkler ve Ötekiler (1944)
  • Sarıklı İhtilalci Ali Suavi (1946)
  • Mehmed Âkif: Hayatı, Sanatı, Şiirleri, Seciyesi, Seçme Şiirleri (1948)

     

Şiir 

  • Türk'ün Şehnamesi (1945. 1971 yılında ikinci defa basıldı.)
  • İnceleme ve araştırma
  • Hitabet ve Münazara Dersleri (1913)
  • İftira-yı Taassub (1913),
  • Hitabet Dersleri (1914)
  • Edebiyat Defteri (1915)
  • Basılmamış çalışması:
  • Tevfik Fikret



KAYNAKÇA 
 
  • [1] "Bbilgi.com Midhat Cemal Kuntay maddesi" (Türkçe) (HTM). Erişim tarihi: 19 Aralık 2008, Cuma.
  • [2]  Şahamettin Kuzucular, mehmet_akif_ersoy_hayati_ve_edebi_kisiligi..edebiyadvesanatakademisi.com/edebiyad/1122- html bmehmet_akif_ersoy_hayati_ve_edebi_kisiligi..edebiyadvesanatakademisi.com/edebiyad/
  • [3]Dr Aslan Tekin Edebiyatımızda İsimler, Elips Yayınları, Ank, 2005, Shf 345
  • [4] http://tr.wikipedia.org/wiki/Mithat_Cemal_Kuntay
  • [5] Dr Aslan Tekin Edebiyatımızda İsimler, Elips Yayınları, Ank, 2005, Shf 345
  • [6] http://tr.wikipedia.org/wiki/Mithat_Cemal_Kuntay
  • [7] "Ipucu.gen.tr Mithat Cemal Kuntay maddesi" (Türkçe) (HTM). Erişim tarihi: 19 Aralık 2008, Cuma.
  • [8] Dr Aslan Tekin Edebiyatımızda İsimler, Elips Yayınları, Ank, 2005, Shf 345
  • [9] Kulturtv.com.tr Mithat Cemal Kuntay maddesi" (Türkçe) (HTM). Erişim tarihi: 19 Aralık 2008, Cuma.
  • [10] Kulturtv.com.tr Mithat Cemal Kuntay maddesi" (Türkçe) (HTM). Erişim tarihi: 19 Aralık 2008, Cuma.
  • [11] Eskieserler.com Mithat Cemal Kuntay safyası" (Türkçe) (HTM). Erişim tarihi: 19 Aralık 2008, Cuma.
  • [12] http://tr.wikipedia.org/wiki/Mithat_Cemal_Kuntay
  • [13] http://tr.wikipedia.org/wiki/Mithat_Cemal_Kuntay
  • [14] Dr Aslan Tekin Edebiyatımızda İsimler, Elips Yayınları, Ank, 2005, Shf 345
  • [15] Dr Aslan Tekin Edebiyatımızda İsimler, Elips Yayınları, Ank, 2005, Shf 345
 

Edebiyat, Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez,

 yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.
 
  BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com

 

 
 

 



Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Sena Hazır
05 Aralık 2017 Salı 21:42:36
Yazının tamamını görememek çok sinir bozucu.

Adem
06 Aralık 2017 Çarşamba 10:32:59
Bu yazılar sekiz yıldır üyelik dahi istenmeden paylaşılıyordu. Yazıların büyük kısmı izin dahi alınmadan bir çok kişi tarafından paylaşıldı. Altında teşekkür dahi görmemek de bizim için çok sinir bozucuydu.

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...