Müfide Ferit Tek ve Romancılığı



Müfide Ferit Tek 

29 Nisan 1892, Kastamonu - 24 Mart 1971, İstanbul),

Halide Ediple birlikte Türkçülük akımının roman türündeki ilk kadın yazarlarından ve  temsilcilerinden biridir. Kurtuluş Savaşı yıllarındaki yazıları  kalemiyle Milli mücadeleye katılmış bir kadın yazardır. Türkiye'nin ilk İçişleri Bakanı Ahmet Ferit Tek'in eşi ve sanat tarihçisi ve ünlü Türkolog Emel Esin'in annesidir.[1] Müfide Ferit Tek, ilk kadın romancılarımızdan biridir.

Babası Kemahlı Mazhar Paşa'nın oğlu ve "Hürriyet yanlısı bir subay olduğundan sürekli İstanbul'dan uzak yerlerde görevlendirilen Şevket Bey'in” [2] kızıdır. Annesi ise Plevne şehitlerinden Zâimzâde İsmail Efendi'nin kızı Feride Hanım'dır.[3]

Şevket Bey, Meşrutiyet yanlısı Müşir Recep Paşa'nın seryaveri olduğu için onunla birlikte görevli olarak Bağdat ve Trablusgarp'a gider. İlköğrenimine burada başlar. Trablusgarp'ta henüz bir Türk mektebi olmadığı için İtalyanların yönetiminde bulunan St. Joseph Rahibe Okulunda okur.  Bu okuldaki öğretmenleri İtalyan rahibeleridir. O yıllarda, İstanbul'da bulunan Harbiye Mektebinde bir grup öğrenci, kanundışı faaliyetlerde bulundukları gerekçesiyle, Fizan'a sürgün edilmişlerdir.[4] Aralarında Ahmet Ferit Tek ile Türkçü Yusuf Akçura da vardır. Ahmet Ferit, daha sonra evleneceği Müfide Ferit ile burada tanışmıştır. Trablusgarp’ta okula giderken Babasından da Arapça Farsça ve Fransızca öğrenerek iyi bir eğitim almaya çalışmıştır.

Bu yıllarda Ahmet Ferik Tek ile de tanışmış olması çok mümkün gözükmektedir.  Fakat bu yıllarda Müfide Ferit Tek henüz 11 yaşındadır. Fakat Yusuf Akçura ile Ahmet Ferit Tek Trablusgarp’tan Fransa’ya kaçmış olmasından sonra Müfide Ferit Tek’in de Fransa’ya gönderilmesi oldukça manidardır.  Müfide Ferit Tek 1903 yılında gizlice Paris'e gönderilir. Paris’te Versailles Lisesine kaydedilir. Onun Paris'teki öğrenimini, velisi sıfatıyla babasının yakın arkadaşı ünlü Jön Türklerden Ahmet Rıza Bey takip etmektedir.  Ahmet Ferit Tek ile Müfide Ferit Paris’te buluşmuş ve 1903 yılında Müdife Ferit 11 yaşında iken Ahmet Ferit Tek ile nişanlanmıştır.[5] 1905'te babası Şevket Bey ölmüş 1907'de, Ahmed Bey'le 15 yaşındaki Müfide Hanım evlenmişlerdir

1907 yılında evlenmişlerdir. Müfide Ferit’in 1907 yılından sonraki hayatı, kocasının sürgün veya görevli olarak bulunduğu çeşitli şehir ve ülkelerde geçmeye başlamıştır.

Fakat çok geçmeden 1908 yılında İkinci Meşrutiyet'in ilan edilmesinden sonra İstanbul'a gelirler.  İstanbul’a geldiklerinde hemen yazı ve edebiyat hayatına dâhil olmaya başlar. “Süyümbike” takma adıyla Türk Yurdu ve Şehbal Dergilerinde yazıları çıkmaya başlamıştır.[6] Trablusgarp tan tanıdığı Yusuf Akçura ve onun arkadaşı Mehmet Emin ile yakın temaslar içindedir.  Fakat bu sükûnet çok fazla sürmeyecektir.  Eşi Ahmet Ferid' 1912'de asker olarak Balkan Savaşı'na gider. Ama hemen akabinde İtham adında muhalif bir gazete çıkarmaya başlamıştır. 1913'te Mahmud Şevket Paşa'nın öldürülmesinden sonra  "İstanbul Muhafızı" Cemal Paşa'nın "asayişi tesis bahanesi ile Sinop’a sürgün yollanacaktır. Ahmet Ferit Tek, İttihat ve Terakki'nin kanunsuz uygulamalarına muhalefet edince Sinop'a sürgün edilir. Bunun üzerine Müfide Ferit Hanım, kocasıyla birlikte Sinop'a gider. 1913-1918 arasındaki yıllarını Sinop ve Bilecik'te geçirir. Bu yıllar arasında Yusuf Akçura 'nın desteğiyle ilk romanı olan Aydemir'i' yazmaya başlamıştır. Aydemir 1918 yılında yayınlanır. Bu roman Halide Edip'in 1912'de yayımlanan Yeni Turan adlı romanından sonra ikinci "Turancı" roman olarak ün kazanacaktır.  Bu eser, bir kaç gazetede birden tefrika edilir. Bu Roman, bir kuşağı etkilemiş ve yıllar sonra Şevket Süreyya Bey, Aydemir soyadını bu romandan etkilenerek almıştır.

Ahmed Ferid İstanbul'a dönüp Talât Paşa ile anlaştıktan sonra Kiev'de başkonsolos tayin edilmiş ama . Mütareke ile birlikte yurda dönmek zorunda kalmıştır. Bu defa Damad Ferid kabinesine bakan olarak girmiş ama kısa bir süre sonra istifa etmiştir.  Ahmet Ferit 1919'da yeniden İfham gazetesini yayımlamaya başlar.  1920'de Meclis-i Mebusana seçilir. İstanbul işgal edilince gazetedeki yazıları ile işgale şiddetle karşı çıkar.  16 Mart işgalinde bu yüzden saklanmak zorunda kalmıştır. İşgal yıllarında yazdığı makaleler nedeniyle İngilizler tarafından aranmaya başlayınca, İstanbul’dan kaçarak Ankara’ya gelmişlerdir. [7]

Mütareke ve Millî Mücadele yıllarında İfham ile Hâkimiyet-i Milliye gazetelerinde Milli Mücadele'yi destekleyici yazılar yazmış ve milli mücadeleyi desteklemiştir. Ankara’ya geldiklerinde Ahmet Ferit Bey,  Ankara hükümetine girerek bir yıl süre ile bakanlık yapmıştır. Müfide Ferit ise Savaşın sonlarına doğru Mustafa Kemal Paşa ile Pierre Loti arasındaki yazışmalara aracılık etmiştir. Ahmet Ferit 1921 yılında idiplomatik bir görevle Fransa'ya gönderilir. Eşi ile Fransa’ya giden Müfide Ferit   École des Sciences Politiquesten mezun olur.[8] Hatta ölüm döşeğinde yatan Türk Dostu Piyer Loti’yi ziyarete de gitmiştir. [9] [10]

Ahmet Ferit 1923'te zaferle birlikte tekrar Ankara’ya döner ve TBMM hükümetinin cumhuriyet dönemindeki ilk içişleri bakanı olarak kabine de görev alır. Bu sırada Müfide Ferit de ikinci romanı olan Pervaneler'i tamamlayarak 1924'te yayımlamıştır.  İkinci romanı Pervaneler'i 1924 yılında kaleme almıştır. Bu romanı Yedigün Dergisi'nde tefrika edilir.[11]

Kocası Ahmet Ferit Tek'in Dışişleri Bakanlığı'ndaki görevi sebebiyle uzun yıllar boyunca yurtdışında kalacaklardır.  Ahmed Ferid Bey ve Müfide Ferit 1925-32 arasında Londra'da, 1933-39 arasında Varşova’da, 1939-43 yıllarında da Tokyo'da Büyükelçilik yapmıştır.  20 yıl süren diplomatik görevleri süresince Müfide Ferit Hanım’ım bir roman yazdığı  Die unuerzeihliche Sünde (Affolunmayan Günah) adıyla Almanca yayımlandığı ama bu romanının Türkçesinin yayımlanmadığı anlaşılmaktadır.  Otto Spies’in adsının çevirmeni olarak geçtiği bu roman Almanya'da, Krefeld'de, 1933'te basılmıştır.[12][13]

Müfide Ferit Hanım’ın 1943 yılından sonra Türkiye’ye dönmüş 1948 yılında Türkiye'deki ilk Soroptimist Kulübün kurucusu olmuştur. 1950 den sonra basın yayın ve edebiyat dünyasından uzak durduğu anlaşılan Müfide Ferit’in bundan sonraki dönemde edebi faaliyetinin olmadığı gözlenmiştir.  Hayatının geri kalanını herkesten uzak sakin bir şekilde sürdürüp gözlerden ırak bir yaşam süresinden sonra 24 Mart 1971 tarihinde 77 yaşında iken İstanbul’da hayata veda etmiştir. Kabri Erenköy Saharay- ı Cedid mezarlığındadır.

SANAT ANLAYIŞI 

Türk edebiyatında 1911-1923 yılları arasındaki Milli Edebiyat döneminde eser veren yazarlar arasında bulunan Müfide Ferit, ilk romanı Aydemir'i yayınlarken dönem içinde Batıcılık, Osmanlıcılık, İslâmcılık ve Türkçülük akımları yaygındır. Son hareket, edebiyat alanında "milliyet", "milliyet hissi" ve "milliyetçilik" duygularıyla ifade edilirken bu cereyanın öncü kalemleri arasında bulunan  Ömer Seyfettin ,  Halide Edib Adıvar , Ahmet Hikmet Müftüoğlu, Aka Gündüz ve Müfide Ferit Tek millî hislerini aksettiren eserleriyle öne geçen edebiyatçılar olarak kabul görür. Müfide Ferit hikâyeler de yazmış ama daha çok tezli romanları olan Aydemir ve Pervaneler'i ile dikkat çekmiş ve edebiyat tarihine geçmiştir. Yazarın her iki romanı, Türkçülük düşüncesinin ilk romanları ve milliyetçi anlayışı dikte eden ilk eserlerden kabul edilebilir. Romanlar, muhtevalarıyla bize yazıldıkları dönemin düşünce dünyasını ve kültür hayatını da yansıtır.[14]

Müfide Ferit'in henüz yirmi dört yaşında iken yazıp 1918'de yayınladığı Aydemir romanında Millî Edebiyat dönemi içinde üzerinde en fazla durulan milliyetçilik konusu ele alınır. Romanın ideal tipi Aydemir, kendi şahsi hayatını ve saadetini bir kenara iterek Türkler arasında milliyet duygusunu uyandırmak maksadıyla Rusya'nın nüfuzu altında yaşayan Türk bölgelerine gider. Orada Rusya'nın tahakkümü ve nüfuzu altında sömürülen ve ezilen Türkler arasında milliyet duygusunu uyandırılmasına çalışır. Türklerin tek yürek tek bilek olması, tek bayrak altında birleştirilmesi amacıyla mücadele eder. Yazarın Türkçü kimliği kadar insanî kaygıları da vardır. Nitekim Aydemir'e ailesi ve memleketi sorulduğu zaman yazar, kahramanına şu sözü söyletir: "Benim memleketim, Türk olan her yer; sevgilim, ailem, üzüntüde her insan!" Maddi ve manevi varlığını mefkûresi içinde eritmiş olan mistik kahraman Aydemir, verdiği mücadeleler esnasında yakalanır ve ölüm cezasına çarptırılır. Sevdiği "Hazin"ini ve milletini düşünerek "Yaşasın Türkler!" diye bağırdıktan sonra başını ilmiğe geçirir. Ölümü metanetle karşılayan Aydemir'in hayatı, azmin, idealin ve mefkûrenin efsanevî şahsiyeti olarak son bulur. [15]

1924'te yayınlanan Pervaneler, yalnız bir roman değil, bir araştırma eseridir ki memleketin hazin bir macerasını hatırlatır ve içimizde kurulan bir suikast ocağının bütün o saklanmaya çalışılan fesat ateşini eşeler. Eser, İstanbul'un en gözde tepesine kurulmuş yabancı bir kurumun Türk kızları üzerinde ne kadar feci te'sirler bıraktığını göstermek amacıyla yazılmıştır. Amerikan terbiye ve kültürünün millî bünyeyi nasıl kemirdiği anlatılıyor romanda. Müfide Ferit'in gerek Aydemir'de gerekse Pervaneler'de temel hedefinin ve yegâne idealininin "Sanat ve aşk ile Türklüğü diriltme" olduğu söylenebilir. Nitekim bu amacını kahramanına da söyletir. Hülâsa Müfide Ferit, Türklük düşüncesini edebiyat vâsıtasıyla yaymak ve sevdirmek isteyen ilk romantik milliyetçilerden ve idealist romancılarımızdandır. Onun, kitaplarını yazdığı dönemden neredeyse bir asır sonra yeniden hatırlanması ve okunması bir vefâ duygusu taşıdığı kadar, geçmişi iyi ve doğru öğrenme ve yorumlama yolunda da sağlam bir kazançtır. Türk edebiyatı, Müfide Ferit gibi kilometre taşı olabilmiş edebiyatçılar sayesinde daha da renklenir, zenginleşir ve derinleşir diye düşünüyorum.[16]

 

Kitapları

  • Aydemir (1918)
  • Pervaneler (1924
  • Die unverzeihliche Sünde (1933)
  • Leyla (roman)1925 (cumhuriyet Gazetesinde tefrika olarak yayınlanmışitır)

 

ROMANCILAR İLE İLGİLİ BAŞLIKLAR VE LİNKLERİ

Kaynakça

  • [1] Dr Aslan Tekin Edebiyatımızda İsimler, Elips Yayınları Ank. 2005, shf 526
  • [2] MURAT BELGE, "MÜFİDE FERİT TEK'İN 'AYDEMİR' ROMANI"kaknus.com.tr/new/index.php?q=son erişim,  12-11-2012
  • [3] https://tr.wikipedia.org/wiki/M%C3%BCfide_Ferit_Tek
  • [4] MURAT BELGE, "MÜFİDE FERİT TEK'İN 'AYDEMİR' ROMANI"kaknus.com.tr/new/index.php?q=son erişim,  12-11-2012
  • [5] MURAT BELGE, "MÜFİDE FERİT TEK'İN 'AYDEMİR' ROMANI"kaknus.com.tr/new/index.php?q=son erişim,  12-11-2012
  • [6] Dr Aslan Tekin Edebiyatımızda İsimler, Elips Yayınları Ank. 2005, shf 526
  • [7] Dr Aslan Tekin Edebiyatımızda İsimler, Elips Yayınları Ank. 2005, shf 526
  • [8] Emel Esin, Ahmet Ferit Tek ve Müfide Ferit Tek Maddeleri, Türk Ansiklopedisi
  • [9] https://tr.wikipedia.org/wiki/M%C3%BCfide_Ferit_Tek
  • [10] MURAT BELGE, agy.
  • [11] Emel Esin, Ahmet Ferit Tek ve Müfide Ferit Tek Maddeleri, Türk Ansiklopedisi
  • [12] MURAT BELGE, agy.
  • [13] Dr Aslan Tekin Edebiyatımızda İsimler, Elips Yayınları Ank. 2005, shf 526
  • [14] ( .ufukotesi.com/kitapgoster.asp?yil=2003&ay=4)
  • [15] ( .ufukotesi.com/kitapgoster.asp?yil=2003&ay=)
  • [16] ufukotesi.com/kitapgoster.asp?yil=2003&ay=4

Edebiyat, Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.
 
  BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış