Orhan Duru Hayatı ve Edebi Kişiliği


 

  

Orhan Duru

Doğum, 8 Aralık 1933, İstanbul , Türkiye, Ölüm, 25 Ocak 2009 (76 yaşında) Türkiye, İstanbul, Yazar ve gazeteci

İstanbul Rumelihisarı’nda dünyaya geldi. Orta öğrenimini Afyon'da tamamladı.  Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesinden mezun oldu.  Mezuniyetten sonra bir süre aynı fakültede, asistan olarak görev yaptı. 1960- 27 Mayıs Darbesi'nden sonra, askeri yönetim tarafından 147'ler arasında gösterildi ve asistanlık görevinden uzaklaştırıldı. 1955’li yıllarda Ankara’da, genç edebiyatçılar çevresinde adını duyurmaya başlamıştı.  Bir süre veterinerlik yaptı.  Daha sonra gazetecilik mesleğinde karar kılmıştı. Öykülerine daha çok; Mavi, Evrim, Yeni Ufuklar, Pazar Postası, Seçilmiş Hikâyeler, Yelken,  Dost adlı dergilerde rastlandı.  1961’de Ulus’ta başladığı gazetecilik mesleğini 1993’e dek; Ulus, Cumhuriyet, Milliyet, Güneş ve Hürriyet gazetelerinde devam ettirdi.  [1] Bir süre Yeni Yüzyıl gazetesinde yazdı.  En son Inter star TV'de haber müdürlüğü yaptı. TV kanalında sorumlu müdür olarak çalıştığı yıllarda, yayın yoluyla işlenen suçlardan dolayı, hakkında yüzlerce dava açıldı. [2]Bu görevinden de ayrıldıktan sonra, yazarlık yapmaya devam etti.

Yazar ve çevirmen Sezer Duru'nun eşidir. Bir süredir tedavi gördüğü Surp Agop Hastanesi'nde 25 Ocak 2009 saat 02.30'da vefat etti. 76 yaşındaki Duru'nun cenazesi, Aşiyan Mezarlığı'nda toprağa verildi. [3]

Orhan Duru ayrıca İngilizce science-fiction sözünü Türkçeye bilim-kurgu olarak tercüme eden, kullanan ve bu sözcüğü Türkçeye kazandıran kişidir. Bu kullanım daha sonra Türk Dil Kurumu tarafından resmîleştirilmiştir.

İlk öyküsü “Kadın ve İçki” 1953’te Küçük Dergi’de çıktı. Mavi, Evrim, Yeni Ufuklar, Pazar Postası, Yelken ve Dost dergilerindeki yazıları ile dikkat çekmeye başlamıştı.. “a Kuşağı” ve “Mavi Hareketi” yazarları arasında yer aldı.

 

EDEBİ KİŞİLİĞİ

Orhan Duru, yazın hayatına şiirle işe başlamış ilk şiirleri Mavi ve Yeni Ufuklar, Şairler Yaprağı adlı dergilerde yayınlanmıştı.

Atilla İlhan, 'ın 1952-1956 yıllarında çıkardığı derginin adı olan “ Maviciler  Mavi Topluluğu" nun etrafında toplanan Orhan Duru, Ferit Edgü gibi sanatçıları oluşturduğu guruptur. Bu sanatçılar,  Serbest Şiir ( I. Yeni , Garip Şiiri )  hareketine ve  Orhan Veli  'ye karşı çıkmış, şairane bir  Sanat anlayışının temsilcisi olmuşlardı.[4] Bu topluluğun hedefinde  Garip Şiiri ve  Orhan Veli vardır.  Garipçilerin savunduğu birçok görüşe karşı çıkarak  Garip Şiiri Hareketini  ve O. Veli'ye karşı bir tutum izlemişlerdi. Yazarlı hayatının ilk yıllarında şiirler de yazan Orhan Duru 1950 Kuşağı öykücüleri arasında öne çıkan isimler­den biri oldu.

 1950’li yıllarda ortaya çıkan öykü kuşağının içinde yer aldı. İlk öykülerinden başlayarak kurgu, anlatım, dil açısından farklı arayışlar içinde olduğunu gösteren bir yaklaşım içinde oldu. Orhan Duru’nun öyküleri mizah ile yüklüdür. 1950 kuşağı yazarları, öyküye getirmiş oldukları yeni bir bakış ile öykünün alışılagelmiş seyrini değiştirmişler, Sait Faik’in izinden gitmişler, bireyi ve onun sorunlarını ele almayı amaçlamışlardı. “Orhan Duru, bu kuşak içinde en farklı olan yazardı. Diğer yazarlara göre daha değişik ve henüz yeni sayılabilecek atılımlar gerçekleştirir. Bilim- kurgu da bunlardan birisidir. Ayrıca “bilim-kurgu” kelimesini de Türk Dil Kurumu’na öneren de kendisidir. Ancak Duru, bilim-kurgunun sadece fantastik bir algı içinde değil, aynı zamanda toplumsal içerikli olmasına da özen göstermiştir. Böylesi öyküleri oluştururken mizahi ve ironik  üslup da yerini alır. Bazen salt bilim-kurguöyküsü oluşturan Duru, bazen de bu türün sadece kimi olanaklarından yararlanır [5] 1950 Kuşağı “sosyal gerçekçi “ çizgi içerisinde “bunalım edebiyatı” olarak adlandırılan bir duygu atmosferi içinde yazmışlardı. Fakat bu bunalımlar bireyin iç dünyasına yolculuk, yaşanılan coğrafyanın sorunları, yaşanılan çağın içinde bulunulduğu sosyo-kültürel ve siyasi yapının anlaşılması ve anlatılması şeklinde ortaya çıkıyordu. Orahn Duru’da bu yaklaşıma sahipken öykülerinde mizahi bir yöne doğru da kayıyordu.

Orhan Duru öykü yazını üzerine konuşmalarında sık sık öykünün yaşamın yanı sıra düşlerden kaynak bulduğunu, kurgu kadar fantezi de istediğini söyler. Matematik, astronomi, tarih ve fizik üzerine birikim sahibidir ve bilimkurgu üzerine çalışmaları vardır. Siyasi yazıları, eleştirileri ve toplum üzerine raporlarıyla ne kadar gerçekçi bir gazeteci ve fikir adamıysa öyküleriyle de düş gücünün peşinde olmuştur.[6]

Anlatımı, dili kullanma yöntemi ve cümle kurguları ile hem olumlu hem de olumsuz eleştirler olan Orhan Duru,  yazılarında devrik cümleler ve alışılmış cümle yapılarını bozmaya heves eden anlatımı ile dikkat çekti.  Yazılarında ironiye yer vermeyi seven yazar: “Öykünün dinamiğini bozmadan, hatta belli bir uyum ve ahenk içinde anlatımı daha etkili kılan, Orhan Duru’yla özdeşleşmiş olan devrik cümleler, yazarın öykülerinde sıklıkla karşımıza çıkar.”[7]

Asım Bezirci, Duru’yu “gerçekçiliğimize yeni yollar, hikâyeciliğimize yeni olanaklar, dilimize yeni deyişler getiren yazar”  olarak kabul eder. [8]Cümle yapısında, özellikle söz diziminde yaptığı değişiklerle eleştirinin odağına yerleşmiştir. Gerçekçilik, toplumsal hayat, bireyin yaşamla alışverişindeki  trajik durumları belirli temalar olarak seçen yazar,  yergi ve güldürü unsurlarını da kullanarak toplumsal gözlemlerini yansıtan yazılar yazmıştı.

 

Eserleri

Roman

  • Az Roman- 2010 ( Ölümünden Sonra

Öykü:

  • Bırakılmış Biri (1959),
  • Denge Uzmanı (1962),
  • Ağır İşçiler (1974),
  • Yoksullar Geliyor (1982),
  • Şişe (1989),
  • Bir Büyülü Ortamda (1991),
  • Sarmal: Toplu Öyküler (1996),
  • Fırtına (1997),
  • Düşümde ve Dışımda (2003),
  • Kazı (2006), Küp (2008),
  • Sarmal: Bütün Öyküleri I (2011),
  • Boğultu: Bütün Öyküleri II (2011).

Deneme

  • Hormonlu Kafalar (1992),
  • İstanbulin (1995),
  • Tango Gece­leri (1999),
  • Durgun ve İşsiz (2004),
  • Öykü Yazmanın Sırları (2008),
  • Roman Medyadan Önce Gelir –
  • Seçme Yazılar (2012). [9]

Öbür kitapları

  • Kıyı Kıyı Kent Kent (1977; 1987’de Mavi Gezi adıyla genişletildi),
  • Kısas-ı Enbiya (1979; Cihat Burak’ın desen­leriyle),
  • Pera’daki Hayalet (1996; Sezer Duru’yla birlikte).

Çeviri ve Uyarlamalar

  • Sierra Madre’nin Hazineleri (B. Tra­ven),
  • Gizli Tarih (Prokopius),
  • Çağdaş Fizik’te Doğa (Werner Heisenberg, Vedat Günyol’la birlikte),
  • Amerika (Ginsberg ve Ferlinghetti, Ferit Edgü’yle birlikte),
  • Durdurun Dünyayı İnecek Var (Antony Newley ve Leslie Bricuss),
  • Sınırdaki Ev (Slawomir Mrozek), Üzbik Baba (Alfred Jarry’nin Kral Übü’sünden).

 TİYATRO

  • "Durdurun Dünyayı İnecek Var (1968 - Antony Newley ve Leslie Bricuss'tan)", Uyarlama
  • "Sınırdaki Ev (1970 - Slawomir Mrozek'ten)", Uyarlama
  • "Üzbik Baba (1990 - Alfred Jarry'nin Kral Übü'sünden)" adlı eserinden uyarlama

ROMANCILAR İLE İLGİLİ BAŞLIKLAR VE LİNKLERİ

Kaynakça

  • [1] https://tr.wikipedia.org/wiki/Orhan_Duru, Son Erişim, 12-03 2013
  • [2] Hilmi Yavuz , “Orhan Duru için” zaman.com.tr/ Son Erişim, 12-03 2013
  • [3] cnnturk.com/2009/yasam/diger//01/25/gazeteci.yazar.orhan.duru.vefat.etti/ Son Erişim, 12-03 2013
  • [4] edebiyadvesanatakademisi.com/edebiyad/578-maviciler__mavi_toplulugu_ve_siir_anlayisi.html,
  • [5] Gökhan REYHANOĞULLARI, “TÜRK EDEBİYATININ İLK BİLİM-KURGU ÖYKÜLERİ VE ORHAN DURU” ,
  • Summer,2012, p. 2183-2197, ANKARA, https://www.turkishstudies.net/Makaleler/
  • [6] https://www.fabisad.com/uye/orhanduru/ Son Erişim, 12-03 2013
  • [7] Petek Sinem Dulun, “Dilde Yeniliğin İzini Süren Bir Yazar, Orhan Duru” Akköy Dergisi mayıs-haziran 2011
  • [8] Dirlikyapan, Jale Özata, “Yazınsal kavrayışta köklü bir değişim: Türk öykücülüğünde 1950 kuşağı.” https://librarycatalog.bilkent.edu.tr/
  • [9] https://www.ykykultur.com.tr/yazar/orhan-duru Son Erişim, 12-03 2013

Edebiyat, Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.
 
  BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com

 

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış