Osman Cemal Kaygılı'nın Hayatı ve Edebi Kiişiliği


 

 

Osman Cemal Kaygılı


HAYATI

Osman Cemal Kaygılı, Bakkal Mustafa Aga’nın okludur 22 Eylül 1306 (4 Eylül 1890)'da İstanbul, Eğrikapı semti dışındaki Yenimahalle'de doğmuştur. 1310 (1894) İlköğrenimini Cezrî Kasım Paşa İlkokulu’nda ilköğretimini yapmış bu okuldayken1894 depreminde bu depreme okul sıralarında yakalanmış, Fatma adında bir kız tarafından depremden sağ olarak kurtulmayı başarmıştır. Depremden sağ kurtulmasını sağlayan ve kendisinden üç yaş büyük olan bu kızı bir kızı "Aygır Fatma" romanında Zehra adıyla anlatır. 

Eğrikapı Rüştiyesi İle Askerî Kâtip Okulu’nu bitirmiştir.  Osman Cemal Kaygılı, 16 yaşında askeri okulu bitirdikten sonra Erkan-ı Harbiye-yi Umumiye'ye katip olarak tayin edilir 1909'da Kıtaat-ı Fenniye Müfettişliği kaleminde çalıştı, ancak rahatsızlanıp zorunlu olarak emekliye ayrılır. Mahmut Şevket Paşa suikastıyla ilgili görülen muhaliflerle birlikte Sinop'a sürgün edildi. Osman Cemal Kaygılı (1913) Sinoptaki sürgünden  dönüşünde  kâtipliğe devam etmiştir.  Osman Cemal Kaygılı bir müddet(1917-1920)  çiftçilik ve ziraat ile uğramış, Seferberlikte, bir süre kâtiplik göreviyle gezici tümenlerde bulunmuştur. 1918'de hastalığı nedeniyle emekliye ayrılmış, 1925-1932 yılları arasında da öğretmenlik yapmıştır. Cumhuriyetten sonra 1925-1945 arasında İmam Hatip Okulu'nda, Çemberlitaş Ortaokulu'nda, Fener Kız Lisesi'nde öğretmenlik yaptı. Cumhuriyet, Son Saat, Vakit, Haber, Son Posta, Son Telgraf gazetelerinde fıkra, öykü, makale ve tefrika romanlar yayınladı.

Zaman zaamn maddi yönden oldukça güç durumlarda kalan yazar hayatını sürdürebilmek için sütçülük, Haliç vapurlarında biletçilik, pazarlarda manifaturacılık yaparak geçimini sağlarken yaznı zamanda a çeşitli mizah dergileri ve gazetelerde şiirler, öyküler, fıkralar, makaleler yazmaya çalışıyordu. Sürekli maddi ve manevi sıkıntılar çeken Osman Cemal 1936'da kendisine soyadı olarak "kaygısız"lığı seçmiştir. Kaygısız soyadını tercih etmiş olması ile yaşadığı olumsuz koşullarda seyreden şartlara karşılık  hayata bakışı arasında kuvvetli bir ilinti vardır.  

(1890–1945) ise Çingeneler edebiyatımızda ilk kez İstanbul'da sur dışı mahallelerdeki yaşayışı, özellikle çingenelerin yaşayışını vermiştir.1890'da İstanbul'da doğdu. 1945'te İstanbul'da yaşamını yitirdi. Eski İstanbul'un kenar mahallerindeki yaşamı anlatan roman ve öyküleriyle tanınır. Bir mahalle bakkalının oğludur Orta öğrenimini Eğrikapı Merkez Rüştiyesi'nde tamamladı. Menşei Kuttab-ı Askeriye'yi bitirerek 1906'da Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Dairesi'ne girdi. 1909'da Kıtaat-ı Fenniye Müfettişliği kaleminde çalıştı. Mahmut Şevket Paşa suikastıyla ilgili görülen muhaliflerle birlikte Sinop'a sürgün edildi. Seferberlikte, bir süre kâtiplik göreviyle gezici tümenlerde bulundu. 1918'de hastalığı nedeniyle emekliye ayrıldı. Sütçülük, Haliç vapurlarında biletçilik, pazarlarda manifaturacılık yaparak geçimini sağladı. Aynı zamanda çeşitli mizah dergileri ve gazetelerde şiirler, öyküler, fıkralar, makaleler yazdı. edebiyadvesanatakademisi.com/edebiyad/631-cumhuriyet_ilk_

Cumhuriyetten sonra 1925–1945 arasında İmam Hatip Okulu'nda, Çemberlitaş Ortaokulu'nda, Fener Kız Lisesi'nde öğretmenlik yaptı. Cumhuriyet, Son Saat, Vakit, Haber, Son Posta, Son Telgraf gazetelerinde fıkra, öykü, makale ve tefrika romanlar yayınladı. İstanbul'un Eyüp semtinde Otakçılar'da yaşayan sıradan bir insan olarak hayatını devam ettirdi. 

İlk yazısı Baha Tevfik'in Eşek adlı güldürü dergisinde yayınlandı. Bazı yazılarında "Anber" takma ismini kullandı. İstanbul'da mahalle ortamında doğup büyüdü, çağdaşlarından farklı bir yol izledi. Meddah, ortaoyunu gibi seyirlik oyunlara ilgi duydu. Bir halk yazarı olarak tanındı. Öykü ve romanlarında İstanbul'un kenar mahallelerinde, sur dışında yaşayan insanları, günlük yaşamlarını, alışkanlıklarını, geleneklerini anlattı. "Çingeneler" adlı romanında da İstanbul Çingenelerinin yaşamlarını renkli bir belgesel görüntüsünde yansıttı. "Argo Lügati" adlı eseri tefrika olarak yayınlandı, ama ancak ölümünden sonra basıldı. 

1943 yılında teşhisi konulamayan bir rahatsızlığa tutulan  Osman Cemal Kaygılı, 1945'te Vakıf Gureba Hastanesi'nde hayata gözlerini yummuştur. İstanbul’da ölen Osman Cemal Kaygılı, Eyüp Tokmaktepe Mezarlığı’na gömülmüştür.


EDEBİYATÇI  YÖNÜ

1911′den itibaren o günlerde çıkmakta olan  (Eşek, Karagöz, Aydede, Ayine, Güler-yüz Akbaba, İkdam, Sabah, Hakikat vs.) gibi mizah dergileri ve mizah gazetelerinde yazıları çıkan Osman Cemal Kaygısız'ın  bâzı yazılarında Anber takma adını kullandığı görülür.  Hikaye ve romanlarında Ahmet Rasim ve Hüseyin Rahmi Gürpınar üslûbunu devam ettirerek İstanbul’un kenar mahallelerindeki hayâtı anlatmayı tercih etmiştir. İstanbul folklorunun zengin örneklerini bulduğumuz bu eserleri tatlı, sade ve anlaşılır bir dil ile yazılmıştır. 

Eserlerinde İstanbul'un kenar semtlerinde yaşayan sıradan insanların dramlarını işleyen Cemal Kaygılı bir mizah yazarı oalrak tanımış olsa da Hikaye ve romanlarıyla da dikkat çeken bir yazarımız olmuştur. Onu tanıtan yazılar ve kitapların çoğu Osman Cemal'i bir mizah yazarı ya da romancı olarak ele alır. Osman Cemal kaygılı aslında tam bir hikayecidir. Onu en iyi tanıtan ifade hikayelerinde vesikacı bir tutumla İstanbul ve İstanbulluları dile getirmiş olmasıdır. 


Hikâyelerini realist bir anlayışla yazan Osman Cemal Kaygılı  toplumsal gerçeklere uygun çağının sorunlarını iyi gözlemleyebilen ve başarılı çıkarımlar üretebilen bir yazar olmayı başarmıştır..  Hikâye ve romanlarında siyasi bir amaç gütmeden yazarlığını siyasete alet etmeyen ender yazarlardan biri olmayı başarmıştır. Siyasi konulara değinmek yerine siyasetin ve siyasilerin olumsuz yönlerini mizah unsuruyla anlatmayı tercih eder.  Toplumda gördüğü ya da yaşadığı olumsuzlukları, aksaklıkları dile getirirken  kahraman, zaman ve mekândan ziyade hikâyelerinde  'olay'ı önemsemiştir. Bu bakımdan Osman Cemal Kaygılı'nın hikâyeleri Maupassant tarzı dediğimiz olay hikayeciliği çerçevesinde le alınması gereken bir hikaye tarzındadır.  Halk dilinin, inceliklerinden büyük bir ustalıkla yararlanmış ve o döneme kadar kimsenin işlemediği konuları işlemiştir. Dil ve anlatımda kısmen başarılı olmuştur. Kendine özgü bir üslup ve tarz benimsemiş, sade, açık anlaşılır bir dil ile yazmayı önemsemiştir.

İstanbul’da mahalle ortamında doğup büyüdü, çağdaşlarından farklı bir yol izledi. Meddah, ortaoyunu gibi seyirlik oyunlara ilgi duydu. Bir halk yazarı olarak tanındı. Öykü ve romanlarında İstanbul'un kenar mahallelerinde, sur dışında yaşayan insanları, günlük yaşamlarını, alışkanlıklarını, geleneklerini anlattı. "Çingeneler" adlı romanında da İstanbul Çingenelerinin yaşamlarını renkli bir belgesel görüntüsünde yansıttı.

Osman Cemal Kaygılı, hayattayken hak ettiği yeri bulamamış, Sait Faik gibi yazılarını  "şaheser" olarak görenlerin yanı sıra  onu yazar olarak bile kabul etmeyen eleştirmenlere de rastlanmıştır. Buna rağmen  İstanbul'u bir film şeridi gibi göz önünden geçirtmeyi başarabilen yazar sayısı oldukça azdır.


ROMANLARI: 

  • Çingeneler (1939) 
  • Aygır Fatma (1944) 
  • Bekri Mustafa (1944)

Öykü:

  • Eşkıya Güzeli (1925)
  • Sandalım Geliyor Varda (1938)
  • Altın Babası (1923)
  • Bir Kış Gecesi (1923)
  • Çingene Kavgası (1925)
  • Goncanın İntiharı (1925)

Oyun:

  • Mezarlık Kızı (1927)
  • Üfürükçü (1925)
  • İstanbul Revüsü (1925)

Araştırma-Folklor:

  • İstanbul'un Semai Kahveleri Meydan Şairleri (1937)
  • Köşe Bucak İstanbul

ROMANCILAR İLE İLGİLİ BAŞLIKLAR VE LİNKLERİ


KAYNAKÇA

  • https://www.edebiyadvesanatakademisi.com/edebiyad/631-cumhuriyet_ilk_d%C3%B6nem_romancilari(_1923_1940_).html
  • https://tr.wikipedia.org/wiki/Osman_Cemal_Kayg%C4%B1l%C4%B1
  • https://www.40ikindi.com/edebiyat/oku.php?id=373
 
Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com 

 
Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış