Sadri Ertem Hayatı ve Romancılığı



Sadri Ertem, 

(1898–1943)

Yazarın asıl adı Sadettin’dir. Babası ise Binbaşı İbrahim Ethem Bey’dir. Babasının subay oluşu nedeniyle çocukluğunu Anadolu ve Rumeli'nin çeşitli kentlerinde geçiren Sadri Ertem, ilk mektebe Ermenek’te başlamıştır.[1]

Babasının ölümü üzerine İstanbul’a gelmiş ve tahsiline burada devam etmeye başlamıştır. Topkapı Askeri Rüştiyesine devam eden yazar, Üsküdar Sultanisinden de mezun olduktan sonra Darülfünun da eğitime başlar.

 Darülfünun Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü 1920 yılında bitirmiştir. İlk yazıları henüz 17 yaşındayken dönemin önde gelen gazetelerinden “Tercüman-ı Hakikat”te yayınlanmıştır. Okul yıllarında iken edebiyat dünyasına adım atan yazarın ilk öyküsü Darülfünunda öğrenci iken 1917′de “Genç Yolcular” ’da çıkmıştır.  Darülfünunda öğrenci iken basın hayatına girmiş Tanin ve Tercüman’ı Hakikat gazetelerinde çalışmış gazetecilik konusunda bir tecrübe edinmişti. Okulu bitirdikten sonra Milli Mücadeleye katılmak için Ankara’ya gider.  Ankara ‘da öğretmenliğe başlamış, İlk görev yeri  Ankara Sultanisi Muallimliği olmuştur.

Milli Mücadele yıllarında Ankara da iken Hâkimiyeti Milliye ve Yeni gün gazetelerinde yazıları çıkmaya başlamış, adı geçen bu gazetelerin yazı işleri müdürlüğü yapmıştır.[2] Cumhuriyetin ilanından sonra Son Telgraf gazetesinde başyazarlığa başlar. Bu arada 1925’te takrir-i sükûn kanunlarına aykırı davrandığı iktidara muhalefet ettiği gerekçesi ile Son Telgraf Gazetesi kapatılmış, kendisi de İstiklal Mahkemesine verilmiştir. Buna rağmen mahkemeden beraat eder hapse girmekten kurtulmuş ve aklanmıştır.1925 [3]  Fakat bu olay ona önemli bir ders olmuş, bir daha siyasi olaylara karışmamış, tabiri caiz ise “ Etliye sütlüye karışmayan bir yazar olmaya dikkat etmiştir.

Kurtuluş savaşı yıllarında Anadolu'da 'Hâkimiyet-i Milliye' ve 'Yeni Gün' gazetelerinde yazı işleri müdürlüğü, 'Son Telgraf' gazetesinde ise başyazarlık yaptı. [4] Bu yıllarda bir yandan öğretmenlik yapıyor diğer yandan da gazetecilikle uğraşıyordu.  Ankara Daru’l-Muallimin Hukuk ve İktisat Muallimliği de yapmış İstiklal Mahkemelerinden beraat ettikten sonra İstanbul’a taşınmıştır.

İstanbul’a taşındıktan sonra İstanbul'da çeşitli okullarda felsefe hocalığı yapmaya başlamıştır. Kuleli Askeri Lisesi Musahabatı Ahlakiyye ve İçtimaiyatı, İstanbul İmam Hatip Mektebi Ruhiyat ve Ahlak, Edebiyat ve Kitabet, Kadıköy Kız Orta Mektebi Tarih ve Coğrafya, Gaziosmanpaşa Orta Mektebi Tarih ve Coğrafya, Kadıköy Lisesi Tarih ve Gazi Terbiye Enstitüsü Felsefe ve İçtimâiyyat Muallimlikleri gibi görevlerde bulunur. [5]  Öğretmenliğin yanı sıra Vekâleti Matbuat Umum Müdürlüğü Müşavirliği yapmış daha sonra gazetecilik üzerinde tekrar yoğunlaşmaya başlamıştır. Tercüman-ı Hakikat ve Tanin, Varlık, Resimli Gazete, Son Dakika, Vakit gibi dergi ve gazetelerde yazıları çıkmıştır.[6]

Toplumsal konuları ele alan yazar, eserlerinde sanayileşmenin yol açtığı sosyal değişimleri irdelemiş, işçilerin hayatlarını, geleneksel el sanatlarının çöküşü ile işsszi ve gelirsiz kalan insanların meselelerini, zor durumda kalan küçük üreticilerin hayatlarını el alan yazılar ve romanlar yazmıştır. Küçük üreticinin zor duruma düşmesini anlattığı "Bacayı İndir Bacayı Kaldır" adlı kitabı yazarın edebiyata bakışının da yansımasıdır. “Eleştirel gerçekçilik akımının önde gelen yazarları arasında yerini alan Sadri Ertem, yazılarında edebiyatın çeşitli sorunlarını maddeci felsefenin etkisinde ve eleştirel gerçekçi bir sanat anlayışı doğrultusunda kuramsallaştırmaya yönelmiştir.”

1927 yılından ölünceye kadar pek çok dergi ve gazetede hikâyeleri, incelemeleri yayınlanmış olan yaar Matbuat Umum Müdürlüğünde Memleket İşleri Müşaviri iken 1939 yılında Kütahya milletvekili seçilerek parlamentoya girmiştir.[7]

Ertem'in eserlerinden bazıları Rusça, Fransızca, Almanca, İngilizce, Yunanca, Çince ve Arapçaya çevrilmiştir. 12 Kasım 1943'te Ankara'da ölen yazarın [8] kabri Ankara Cebeci Mezarlığı’nda 12. adadadır.[9]

EDEBİ YÖNÜ VE ROMANCILIĞI

Edebiyata 1928’den sonra tam olarak yönelmiş, adını kamuoyuna Çıkrıklar Durunca adlı roman ile duyurmuştur. Yazar, bu romanı ile o yıllarda önemli olan bir konuya temas ederek sosyal bir sorunu ele alır.  Bu romanda Avrupa'dan ucuz malların gelişi ve endüstride başlayan gelişme nedeniyle çıkrıkların, dokuma tezgâhlarının durmasının yarattığı işsizlik sonucu köyden kente başlayan göçü ele almıştır. Bir Varmış Bir Yokmuş, Düşkünler, Yol Arkadaşları'nda ise Tanzimat döneminde kendini gösteren, toplumumuzdaki sarsıntıların başlangıcına inilir.

Sadri Ertem üslup kaygısı taşımayan daha çok konuya önem veren bu bakımdan da gazeteciliği romancılığından ağır basan bir yazardır. Sosyalist bir anlayışa sahip olan yazar, eşitsizlik, adaletsizlik, sınıf çatışmaları, küçük üreticilerin dramları, kapitalizmin acımasızlığı gibi temaları öne çıkaran bir düşünce sistemi ile yazmıştır. Konuları değerlendirirken de gazetecilikten gelen tutumu ile şematik bilgilerden yararlanmaya özen göstermektedir.

I.Dünya savaşı kuşağının hareketli kalemlerinden biri olan Sadri Ertem’in en önemli eserleri(1931-1943) yılları arasında yayınlanır. Gazetecilikten gelen alışkanlıklarını öykü ve romanlarına da yansıtan bir yazar olarak dikkat çeker. Hikâye ve romanları kuruluş, anlatım ve teknik yönlerden zayıf kalmıştır.  Buna rağmen eserlerinde irdeleyici ve eleştirici bir tutum sergilemiş pek çok sosyal sorunu orta yere sermeyi başarmıştır.  Ele aldığı konularda gerçekçi bir tutum sergilemeyi başarmış konulara bir gazeteci bakış açısıyla yaklaşmıştır.  .

En önemli eseri kabul edilen ve üzerinde en çok durulan ilk romanı Çıkrıklar Durunca, 23 Şubat 1929-10 Haziran 1929 tarihleri arasında Vakit’te tefrika edilir. Bir yıl sonra, 1930’da da, kitap olarak basılır.[10]

Tenkitçi tutumunu  romanlarında da sürdüren yazar çağının ve ülkesinin sorunları ile ilgili bir kalem olmuştur. Roman ve hikayelerinde Osmanlı’nın iç ve dış politikaları merkezî yönetimin Anadolu’ya bakışa açısındaki tezatları, yönetici ve memurların yönetim ve insan anlayışı ile merkezî idarenin yokluğundan doğan otorite boşluğunu vurgulamış, eserlerinde bu tarz konuları işlemiştir.

Sadri Ethem, “Çıkrıklar Durunca” adlı romanı Anadolu köylüsünün üzerindeki eşraf baskısını Anadolu’daki bir Alevi dergâhından hareketle işleyen tezli bir romanıdır. "Çıkrıklar Durunca” ’da, ucuz Avrupa kumaşı nedeniyle el dokumacılığı yapamayan 19. yüzyılın ikinci yarısında, Kastamonu-Bolu yöresinde bir Alevi köyü olan Adaköy halkının, Hz. Ali dergâhı etrafında hükümete isyanı ele alınmıştır. Diğer taraftan eser, Atatürk Dönemi’nde yazılmış bir roman olarak, Osmanlı’nın ekonomi politikalarını da eleştirmektedir. Bahsi geçen eleştirel tutum bağlamında, Batı’ya tanınan  kapitülasyonlar nedeniyle fabrika üretimi malların Osmanlı iç pazarını ele geçirmesi ve bunun sonucunda alt yapı-üst yapı ilişkilerinin derinden sarsılması, “Çıkrıklar Durunca” ’da merkezi idare-eşraf-köylü sarmalında ele alınır."[11]

Köy yaşantısını değişik bir gözle getiren hikâyelerinde aynı zamanda işçi-işveren çelişkilerini işleyen konulara yer vermesi, yaşadığı dönem ve koşullar göz önüne alınarak değerlendirilmelidir. Sadri Ertem günümüzün beğeni ölçüleri içinde (bilgi yelpazesi.net) belgesel yönü ağır basan sanatçı sayılabilse de estetik yönden kusurlar taşıyan eserleri, gene de gerçekçilik anlayışını kendisinden sonra yaratılan ürünlerine açılan yni bir yol olmak niteliği gösteren bir düzeydedirler. Hikayelerinin birçoğu Almanca, Fransızca, Arapça,  Rusça, İngilizce ve Çinceye de çevrilmiştir.

Yol Arkadaşları adlı Romanı Sacit’in arkadaşının şahsında yazarın otobiyografisini kaleme aldığı bir eseridir. "Çünkü yazarın ve Sacit’in arkadaşının hayatı birbiriyle örtüşmektedir. Her ikisi, de Üsküdar’da Askeri Rüştiyede okumuş ve gazetecilikle uğraşmışlardır. Dolayısıyla yazarın sanatını hayatı belirlemiştir."

Konularını toplumsal sorunlardan alan; işçilerin yaşamlarını, işçilerin sömürülmesini , kapitalist sistemin rekabetçi döneminin üretim ilişkilerini, bunun sonucunda küçük üreticinin zor duruma düşmesini anlattığı “Bacayı İndir Bacayı Kaldır” adlı kitabı yazarın edebiyata ve konu tercihlerine olan bakışının da yansımasıdır. Eleştirel gerçekçilik akımının önde gelen yazarları arasında yerini alan Sadri Ertem, yazılarında edebiyatın çeşitli sorunlarını materyalist felsefenin etkisinde ve eleştirel gerçekçi bir sanat anlayışı doğrultusunda ele almıştır.

Konularını toplumsal sorunlardan çıkardığı, gözlemden çok kuramsal bilgilere dayanan ve bir tez çevresinde gelişen yapıtlarıyla gerçekçi Türk edebiyatının ilk temsilcilerinden sayılır


Eserleri

Öykü

  • Silindir Şapka Giyen Köylü (1933)
  • Bacayı İndir Bacayı Kaldır (1933)
  • Korku (1934)
  • Bay Virgül (1935)
  • Bir Şehrin Ruhu (1938)

Roman

  • Çıkrıklar Durunca (1931)
  • Bir Varmış Bir Yokmuş (1933)
  • Düşkünler (1935)
  • Yol Arkadaşları (1945)

Anı- Gezi

  • Sovyet Rusya Hatıralarım (1932).

ROMANCILAR İLE İLGİLİ BAŞLIKLAR VE LİNKLERİ


KAYNAKÇA

  • [1] Dr Aslan Tekin Edebiyatımızda isimler, Elips yayınları, Ank. 2005, shf, 207
  • [2] https://yazarmezar.com/mezar-sayfa-435.html
  • [3] Dr Aslan Tekin Edebiyatımızda isimler, Elips yayınları, Ank. 2005, shf, 207
  • [4] (https://www.edebiyadvesanatakademisi.com/edebiyad/631-cumhuriyet_ilk_ )
  • [5] https://tr.wikipedia.org/wiki/Sadri_Ertem
  • [6] Dr Aslan Tekin Edebiyatımızda isimler, Elips yayınları, Ank. 2005, shf, 207
  • [7] TBMM Albümü". tbmm.gov.tr. 31 Ekim 2012. Erişim tarihi: 29 Kasım 2013.
  • [8] ( https://www.edebiyadvesanatakademisi.com/edebiyad/631-cumhuriyet_ilk_ )
  • [9] https://yazarmezar.com/mezar-sayfa-435.html
  • [10] ( Dr. Canan SEVİNÇ, ÇIKRIKLAR DURUNCA’DA ALEVİLİK VE HZ. ALİ MOTİFİ, shf ,355hbvdergisi.gazi.edu.tr/ui/dergiler
  • [11] ( Dr. Canan SEVİNÇ, ÇIKRIKLAR DURUNCA’DA ALEVİLİK VE HZ. ALİ MOTİFİ,  shf, 353, hbvdergisi.gazi.edu.tr/ui/dergiler

Edebiyat, Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez,

 yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.
 

  BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com



 

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış