Samim Kocagöz Hayatı ve Edebi Yönü


Samim Kocagöz

 
Yazıda  Samim Kocagöz doğumu, ölümü, çocukluğu, gençliği, evliliği, öğrenimi, eğitim yılları, ailesi, çalıştığı işler, mahkûmiyeti,  yazarlığı, eserleri,  romanları, Samim Kocagöz  etkilendiği yazarlar, siyasi kişiler ve düşünceler,  etkilediği yazarlar, işlediği konular, Türk edebiyatındaki yeri, eserlerinden alıntılar, anekdotlar,  anlatım tekniği, bakış açısı, romanların  tekniği, romanlarının  türü, eserleri, eserlerinin basım yılı ,basım hikâyesi, eserleri ile biyografisi arasındaki alakalar, aldığı ödüller  vb incelenmiştir.
 
 
Samim Kocagöz d.13 Şubat 1916'da Aydın'ın Söke, ö.5 Eylül 1993'te İzmir Sosyal gerçekçi roman ve öykü yazarı.[1]]
13 Şubat 1916'da Aydın'ın Söke ilçesinde doğdu. Söke’nin tanınmış ailelerinden Necim Kocagöz’ün oğlu[2] , Ferzan ve Halil Kocagöz’ün ağabeyleridir.[3] Samim Kocagöz’ün annesi ise Saliha Vahide Hanım’dır.[4]
 
Samim Kocagöz, Ferzan Gürel ve Halil Kocagöz, edebiyat dünyamızda isim yapmış üç değerli kalemdir. Sanatsever bir aileden gelen Kocagözler pek çok yazar şair ve ressam yetiştirmiştir. Ressam Ziya Gürel, Samim Kocagöz’ün yeğeni Rezzan Gürel’in oğludur.  Ayrıca Şükrü Sina Gürel'in öz dayısıdır.
 
İlkokulu Söke’de okuyan Samim Kocagöz, 1928 yılında ilkokulu bitirdi.  Orta ve lise öğretimini İzmir Erkek Lisesi′nde tamamladı. Çiftçilikle uğraşan bir aileden gelen Samim Kocagöz, Söke’nin tanınmış çiftçi ailelerinden birine mensuptu. Bu yüzden tatil günlerini Söke’deki arazilerinde ailesine yardımcı olarak geçirmişti. Çiftçilik hayatını iyi bilen hatta yaşayarak öğrenen Samim Kocagöz bu bakımdan eğitim çocukluk ve gençlik yıllarında toprağı, toprak insanlarının hayatını ve köy hayatını yakından görmüş ve yaşamıştı. Bu yüzden eserlerinde bu konuları işlerken bu günlerdeki hayatından izlenimlerini eserlerine başarı ile aksettirmiştir.
 
1937 yılında liseyi bitirdikten sonra da en büyük amacı olan edebiyat öğrenimini almak üzere girdiği İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden 1942'de Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. 1942–1945 arasında Lozan Üniversitesi'nde sanat tarihi eğitimi aldı. Türkiye'ye döndükten sonra bir süre İzmir Ticaret Okulu'nda edebiyat, Devlet Konservatuarı’nda sanat tarihi dersleri verdi. Söke'de çiftçilikle uğraştı.[5]
 
1950'den sonra İzmir'e yerleşti. İlk romanı İkinci Dünya 1938'de yayınlandı. Servet-i Fünun Uyanış, Ses, Hep, Bu Topraktan, Vatan, Fikirler, Yenilikler, Yeditepe gibi dergilerle Demokrat İzmir gazetesinde yayınlanan öyküleriyle bilinir.1946'da vatan gazetesinde çıkan "fındık yaprakları" öyküsü nedeniyle Sivas’a sürüldü.1950'de Yeni İstanbul gazetesi ve New York Herald Tribune gazetesinin ortaklaşa düzenlediği Dünya Hikâye Yarışması'nda "Sam Amca" öyküsüyle birincilik kazandı.
Hüsamettin Bozok'un kurduğu Yeditepe Yayınevi’nin 1955-1960 yılları arasında ortağı oldu. 1960 YILINDA Türkiye İşçi Partisinin yönetiminde yer aldı [6]
 
İlk öyküsü "yarıntı" 1939'da ses dergisinde yayımlandı. "yarıntı" ile başlayan öykücülük serüveni, Telli Kavak (1941), Sığınak (1946), Sam Amca (1951) kitaplarıyla devam etmişti. Yeni İstanbul ve New York Herald Tribune gazetelerinin 1950 yılında düzenledikleri Dünya Hikâye Yarışması’nda "Sam Amca" öyküsüyle Türkiye birincisi oldu. 1944 yılında tamamlanıp 1948'de yayımlanan Bir Şehrin İki Kapısı adlı romanı, toplumcu gerçekçi çizgisini yansıtan ilk romanı olmuştu. Roman, 1985'te yapılan ikinci baskısında “Nabi’nin Park Kahvesi” adıyla yayımlandı. 
 
Öykücülüğünün ikinci dönem eserleri olan Cihan Şoförü (1954), Ahmet’in Kuzuları (1958), Yolun Üstündeki Kaya (1964) kitapları basıldı. Kocagöz, 1957'de çıkan “Onbirlerin Dönüşü” ’nde, ikinci dünya savaşı sırasında ortaya çıkan fikir ayrılıklarını, insanların düş kırıklıklarını anlattı. Kalpaklılar-Doludizgin (1962) ise kurtuluş savaşı ve milli mücadele ekseninde yaşananların anlatıldığı beşinci romanı oldu. “Yağmurdaki Kız “ adlı öykü kitabıyla 1968 Türk Dil Kurumu Öykü Ödülü’nü kazandı.
Üyesi olduğu Türkiye İşçi Partisi’nden 1970 yılında ayrıldı.[7] Tip’te geçirdiği yıllara dair gözlemlerini ve Davutpaşa Kışlası’ndaki tutukluluk zamanlarını anlattığı tartışma (1976) adlı romanında 12 Mart müdahalesine yer verdi. Yazdığı oyunlarından yalnızca “Sayılı Günler “ve “ Yaşlı Kız “ okura ulaştı.
 
Yörüklerin, cumhuriyet öncesi yaşamlarını anlattığı “Bir Karış Toprak” (1964) adlı romanının devamı olarak, bir çift öküze sahip olmak isteyen göçmenlerin dramını anlattığı “Bir Çift Öküz “(1970) romanı yayımlandı. Demokrat Parti'nin son yıllarıyla 27 Mayıs’a geliş sürecini anlattığı ve 1973 yılında yayımlanan “İzmir’in İçinde” adlı romanıyla Türkiye’nin siyasal durumunu ortaya koydu.  1978'de basılan “Alandaki Delikanlı “adlı öykü kitabıyla 1979 Lions Hikâye Ödülü’nü aldı.2006–2007 tiyatro sezonunda 50. Yılını yaşayan İzmir Devlet Tiyatrosu, yazarın hemen hiç bilinemeyen "Islak Ekmek" adlı oyununu repertuarına aldı.
Samim Kocagöz, daha çok kendi memleketi olan Söke yöresini ele aldığı romanlarıyla dikkati çeker. Bir Şehrin İki Kapısı, Yılan Hikâyesi, Bir Karış Toprak, Bir Çift Öküz bu özelliği taşıyan romanlarıdır. Kalpaklılar ve Doludizgin, Kurtuluş Savaşı'nın panoramasını çizen romanlar olarak dikkati çekerler. İzmir'in İçinde ve Tartışma ise 27 Mayıs 1960'a 12 Mart 1971'e geliş nedenlerini ele alışlarıyla bu konulara değinmede ilklik taşırlar.
 
Kocagöz'ün, roman, romancı, okur, eleştirmen, sanat, edebiyat, Türk edebiyatının dünya edebiyatı içindeki yeri üzerine yazdığı yazılarının bir araya getirildiği deneme kitabı roman ve yazarlık onuru 1983'te yayımlandı. sosyo-politik olayların konu edildiği öykü kitaplarından biri olan gecenin soluğu 1985 yılında çıktı.
 
12 Eylül 1980'i anlattığı on birinci romanı Mor Ötesi, 1986 yılında, "Simon pépéta" adlı uzun öyküsüyle birlikte yayımlandı. Bu romanıyla 1987 Ferit Oğuz Bayır Roman Ödülü'nü kazandı. 1989 Orhan Kemal Roman Ödülü’nü aldığı en son romanı “Eski Toprak” 'ta (1988), 12 Mart 1971'e geliş sürecini sorguladı. 1989 yılında çıkan “Bu da Geçti Yahu” adlı anı kitabından bir yıl sonra “Baskın” adlı öykü kitabı yayımlandı. Aynı yıllarda geçirdiği felce rağmen yazmaya devam etti.
 
Samim Kocagöz, 5 Eylül 1993 tarihinde, tasarladığı "Kocagözgiller" romanını tamamlayamadan İzmir’de öldü. Eserlerinden bazıları yabancı dillere çevrilmiş, antolojilere girmiş ve hakkında çeşitli makaleler yazılmıştır.
 
Gözlemlere dayanarak köy ve kasaba insanlarının sorunlarını, günlük yaşamlarını ve duygularını yalın bir dil ve gerçekçi tutumla yansıttı. Ölümünden sonra adına bir öykü ödülü kondu.
 
 
Samim Kocagöz'ün Edebi Kişiliği
 
Toplumsal gerçekçiler arasına almamız gereken bir yazar olan Samim Kocagöz, 1950 yıllarından sonra tanınmaya başlayan, halkçı ve toplumcu çizgide eserler veren bir romancı ve hikâyecimizdir. Samim Kocagöz'ün edebi yönü, Oktay Akbal'ın kaleminden şu şekilde özetlenir. "Samim Kocagöz’ün yazısını yönlendiren, gerçeklik duygusuydu. Ona ihanet vatana ihanetle eşdeğerdi. (...) Değişen Türkiye’yi anlamada kendinin de dediği gibi, sosyologlardan daha zengin bir malzeme bıraktı bize. Toplumcu gerçekçi edebiyattan bugünü anlamak için öğreneceğimiz çok şey var. Samim Kocagöz de bu anlayışın önemli bir adıdır."
Doğan Hızlan ise onu şekilde değerlendirir: 
Her şeyi yazdım, olduğu gibi anlattım diyen ünlü yazar André Gide bile acaba her şeyi yazdı mı? Yazdığına inanmıyorum. Her yazar, önce insandır. İnsanın yüreğinin içinde, derinliklerinde kendi kendisine bile inanamadığı gizler, korkular, kederler, sevinçler vardır.
"Samim Kocagöz. Toprak reformundan yana bir çiftçi, sosyal idealleri uğruna edebiyatı heder etmeyen bir yazardır. Eserlerinde kuşağının toplumsal projelerini, başlarından geçenleri görebilirsiniz. Ama sadece bu yönleriyle öne çıkan, yaşam koşullarının iyileştirilmesi halinde değer/işlev yitimine uğrayacak kitaplar değildir. Kocagöz, yazdıklarını estetik bir donanımla kuşatmayı, okurun ezberini bozmayı bilmiştir. Gerçekçilikten anladığı; slogan üretmek değil, insana/edebiyata dair bir yaşantıyı özgün bir biçim/biçem ile yansıtabilmektir.
Edebiyat tarihimizde yadsınamayacak bir yeri vardır. Sait Faik’ten Orhan Kemal’e, Kemal Tahir’den Fakir Baykurt’a, Yakup Kadri’den Tennesse Williams’a kadar pek çok isimle yakın dostlukları olan Kocagöz, yaşadıkları ile çok renkli bir kişiliktir. "
Toplumcu gerçekçi sanat anlayışı doğrultusunda ürünler veren Samim Kocagöz, hikâyelerinde genellikle Ege bölgesinde yaşayan insanların sorunlarını anlatır. Hikâyelerin konularını yaşadığı Söke çevresinden ve Menderes vadisinin toprak sorunlarından almıştır.

Yazara 1967′de Türk Dil Kurumu′nun Hikâye Ödülü′nü kazandıran Yağmurdaki Kız da değişen insan ilişkilerine eleştirel bir dille kaleme alınması sonucu doğmuştur. Kurtuluş Savaşı′nı belgesel roman tarzında, işleyen Kocagöz, romanlarında da hikâyelerinde olduğu gibi toprak sorununu dile getirmiştir. Topraksız ya da az topraklı kesimin ilerleyen teknoloji karşısında içine düştüğü sıkıntıyı ′Bir Karış Toprak′ta anlatan yazar, ′İzmir′in İçinde′ adlı romanında ise 1960 Hareketi öncesi oluşan toplumsal karışıklığı feodalizmin tesviyesiyle birlikte ve çeşitli kesimlerden seçtiği karakterler aracılığıyla verir. [8]


ESERLERİ 
ROMAN:
  • İkinci Dünya (1938)
  • Bir Şehri İki Kapısı (1948)
  • Yılan Hikayesi (1954)
  • Onbinlerin Dönüşü (1957)
  • Kalpaklılar (1962)
  • Doludizgin (1963)
  • Bir Karış Toprak (1964)
  • Bir Çift Öküz (1970)
  • İzmir'in İçinde (1973)
  • Tartışma (1974)
  • Eski Toprak (1988)
ÖYKÜ:
  • Telli Kavak (1941)
  • Sığınak (1946)
  • Cihan Şoförü (1954)
  • Ahmet'in Kuzuları (1958)
  • Yolun Üstündeki Kaya (1964)
  • Yağmurdaki Kız (1967)
  • Alandaki Delikanlı (1978                                                                                                    

DENEME
  • Roman ve Yazarlık Onuru (1983)
 
ÖDÜLLERİ:
  • 1968 Türk Dil Kurumu Öykü Ödülü Yağmurdaki Kız ile
  • 1978 Lions Hikaye Ödülü Alandaki Delikanlı ile
  •  
Samim Kocagöz Hayatı ve Edebi Yönü : Hakkında Detaylı Bilgi İçin Tıklayın
 

KAYNAKÇA
 
[1] https://www.edebiyatvesanatakademisi.com/edebiyad/656-1940_yillari_romancilarimiz.html
[2] Anonim,https://www.aydinnethaber.com/kocagoz-ailesinin-aci-gunu-35155h.htm son erişim, 12-12-2014
[3] Dr Aslan tekin, Edebiyatımızda İsimler, Elips yayınları, ANKARA, 2005, SHF 332
[4] https://tr.writersofturkey.net/index.php?title=Ferzan_G%C3%9CREL, son erişim, 12-12-2014
[5]  https://www.msxlabs.org/forum/edebiyat-tr/13459-samim-kocagoz-samim-kocagoz-kimdir-samim-kocagoz-
[6] Dr Aslan tekin, Edebiyatımızda İsimler, Elips yayınları, ANKARA, 2005, SHF 332
[7] https://www.edebiyol.com/samim_kocagoz.htm
[8] https://www.edebiyol.com/samim_kocagoz.html

Edebiyat, Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez,yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz

  BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış