Şerif Benekçi Hayatı Romancılığı

Ekleyen : Şahamettin Kuzucular , 04 Aralık 2015 Cuma aaa Beğen
 
 

Şerif Benekçi (d. 29 Eylül 1950 Kütahya - ö. 8 Eylül 2008)  Romancı ve yazar.

Yazıda Şerif Benekçi ‘ nin hayatı, doğumu, ölümü, çocukluğu, gençliği, evliliği, öğrenimi, eğitim yılları, ailesi, çalıştığı işler, mahkûmiyeti,  yazarlığı, eserleri,  romanları,  Orhan Kemal ‘in edebi kişiliği,  etkilendiği yazarlar, siyasi kişiler ve düşünceler, Orhan Kemal ‘in etkilediği yazarlar, işlediği konular, Türk edebiyatındaki yeri, Orhan Kemal ‘in eserlerinden alıntılar, anekdotlar,  anlatım tekniği, bakış açısı, romanların  tekniği, romanlarının  türü, eserleri, eserlerinin basım yılı ,basım hikâyesi, eserleri ile biyografisi arasındaki alakalar, aldığı ödüller  vb incelenmiştir.
 
Şerif Benekçi (d. 29 Eylül 1950 Kütahya - ö. 8 Eylül 2008)  Romancı ve yazar.
 
Hayatı
 
Kütahya, Gediz’e bağlı Muhipler köyünde doğdu. İlkokulu köyünde bitirdi. Ankara İmam-Hatip Okulu’nun parasız yatılı ortaokul  kısmını okudu. Ortaokuldan sonra Kütahya Lisesi’ne devam ederek Kütahya Lisesini bitirdi.  Yazı hayatına lise birinci sınıfta ilk hikâyesi  olan “Toprağın Türküsü “  Kütahya’da yayımlanan  Dumlupınar Gazetesinde çıktı. [1]
 
Almanya’da  yükseköğretim yapmak için gitti ve orada bir müddet kaldı.  Goethe Enstitüsü'ne devam etti, daha sonra yurda dönüp ODTÜ İdari Bilimler Fakültesi, Erzurum AÜ İşletme Fakültesi ve M Ü İlahiyat Fakültelerine devam ettiyse de bu okulları ve bölümleri  bitiremeden ayrıldı. Daha sonra AÜ Açık öğretim Fakültesi Sosyal Bilimler Ön lisans Programını bitirip mezun oldu.
 
Öğrencilik yıllarında başarısız kalmasından sonra  serbest ticaret işlerine daldı. Daha sonra memurluk hayatına başladı. DİE’de tercüman ve anketörlük, Gümrük ve Tekel Bakanlığı’nda idare müdürlüğü yaptı.  Bir süre özel sektörde çalıştı fakat tekrar devlet memurluğuna dönüp İstanbul’da kaldı ve  on dört yıl İmam-Hatiplik yaptı. Memuriyetinin son yedi yılında DPÜ’de önce Meslek Yüksekokulu Sekreterliği, ardından Bilgi İşlem Dairesi Şube Müdürlüğü yapan yazar, 2005 yılında emekliye ayrıldı.
1977’de bir yayınevinin açtığı roman yarışmasında üçüncü teşvik ödülünü aldı. [2]Bu ödülden sonra özellikle romancılık üzerinde yoğunlaştı.
 
Yakalandığı  akciğer kanseri nedeniyle 8 Eylül 2008'de hayatını kaybetti.
 
Romancılığı 
Benekçi  Türk dili ve edebiyatı üzerine beş ayrı çalışma yaptı.  İngilizce ’den bir roman çevirisi  yapan yazarın bir de  Siyer kitabı vardır.  Benekçi bazı yazılarında Orhan Ardıçlı müstear adını kullandı Bu ad ile de inceleme ve araştırmaları  ile değişik dergi ve gazetelerde yayımladı.  Yüzlerce hikâye, deneme ve sohbet yazıları da yazdı.  Yazıları Türk Edebiyatı, Devlet ve Töre gibi dergilerde yayımlandı. [3]
 
 Bu çalışmalarına rağmen  hak ettiği  şöhrete ulaşamamış ve çapı iyi anlaşılmamış bir yazar  ve romancı olarak kaldı.  Asıl  önemini de  yazdığı romanları ile sağladı.
 
Milli meseller ve milli kültürü konu edinen romanları ile tanındı. Romanlarındaki   ana tiplemeler  oldukça aktif, mücadeleci ve  dışa dönük; buna karşılık yan  tiplemeleri  ise pasif ve içe dönük kişilerdir. “Romanlarında şehir ve köy kültürleri arasında kalan insanların  yaşadıkları kültürel çatışmalarla, bu çatışmaların birey ve toplum üzerindeki psikolojik ve sosyolojik yansımaları felsefî yaklaşımlarla ele alınmışlardır.”
 
Doğuyu batıyı temsil eden kuşaklar ve kültürler çatışması romanlarının fonundaki diğer özelliklerdir. Şarkçılık ve Garpçılık mefhumları  medeniyetlerin  mukayesesi romanlarındaki ana mevzular olarak belirir. Şarklı kalmak veya doğulu kalmak ikilemi üzerinde yaşayan toplumsal katmanlarla mücadele eden aktif, canlı ve inançlı tipler romanlarındaki karakterlerinin  yönlerini belirlemektedir.
 
Garplılaşmaya direnen toplumsal kültürün şuursuz direniş romanlarındaki diğer özelliktir. Romancının ana  kahramanları bu direnci şuurlu hale getirmeye çalışan milliyetçi ve  inançlı karakterler olmaktadır.
 
Onun romanlarındaki karakterler ve tiplemeler romanlarında  üzerinde sürekli olarak durduğu “yanlış şekilde Garplılaşmayalım”  ana düşüncesinin belirginleşmesini sağlayan yalnız, yabancılaşmış ve birbirleri ile çatışan insanlardır.  Romanlarındaki  öz konulardan bir diğeri ise “  Cumhuriyet döneminin iktisat politikaları, sosyal tabakalaşmayı iyice belirginleştirmiş, bunun neticesinde toplum içinde birbirine yabancı ve âdeta düşman fertler yaratmıştır.”[4] Şeklinde açıklanacak  fikirleridir.
Benekçi’nin romanlarında diğer bir temel unsur ise din tasavvuf ve sosyal bunalımlardan çıkış yollarında getirdiği öneriler olmuşlardır. Benekçi, toplumsal bunalımın  ancak tasavvuf inançları ile gideribileceğini savunmuş,   buna rağmen “tasavvufu, toplumun yaşadığı bunalımlardan bir çıkış yolu değil, daha çok dinî daha anlamlı, sevimli ve nitelikli yaşamanın bir zorunluluğu” [5]olarak görmüştür.
 
 
Hakkında Çalışmalar
DEĞİRMENCİ, Hakan , Dumlupınar Üniversitesi’nde “Şerif Benekçi’nin Romanlarında Kültürümüzün Unsurları” yüksek lisans .(2001).  DEĞİRMENCİ, Hakan, “ŞERİF BENEKÇİ’NİN ROMANLARINDA DİN VE MİSTİSİZM”  “Şerif Benekçi’nin Romanlarında İnsan ve Toplum”
Gündoğan, Hikmet (1986), Romancı Şerif Benekçi ile Roman ve Romanımız, Aylık Dergi, S:87, İstanbul. Taşdelen, Ali (1990), Günümüz Romancılarından Şerif Benekçi ile, Türk Edebiyatı Dergisi, İstanbul.
Romanları:  
  • Şimdi Ağlamak Vakti (1986),
  • Emin İle Selim  1987
  • Kırlangıçlar Erken Göçtü (1987),
  • Bir Şafak Yürüyüşü (1988),
  • Kumsalı Olmayan Ada (1990),
  • Güvercin Geçidi (1991).
 
[1] Dr Aslan Tekin Edebiyatımızda isimler , Elips Yayınları  , 2005, S. 109
[2] Şerif Benekçi anıldı, http://www.yenisafak.com/kultur-sanat/serif-benekci- Aralık 06, 2013  Yeni Şafak
[3] Dr Aslan Tekin Edebiyatımızda isimler , Elips Yayınları  , 2005, S. 109
[4]  Hakan Değirmenci, Şerif Benekçi’nin Romanlarında İnsan ve Toplum, Akademik İncelemeler Sayı:1 Cilt:1 Yıl:2006
[5] DEĞİRMENCİ, Hakan, ŞERİF BENEKÇİ’NİN ROMANLARINDA DİN VE MİSTİSİZM, http://www.ayk.gov.tr/wp-content/uploads/2015/01/DE%C4%9E%C4%B0RMENC%C4%B0-


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...