Behçet Necatigil Hayatı Edebi Kişiliği


 
Behçet Necatigil.jpg

 

 
Behçet Necatigil
 

(d. 16 Nisan 1916,İstanbul - ö. 13 Aralık 1979, İstanbul)

Şair Kastamonu kökenli bir aileden gelmektedir. Aile İstanbul Fatih semtine taşınmış, babası Fatih semtine gelmiştir. Bu yüzden şair İstanbul’un Fatih semtinde, Atik Ali Paşa mahallesinde doğmuştur. Şairin babası Mehmet Necati Gönül, vaizdir. Mehmet Necati Bey, İstanbul, Beyoğlu ilçesinde uzun  bir müddet müftülük yaptıktan sonra Sarıyer müftülüğünden emekli olmuş bir müderristir.[1]Annesi Fatma Bedriye Hanım, Geyve'li müderris hafız İbrahim Hakkı Efendi'nin kızıdır. [2]Annesi Bedriye Hanım, B. Necatigil, daha iki  iki yaşındayken kaldıkları konaklarının yanması sonucunda hayatını kaybeder. Zaten hasta olan Bedriye Hanım bu yangın şokunu atlatamamış ve hayata veda etmiştir.

Bir süre Karagümrük'te oturan anneannesi ile birlikte yaşamaya başlar. Annesinin ölümünden sonra babası, Beşiktaş'ta bir saray memurunun kızı olan Saime Hanım'la evlenmek zorunda kalır. Şairi anneannesi büyütmeye başlamıştır.

B.Necatiğiil anneannesi ve babası evi arasında gidip gelerek büyümek zorunda kalacaktır.[3]Babası Necati Efendi'nin ikinci evliliğinden şairin iki üvey kız kardeşi olacaktır. Bunlar Sabahat, 1921 ve Fahamet, 1923 ttir.[4]Büyük annesinin yanında kalmakta olan şairin anneannesi ilkokula başlayacağı yıl vefat eder. Behçet Necatigil anneannesinin de hastalanması üzerine, Kara gümrük’ten Beşiktaş'a, babasının ve üvey annesinin yanına geri dönmek zorunda kalmıştır.

Öğrenimine 1923'de Beşiktaş Cevri Usta ilkokuluna başladı. Babası Hafız Hacı Mehmet Necati Gönül müderrisliği ve hafızlığı bırakıp ülkeye yeni giren Singer firmasında müfettiş olarak işe başlamıştı. Bu sebepten ailesi babasının işi gereği Kastamonu’ya taşındı. B. Necatigil ilkokul son sınıfı Kastamonu Muallim Tatbikat Mektebinde okumak zorunda kaldı.

1927'de ise  Kastamonu Lisesi'nde ortaöğrenimine başladı. Edebiyata ilgisi, Kastamonu'daki ortaokul yıllarında başladı. İyi bir rastlantı sonucu edebiyat öğretmeni bu okulda görev yapmakta olan şair Zeki Ömer Defne  idi şair onu hep destekledi ve yazması için teşvik etti. İlk yazılarını bu okulda iken Küçük Muharrir adıyla kendi el yazısı ile yazıp matbaada bastırmıştı. Bu dergilerin okurları ise kendi akrabalarıydı. [5] Aynı yıl Akşam gazetesinin haftalık Çocuk Dünyası sayfasına Küçük Muharir adıyla

Şiirler, fıkralar, hikâyecikler yazmaya başlamıştı- 1932

Bu yıllarda verem hastalığına yakalanınca öğrenimine ara vermek zorunda kalmıştı. Babası da Sınger firmasındaki müfettişlik görevini bırakmış yeniden İstanbul’daki dini görevlerini yapmaya başlamıştı. Şair yakalandığı verem hastalığından kurtulmak için İstanbul’da tedavi gördü. O devrin şartlarına göre ölümcül olan bu hastalıktan kurtulmuş ve liseye başlamıştı. [6]Kabataş Lisesi'ne kaydolarak orta ikinci sınıftan yeniden tahsil hayatına başladı. 1936'da okulun Edebiyat bölümünden birincilikle mezun oldu.

1931-1933 yılları arasında Akşam gazetesinin haftalık Çocuk Dünyası sayfasına Küçük Muharrir imzasıyla şiirler, gazete fıkraları, hikâyeler yazmaya başlamıştı. Necatigil Kabataş Lisesini bitirdikten sonra öğrenimine Yüksek Öğretmen Okulu Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde devam etti. Bu arada Alman Filolojisi'ndeki bazı derslere konuk öğrenci olarak katıldı ve ilk ders yılı sonunda "Deutscher Akademischer Austauschdienst" kuruluşunun davetlisi olarak bursla Berlin'e gönderildi; dört ay Almanya'da kalarak Berlin Üniversitesi'nin dil kurslarına devam etti.[7]

Yüksek öğrenimini 1940 yılında tamamlayarak okuldan birincilikle mezun oldu. Aynı yıl Kars Lisesine edebiyat öğretmeni olarak atandı. İklim koşullarına uyum sağlamakta güçlük çekip hastalanması üzerine 1941 yılında Zonguldak Çelikel Lisesi'ne, 1943 Mart ayında da İstanbul'a,  Pertevniyal Lisesi'ne tayin edildi. İki ay sonra, yaz dönemine girince yedek subaylık için başvurarak Ankara'ya gitti. Temel eğitim sonrası askerlik görevini İzmir'de levazım subayı olarak yaptı (Ekim 1943- Kasım 1945) ve terhis olmasının ardından İstanbul'a, on beş yıl süreyle çalışacağı Kabataş Lisesine tayin edildi (Aralık 1945). İlk şiir kitabı "Kapalı Çarşı" da aynı yıl yayımlandı. [8]

Kars'ta, Zonguldak'ta, Kabataş Erkek Lisesinde ve İstanbul Eğitim Fakültesinde edebiyat öğretmenliği yaptı. Kabataş Erkek Lisesinde Demir Özlü, Hilmi Yavuz gibi yazar ve şairlerin öğretmeni oldu.[9]İlk şiiri, lise öğrencisi olduğu yıllarda Varlık Dergisi'nde çıktı. O tarihten ölümüne kadar hep eserler verdi. Şiirlerinde evler, aile, çevre,  Aşk, bunalım, hastalık, yalnızlık ve ölüm temalarını işledi. Eski ve yeni kelimeleri ustaca şiirine yerleştirdi. Sağlam ve tutarlı bir  şiir dünyası olmuştur.

İlk şiir Varlık dergisinde çıkmış, şiirleri ve yazıları daha sonra devrin önemli dergileri olan Varlık Türk Dili, Yedi Tepe, Oluş, Gençlik, Yeni Dergi, Yeni Edebiyat, Yelken, Ataç, Yenilikler, Yeni İnsan gibi dergilerde yayımlanmıştır. [10]

1948 yılında  Edebiyat Fakültesi öğrencisi olan ve o dönemde Sarıyer Ortaokulu'nda stajyer öğretmen olarak çalışan Huriye Korkut ile tanışarak evlendi. 1964 yılında Beşiktaş'ta, bir ev alarak ölene kadar bu evde yaşamıştır.[11]  Necatigil, 1960 yılında Çapa Eğitim Enstitüsüne tayin edildi ve 1972 yılında kendi isteğiyle emekliye ayrıldı.1979 yılının Kasım ayında akciğerlerindeki rahatsızlık nedeniyle Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesine yatırıldı. 13 Aralık 1979 tarihinde aramızdan ayrılan şair İstanbul'da Zincirlikuyu mezarlığında yatmaktadır. [12]

Şiir kitapları dışında, düz yazılarını topladığı Bile/Yazdı adlı eseri de bulunmaktadır. Almanca'dan çeviriler yapan Necatigil, radyo oyunları da yazmıştır. Bu alandaki çalışmalarını; Yıldızlara Bakmak (1965), Gece Alevi (1967), Üç Turunçlar (1970), Pencere (1975) kitaplarında topladı.[13]

Ailesi ölümünden sonra, Necatigil Şiir Ödülü'nü her yıl verilmek üzere oluşturdu. Ayrıca Kabataş Erkek Lisesi 3 Fen-F sınıfına Behçet Necatigil Dersliği adı verildi. 

Necatigil'in "Eski Sokak" şiirine konu olan Camgöz Sokağı'nın adı ölümünün ardından, yakın arkadaşlarının çabaları ve basının da desteğiyle, 1987 yılında Behçet Necatigil Sokağı" olarak değiştirildi. 

 

EDEBİ KİŞİLİĞİ

Yazın dünyasında çok çeşitli eserler verdi. Şiir başta olmak üzere, Tiyatro oyunları, radyo tiyatroları yazdı. “Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü” (1960) ve 220 Türk yazarından 750 roman, hikâye kitabı ve oyunun konu özetlerini veren “Edebiyatımızda Eserler Sözlüğü” (1979) gibi edebi bilim dünyasına eserler kazandırdı. Çeviri çalışmalarını Almanca dilinden gerçekleştirdi. Birçok ödül aldı; bir çok kitabı yayımlandı. Özellikle yeni kuşak tarafından son yıllarda neredeyse yeniden keşfedilen bu büyük şairin yaşam öyküsünü ve eserlerini uzatarak yazmaktan yana değilim; merak eden bunları zaten kolayca bulabilir.

Öğrencilik ve öğretmenlik yılları yani yaşamı eviyle okul arasında geçti. Çok sınırlı sayıda dostu olan Behçet Necatigil’in odası Hilmi Yavuz’un deyişiyle dünyadan büyüktür. Yalın ve dingin bir yaşamın içinde düşünsel ve dilsel fırtınalar vardır.

Fethi Naci, yazısında Necatigil şiirini şöyle değerlendiriyor: "O, kendi zamanını, beraber yaşadığı, her gün görüp tanıdığı insanları, onların dertlerini, sevinçlerini, küçük ve temiz hayallerini veriyor şiirlerinde. Onun şiirlerinde kendimizi, haklı buluyoruz. Gerçi şiirde bir kişi konuşur; fakat bu konuşan, geniş bir insan kütlesinin dertlerini, sevinçlerini kendi kalbinde duymuş, bu geniş insan kütlesinin sözcüsü olmuştur. Fertçi gözüken bu şiirlerin böyle bir sosyal karakteri vardır" dedikten sonra şu değerlendirmeleri de yazmadan edemiyor Fethi Naci: "Behçet Necatigil'in şiirlerinde çok tabiî, rahat bir söyleyiş vardır. O hakikaten söyleyecek sözü olduğu için şiir söyler. Bundan dolayı şiirlerinde hiçbir zorakilik, kendini sıkma yoktur."[14]

Enis Batur, "Modernlerin Gecesi" (Haziran, 1995) kitabında "Necatigil İçin Birkaç Mum" başlıklı yazısında onun şiirindeki "lamba" sözcüğünün dizelerine yansımasını ele alıyor. Yazısının girişinde de şu değerlendirmeyi yapıyor Enis Batur: "Ve şiirimizin gerçek Alaaddin'i: Hangi lambaya dokunsa onu kendi şiir lambası, büyüsü kılan Behçet Necatigil" olarak selamlıyor. 

Dr. Rahim Tarım, Necatigil'in şiirlerinde "hatıraların ve "hatırlama"nın önemli bir yer tuttuğundan söz ediyor. Yine aynı bölümde, Necatigil şiirinde "insan", "zaman" ve "mekân", dış ve iç karşıtlığı bağlamında ele alınarak "yaratıcı insanın ikili bir karşıtlık içinde olduğunu"söyleyen Carl Gustav Jung'dan hareketle bu gerilimin Necatigil şiirindeki yansımalarına dikkat çekiliyor.[15]

Necatigil kalabalıklara karışmayan özgün yaşamıyla varoluş felsefesinin biricik yaratıcı insan tanımlamasına çok uygun bir yaşam sürdü. Şiire felsefeyi yedirdi ve felsefeyi şiirle aşabildi. Oryantalizmin tuzaklarına kapılmadan Doğu ve Batı kültürünü ustalıkla harmanladı.

1960 yılında yayımlanan Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü'nde, şiir serüvenini şöyle özetlemiştir : "İlk şiiri lisede öğrenciyken, Varlık dergisinde çıkmıştı (Ekim 1935). Şiirde kırk yılını, doğumundan ölümüne, orta halli bir vatandaşın, birey olarak başından geçecek durumları hatırlatmaya; ev-aile-yakın çevre üçgeninde, gerçek ve hayal yaşantılarını iletmeye, duyurmaya harcadı. Arada biçim yenileştirmelerinden ötürü yadırgandığı da oldu, ama genellikle, eleştirmenler, onun için, tutarlı ve özel bir dünyası olan bir şair dediler."

HAKKINDA ÇIKAN ESERLERDEN BAZILARI

Behçet Necatigil ve Edip Cansever Üstüne (Hüseyin Cöntürk, Kardeş Matbaası, 1964)

  • Behçet Necatigil: Hayatı, Sanatı ve Eserleri (Nurullah Çetin, T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları, 1997)
  • Kırık İnceliklerin Şairi: Behçet Necatigil (Selim İleri, Kaf Yayıncılık, 1999)
  • Çok Şey Yarım Hâlâ (Ayşe Sarısayın, YKY, 2001)
  • Kültür, Dil, Kimlik - Behçet Necatigil'in Şiir Dünyası (Rahim Tarım, Özgür Yayınları, 2002)
  • Dar Vakitlerde Geniş Zamanlar - Behçet Necatigil'in Şiiri (Yılmaz Taşçıoğlu, 3F Yayınevi, 2006)
  • Kare-Deniz, "Doğumunun 90. yılında Behçet Necatigil'e Armağan" (Hasan Akay, 3F Yayınevi, 2006)
  • Şair ve Öğretmen Kimliğiyle Behçet Necatigil (Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, Akçağ Yayınları, 2006)

Şiir kitapları 

Kapalı çarşı (1945)Çevre (1951)Evler (1953)Eski Toprak (1956)Arada (1958)Dar Çağ (1960)
Yaz Dönemi (1963)Divançe (1965)İki Başına Yürümek (1968)En/Cam (1970)Zebra (1973)
Kareler Aklar (1975)Sevgilerde (1976)Beyler (1978)Söyleriz (1979)

Yeditepe Şiir Armağanı 1957

Şiirleri

 

KAYNAKÇA

  • [1] Dr Aslan Tekin, Edebiyatımızda İsimler, Elips Yayınlarıo, Ank. 2005, shf-395-396
  • [2] Anonim, Yaşamı,https://www.necatigil.com/ son erişim, 23-09-2012
  • [3] Anonim, Yaşamı,https://www.necatigil.com/ son erişim, 23-09-2012
  • [4] Anonim, Yaşamı,https://www.necatigil.com/ son erişim, 23-09-2012
  • [5] Anonim, Yaşamı,https://www.necatigil.com/ son erişim, 23-09-2012
  • [6]  https://tr.wikipedia.org/wiki/Beh%C3%A7et_Necatigil
  • [7]  Anonim, Yaşamı,https://www.necatigil.com/ son erişim, 23-09-2012
  • [8]  Anonim, Yaşamı,https://www.necatigil.com/ son erişim, 23-09-2012
  • [9] https://tr.wikipedia.org/wiki/Beh%C3%A7et_Necatigil
  • [10]Aslan Tekin, Edebiyatımızda İsimler, Elips Yayınlarıo, Ank. 2005, shf-395-396
  • [11] Anonim, Yaşamı,https://www.necatigil.com/ son erişim, 23-09-2012
  • [12]Aslan Tekin, Edebiyatımızda İsimler, Elips Yayınlarıo, Ank. 2005, shf-395-396
  • [13] https://tr.wikipedia.org/wiki/Beh%C3%A7et_Necatigil
  • [14] Anonim, Yaşamı,https://www.necatigil.com/ son erişim, 23-09-2012
  • [15] Kültür, Dil, Kimlik - Behçet Necatigil'in Şiir Dünyası (Rahim Tarım, Özgür Yayınları, 2002)
Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış