Cemal Süreya Hayatı ve Şairliği

Ekleyen : Şahamettin Kuzucular , 24 Ekim 2013 Perşembe aaa Beğen



 

Cemal Süreya

(1931; Pülümür, Erzincan - 9 Ocak 1990, İstanbul), Türk şair ve yazar. 1931yılında Pülümür’de doğdu. Pülümür, o yıllarda  Erzincan ' a bağlı olduğu için Erzincan doğumlu sayılmıştır. Günümüzde ise Pülümür ilçesi, Tunceli’ye bağlanmıştır. Aslen Zaza veya Kürt olan şair Kürt kimliğini saklamayı yeğlemiş, Mülikye deki ve çalıştığı yerlerdeki arkadaşlarına Alevi/Kürt-Zaza asıllı olduğunu söylememiştir.[1]
 
Asıl ismi Cemalettin Seber olan şairin baba adı Hüseyin, annesi ise Gülbeyaz Hanımdır. Ailenin enbüyük çocuğu Cemal Süreya’dır. Ailenin daha sonra Kemal, Perihan, Ayten adlarındaki üç çocuğu daha olmuş. Kemal, adlı kardeşi ise daha çocukken ölmüştür.  [2]
 
Ailesi, 1938'de Dersim İsyanı sonrasında Bilecik’e sürgün edilir.  Bilecik'te ilkokula başlar. Babası Hüseyin Bey ile amcası Memo nakliyecilikle uğraşırken annesi Gülbeyaz Hanım 23 yaşında iken ölür. Yedi yaşındaki şair iyi bir eğitim için halasının yanına İstanbul’a gönderilir.  Cemal Süreya’da Beyoğlu 37. İlkokuluna başlar. 1942 yılında on bir yaşındayken tekrar Bilecik’e gönderilir ve Bilecik Birinci İlkokuluna yazdırılır. Babası annesinin ölümünden altı sene sonra Esma Hanımla evlenir. Üvey anne Esma Hanım, onlara eziyet etmeye başlar. [3]
 
“Bir keresinde, hiç unutmam, aynanın arkasındaki zehiri kazımış, ısıttığı suyun içine atarak, bana, hadi yıkan, demişti. İrkilmiştim. Biraz ellerimi ıslatmış, onu da başka suyla yıkamış, işkence suyunu da çaktırmadan dökmüştüm. Bu kadın, kardeşim Perihan’ın, hamam tasıyla ayak kemiğini kırmıştır. Ayten ise, korkusundan kaç kez evden ormanlara kaçmıştır.”[4]
 
İlk eşi olacak olan Seniha Nemli ile ortaokul ikinci sınıfta tanışır. Süreya, ortaokuldan mezun olunca 1947-1948 eğitim öğretim yılında Haydarpaşa Lisesine yazılır. Şiire lise yıllarında aruz denemeleriyle başlar ve lise yıllarında aruz vezni ile aruz ölçülü şiirler yazmıştır.[5]
 
Cemalettin, liseyi iyi dereceyle bitirir. Ve Mülkiye (Siyasal Bilimler Fakültesi)’ye Maliye ve İktisat Bölümüne kaydolur.  Mülkiyedeki en yakın arkadaşları Sezai Karakoç, Hasan Basri, Muzaffer Erdost, Nihat Kemal Eren’dir. . İlk şiiri  "Şarkısı-Beyaz" Ocak 1953'te Mülkiye dergisinde yayınlanır.
 
Cemal Süreya, 1952’de de Seniha Nemli ile nişanlanır. Bir sene sonra da evlenirler.1954Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye ve İktisat Bölümü'nden mezun olur. Eskişehir Vergi Dairesinde stajyer olarak göreve başlar. Seniha Nemli ile evliliği iyi gitmemektedir. İşte bu sıralarda iş yerinde çalıştığı, “Üvercinka” diye adlandırdığı kadına âşık olur. Fakat bu aşk kısa sürecek ve sonu olmayacaktır ama şairin ses getiren ilk şiir kitabı olan “ Üvercinka” adlı eserinin adına ilham teşkil edecektir.
 
Müfettişlik sınavına girerek müfettiş yardımcısı olarak İstanbul’a atanır. 1956 yılında şiirlerini Cemal Süreya adıyla yayımlamaya başlar ve bu adı edebiyat çevrelerinde kalıcı hale gelir. Bu yıllar II. Yeni şiir hareketinin başladığı günlerdir.  II. Yeni’nin  sembol eseri olan ve Yeditepe Şiir Ödülü’nü alan ilk şiir kitabı Üvercinka 1958 yılında yayımlanır.
 
 II. Yeni baş gösterirken evlilik haytaı huzursuzluk içindedir. Sürekli dövdüğü karısı Seniha, baba evine döner. 1958’de Maliye Müfettişliğine atanır. Süreya, Ayten ve üvey annesi Refika Hanımla beraber yaşamaya başlar.1959 Temmuz ayında 50. dönem yedek subay olarak askere gider. 31 Aralık
1959’da asteğmen, 30 Haziran 1960’ta teğmen olur.31 Aralık 1960’ta terhis olur. 961 Kasım ayında Paris’e görevli olarak gönderilir.[6]
 
Askerlik dönüşü yayıncılık yapmak için teşebbüse geçer. Ağustos 1960'ta başladığı ve yalnızca dört sayı çıkarabildiği Papirüs dergisini yayımlamaya başlar. Fakat bu dergiyi ancak dört sayı çıkarabilmiştir.  Bu yıllar arasında ikinci şiir kitabı Göçebe 1965 yayınlanır. Bu eser 1966 yılında Türk Dil Kurumu Şiir Ödülünü alır.[7]
Papirüs dergisini, Haziran 1966-Mayıs 1970 arası 47, 1980-1981 arası iki sayı daha çıkarmayı başarmıştır. Papirüs'ü çıkarırken, Muzaffer Erdost'un Kürt sorununu ele alan bir yazısının yayınlanmasını istemez. Kürt sorununu çok insanın öleceği bir sorun olarak algılamakta geçmişte yaşadıklarının yaşanmasını arzu etmemektedir. [8]
 
Dergicilik yıllarında kurduğu ilişkiler onun ikinci evliliğini yapmasına vesile olacaktır. 1967’de ikinci evliliğini yapar. Eşi, Yelken dergisinde düzeltmendir. Arkadaşlıkları evlilikle sonuçlanmış bu evlilikten Oğlu Memo Emrah dünyaya gelmiştir. Cemal Süreya dünyaya gelen oğluna kendisine emekleri geçen amcası Memo’nun adını koymuştur. Fakat oğlu Memo ileride babasının ölümüne neden olabilecek kadar kötü ve uyumsuz biri olacaktır.
1969. Süreya, İstanbul Hocapaşa Vergi Dairesinde yeniden memuriyete başlar. Daha sonra Ankara Maliye Tetkik Kuruluna atanır. Eşini İstanbul’da klamıştır. Eşi Zuhal Hanım da işini Ankara’ya naklettirir fakat her ikisi de kıskançtır. Bu kıskançlıkları eşine yazdığı mektuplardan da anlaşmaktadır. Sonunda Zuhal Hanımla da boşanmak zorunda kalırlar. Süreya, üçüncü evliliğini bir arkadaş toplantısında tanıştığı Güngör Demiray’la1975’te yapmıştır. Fakat bu evliliği de uzun sürmeyecek çabuk boşanacaklardır.
 
Darphane Müdürlüğünde göreve başlar ama Bakanlıktan gelen baskılar sonucu bu i görevinden istifa edip Maliye Tetkik Kurulundaki görevine döner. Süreya’nın son eşi Birsen Hanım, kitabevi sahibi dört çocuklu dul bir hanımdır. “Birsen Hanım, Süreya’nın tutarsızlıklarını, iniş-çıkışlarını dizginler. Ona âdeta anne şefkatiyle yaklaşır [9]ve bu evliliği kalıcı olur. “
 
1954 yılından beri dikiş tutmayan yaşamı düzenli hale gelmiştir. Dört çocuklu Birsen Hanım ile kendi çocukları bir araya gelmiş kalabalık bir aile olmuşlardır.1978'de Kültür Bakanlığı'nda Kültür Yayınları Danışma Kurulu üyesi olarak da görev yapmaya başlar.
 
1976-78 yılları arasında Kültür Bakanlığı Kitap Alım Komisyonu’nda üye olarak görev alır. TRT’nin televizyon yayıncılığında tekel olduğu yıllarda bir edebiyat programı hazırlayıp sunar.[10]
Süreya, 1980 yılında başmüfettiş olmuştur. 1982’de Maliye’deki görevinden emekli olur. Ortadoğu İktisat Bankasında çalışmaya başlar. Ancak, banka altı ay sonra iflas eder. Uzun bir süre yargılanır. Sonuçta beraat eder. Emekliliğinden sonra, yayınevlerinde danışman ve ansiklopedilerde redaktör olarak çalışır
 
 
TAKMA ADLARI
 
Şair Cemalettin Seber olan adını neden kullanmadığı konusunu Ece Ayhan ile 1987’de “Şehir” dergisinde yaptıkları “Kıyı Bucak” başlıklı konuşmalarda şu şekilde açılamış,  Beyoğlu 37. İlkokulu’nun ikinci sınıfındayken, adından, soyadından, okulundan, mahallesinin adından, sokağının adından utandığını söyleyerek : “Düşün: adım Cemalettin, soyadım Seber (ki anlamı yok, herkes yanlış anlıyor); Pürtelaş Mahallesi’nde oturuyoruz, sokağımızın adı da Tavukuçmaz... Okulum da ahşap bir yapı; A, B, C diye şubeleri olmayan çok küçük bir okul, Pürtelaş’ın anlamını da bilmiyorum. Yıllar sonra anladım gerçeği: O adlar (benim kendi adım dışında) ne güzel adlarmış.”[11]
“Pazar Postası ve Vatan gazetesindeki yazılarında Osman Mazlum, Ali Fakir, Dr. Suat Hüseyin; Papirüs dergisindeki şiir çevirilerinde Hasan Basri; Kazgan’daki şiir ve desenlerinde Cemasef; Mülkiye dergisindeki karikatür ve desenlerinde Charles Suares; Feyzi Halıcı’nın Konya’daki Çağrı gazetesinde Suna Gün; Sivas’ta çıkan Su dergisinde Ali Hakir, Hüseyin Karayazı, Adil Fırat... Ve diğerleri, Genco Gümrah, Ahmet Gürsu, Birsen Sağanak...”[12]
 
Birsen Hanımla Kadıköy’deki evlerinde düzenli bir hayat yaşamaktadır. Sigara ve kahve alışkanlığını bırakır. Ama alkolden uzaklaşamaz. [13]. Fakat Cemal Süreya’nın kendine ait bir evi yoktur. Aile sürekli ev ve mahalle değiştirmekte, Cemal Süreya’nın da sağlam bir adresi olamadığından sorunlar yaşanmaktadır.  Şair, değiştirdiği evlerin sayısını, son şiir kitabı ‘Güz Bitiği’nde şöyle belirtir: “Hiçbir semtte berberin olmadı,/ 1954-1980 yılları arasında,/ 26 yılda 28 ev değiştirdin;/ Leke kuşağı nasıl tanımaz seni.” [14]Diye belirtecektir.  Birsen hanımla süren 16 yıllık evliliği süresince Acıbadem ile Kadıköy'ün çok çeşitli mahallelerinde geçirip sürekli taşınmışlardır. Şairin ölümünden önce aile en son olarak Kadıköy Mühürdar'da oturmaktadır.[15]1988 yılında Süreya bir gün arayla iki şiir kitabı yayımlar ve bu yapıtları ile 1989 Behçet Necatigil Şiir Ödülü’ne layık görülür. [16]
 
99 Yüz adlı kitabı haftalık haber dergisi 2000’e Doğru’da yayımlanır (Ocak 1987- Ocak 1990) 2000 e doğru dergisinde yazdığı 99 Yüz kaynak yayınları tarafından kitaplaştırılmıştır.Ölümüne bir aya kala oğlu Memo daha büyük sorunlar çıkarmaya başlamıştır. Sürekli içmeye başlayan şair bu olaylara en fazla bir ay dayanabilir.
 
ocak 1990...
“ölüyorum tanrım
bu da oldu işte
her ölüm erken ölümdür
biliyorum tanrım.
ama, ayrıca aldığın şu hayat
fena değildir
üstü kalsın.. 
 
Son şiiri olan bu şiirden çok az bir müddet sonra  9 Ocak 1990'da 'İstanbul'da yaşamını yitirir. Son eşi olan ve "Bayan nihayet"  diye hitap ettiği Birsen Hanım’ın kızı Gonca Uslu Memo’nun babasına verdiği son zararı şu şekilde anlatır. “Cemal Süreya'nın binlerce kitap ve el yazması eserini, notlarını, ölümünden sonra oğlu Memo, çok cüzi bir paraya Perinçekler'e sattı.”[17]
 
Ölümünden sonra 1997'de de Cemal Süreya arşivi yayımlandı [18]ve adına bir şiir ödülü konuldu. 1991 yılından beri verilen ödül, 2004'den beri Cemal Süreya Kültür ve Sanat Derneği tarafından verilmektedir.[19] 
Yukarı Ayrancı'da, meclisin hemen yanındaki parka verilmiş ve parkın içine bir de heykeli dikilmiştir.[20]
 
 
EDEBİ KİŞİLİĞİ
 
Sadece yedi yaşına kadar görebildiği ve kaybettiği annesinden dinlediği efsaneler ve türkülerle edebiyata merak sarmıştı. Bu merakı lise yıllarında onu şiire şevketmiş ilk şiirlerini Haydarpaşa Lisesin de iken yazmıştı. Yazdığı ilk Şiirleri aruz denemeleriydi. İlk şiiri olan  "Şarkısı-Beyaz"  adlı şiiri Ocak 1953'te Mülkiye dergisinde yayınlandı..
Mülkiye’de Sezai Karakoç ve Muzaffer Erdost gibi şairlerle arkadaş olması ile şiire olan ilgisi daha da arttı. Bu çevre içinde şiire çok yoğunlaştı.  1956 yılında Elam şiir, 1958 “ Üvercinka “ adlı eserinin yayınlanması ve ses getirmesi, II. Yeni hareketini başlatan Mülkiyeli ve Ankara’daki diğer şairlerle aynı ortamlarda bulunmuş olması, II. Yeni Hareketinin oluşturduğu dinamizmin içinde bulunması ile şair olarak isim yapmaya başlamıştı.
 
Üstelik farklı yaşamış, farklı düşünen, farklı söyleyen dağınık, karmaşık bir ruh hali ile yaşam düzeni vardı. Annesiz bir ölçüde de babasız ( Babası kamyon şoförüydü ve çok az görüşebiliyorlardı.) üvey anneler elinde daha sonraları da yatılı okullarda sevgiye doymamış düzene alışamamış bir hayat yaşamıştı. Şıpsevdi, içki içen, çabuk huysuzlaşan, biraz da kıskanç, kadınlara şiddet uygulamaya da meyilli ( İlk eşi ve çocukluk aşkı onun dayağından baba evine gitmek zorunda kalmış, şiddeti ikinci ve üçüncü eşlerine de uygulamıştır.) bir kimliğinin olması şiirlerine de yansıyordu.
 
Diğer II. Yeni şairleri gibi noktalama, imla ve yazım kurlarına uymamak bu yüzden onun da hoşuna gitmişti. Şiirde farklı çağrışımlar, farklı yerden düşünerek farklı şekillerde anlatmak onun mizacına da uygundu.
Mülikyeden mezun olan maliyeci olarak hayatını devam ettiren şair, askerlikten önce maliye işlerine başlamış askerlik dönüşü şair, yazar ve yayıncı olarak hayatını kazanmak istemişti.  Bunu zaman zaman başarsa da daha hayatını daha çok maliyeci olarak idame ettirmişti. Buna rağmen Oluşum, Türkiye Yazıları, Maliye Yazıları dergileri ile Saçak dergisinin kültür-sanat bölümünü bir süre yönetti. Politika, Aydınlık ve Yeni Ulus gazeteleri ile Yazko Somut ve 2000'e Doğru dergilerinde köşe yazıları yazdı ve şiirlerini yayımladı. 
 
II.Yeni Şiiri' nin önde gelen şair ve kuramcılarından olan Cemal Süreya II. Yeni’nin Sezai Karakoç’un Balkon adlı şiir ile başladığını ifade eder. II. Yeni  Edip Cansever, Sezai Karakoç , Cemal Süreya , İlhan Berk, Turgut Uyar, veEce Ayhan, gibi şairlerin başını çektiği,  Garipçiler’e, ve 1940 Toplumcu Gerçekçi Kuşağı'na tepki olarak doğmuş bir şiir ve edebiyat akımı olarak ortaya çıkmaya başladı. Türk şiirinde değişik imge, çağrışım ve soyutlamalarla yeni bir söyleyiş bulma amacında olan, dilin alışılmış kalıplarını yıkmak, sözdizimini zorlamak, değiştirmek ya da bozmak, bireyin yalnızlığı, sıkıntıları, çevreye uyumsuzlukları gibi temaları Soyut  bir dille anlatmaya çabalamak II. Yeni şairlerinin ve şiirlerinin özelliğiydi.  [21]Tüm bu anlayışlar Cemal Süreya ve şiirlerine uyuyor veya cemal Süreya, Muzaffer İlhan Erdos, İlhan Geçer, Edip Cansever gibi şairlerin II. Yeni’ şiirine dikte ettiği özellikler oluyordu.
II. Yeni’nin bu genel çerçevelerine uyan veya bu zaten bu çerçeveleri oluşturan şairlerden bir olan Cemal Süreya kendine özgü söyleyiş biçimi ve şaşırtıcı buluşları, serbest çağrışıma dayalı, sürrealist ve varoluşçuluk akımlarından aldıkları ilhamları şiirlerinde yansıttı.   Buna rağmen I. Yeni de dahil eskiye dair ne varsa, şiir kurallarına dahil her ne varsa hepsine karşı çıkan ve hepisnden aykırı bir şiir yaratmak derdine düşen diğer II. Yeni şairlerinden biraz daha farklı izlekler de izledi. Anlamsızlığa çok da meyil etmeyen bir şiir, dili, duyarlı, çarpıcı benzetmeler, yoğun ve farklı bağlamlarda imgeler,  cümle kurgularında diğerleri kadar aykırı ve anlamsız olamayan bir dil ile yazdı.  Şiirlerinde anlama meyilli dururken,  geleneksel şiire diğer II. Yeni şairlerinden daha yakından baktı.
 
 Şiirin çok farklı ve zor bir zanaat olduğunu söyleyen şair düşünülmesi zor şiirleri vardır.  
“lacivert bir çıngıraktır ölüm
patlar sarnıçların eski suyunda
kapaklanmış bir at resmi çizer
havaleli çocukların kulaklarına...”
 
1950'lerin başlarında gelişen  II. YENİ hareketine katılmakla birlikte, şiirde anlamsızlığı savunan görüşleri çok da benimsemedi.  “Karşı çıktığı geleneğin diri değerlerinden yararlandı. Şiirde erotizmi canlandırırken, toplumsal değerlere uzak düşmedi. Şiirin "anayasaya aykırı" olduğunu, doğanın ahlakı kovduğu yerde ve yasadışı olduğunu savundu.”
 
kadinlar, tanrım
oyle sevdim ki onları,
gelecek sefer
dunyaya kadın olarak gelirsem
eşcinsel olurum
 
Şiirde öykü kurgulamaktan kaçınırken çarpıcı benzetmeler ve hayaller kurmaya çalıştı.  y EDEBÎ SANATLAR'a yönelen ve yakın duran bir II. Yeni şair olmuştu.  “Düz yazılarında sürekli yeni sorular sordu. Denemelerinde de başka sanatçılar, özellikle şairler   üzerinde durmayı yeğledi.”
 
 
BİR ANEKTODU
 
1975'te, milliyetçi cephe hükümetinin maliye bakanı Yılmaz Ergenekon e bir teftiş sırasında darphane binasının çok pis olduğu gözlendi Diye bir rapor vererek omu görevden alır. Görevden alınma yazısına söyle karşılık verir: " Darphane binası, tarihi boyunca yalnızca iki saat kirlenmiştir, o da bakan beyin ziyaretleri nedeniyle."
 
 
Eserleri
 
Şiir
  • Üvercinka (1958)
  • Göçebe (1965)
  • Beni Öp Sonra Doğur Beni (1973)
  • Sevda Sözleri (1984, Üvercinka, Göçebe,Beni Öp Sonra Doğur Beni, Uçurumda Açan-1984- ile birlikte)
  • Güz Bitigi (1988)
  • Sıcak Nal (1988)
  • Sevda Sözleri (1990, 1995, tüm şiirleri)
  • Korkarak Vinç
Deneme- Eleştiri
  • Şapkam Dolu Çiçekle (1976)
  • Günübirlik (1982)
  • 99 Yüz (1992)
  • Uzat Saçlarını Frigya (1992)
  • Folklor Şiire Düşman (1992)
  • Aydınlık Yazıları/ Paçal (1992)
  • Oluşum’da Cemal Süreya (1992)
  • Papirüs’ten Başyazılar (1992)
  • Toplu Yazılar I (2000, Şapkam Dolu Çiçekle ve Şiir Üzerine Yazılar)
  • Toplu Yazılar II (2005, Günübirlikler)
Günce
  • 999 Gün/ Üstü Kalsın (1981)
  • Mektup
  • Onüç Günün Mektupları (1990)
Çocuk Kitabı
  • Aritmetik İyi Kuşlar Pekiyi (1993)
Söyleşi
  • Güvercin Curnatası (1997)
Derleme
  • Mülkiyeli Şairler (1966)
  • Yüz Aşk Şiiri (1967)
Şiir Çevirileri
  • Yürek ki Paramparça (1995)
  • Öteki Çeviriler
  • Gelinlik Kız (E. Ionescu- 1964)/
  • Küçük Prens (A. De Exupery- 1965)/
  • Bir Aşk Kırgınının Şarkısı (Apollionaire- 1965)/
  • Günümüz Sağcı Fikirleri (S. De Beauvoir- 1966)/
  • Sade’ı Yakmalı mı? (S. De Bauvoir-1966)/
  • İhtilalin Özü (Mao Zedung-1967)/
  • Amerika Birleşmemiş Devletleri (V. Pozner- 1967)/
  • Aşkın Suçları (M. De Sade-1967)/
  • Palto (Gogol-1968)/
  • Yeşil Papa (Asturias-1967)/
  • Gök Cephesi (N. Dinh- 1968)/
  • Küçük Prens (A. De S. Exupery- 1975)/
  • 32 Saat Özgürlük (G. Hernadi- 1968)/
  • Milli Kurtuluş Cephesi (D. Bravo- 1969)/
  • Emperyalizm: Kapitalizmin En Yüksek Aşaması (Lenin- 1974)/
  • Dine Karşı Düşünce Tarihi (A. Bayet- 1970)/
  • Bir Aşk Kırgınının Şarkısı (Apollinaire-1970)/
  • Büyük Ahlak Doktrinleri (F. Gregoire-1971)/
  • Vadideki Zambak (Balzac-1985)/
  • Nekrassov (Sartre-1971)/
  • Gönül ki Yetişmekte (Flaubert- 1971)/
  • Goriot Baba (Balzac- 1974)/
  • Meyhane (E. Zola- 1974)/
  • Çin Uyanınca (A. Peyrefitte- 1975)/
  • Venezuella Makiliklerinde Douglas Bravo Konuşuyor ( 1976)/
  • Mutluluk Getiren Seks (1976)/
  • Emeğin ve Emekçinin Tarihi (P. Brizon- 1977)/
  • Faşizmin Analizi (Macciocchi-1977)/
  • Kırmızı Balon (Lamorisse- 1980)/
  • Yarını Bilen Adam Nostradamus (Fontbrune- 1982)/
  • Bir Tanem (Marceau- 1991)/
  • Sosyoloji Tarihi (Bouthoul- 1995)[22]
 
 


KAYNAKÇA 
 

[1]  Abbas Karakaya, Cemal Süreya: Şairin hayatına ve şiirine dahil edilmeyenler, http://t24.com.tr/haber/cemal
[2] Hakan Sipahi, Cemal Süreya'nın Hayat,http://sureyalizm.blogspot.com/2011/09/cemal-sureyann-
[3] Hakan Sipahi, Cemal Süreya'nın Hayat,http://sureyalizm.blogspot.com/2011/09/cemal-sureyann-
[4] Alıntılayan Zuhal Tekkanat, Dostlarının Kaleminden Cemal Süreya’nın Portresi (İstanbul: Yön, 1998), s.19.
[5] Aylin Parakos, "Cemal Süreya - Şairin hayatı şiire dahil" http://mavimelek.com/cemalsureya.htm
[6] Hakan Sipahi, Cemal Süreya'nın Hayat,http://sureyalizm.blogspot.com/2011/09/cemal-sureyann-
[7]  Abbas Karakaya, Cemal Süreya: Şairin hayatına ve şiirine dahil edilmeyenler, http://t24.com.tr/haber/cemal
[8] Hakan Siopahi,’nin Tuğce Özkuş’a verdiği Röportaj” Cemal Süreya, 23 yıl oldu “Üstü Kalsın” diyeli” http://www.agos.com.tr/haber.php?seo
[9] Hakan Sipahi,agy.
[10] Abbas Karakaya, Cemal Süreya: Şairin hayatına ve şiirine dahil edilmeyenler, http://t24.com.tr/haber/cemal
[11] Nursel Duruel, A’dan Z’ye Cemal Süreya, Yapı Kredi Yayınları, 2013
[12] Nursel Duruel, A’dan Z’ye Cemal Süreya, Yapı Kredi Yayınları, 2013
[13] Hakan Sipahi,agy.
[14] Nursel Duruel, A’dan Z’ye Cemal Süreya, Yapı Kredi Yayınları, 2013
[15]  Mustafa SARIİPEK, Cemal Süreya'nın bilinmeyen eserleri ortaya çıkarıld, Hürriyet Kültür Sanat- 18.03.2005
[16]  Abbas Karakaya, Cemal Süreya: Şairin hayatına ve şiirine dahil edilmeyenler, http://t24.com.tr/haber/cemal
[17] Mustafa SARIİPEK, Cemal Süreya'nın bilinmeyen eserleri ortaya çıkarıld, Hürriyet Kültür Sanat- 18.03.2005
[18]  http://tr.wikipedia.org/wiki/Cemal_S%C3%BCreya
[19]  http://yazarlaralemi.blogspot.com/
[20] ttps://eksisozluk.com/cemal-sureya--52451?p=2
[22] http://tr.wikipedia.org/wiki/Cemal_S%C3%BCreya
 
 

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com 

 

 



Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...