Dr. Dilâver Cebeci Hayatı Edebi Kişiliği

Ekleyen : Şahamettin Kuzucular , 20 Nisan 2013 Cumartesi aaa Beğen
 
 
 

Dr. Dilâver Cebeci,
 

Dr. Dilâver Cebeci, (d. 1943, Kelkit/Gümüşhane - ö.29 Mayıs 2008). Şair, Yazar, Akademisyen.

 
1943 yılında Gümüşhane'ye bağlı Kelkit ilçesinin Dayısı köyünde doğdu. Ailesinin Kırıkkale'ye göçmesi üzerine ilkokulu Kırıkkale’de tamamladı. Ortaokula ise Merzifon ve Mersin askeri okullarında devam etmişti. Kınkkale'de başladığı lise öğrenimini Erzincan'da tamamladı. [1]
 
Askeri okullarındaki yıllarından Sitare adlı şiirinde şöyle söz etmiştir.
 
"Çok utanıyorum Sitâre
Sen doğduğun zaman
Ben bir askerî mektepte talebeymişim
Sen bilmezsin Sitâre
Burada gündüzler çekip durduğumuz bir mercan tesbih
Geceler içinde uyuduğumuz birer siyah buluttu
Her akşam dokuzda yat borusu çalardı
Yat borusu baştan aşağı hüzün çalardı."
 
Lise tahsilinden sonra Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ne girdi ve 1970 yılında bu okulu bitirdi. Aydın'da öğretmenlik  (1970–1975), İstanbul Ortaköy Eğitim Enstitüsü'nde öğretim görevliliği, (1976–1978) ve Halk Eğitimi Başkanlığı, (1976),   Diyanet işleri Başkanlığı'nda neşriyat uzmanlığı, ( 1976–1980),Üsküdar Kız Lisesi'nde öğretmenlik yaptı. ( 1989-1992 ) İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde İktisat Tarihi yüksek lisansı (1986)  ve sosyoloji doktorası yaptı. (1989) [2] Cebeci, Marmara Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak çalıştı. Marmara Üniversitesi öğretim üyeliğinden emekli oldu.
 
Şairin ilk şiirleri henüz lise yıllarında iken 1965 yılında Defne dergisinde çıktı.  Sonraki zamanlarda yazdığı Şiirleri, hikâyeleri, mensureleri ve mizah yazıları: Devlet, Töre, Bozkurt, Türk Edebiyatı, Türk Yurdu, Güney Su, Ortadoğu, Hergün, Yeni Düşünce, Ayrıntılı Haber, Türkiye dergi ve gazetelerinde yayınlandı. [3] Dilâver Cebeci, millî ve tarihi konuları işleyen şiirler yazıyordu. Bu temalarda yazdığı lirik şiirleriyle tanınmaya başlamıştı.
 
Bestelenen Türkiye’m adlı şiiriyle adını geniş kitlelere duyurdu. "Seyyah-ı Fakir Evliya Çelebi" mizahî tipi ve Seyyah-ı Fakir Evliya Çelebi imzasıyla 16. yüzyıl Osmanlı hayatını latif bir üslupla hicvetti. Ayrıca uzun ve hikâyemsi mensure türünde yazdığı denemeleri ile dikkat çekti.  
 
Geçirdiği trafik kazası sonrasında hafızasını ve hatıralarını kaybeden, yazar bir müddet böyle yaşadı.
Seyyah-ı Fakir Evliya Çelebi sütununda yazdığı yazı ve makaleleri basılamadan kalp krizi geçirerek Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi altındayken İstanbul'un Fethinin 555. yıldönümü 29 Mayıs 2008 tarihinde vefat etti. 
 
 2008 yılında İstanbul/Çengelköy mezarlığına defnedilmiştir[4]
 
 
EDEBİ KİŞİLİĞİ
 
“Dilaver Cebeci; yüksek katlı binalarda oturan, Hakk’tan ve halktan kopmuş bir aydın değildi. O, Türk Tarihi’ni, Cumhuriyet Tarihi’nden ibaret sayan Kemalist aydınlara benzemez, Türk Tarihi’ni sadece Osmanlı İmparatorluğu’nun zaferleri üzerine inşa etmiş bir kesim aydına hiç benzemezdi. O’nun için Türk’ün tarihi bir çınar ağacıdır.[5]
 
Cebeci, şiir, hikâye, mizah ve tiyatro dallarında eserler vermiş,   İktisat tarihi ve sosyoloji sahalarında makaleler de yazmıştır. En dikkati çeken eserlerinin başında gelen Devranname ve Seyrannamede günümüz Türk toplumunda cereyan eden sosyal, siyasal ve kültürel hadiseleri farklı bir Osmanlı bakışıyla yorumlayarak mizah edebiyatımıza yeni bir tarz kazandı. Seyyah-ı Fakîr Evliyâ Çelebi, Devrannâme (1986) adlı ilk kitabından sonraki yazdıklarını bir araya getiren Seyrânnâme çeşitli dergi ve gazetelerde büyük alâka gören yeni seyahatname parçalarından oluşmaktadır.  Günümüz Türkiye’sindeki hadiseleri geçmişte yaşanmış gibi bir Osmanlı çelebisi gözüyle mizâhî bir şekilde yorumlamıştır.
 
Şiirlerinde Türk tarihine işaret coğrafik bölgelere, savaş ve medeniyet noktalarına temas eden unsurlar kullandı.  Milliyetçi ve Türkçü görüşlerini hissi, sembolik ve coşkulu bir dille dile getirdi. Şiirlerinde Türk tarihine işaret eden güçlü semboller kullandı.
 
Biz seni unuttuk beyaz ışık, biz seni unuttuk.
Vurma bundan böyle şakaklarımıza
Ve uğrun uğrun dökme saçlarımızı.
Biz seni unuttuk, biz seni unuttuk…"
 
Onlar, Oğuz mayası gök ışığın erleri,
Onlar, ülkü çağının bahadır melekleri…
Mor dağların göğsünde kaldı pençe izleri,
Hacerü’l Esved gözlerini gönlümüze resmettiler
 
Sade yalın öz bir Türkçe kullanan şair,  Türk tarihinin onurlu sayfalarına telmih eden kelimeleri seçerek şiirler yazmaya özen gösterdi. Şiirlerini hem hece, hem de serbest nazımla yazmıştır.  Aşk, vatan sevgisi ve kahramanlık şiirlerindeki başlıca temalardır.
Cebeci;  tasavvuf ve hâlk şairlerinin kullandığı bazı redif ve kafiyeleri özellikle seçerek şiirler yazmış, ahenge, ritme  tasavvuf ve hâlk şairlerinin kullandığı bazı redif ve  kafiyeleri kullanmış, şiirde duyguya, fikre, ilhama ağırlık veren bir şair olmuştur.
 
 
ÖDÜLLERİ
 
1963’te Türk Ocağı Şiir Yarışmasında Birincilik Ödülü 
1995’te Ömer Seyfettin Hikâye Yarışmasında Mansiyon Ödülü 
Yedi şiiri bestelenerek ünlü sanatçılar tarafından okund
 
ŞİİR KİTAPLARI
 
Hun Aşkı (1973) 
Mavi Türkü (mensur şiir 1983) 
Şafağa Çekilenler (1984) 
Ve Sığınırım İçime (1992) 
Sitare (1997) 
Asra Yemin Olsun ki… (2000) 
Bütün Şiirleri (2003)   
Kandahar Dağlarında Sabah Namazı (Kendi sesinden kaset, 1992). 
 
NESİR ESERLLERİ
  • Devranname, 1984).
  • Seyranname, (1997) 
  • Ben Kazan’a Gidiyorum,
  • Evliya Çelebi Çocuk Kitapları Dizisi,
  • Tanzimat ve Türk Ailesi, 1993
  • Türk’e Dair
  • Divan Şiirinde Kadın
Çocuk Kitabı: 
  • Azak’ın Denizaltıları, Bahadır Giray’ın Mektubu. (Evliya Çelebi Resimli Çocuk Hikâyeleri)
  • İnceleme – Araştırma: 
  • Tanzimat ve Türk Ailesi (1993)
 
Oyunu:
  • Büyü (1984)
Gezi: 
  • Men Kazanga Baramen (2000)
DersKitabı:
  • Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
 

KAYNAKÇA 
 
[1] http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=213
[2] http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=4861
[3] http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=213
[4] Sinan Küçükler, seyyah-i-fakir-evliya-celebi-dilaver-cebeci- sancakhaber.org/
[5] 2013 SancakHaber.Org - Şahlanıyor Sancağımız “ 
 

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com 

 

 



Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...