M. Sunullah Arısoy Hayatı ve Şairliği


 

M. Sunullah Arısoy.

Türk şair ve yazarı. (d.1925, Şile, İstanbul - ö. 1989) 


1925 yılında İstanbul Şile’de doğdu, 1988’de yaşamını yitirdi. Babası subay olduğu için babasının görev yerleri nedeniyle çocukluk yılları doğu illerinde geçti. Babası subay olduğu için Anadolu ve halkının hayatını yakından görmek fırsatını buldu. İlkokulu Diyarbakır Süleyman Nazif İlkokulunda okudu ve ilkokulu burada bitirdi (1935).  Ortaokulun ilk sınıfını Balıkesir'de, ikinci sınıfını Bursa'da okudu. [1][2] İstanbul Üsküdar I. Ortaokulundan (1939) sonra Haydarpaşa Lisesine girdi Haydarpaşa Lisesi'nin 2. Sınıfından ailesel nedenlerle ayrılmak zorunda kalarak, öğrenimini yarım bıraktı. Liseyi bitirmeden çalışmak zorunda kaldı. [3]

Liseyi sonradan tamamlayarak 1942'de Balıkesir'de "İktisat Vekâleti Garp Linyitleri Mıntıkası İş Mükellefiyeti Takip Müdürlüğü'nde" "daktilo" olarak çalışmaya başladı. Müdürlüğün Tavşanlı'ya taşınması üzerine oraya gitti. Oradan Soma'ya atandı.1946 yılında askere gitti. Askerlik dönüşü, eski görevine atanması yapıldı. Tavşanlı'ya bağlı Kızılçukur Köyü'e öğretmen vekili olarak atandı. (1948-49 )
 Dönüşünde, bir süre izinsiz dolaştıktan sonra Garp Linyitleri Tunçbilek İşletmesi Yeni Cezaevine Baş kontrolörü oldu. Sonra Cezaevi öğretmeni oldu. Cezaevi lağvedilince işsiz kaldı. Ankara'ya gitti.[4]
1950 yılı Kasım'ında Sümerbank Ankara Mağazası Muhasebesine memur olarak atandı. Ankara Sümerbank Satınalma Müdürlüğü Ticaret Şefliğine getirildi. Yönetim Kurulu Raportörlüğü, Ticaret Servisi Şefliği, Dergi Servisi Şefliği yaptı. 1953'te kurulan "Türk Edebiyatçılar Derneği" nin kurucu üyelerinden bir oldu. Bu derneğin ilk başkanı Cahit Sıtkı Tarancı idi. Dernek Cahit. Suat Taşer, Avni Dökmeci, Zihni Hazinedaroğlu gibi isimler tarafından kurulmuştu. Sunullah Ulusoy bu derneğin genel sekreteriydi.  Ankara Sanatseverler Derneği (Sanat kurulu)ni kurarak on beş yıla yakın bir süre bu derneğin başkanlığını yaptı.
"Sümerbank" dergisinin Genel Yayın Yönetmenliği'ni yürüttü. 1960-1963 döneminde Türk Dil Kurumu. Türk Dil Dergisi Yazı Kurulu Üyeliği yaptı. Kurum'un ilk Tanıtma Kolu Başkanlığını üstlendi. 1968 yılında siyasal baskılar nedeniyle "adi malül" olarak emekliye ayrılmak zorunda kaldı.[5]

Emekli olmak zorunda kaldıktan sonra kısa bir müddet Ankara'da bir bankada çalıştı. Daha sonra Bilgi Basımevi'nin kuruluşuna katılarak bir yıl süre ile Bilgi Basımevinin Müdürlüğünü yaptı. 1969 Türk Tarih Kurumu Basımevi'ne atandı. Bilgi Yayınevi ile Türk Tarih Kurumu Basımevi'nde çalıştı. [6]
Emekli edildikten sonra Bilgi Basımevi ve Türk Dil Kurumunda devam eden çalışma hayatına TRT Ankara radyosunda da çalışarak devam etti. “1969 yılında-1979 yılları arasında TRT Ankara Televizyonu'nda "Bir Güneş Battı", "Bir Portre", "Çağdaş Türk Edebiyatından Örnekler", "Dostluk Üzerine" gibi programlar ile Radyo ve televizyonda edebiyat içerikli programlar hazırladı ve edebiyatçıları tanıttı
BBC yapımı "Klasikler" dizisinin yorumculuğunu ve sunuculuğunu yaptı. Yerli ve yabancı belgesel filmler seslendirdi. Ankara Radyosu'nda da, çeşitli aralıklarla, kültür, eğitim, edebiyat konuşmaları yaptı.”
1982 yılına kadar TTK Basımevinin İşletmeden Sorumlu Müdür Yardımcılığı yaptı. 12 Eylül 1980'den sonra bu görevinden de alındı ve İzmir Kuşadası'na yerleşti.
18 Aralık 1988’de yaşamını yitirdi. 
 
 
 
EDEBİ KİŞİLİĞİ

 Varlık dergisinde 1950’li yılların sonunda yayınlanan şiirleriyle adını duyurdu. Önce Garip akımı ve İkinci Yeni etkisinde şiirler yazdı. Şiirlerinde halk şiiri özelliklerinden ve temalarından da yararlandı. TTK ve TDK'da çalıştı. 1960 sonrası kısa kurgulu, karamsar içerikli toplumsal gerçekçi çizgide bir şiire yöneldi. Biçim arayışlarına girdi, divan edebiyatına özgü gazel tarzında şiirler denedi. Son döneminde Özdemir Asaf'ta olduğu gibi kısa, zekice söylenmiş, keskin sözcüklerle özlü anlatıma dayalı şiirler yazdı. [7]

İlk şiiri Yücel dergisinde çıktı (1941). Dost, Türk Dili, Varlık, Pazar Postası, Akis gibi dergilerde şiirlerini yayımladı. Ulus gazetesinde yazılar yazdı. Haftalık Ak-tüalite dergisinin başyazarlığını yürüttü. Yücel, Türk Dili, Aktüalite dergilerinde şiir ve yazılar yazdı, gazete yazarlığı yaptı.
 Toplumsal yanı ağır basan şiirler yazdı. Somut, destansı, halk edebiyatına yakın bir dil anlayışı vardır. 

Kişiliği hakkında  Burhan Günel şunları yazmaktadır. "M. Sunullah Arısoy’u anımsıyorum. Dingin görünüşlü bir beyefendi. Az konuşan. Konuşunca dinlemeden  edilemeyen. Gözlük camlarının ardındaki gözleri uzaklara, derinlere, kimi zaman uzun uzun kendi içine bakan. Biraz mesafeli duran ama tanıdıkça açılan, pencerelerini aralayan bir kimlik... Arı dil savaşımcısı. Özgürlükçü. Toplumcu. İçten ve hesapsız.  İnsana saygılı, insancıl. Sonuna kadar yurtsever."  [8]

Burhan Günel aynı yazısından Suullah Arısoy'u şe şekilde betimlemeye devam eder: " İlk basımı 1958’de yapılmış olan “Karapürçek” adlı romanında şunları söyler: “Bu kasabanın uyanışını her zaman sevmişimdir. Leblebiciler dükkânlarını açtılar mıydı, mesele yoktu. Kasaba uyanmış demekti. Kavrulmuş nohut kokusu, bir çalkantı sesi çarşı içine doğru yayılırdı. Nalbantlar, demirciler... Sonra okul çocukları... Çocukların sabahları okula gidişlerini seyrederken, ama her zaman, içim titrer benim. Nasıl yaşama sevinci dolu, bir ses çığlığıdır çıkardıkları... Nasıl koşuşurlar, gülüşürler... Kasvetsiz yaşamanın ta kendisi!”  [9]
Bunlar, günümüzün küreselci, postmodernist edebiyat anlayışında basit, gereksiz, anlatılmaya değmez, sıradan, giderek ayıp şeyler! Çünkü günümüzdeki renkli medyanın ve çirkinliğin görüntülü kanallarının arsızlıkla öne çıkardığı yaşam tarzı ve anlayışı Arısoy’un önemsediği ilişkileri ve insan sevgisini, yaşama sevincini çoktan tüketti; bunların üzerine kanlı, çamurlu, kirli süngerini çekti. Şimdi insani ve doğal güzelliklerden ve toplumsal gerçeklerden kaçış zamanı. Şimdi arabesk, şimdi dünya vatandaşlığı, yurtsuzluk, kimliksizlik, ilkesizlik, onursuzluk, paraya ve güce tapınma ve daha bin türlü yozluk geçerli.
“Karapürçek”teki genç öğretmen, kimsenin isteyerek gidip görev yapmadığı, zorla gönderilenlerin de kısa bir süre sonra kaçarak kurtulduğu bir dağ köyüne atanır. Köy, kömür havzalarından birindedir. Köye ulaşılmadan önce, bir kasabadan geçiliyor: “İşçi treni akşamdan kalma ter kokusu, ayak kokusu, kömür kokusu içindeydi. Sigara dumanı bir koyu yağmur bulutu gibi vagonları kapladı. İşçiler hep bir ağızdan konuşuyorlardı. Sürme çekilmiş gibiydi gözleri. (...)  [10]

En çok şiirleri ile tanınmış  olan ve dah çok şiirleri ile kendini gösteren yazarın Karapürçek adında bir romanı, Tedirginin Biri adlı da bir öykü kitabı yayınlamıştır. Sunullah Arısoy, Karapülçek adlı tek romanıyla köy romanı yazarlarının arasına katılmış, Romanında köyde eğitim ve öğretim sorununa değinmiştir. [11]


Yücel, Türk Dili, Aktüalite dergilerinde şiir ve yazılar yazdı, Ulus'ta gazete yazarlığı yaptı. Şiir, öykü, roman, antoloji, siyaset türlerinde yazdı. Yaşamının son yıllarını Kuşadası’nda geçiren ve ölümünden sonra kendisine ait 8.000 kitabın, eşi Ülkü Arısoy tarafından Kuşadası Eğitim ve Geliştirme Vakfı’na bağışlanmasıyla vakıf bünyesinde adını taşıyan bir kütüphane açılan M.Sunullah Arısoy’un anısını yaşatmak amacıyla ilki 1996’da verilen Kuşadası Eğitim ve Geliştirme Vakfı KEGEV tarafından düzenlenen Sunullah ARISOY edebiyat ödülü her yıl üst üste verilmeye devam edilmektedir. 

Kuşadası Eğitim ve Geliştirme Vakfı kütüphanesinde M. Sunullah Arısoy'un bağışladığı 5.000 adet kitapla diğer kitapların sergilendiği ve M. Nurullah Arısoy adına bir kütüphane ve yazarın adına bir köşe bulunmaktadır.  
M. Sunullah ARISOY Kütüphanesi 1995 yılında, Sn. Ülkü ARISOY'un, Sunullah ARISOY'a ait kitap, ansiklopedi, sanat ve edebiyat ile, ilgili yayınları içeren arşivinin de bulunduğu 5000 adet eseri KEGEV'e bağışlamasıyla kurulmuştur.[12]


ESERLERİ 

 
ŞİİR:  
 
  • Garipler Treni (194) 
  • Muhteşem Kavga (1951) 
  • Mustafa Kemal Türküsü (1953) 
  • Yaban Mavisi (1956) 
  • Dışa Vuran Karanlık (1961) 
  • Yanlış Yaşadık (1970) 
  • Sabrın Gülü (1980)


ROMAN:  
  • Karapürçek (1958)


ÖYKÜ:  
  • Tedirginin Biri (1962)


ANTOLOJİ:  

 
  • Yeni Türk Şiiri: Deste (1951) 
  • Türk Hiciv ve Mizah Antolojisi (1967) 
  • Türk Halk Şiiri Antolojisi

KAYNAKÇA 
 
[1] Kuşadası Eğitim ve Geliştirme Vakfı ,https://www.kegev.org/kutuphane son erişim, 21-11-2013
[2] Kuşadası Eğitim ve Geliştirme Vakfı ,https://www.kegev.org/kutuphane son erişim, 21-11-2013
[3] Anonim, M. Sunullah Arısoy  https://www.biyografim.net/m-sunullah-arisoy-kimdir, son erişim, 21-11-2013
[4] Kuşadası Eğitim ve Geliştirme Vakfı ,https://www.kegev.org/kutuphane son erişim, 21-11-2013
[5] Kuşadası Eğitim ve Geliştirme Vakfı ,https://www.kegev.org/kutuphane son erişim, 21-11-2013
[6] Anonim, M. Sunullah Arısoy  https://www.biyografim.net/m-sunullah-arisoy-kimdir, son erişim, 21-11-2013
[7] siirperisi.net ,https://www.siirperisi.net/sair.asp?sair=126 son erişim, 21-11-2013
[8] Burhan Günel, Bir Sunullah Arısoy Vardı, https://yeniedebiyat.blogcu.com/bir-sunullah-arisoy-vardi-burhan-gunel/61661
[9] Burhan Günel, Bir Sunullah Arısoy Vardı, https://yeniedebiyat.blogcu.com/bir-sunullah-arisoy-vardi-burhan-gunel/61661
[10] Burhan Günel, Bir Sunullah Arısoy Vardı, https://yeniedebiyat.blogcu.com/bir-sunullah-arisoy-vardi-burhan-gunel/61661
[11] edebiyadvesanatakademisi.com/edebiyad/665-1950_kusagi_romancilarimiz.html
[12] https://www.kegev.org/kutuphane

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com 

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış