Maviciler Topluluğu Şiir Anlayışı


Esa
25.08.2016

 

Attila İlhan 'ın 1952-1956 yıllarında çıkardığı derginin adı olan " Mavi” Dergisinin etrafında toplanan, Ferit Orhan Duru  ,  Ferit Edgü gibi sanatçıları oluşturduğu guruptur. Bu sanatçılar, Serbest Şiir ( I. Yeni , Garip Şiiri ) Akımı'na ve  Orhan Veli Kanık 'a karşı çıkmış, I. Yeni’yi kuru kalmak, şiiri basitleştirmek, şiiri baltalamak ile suçlamışlar ve  şiirde daha da şairane bir  sanat anlayışının temsilcisi olmuşlardır.

Mavi Dergisi, Ankara Ted Kolejinde okuyan lise öğrencilerinin 1 Kasım 1952'de  çıkarmaya başladığı bir dergi olarak kurulmuş, bu gençlerin Yedi Meşalecilere özenmeleri onlar gibi edebi bir topluluk kurmaya heves etmeleri,  edebiyatta yeni bir hamle kurmak istemleri sonucunda ortaya çıkar. Gençler bu hayaller ile devrin popüler şairi Atilla İlhan’a bu amaçlarını ifade eden bir mektup yazarak ondan yardım isterler.  Atilla İlhan’ın bu çağrıya olumlu yanıt vermesi üzerine Maviciler Topluluğu ortaya çıkmış olur.

Toplamda 36 sayı çıkan bu dergi de bu dergide topluluğu oluşturan şairler şunlardır:

Atilla İlhan’ın gençlerin öncüsü haline gelmesi ile Mavi dergisi,  yayın politikası ve kuruluş amacı Garip Şiirine tepki üzerine kurmuştur. Maviciler,  Orhan Veli Kanık , Melih Cevdet Anday  ve  Oktay Rıfat’ı kendilerine hedef seçer.  Yeni kurulan bir topluluğun kendisinden önce popüler olmuş başka bir topluluğu hedef alması yeni bir şey olmadığı gibi dikkat çekebilmek için de etkili bir yoldur. Maviciler,  şiir de biçimsel olarak izledikleri esasında etkisi altında kalmış oldukları, hatta devamları sayılabilecekleri Garip şiirine saldırırlarken aslında ortaya koydukları yeni bir şiir anlayışları yoktur.  Maviciler,  I. Yeni’ye saldırırlarken, tarz ve sanat anlayışları açısından çok da farklı bir anlayış ortaya koymamışlar, lakin Garipçileri, şiirde ahengi yok etmeleri, şiiri sanattan uzaklaştırmaları, kuru şiirler yazmış olmaları, ritme ve melodiye önem vermemeleri yolunda eleştirmişlerdir. Garipçilerin şiirde çok açık anlamlar ortaya koymalarını şiirin ruhuna ters olarak görmüşler;  kendileri de serbest bir şiir tarzı ile yazarlarken Garip şiirinde olmadığını iddia ettikleri bu hususları dikkate alan şiirler yazmaya çalışmışlardır.

Mavicilerin kendilerini bir topluluk yeni bir şiir hareketi olarak duyurmaları Atilla İlhan’ın 1 Temmuz 1954’te ve derginin 21. Sayısında “Sosyal Realizmin Münasebetleri yahut Başlangıç" adlı yazısı ile bir şiir topluluğu kıvamına gelmeye başlamış olur. [1] Atilla İlhan bu yazısında Garipçilere çatarak onları "bomstiller" olarak niteler.

Atillâ İlhan, şiir anlayışını şöyle açıklar: " Şiirin kelimelerle değil, imgelerle yazıldığını bilen şairler için, kelime, diyalektik bir ilişkiler yumağıdır; bir kere, anlatacağı imgeyle ikincisi aynı imgeyi anlatmakla görevli öteki kelimelerle, üçüncüsü mısra içindeki özel şiir içindeki genel ses uyumuyla, dördüncüsü imgelerarası birlik ve karışıklıkların gelişme süreciyle bağlantılıdır. Çünkü (...) Kelimenin önemi, imgenin somutlaşmasında oynayacağı role göre değişir, bu rolü belirleyen ise kelimenin çağrışım yükü anlam boyutları ve imgeyle olan diyalektik bağlantısıdır" [2]

Lakin Maviciler olarak kabul edilen bu topluluğun I. Yeni’ye olan saldırısı da uzun soluklu çıkmamış, dergide bu yönde çıkan birkaç yazı ile sınırlı kalmıştır. Kısaca, Garip Şiirine alternatif bir şiir akımı oluşturmak isteyen Maviciler iddialı bir çıkış da yapamadıkları gibi, edebi bir hareket de oluşturamamışlar, Atilla İlhan’ın bu yöndeki şiirleri de garip şiiri ile II. Yeni Şiiri arasında bir yerde  şiirler olarak görülmüştür.

Mavi dergisi Orhan Duru yönetiminde iken bu görüşlerini sürdürmek istemişler ancak derginin yönetimi   Özdemir Nutku 'ya geçtikten sonra bu dergi Atilla İlhan'ın savunduğu toplumsal geçekçiliğin (sosyal Realizmin ) sözcüsü haline gelmeye başlar.   1956'da çıkan 36. sayıdan sonra da dergi artık yayımlanmaz.

 

Mavicilerin belirli bir şiir stili yaratamadıkları, kayda değer bir kendine özgü şiir tarzı veya teorisi oluşturamadıkları, Garip Şiir ve şairleri ile II. Yeniler ile polemik yapmaktan öteye belirgin bir fark yaratamadıkları söylenebilir. Bu topluluk içerisinde A. İlhan'ın faal olduğu, diğer üyelerini pek de faal olamadıkları, dirençli, inatçı bir görüntü sergilemedikleri görülür.

MAVİ TARZINA UYGUN BİR ÖRNEK ŞİİR



RİNNA-RİNNAN-NAY

melengecin dalında çifte sığırcık diley çifte sığırcık
ciğerime ateş değdi öley diley öley gencecik
zehir pamuk ırgatlığı gavur gündelikçilik
rinna-rinnan-nay

yüreğim bölündü lay
damarlarım delindi
kan gider kan gider

melengecin dalında çifte saksağan diley çifte saksağan
boynumda dönüp batır öley diley şol kahbe devran
ağlarım bir yandan kan kusarım bir yandan

rinna-rinnan-nay

ellerim kırıldı lay
gözüm seli duruldu
kum gider kum gider
melengecin dalında çifte güvercin diley çifte güvercin
eğnimde göynek yok öley diley ayağım yalın
ölürsem kahrımdan öldüğüm bilin

rinna-rinnan-nay

yollarım kapandı lay
bulutlar parçalandı
gün gider gün gider
melengecin dalında çifte ispinoz diley çifte ispinoz
azıktan yetimim öley diley katıktan öksüz
dirliksiz düzensiz hanidir hürriyetsiz

rinna-rinnan-nay

künyemiz yazıldı lay
kervanımız dizildi
can gider can gider

A. iLHAN

 

  • [1] Prof. Dr. İnci Enginün, Cumhuriyet Dönemi Türk Şiiri, Türk Dili Türk Şiiri Özel Sayısı, S.606-607.
  • [2] ( PROF.DR. İNCİ ENGİNÜN, CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK ŞİİRİ, TÜRK DİLİ TÜRK ŞİİRİ ÖZEL SAYISI, s.606-607. 
Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış