Metin Eloğlu Hayatı Edebi Kişiliği


Metin Eloğlu (d. 1927 İstanbul, ö. 1985 İstanbul) şair ve ressam.



 

 

 
Metin Eloğlu, Boyabat’ın Perinçek köyünden Hasan efendi ile İstanbullu Nahide hanımın oğludur. Metin Eloğlu’nun babası Hasan efendi, yirmi yaşındayken karısı ve kızını köyde bırakıp İstanbul'a göçmüş, Burada Yusuf İzzettin’in konağında bahçıvan olarak çalışmaya başlamış, ve komşularının kızı Nahide’ ile evlenmiştir. Bu evlilikten Güzin ile 1927’de oğulları Metin dünyaya gelmiştir.[1]  Çamlıca’da dünyaya gelen şairin çocukluğu burada, gençliği Üsküdar’da geçer.
 
Babası Hasan Efendi, Belediye Bahçeler Müdürlüğünde çalışmaya başlar. Kadıköy, Taksim ve Gülhane parklarını düzenleyen bahçıvanlar arsındadır. Metin Eloğlu babasının çiçekler ve bitkiler resim yapma işi sayesinde resme ve güzel sanatlara ilgi duyan bir kişi olarak yetişir.
 
Çamlıca ve Üsküdar’daki okullarda eğitim gören şair ortaokul ve lisede iken edebiyata merak sarmıştır. Edebiyata olan ilgisi lise yıllarında başlamış ilk öyküsü Akademiye kayıt olmadan yayınlanmıştır.  Edebiyata öykü ile adım atan şairin ilk öyküsü 1942'de Servetifünun-Uyanış dergisinde yayınlanır.
Liseden mezun olduktan sonra, 1943'te Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü'ne kaydını yaptırır. Bu sıralarda şiirle ilgilenmeye ve sol görüşlü şairlerle ilişki kurmaya başlamıştır. İlk şiiri de a1943 yılında Kovan dergisinde Mehmet Metin imzasıyla İzmir'de basılan Kovan dergisinde yayımlanır. Yayımlanan ilk şiiri "Sabah Şarkısı" adındaki şiiridir.[2]
 
Akademi yıllarında 1946'da siyasi nedenlerden dolayı iki ay tutuklu kalmış, bu olay üzerine Akademi'deki kaydı da silinmiştir. Çareyi konuk öğrenci olarak 1947’ye kadar dersleri takip etmekte bulur. Ancak Akademi bitmeden askere alınır.1947'de askerlik hizmetini yapmak için askere gider. Fakat disiplinsizlik nedeniyle aldığı uzatma cezaları nedeniyle askerliğini ancak 5 yılda tamamlayabilmiştir.[3]
 
Askerlik sonrasında Serveti Fünun, İstanbul, Söz, Varlık, Kaynak, Yaprak, Fikirler gibi dergilerde asıl adıyla şiirler yayımlanmaya başlar.  1951’de ilk şiirlerinden oluşan  “Düdüklü Tencere “adlı kitabını yayımlar. Bu kitap çıktığında henüz 23 yaşındadır.[4]Askerlik bittikten sonra 1952 yılında üç buçuk ay Yıldız Bahçeler Müdürlüğünde babası ile birlikte ve babasının işinde çalışır.[5]
 
Fakat bu işi pek de ona göre değildir. Hayatını bir yandan edebiyat, bir yandan da ressamlık ve süsleme türünde yaptığı çalışmalarla sağlamaya çalışır. Şair olarak önce Garipçiler tarzını benimseyen ve kendine göre Garip şiirine bir yorum getirerek şiirler yazan şair 1954 yılından sonra II. Yeni şiirinin sularına doğru kayar.
Garip şiirine kendince bir yorum getirmiştir “ Garipçileri hep aynı mahallenin aynı kahvehanesinde aynı nargileyi fokurdatan tiryakilere benzetiyorum.[6]Diye izah edecek kendisi ise bundan ayrı bir yol tutturacaktır.
Metin Eloğlu,üç kez evlenmiş ama üç evliliğinde de dikiş tutturamamıştır.Özellikle ikinci eşi Nur’dan ayrıldıktan sonra sıkıntılı ve mutsuz bir hayat sürüklenmiş, kısa bir süre sonra Bursa’da genç bir kızla evlenmişse de çok geçmeden ondan da ayrılmıştır.  
 
Esas mesleği ressamlık olan ama akademiden de mezun olamayan şair hayatını daha ziyade süslemeleri ve resimleri ile kazamaya çalışmıştır. Ressam olarak birçok çalışma yapmış arkadaşlarının da desteği ile birçok sergi açmıştır.[7]Ressam olarak ödüllerde alan şair, 1967’de düzenlenen 1. DYO Sergisi ile ve 1976'da yapılan Yarımca Sanat Şenliği'nde birincilik ödüllerine layık görülmüştür.
 
Şiirlerinde Mehmet Metin, Mehmet Emin, Ali Haziranlı, Etem Olgunil ve Nil Meteoğlu imzalarını kullanan şair birçok eleştiri yazısı da kaleme almış eleştiri türünde de eserler vermiştir. .
 
Çapa Tıp Fakültesi Hastanesinde uzun  süre tedavi gördükten sonra  kendisine bakıcılık yapacak bir kadın bulur ve son günlerini onunla geçirdikten sonra  1985 yılında İstanbul’da ölmüştür. (Burcu Aktaş-2009)
Eloğlu'nun ilk kitabı, Orhan Veli'nin 'Şoförün Karısı', 'Dedikodu' (bkz. Garip) ve 'Tahattur', 'Altın Dişlim', v.b. (bkz. Yenisi) gibi, orta tabakanın dilini ve duyarlılığını yansıtan şiirlerdir. Bu tip şiirlerinde zaman zaman argoya ve seviyesiz kelimelere de yer verebilmiştir. Garip şiiri etkisinde yazılmış olan bu şiirlerinde kendine özgü bir dil oluşturmuş, ferdi sıkıntılarını, yaşamdaki, dengesizliği, düzensizliği, hırçın acımazsız ve lümpence bir eda ile dile gelen taşlamalı ve şaşırtıcı şiirlerdir.
 
Eloğlu ilk kitabında  seviyesiz insanların dilini, sözcüklerini, duyarlılığını,  başarılı bir dil, özgün bir ironiyle yansıtmıştır..[8]

Sultan Palamutta adlı eserinde konuşma dilinin canlılığını şiirlerine yansıtmış Orta ve aşağı tabaka insanlarının hayatlarından çarpıcı anlıklar ve duygulanmalar dile getirmiştir.

Horozdan Korkan Oğlanda  “kurmaca bir dil yaratma eğiliminin ilk belirtileri vardır.”  Türkiye'nin Adresinde  adlı eseri ile İkinci Yeni'ye (Ece Ayhan vb.) yakın bir dil, şekil, konu, biçim ve imge yakınlığı görülmeye başlamıştır.
Sonraki şiirlerinde II Yeni, Ece Ayhan, Behçet Necatigil'in etkileri gözle görülür bir şekilde artar. Metin Eloğlu, ilk kitaplarıyla, kendi dönemini ve kendinden sonraki kuşakları etkilemiş ironilerle örgülü ve toplumsal eleştiriciliğiyle Can Yücel, Cemal Süreya gibi şairlere örnek teşkil etmiştir.  “Dolaysız dil anlayışı, ironik yaklaşımı ve toplumsal eleştiri özelliğiyle Ataol Behramoğlu'nu etkilemiş olduğu söylenebilir.”
 
Eserleri
  • Düdüklü Tencere (Yeditepe, 1951)
  • Sultan Palamut (Seçilmiş Hikâyeler, 1957)
  • Odun (Alpaslan Mtb., 1959)
  • Horozdan Korkan Oğlan (Dost, 1961)
  • Türkiye'nin Adresi (Yeditepe, 1965)
  • Ayşemayşe (Yay, 1968)
  • Dizin (Güney, 1971 TDK Şiir Ödülü)
  • Yumuşak G (Baha Mtb.,1975)
  • Rüzgâr Ekmek (Ada,1978)
  • Hep (Adam, 1982)
  • Yine (ilk altı kitabının birlikte basımı, Adam, 1982)
  • Şiirce, (son üç kitabının birlikte basımı, Adam, 1982)
  • Ay Parçası (Yazko, 1983)
  • Önce Kadınlar (Adam, 1984)
  • Bektaşi dedikleri, (O. Tansel ile; şiirleştirilmiş Bektaşi fıkraları, Türkiye İş Bankası, 1970)
  • Derleme: Garip Şiirler Antolojisi, (Ü. Y. Oğuzcan ile, Yay, 1957)
Ödülleri
  • TDK Şiir Ödülü (Dizin, 1972)
  • DYO Sergisi (Resim dalında birincilik Ödülü, 1967)
  • Yarımca Sanat Şenliği (Resim dalında birincilik Ödülü, 1976)
  •  
 
[1] Mithat Sarcan, Metin Eloğlu,mithatsarcan.blogspot.com/2012/11/ son erişim, 21-09- 2013
[2] Mithat Sarcan, Metin Eloğlu,mithatsarcan.blogspot.com/2012/11/ son erişim, 21-09- 2013
[3] Ataol Behramoğlu. Büyük Türk Şiiri Antolojisi. ,  Metin Eloğlu Maddesi, Sosyal Yayınları / Antolojiler Dizisi, İstanbul, 2001
[4] Ataol Behramoğlu. Büyük Türk Şiiri Antolojisi. ,  Metin Eloğlu Maddesi, Sosyal Yayınları / Antolojiler Dizisi, İstanbul, 2001
[5] Mithat Sarcan, Metin Eloğlu,mithatsarcan.blogspot.com/2012/11/ son erişim, 21-09- 2013
[6] Asım Bezirci, “Metin Eloğlu-Edip Cansever,”Evrensel Basım Yayın, Asım Bezirci Kitapları, İstanbul
[7]  https://tr.wikipedia.org/wiki/Metin_Elo%C4%9Flu
[8]  https://tr.wikipedia.org/wiki/Metin_Elo%C4%9Flu

atlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.


 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com 



 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış