Oktay Rıfat Hayatı ve Edebi Kişiliği


Oktay Rifat.jpg

 

Oktay Rıfat 


Oktay Rifat Horozcu (10 Haziran 1914 – 18 Nisan 1988), şair, oyun yazarı ve romancı.Orhan Veli  ve Melih Cevdet Anday, 'le birlikte 'Garip Topluluğu 'nın kurucularından biri olan şair ve yazarımız.
 
10 Haziran 1914'de Trabzon'da doğan şairin ailesi pek çok sanatçı yetiştiren bir ailedir. Babası, şair ve dilbilimci  Samih Rıfat, annesi Hasan Enver Paşa’nın kızı Münevver Hanım’dır. Büyük dedesi Macar Hurşid Bey, hem Türk hem batı müziği konusunda eğitim görmüş çok yönlü bir bestekârdır. Dedesi Albay Hasan Rıfat Bey de bir şairdir.[1] Nazım Hikmet ile teyze çocuğu olan şairin teyzesi ve Nazım Hikmet’in annesi olan Celile Hanım bir ressamdır. ,Amcası Ali Rıfat Bey de değerli bir udidir.
 
Babası Samih Rıfat, eski Maarif Vekâleti Telif ve Tercüme Azası, Türk Dil Kurumu'nun ilk başkanı, eski Konya valisi, Oktay Rıfat'ın doğumu sırasında da Trabzon’da valilik yapmakta olan pek çok eseri Türkçeye çevirmiş şair ve yazardı.
 
Kaynakların pek çoğunda soyadı Horozcu olarak geçmektedir. Fakat kimi araştırmacıların belirttiklerine göre resmi olarak bu soyadını almamış ve eserlerinde de kullanmamıştır.[2]
 
Orta öğrenimine 1925 yılında, Ankara Erkek Lisesi'nde başladı. Orhan Veli  daha ilkokul son sınıftayken tanışıyordu[3] Melih Cevdet Anday, ile de bu okulda Erkek Lisesinde tanıştı ve arkadaş oldu.  Bu Üç arkadaş şiirlerini bu lisedeyken yazmaya başlamışlar şiirlerini yayımlamak için, edebiyat öğretmenleri olan Ahmet Hamdi Tanpınar ile Halil Vedat Fıratlı ve Yahya Saim Sinanoğlu gibi öğretmenlerinin de maddi ve manevi destekleriyle, okul kooperatifinden de maddi destek alarak, "Sesimiz" adlı bir dergi yayımlamaya başlamışlardı.[4] Fakat Lise öğrenimi sırasındaki birliktelik Orhan Veli’nin İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümüne kayıt yaptırması ile üç yıl kesintiye uğrar. Fakat Orhan Veli üçüncü sınıfta okulu bırakarak Ankara’ya geri döner. Bu dönüş üç arkadaşın şiire tekrar dönüşünü sağlayacaktır.
 
1932 yılında liseden mezun olan Oktay Rıfat, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde devam etti. 1936 yılında Hukuk Fakültesi'ni bitirip mezun oldu. Aynı yıl, ilk şiirleri, "Varlık" dergisinde yayımlanmaya başladı. Orhan Veli ve Melih Cevdet’in şiirleri de aynı dergide yayımlanıyordu. Melih Cevdet ve Orhan Veli'yle birlikte, şiirde yenilenme düşüncesiyle şiiri kalıplaşmış biçimlerden, söylemlerden kopararak yeni tarz oluşturmaya karar verdiler. Ve adına Serbest Şiir dedikleri şiir tarzını geliştirmeye başladır.  Bu tarzdaki şiirlerini de Varlık Dergisinde çıkarmaya başladılar. Serbest şiir hareketin başlatmaları Oktay Rıfat’ın anılarında şu şekilde yansıtılmıştır. “ “Başka, bambaşka bir şiir hasreti ikimizin de içinde. Ben, yeni bir şiir yazmışım, Orhan’a okumağa pek cesaret edemiyorum. Çünkü ne veznivar ne kafiyesi Hem de birkaç satırlık bişey. Adı: Saksılar. (…) Birara boş verip okuyuveriyorum. Orhan kolay coşmaz. Coşuyor. Şu işe bakın o da cebinden dört satırlık bir şiir çıkarıyor. Adı: Kelebek. Raymond Radiguet’den tercüme etmiş. Bu sefer coşmak sırası bende. Sarmaş dolaş oluyoruz." [5]
Garip şiirinin ortaya çıkması üç kafadarın şaka yapmak, matraklık ve muziplik çıkarmak niyetlerinden kaynaklanmış ama şiirlerini yayınladıktan sonra kendilerinin de ummadıkları bir ilgiyle karşılaşmışlardır. Dergilerde çıkan şiirleri ile alay edilmektedir ama onlar bu durumdan şikâyetçi değillerdir. Melih Cevdet şiir yazma işini başta nasıl şakaya aldıklarını ve eğlendiklerini “Biz üç arkadaş şiir yazarken nasıl şaka ediyorduk, bilemezsiniz… Dünyayı şakaya alıyorduk. Gerçekten devrimci bir şiir olduğunu sonradan anladım. Çünkü bu şiir alaydan çıkmıştı. Alay etmezseniz hiçbir şey çıkaramazsınız. Biz düpedüz alay ettik.” [6]sözleriyle dile getirecektir.
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitiren şair Devlet sınavını kazanarak Maliye Bakanlığı hesabına Paris'e gönderildi. Burada üç yıl Siyasal Bilgiler okuyan Oktay Rıfat II. Dünya Savaşının patlaması nedeniyle doktora çalışmasını tamamlayamadan 1940 yılında Türkiye’ye geri dönmek zorunda kalmıştı. Fransa'daki yıllarında, Fransız edebiyatındaki yenileşme görüşlerinin etkisi ile Türk şiirinin yenilenmesi düşümcesine kapıldı. Sanatlı, halktan uzak,  yüksek zümre ve seçkinler edebiyatını eleştirmeye; özentili aşkları, konu edinen yapmacık ve uyduruk aşklardan söz eden şair, şiir ve akımları eleştirmeye başladı. Şiirin doğal güncel ve hayatın içinden gelmesi gerektiğini düşünüyordu.  Fransız şiirinden ilham alan Oktay Rıfat, yurda dönüşünden sonra,  düşüncelerini eylem geçirmeye başladı.
 
1941 yılında, Melih Cevdet ve Orhan Veli'yle birlikte, "Garip" adlı şiir kitabını yayımladılar ve, "Garipçilik Akımı" ("Birinci Yeni Hareketi" olarak da bilinen) şiir akımını başlatmış oldular. Şiirde alışılagelmiş, kuralları yok sayan, dilde sadeliği, söylemde özentisizliği, biçimde serbestliği ve konuda basitliği vurgulayan şiirleri ile yankı uyandırdılar.
 
Maliye Bakanlığı'nda, daha sonra Matbuat Umum Müdürlüğü (Basın Yayın Genel Müdürlüğü)'nde çalışıyor bir yandan da eserlerini yayımlıyordu.  1945 yılında "Yaşayıp Ölmek, Aşk ve Avarelik Üstüne Şiirler", "Güzelleme" ve "Aşağı Yukarı" adlı şiir kitaplarını çıkardı. da, sıradan insanların sıradan hayatlarından kesitler sunmuş; onların duygu ve düşüncelerini, mizah ve komedi unsurlarından yararlanarak satırlara dökmüştü. Bu yıllarda şiirleri, Aile (1947), Orhan Veli tarafından çıkarılan Yaprak (1949-1950) ve Yeditepe (1951-1957) gibi dergilerde de yayımlanıyordu.
 
Orhan Veli'nin 1950 yılındaki ölümü sonrasında, Garip akımı fiilen sona ermiş oluyordu Bu tarihten sonra şairin şiir anlayışında değişimler de başladı. Melih Cevdet’le olan irtibatı da azalmıştı.
Fransızca öğretmeni ve Türk Dil Kurumu Tercüme Bürosu'nda çalışan, Fransızca çevirmeni Sabiha Rıfat'la evlendi.
 Ankara’da Serbest avukatlık yapmaya başlayan şair, 1954 yılında "Karga ve Tilki" adlı şiir kitabıyla, Yeditepe Şiir Ödülü'nü kazandı.1955 yılında ise, İstanbul'a taşınarak avukatlık mesleğine burada devam etti. Daha sonra Devlet Demir Yolları'na girdi ve emekli olana dek bu kurumda çalıştı.
 
1955 yılında" Perçemli Sokak" adlı, kitabı ile, "İkinci Yeni" şiir anlayışına yöneldi. "Aşk Merdiveni" adlı şiir kitabını, 1958 yılında yayımlayan şair İstanbul'da serbest olarak sürdürdüğü avukatlık mesleğini, 1961 yılından itibaren Devlet Demir Yolları'nda devam ettirdi.
 
1960'da, "Latin Ozanlarından Çeviriler" ve "Yunan Antologyası" gibi, kitapları Türkçe çevirdi. 1966'da çıkan "Elleri Var Özgürlüğün" adlı şiir kitabında sosyal sorunlar, işçi ve emekçilerin hakları gibi konuları işledi. 1969 da "Şiirler" adlı kitabıyla, Türk Dil Kurumu Şiir Ödülünü aldı. 1973 yılında, Devlet Demir Yolları'nda birinci bölge avukatıyken, emekliye ayrıldı.  Emekli olduktan sonra edebiyata daha çok zaman ayırmaya başlamıştı. Şiir türünden başka alanlara da yönelmeye başladı. Düz yazı ve nesir örnekleri de vermeye başlamıştı. Bu yıllarda roman ve tiyatroya da eğilmeye başladı.
 
Arkasından sırasıyla Çobanıl Şiirler" (1976), "Bir Cigara İçimi" (1979) ve "Denize Doğru" (1982) adlı eserlerini yayımladı.
 
Aynı zamanda iyi bir ressam olan Oktay Rıfat, şiirlerin yanı sıra tiyatro oyunu ve roman gibi türler üzerinde de çalışmalar yaptı. Senaryoları andıran, düzyazıya benzer uzun şiirler de yazdı.
1980 yılında, "Bir Cigara İçimi"yle Sedat Simavi Vakfı Ödülü'nü aldı. "Oyun İçinde Oyun", "Zabit Fatma'nın Kuzusu", "Atlar ve Filler", "Yağmur Sıkıntısı","Kadınlar Arasında", "Birtakım İnsanlar" ve "Çil Horoz" oyunlarının her biri tiyatroda sahnelendi.[7]"Kıskançlar" adlı oyunu ise, Melih Cevdet'le birlikte kaleme aldı.[8]
 
"Bir Kadının Penceresinden" adlı ilk romanı 1976 yılında yayımlandı. 1980'de çıkardığı "Danaburnu" kitabıyla, Madaralı Roman Ödülü'nü aldı.  Son eseri ise “Yağmur Sıkıntısı” adlı oyunu olmuştu.
18 Nisan 1988 yılında İstanbul’da hayatını kaybeden şair Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildi.
 
 
SANATI, EDEBİ KİŞİLİĞİ
 
Ankara Erkek Lisesi’ndeki öğrencilik yıllarında şiir yazmaya başlayan Oktay Rıfat, ilk şiirlerini 1936- 1944 yılları arasında Varlık Dergisi’nde yayımlamış ilk şiiri olan “ Eza” 1936 yılında Varlık Dergisinde çıkmıştır.[9] İlk şiirlerinde hece veznini kullanmış daha sonra serbest vezne geçmiştir. 1941 yılında Orhan Veli, ve Melih Cevdet Anday,  ile birlikte Garip adlı şiir kitabını yayımlayarak Garip şiir akımının öncülerinden olan şair, şiirlerinde kentli insanların günlük yaşamlarına şaşırtıcı, alaycı bir söyleyişle yaklaşmıştı. Garip akımı, Türk şiirinin içerik ve biçimde artık giderek kalıplaşmaya başlayan değerlerine karşı köklü bir tavır geliştirirken, şiirde yalınlığı, gücünü buluşlardan ve esprilerden alan bir söylemi savundu. Birinci yeni olarak da tanımlanan bu şiir, dönemin edebiyat dünyasında kısa zamanda beğenilerek birçok yandaş buldu.
 
“ Oktay Rifat, gerçek ustalığın, varılan yetkinlikle yetinmeyen bir tutumda saklı “ olduğuna inanan bir şair oldu. Fransa’da kaldığı yıllarda edindiği şiirde yenileşme düşüncesini O. Veli ile hayata geçirdi.  Buna rağmen her bir şiir kitabında bir başka arayış içinde olduğu da görülmüştür. Bu bakımdan 1957 den sonraki şiirlerinde II. Yeni, 1965 yıllarından sonra da toplumcu şiire yöneldiği söylenebilir.  
 
Şairin edebiyat anlayışı üç ayrı dönemde değerlendirtmektedir. 1950 ye kadar ki şiirlerinde Garipçi, 1960 yıllarda II. Yeni, 1970 yıllarda ise toplumcu, emekçilerin hakkını savunan yeni bir rejim ve sistem arayışında olan bir şair ve yazar profili çizer. Oktay Rifat için “bu dilin en afacan şairi, en çevik şairi” diyen Cemal Süreya’nın yaklaşımı, O’nun şiir serüvenine ışık tutması bakımından önemlidir. “Oktay Rifat’ın şiirsel konjonktürü büyük iniş çıkışlar gösteriyor. Her değişiş bir öncekinin bazı yönlerden tam tersiymiş izlenimini uyandırıyor okurda. Yalnız bunların kimlik değiştirmeyle hiçbir ilgisi yok. Başta yadırgansa da, birbirinin tersi olarak belirmiş dönemler ve bu dönemlerin ürünleri birbirine bağlanıyor, eklem yerleri o ters çıkış noktaları olmak üzere”.[10]
 
Sürekli bir arayış içinde olan şair, şiirlerinde, güncellikten tarihsel olana hatta mitolojiye kadar kayan sapmalar gözükmektedir.  Son dönemlerdeki şiirlerinde toplumsal ve bireysel değerleri sorgulamaya halk şiiri ve geleneksel unsurlardan da faydalandığı gibi gerçeküstücü öğelere varıncaya kadar birbirinden çok farklı malzemeler, anlayışlar ve konular kullanmıştır.
Oktay Rifat’ın şiirden anladığını şu şekilde ifade eder. “Şiir olmasaydı yaşama dediğimiz oluşun çarklarından biri eksilirdi. Belki kıyamet kopmazdı, ama insanlar sevişemez, öpüşemez, beğenemez, yarınların yeni düzenine şiirli dünyanın hızıyla ulaşamazdı” der.
 
Oktay Rifat’ın şairlik üzerine yaklaşımı da ilginç bir alçakgönüllülüğü yansıtır.: “Dünyada iki tür şair vardır: kötü şairler ve çok kötü şairler. İyi şair zaten olunmaz, bir iki tane gelişmiştir topu topu: Homeros, Shakespeare... Kötü şair olmaya çalışmak gerek. Olabildiğince... Çok kötülerin, bayağıların arasına düşmemek.” [11]
Oktay Rifat,  Garip çizgisinde başlayan şairlik anlayışını, toplumcu gerçekçi şiire ve  İkinci Yeni doğrultusuna kaydırmıştır. Perçemli Sokak’ adlı eseri ile Garip Şiirnden ayrılıp II. Yeni’ye dâhil olmaya başladığını belli etmiş,  Aşık Merdiveni adlı eseriyle II. Yeni şair olmuştur. l
 
Perçemli Sokak, eseriyle anlamca kapalı bir şiire yönelmiştir. Garip akımına dâhilken kentte yaşayan sıradan insanların günlük yaşamlarını lirizmi göz ardı ederek anlatan şair Perçemli Sokak adlı kitabıyla anlamla anlamsızlık arasında gidip gelen,  imgeci bir şiire yönelmişti. İnsan-doğa- ve toplumla ilgili konuları kimi zaman gerçeküstücü  hayallerle,  kimi zaman da klasik şiir geleneğine göndermeler yaparak ele almaya başlamıştı.
Fakat daha sonra ve üçüncü dönem şiirlerinde sosyal sorunlar, işçi ve emekçilerin hakları gibi konulara yönelmiştir.
 
 
SONUÇ
 
Önceleri tamamen şiirle uğraşan şairin edebi hayatı üç dönemde ele alınır. Garip şiiri dönemi, II. Yeni Dönemi ve 1965 yılından sonraki toplumculuk dönemi. Edebiyata şiirle başlayan şair 1960 tan sonra roman ve oyun türlerinde de eğilmiş çeviriler de yapmış, şiir üzerine kuramsal yazılar da yayımlamış, şiir çevirileri de yapmıştır.
Oktay Rifat, tiyatro ve roman alanlarında da ürünler vermiş, hepsi de sahnelenen yedi oyunu ve üç romanı yayımlanmıştır. Romanlarında ve oyunlarında, Cumhuriyet dönemini insanının bireysel ve toplumsal sorunlarını ele almıştır. Garip kitabı ile birlikte 17 şiir kitabı yayınlayan Oktay Rifat, her kitabında yeni şiirsel arayışlara girmiş, sürekli şiirde yeni açılımların peşinden koşan bir şair olmuştur.
 
ESERLERİ:
 
ŞİİR:
  • Garip 1941 (Orhan Veli Kanık ve Melih Cevdet Anday'la)
  • Yaşayıp Ölmek, Aşk ve Avarelik Üstüne Şiirler 1945
  • Güzelleme 1945
  • Aşağı Yukarı 1952
  • Karga ile Tilki 1954
  • Perçemli Sokak 1956
  • Aşık Merdiveni 1958
  • Elleri Var Özgürlüğün 1966
  • Şiirler 1969
  • Yeni Şiirler 1973
  • Çobanıl Şiirler 1976
  • Bir Cigara İçimi 1979
  • Elifli 1980
  • Denize Doğru Konuşma 1982
  • Dilsiz ve Çıplak 1984
  • Koca Bir Yaz 1987
 
ROMAN:
  • Bir Kadının Penceresinden 1976
  • Danaburnu 1980
  • Bay Lear 1982
OYUN:
  • Birtakım İnsanlar 1961
  • Kadınlar Arasında 1966
  • Yağmur Sıkıntısı, Toplu Oyunlar 1988
  •  
  • ÖDÜLLERİ:
  • 1955 Yeditepe Şiir Ödülü "Karga ile Tilki" kitabıyla
  • 1970 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü "Şiirler" kitabıyla
  • 1980 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü "Bir Cigara İçimi" kitabıyla
  • 1981 Madaralı Roman Ödülü "Danaburnu" romanıyla
  • 1984 Behçet Necatigil Şiir Ödülü "Dilsiz ve Çıplak" kitabıyla

Şiirleri

 
[1] Beşir Ayvazoğlu, Samih Rıfat, Zaman Gazetesi, 09.08.2007
[2] Dr Aslan Tekin, Edebiyatımızda İsimler, Elips Yayınları, Ank. 2005, s. 454-455.
[3] Yrd. Doç.Dr., Yasemin MUMCU AY ,TÜRK SİİRİNDE GARİP HAREKETİ, Turkish Studies Volume 4 /1-II Winter 2009, shf, 1235
[4] Anonim, Oktay Rıfat, https://www.biyografi.info/kisi/oktay-rifat, son erişim, 22-10-2013
[5] Tarık Özcan, Şair ve Sözün Mahşeri Oktay Rifat, Akçağ Yay., Ankara 2005,s. 27-28.
[6] Tarık Özcan, Şair ve Sözün Mahşeri Oktay Rifat, Akçağ Yay., Ankara 2005,s. 27-28.
[7] ttp://tr.wikipedia.org/wiki/Oktay_Rifat
[8] Anonim, Oktay Rıfat, https://www.biyografi.info/kisi/oktay-rifat, son erişim, 22-10-2013
[9] Dr Aslan Tekin, Edebiyatımızda İsimler, Elips Yayınları, Ank. 2005, s. 454-455.
[10]  https://tr.wikipedia.org/wiki/Oktay_Rifat
[11] KAYNAK : /www.mevsimsiz.net

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış