Vasfi Mahir Kocatürk Hayatı Eserleri Edebi Yönü

Ekleyen : Şahamettin Kuzucular , 12 Eylül 2011 Pazartesi aaa Beğen




Vasfi Mahir Kocatürk 

(d. 1907, Gümüşhane - ö. 17 Temmuz 1961, Ankara).

Beş Hececilerin savunduğu sanat anlayışı ve görüşlere karşı içtenlikçe "öz şiir"i savunan yedi genç sanatçının oluşturduğu topluluk üyelerinden biri, şair, oyun yazarı, öğretmen, edebiyat tarihçisi, edebiyat araştırmacısı ve politikacıdır.

1907 yılında Gümüşhane'de dünyaya gelen şairin Babası, Gümüşhanede memurluk olarak görev yapan Arif Efendi’dir. Babasını I. Dünya Savaşı sırasında kaybetmiş, çocukluğu Gümüşhane'de geçmiştir.

Babasını kaybettikten sonra ailesi İstanbul’a göç etmiştir.  Bu bakımdan ilköğrenimini İstanbul Koca Mustafa Paşa Numune Mektebi'nde tamamladı. 1921 yılında imtihanla Darüşşafaka’ya girerek orta ve lise tahsilini burada yapmıştır. Yüksek öğrenimini Mülkiye Mektebinde yapmış, Mülkiye Mektebini birincilikle bitirmiştir. (1930)

1927 yılında yazı hayatına başlayan Vasfi Mahir’in yayımlanan ilk eserleri şiirleri olmuştur.  İlk şiirlerini, Yedi Meşaleciler arasında 1928 de Yedi Meşale adlı kitapta yayınlamıştır. Vasfi Mahir, Yedi Meşaleciler olarak anılan Cumhuriyet döneminin ilk şiir topluğunun üyelerinden biridir. Edebiyat dünyasına atılmasına da bu topluluk ve üyelik vesile olmuştur. Edebiyata şiirleri ile giren Vasfi Mahir daha sonraki yıllarda özellikle aratılmacılık ve Edebiyat Tarihçiliği ile önem kazanacaktır.

 1930 yılında mezuniyetini müteakip Millî Eğitim Bakanlığı’na girerek öğretmenlik görevine başlar. 1930 yılında edebiyat öğretmenliği göreviyle edebiyatı bir meslek haline getirir.

Ankara, Edirne, Kastamonu, Malatya ve Eskişehir Liselerinde edebiyat öğretmenliği, Malatya ve Eskişehir Lisesi'nde okul müdürlüğü yapmış,  1944'te İstanbul'a yerleşmiştir. Haydarpaşa Lisesi'nde öğretmenlik, Darüşşafaka'da okul müdürlüğü yaptı. [1]1948 yılında Maarif Müfettişliğine getirilmiş, bir sene sonra Ege Bölgesi Müfettişliği ile İzmir'e tayin edilmiştir.

1950 yılında Gümüşhane milletvekili seçilen Kocatürk, 1954'te seçimi kaybedince siyaseti bıraktı, 1954’ ten sonra siyasi hayattan ayrılarak Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü’ne Edebiyat öğretmeni olmuştur. Hemen bütün hayatı okuyup yazmakla geçmiş son senelerinde, hazırlamakta olduğu Türk Edebiyatı Tarihi’ni tamamlama gayesiyle çalışmalarını hızlandırmış, Ömrünün son yıllarını tamamen ilmi ve edebi çalışmalara vakfetmiş bitiremeden öldüğü Türk Edebiyatı Tarihi adlı eseri için vakfetmiştir. Fakat 1961 yılında o yoğun çalışma yorgunluğu neticesi Ankara’da kalp krizi ile ölmüştür.

Yedi Meşaleciler topluluğunun içinde yer alan Vasfi Mahir Kocatürk, halk şiirlerinin biçimsel özelliklerinden yararlanarak hece ölçüsüyle ulusal, epik, lirik şiirler yazmıştır. İlk şiiiri bu derğide yayımlanmış ve Yedi Meşale dergisinin sürekli yazan kalemlerinden biri olmuştu. Vasfi Mahir Kocatürk, edebi hayatına şiir yazmakla başlamış ve ilk şiirleri, 1926 yılından itibaren devrin dergilerinde yayımlanmaya başlamıştır. Daha sonra, 1928 yılında 7 arkadaşıyla birlikte Yedi Meşale adlı bir kitap çıkararak ilk şiirlerinden bir kısmını da burada neşretmiştir. Bu devreyi Tunç Sesleri (1935), Geçmiş Geceler (1936), Bizim Türküler (1937) ve Ergenekon (1941) adlı şiir kitapları takip etmiştir. Hece vezniyle epik ve pastoral şiirler yazmıştır.

Kocatürk, liseler için edebiyat ders kitapları, dünya edebiyatını tanıtıcı kitaplar, çocuk yayınları ile bazı tercümeleri yayınlandı. Çok farklı alanlarda çalışmalar yapan yazar Öğretmenlik mesleğini tahlil ve tenkit eden Öğretmenin Ruhu, padişahların hayatlarını, kahramanlıklarını anlatan Osmanlı Padişahları', şiirleri, deneme yazıları, hikâyeleri, makaleleri, saz, şairleri, halk edebiyatı, Türk Edebiyatı tarihi, antolojiler çocukluk ve gençlik hâtıralarını anlattığı değişik alanlarda yazılmış pek çok eseri vardır.

Manzum oyunlar da denemiş olan Kocatürk, bir sanatçı olmaktan çok, edebiyatla ilgili kitap ve araştırmalarıyla tanınır. Hayatı boyunca ülkenin değişik şehirlerinde edebiyat öğretmenliği, okul müdürlüğü, milli eğitim müfettişliği yapan sanatçı politika ile de uğraşmış ve Demokrat Parti Gümüşhane milletvekili olarak 9. dönem TBMM'de görev almıştır.



EDEBİ KİŞİLİĞİ

Edebiyat yaşamı, 1926 yılından itibaren dergilerde yayımlanan şiirleriyle başladı. 1928 yılında Yedi Meşaleciler'e katıldı ve bazı şiirleri Yedi Meşale adlı ortak kitapta yayımlandı. Daha sonraki şiirleri, Dağların Derdi (Yedi Meşaleciler'le birlikte, 1928)On İnkılap (1935)Tunç Sesleri (1935)Geçmiş Geceler (1936) Bizim Türküler (1937) Ergenekon (1941) Hayat Şarkıları (1965) adlı eserlerde toplanmıştır. Yazarın edebiyat sahasında boy göstermesi Yedi Meşaleciler ile birlikte olmuştur. Yedi Meşaleciler hareketini başlatan gençlerin kimi lise kimi üniversite öğrencisidir. Topluluğa Yedi Meşaleciler isminde karar kılarlar. Kitap Nisan 1928 piyasaya çıkar ve büyük ilgi görür. Yedi Meşalecilerin ortak bir kitap yayımlamalarının nedeni "Memleketimizde son edebî cereyanları gösterecek toplu bir eser vücuda getirmek" arzusudur. Yedi Meşaleciler, eski kuşağın kendilerini küçümsemesine başkaldırmak istemişlerdir. Türk Edebiyatının asırlarca doğu edebiyatını, Tanzimat'tan sonra da Batı edebiyatını taklit ettiğini öne sürerek artık kendine dönme vaktinin geldiğini öne sürerler. Yedi Meşalecilere göre Türk Edebiyatı'ndaki asıl eksiklik, canlılık, samimiyet ve yeniliktir. Ferdi duygulardan uzaklaşılması gerektiğini savunan Yedi Meşaleciler bunları eserlerine yansıtamadılar. Yalın, kolay anlaşılır, düz anlatımlı, milli temalarla dolu bu şiir anlayışına karşı çıkmışlardır. Yedi Meşalecilerin şiir beğenilerine Faruk Nafiz Çamlıbel ve Necip Fazıl Kısakürek hâkimdir. Milli Edebiyat şiirini gerçekçilikten uzak bulmuş, sanatsal yönü güçlü bir şiiri amaçlamıştır. Yenilikten yana olmayı, Türk şiirine yeni ufuklar açmayı hedeflemişlerdir. Tüm bunlara karşın, Türk şiirinin biçim ve yeni bir katkı sunamadılar. [2]“Samimîlik, canlılık ve devamlı yenilik” ilkelerini benimsediler. Fransız edebiyatını örnek alacaklarını bildirdiler. Buna rağmen kendileri de Beşe Hececiler’in yolundan gitmişlerdir. Türk şiirine herhangi bir yenilik getirmemişlerdir. Bu bakımdan başlangıçta Cumhuriyet döneminin kurulan ilk şiir topluluğu olarak ciddi bir heyecan uyandıran topluluk ve üyeleri hızlı ve etkileyici bir çıkış yapmalarına rağmen şiir açısından önemli bir tesir yaratamadılar. Diğer topluluk üyeleri gibi Vasfi mahir de şair ve şiir konusunda iddialı bir çıkış yapmasına rağmen sonradan nesir yazıları , Ebebiyat Tarihi ve Antolojik eserleriyle öne çıkacak ve daha çok bu yöndeki çalışmaları ile hatırlanacaktır.

Diğer Yedi meşaleciler gibi Vasfi Mahir'in şiirleri şiire “canlılık, samimiyet ve daima yenilik” getirmek istek ve iddialarını taşımasına karşın “zayıf, renksiz ve tekrardan ibaret” olmaktan öteye gitmemiştir. Kendinden öncekileri “renksiz ve soluk” olarak niteleyen “Yedi Meşaleciler” onları aşamamış; Servet-i Fünun şairleri gibi “tablo şiirler” yapmaya özen göstermişlerdir ve böylece duygudan ziyade göze seslenme amacı içindedirler. Baudlaıre ve Mallarme'nin etkisi ile şiirimize yayılan Öz Şiir hareketini uygulmaya çalışmış fakat içerik, ahenk ve şiirsellik yönünden hedeflediği noktaya uygun bir çizgiye ulaşamayan diğer Yedi Meşalecilerin şiir sınırlarını o da geçememiştir.

Şiir hiçbir fikir ve ideolojinin hizmetinde kullanılamaz, gerçek şiir, sanat için yazılan, samimi ve yenilik dolu olan şiirdir. Şiirde sanat  sanat içindir. Şiirde çarpıcı benzetmeler, imgeler ve tablolar olmalıdır, gibi Yedi Meşalecilerin öz şiir fikirlerine taraftar olmasına rağmen şiirlerinde bu iddialarını ne kadar yansıtabildiği tartışma konusu olabilir.

Şairin, 1915-1930 yılları arasındaki şiirlerinde daha çok vatanseverlik ve kahramanlık duygularını işlediği görülür. Şiirlerinde işlediği ikinci konu kırsal kesim insanının günlük hayatta karşılaştığı meselelerdir. Şiirlerini genelde hece ölçüsü ile yazmıştır.

1915- ile 1930 yılları arasında bazen serbest, genelde hece ile yazılan şiirleri : Kahramanlık, Vatan sevgisi , yurdun savunulması, şehitlik ve gazilik gibi üç ana konu etrafında toplanabilir. Şiirleri: "Yurt Türküsü", "Ankara Türküleri", "Türklüğe Kaside", "On Yılın Bayramında", "Asker Türküsü", "Uçak Türküsü", "Gemici Türküsü", "Köylü Türküsü" gibi isimler taşımaktadır. [3]Şiirleri, vatan sevgisi, memleket hasreti, kahramanlık duyguları, yurt savunması, şehitlik ve gazilik mertebeleri, gibi hamasî duygularla örülüdür.

1930 yılından sonra Sosyal gerçekçi şairlerin tesiriyle sosyal içerikli şiirler yazamaya başlamıştır. "Avşar Dayı", ""Öküzün Ölümü", "Kara Koyun Su İçmedi Ağladı", "Geyik Avı", "Garip Öldüren Çeşmesi" gibi adından da anlaşılacağı gibi kırsal kesim insanımızın meselelerini işleyen şiirler de yazamaya başlamıştır. Mehmet Emin Yurdakul ve Rıza Tevfik Bölükbaşı'nın ilk örneklerini verdiği pastoral şiirlerden sonra Vasfi Mahir de köy ve kasaba insanın günlük hayatta karşılaştığı meseleleri ele alan şiirler yazmak hevesine kapılmıştır.

Vasfi Mahir'in bu tür şiirlerin dışında "Kandilin Masalı", "Dervişin Gönlü", "Tabiat", "Mayıs Sabahı", "Göl", "Bülbül", "Bahçe", "Salıncak", "Mavi Kuş", "Ufuklar", "Yayla", "Akşam", "Uzak Ülke" gibi lirik tarzda şiirler de yazmayı denemiştir. Epik ve pastoral şiirlerinde pek başarılı olamayan şairin lirik şiirlerinde daha başarılı olduğu, şiirselliği daha ziyadesi ile yakalayabildiği duygu açısından da daha etkileyici olabildiği söylenebilir.

Kocatürk şiir kitaplarının yanı sıra liseler için edebiyat ders kitapları, dünya edebiyatı nı tanıtıcı kitaplar, çocuk yayınları ile bazı tercüme eserler yayınla dı. Öğretmenlik mesleğini konu edinen Öğret menin Ruhu, padişahların hayatlarını, kahramanlıklarını anlatan Osmanlı Padişahları adlı kitapları; deneme yazıları, hikâyeleri, makaleleri, vardır. Son yıllarını tamamen edebiyat tarihi alanındaki çalışmalara ayırmış ve tüm Türk Edebiyatı ürünlerini topulca ele alan Türk Edebiyat Tarihi adlı dev bir eser yaratmaya girişmiştir. Eser, edebiyat tarihini biyografi değil, edebi eser ve tahlile ayrılmış bir tür olarak değerlendirir. Kocatürk’ çalışmalarında özellikle saz şiiri, manzum dinî destanlar gibi halk edebiyatı konularında zengin malzeme ve bilgiler sunmuştur. Kocatürk’ün eserleri, edebiyat tarihini biyografi değil, edebî eser ve tahlile ayrılmış tür olarak ele almak bakımından da önemlidir. [4]



Türk Edebiyat Tarihi

Bu çalışması onun en önemli eserlerinden birisidir. Türk Edebiyatı ürünlerini topuca ele alan bu eser başlangıçtan bugüne kadar bütün kolları, çığırları ve akış yollarıyla toptan kavrayıp tertiplemek amacıyla yazılmıştır. Orta Asya’da Türk Edebiyatı, Müslümanlıktan Önce (VIII-X. Y.Y.) ve Müslümanlıktan Sonra (XI-XII. Y.Y) olmak üzere iki bölümde ele alınmış, daha sonra Orta Asya ile Anadolu arasında Türk Edebiyatı ve Anadolu da Türk Edebiyatı bölümleri işlenmiştir.

Bundan sonra XIV. Yüzyıldan başlayarak XIX. Yüzyıla kadar ki Edebiyat ele alınmış ve her yüzyıldaki saz şairleri, Divan şiiri, Manzum Dini Destanlar, Tekke Şiiri, Nesir ayrı ayrı incelenmiş. Bunu Tanzimat’tan sonra Türk Edebiyatı, Edebiyat-ı Cedide, XX. Yüzyılda Türk Edebiyatı takip etmiş, Yazar son olarak da Modern Türk Edebiyatını incelemiştir.

Vasfi Mahir Kocatürk'ün son yıllarında üzerinde çalıştığı, tamamlayamadan öldüğü Türk Edebiyat Tarihi adlı kitabı 1964 yılında oğlu tarafından yayımlandı. Bu kitabın Dr. Utkan Kocatürk tarafından genişletişmiş şekli 1970 yılında Büyük Türk Edebiyatı Tari hi adıyla yayımlandı. 904 sayfalık eserin alt başlığı Başlangıçtan Bugüne Kadar Türk Edebiyatı'nın Tarihi, Tahlili ve Tenkidi idi. Bu dev kitap, Orta Asya Türk Edebiyatı'ndan günümüze kadar edebiyatımızın topluca ele alındığı bir eserdir.[5] Bu çalışması destanlar devrinden, Orta Asya Türk Edebiyatı'ndan günümüze kadar edebiyatımızın topluca ele alındığı  önemli bir kaynak olmanın ötesinde Türk edebî mahsullerini bir arada görmek isteyenler için de kıymetli bir kaynaktır.

Bu çalışmasında daha ziyade şair ve yazarların edebi kişilikleri, eserlerinin özetleri, konuları ve tahlilleri üzerinde durmuş biyografik çalışmalara ve yarıntılarına  daha az yer vermiştir. Bu eseri Türk Edebiyatının en hacimli ve ele alınan şair, yazar ,eser sayısı bakımından en geniş edebiyat tarihlerinden birisidir. “Vasfi Mahir’in eserlerinde izlenimci yorumlara, şahsî estetik zevkin ürünü olan hükümlere sıkça rastlamak mümkündür.”[6]

Şiir Kitapları 

Tunç Sesleri (1935) Geçmiş Geceler (1936) Bizim Türküler (1937) Ergenekon (1941) Hayat Şarkıları (1965)

Manzum Oyunları

On Inkılap (1933) Yaman (1933) Sanatkar (1965)

Araştırma-İnceleme Eserleri

En Güzel Türk Manileri (1933) Lafonten Hikayaleri (1934) Fransız Edebiyatı (1934) Şâheserler Antolojisi (1 cilt, 1934-1939) Yeni Türk Edebiyatı (1936) Divan Şiiri Antolojisi (1947) Osmanlı Padişahları (1949) Metinlerle Türk Edebiyatı I, II, III (1952) Türk Edebiyatı Şâheserleri (1955) Tekke Şiiri Antolojisi (1955) Metinlerle Edebiyat (1955) Namık Kemal (1955) Şiir Defteri (1958) Hikaye Defteri (1958) Namık Kemal'in Şiirleri (1959) Ziya Paşa'nın Şiirleri (1959) Saz Şiiri Antolojisi (1963) Türk Nesri Antolojisi (1963) Meşhur Beyitler (1963) Türk Edebiyat Tarihi (1964) Türk Edebiyatı Antolojisi (1967)

Çevirileri

La Fontaine’den Hikayeler (1934) Şarkılar Kitabı (Heinrich Heine, 1948) Elem Çiçekleri (Baudelaire, 1957)

Vasfi Mahir Kocatürk Şiirleri 

YARARLANILAN KAYNAKLAR


  • [1] http://tr.wikipedia.org/wiki/Vasfi_Mahir_Kocatürk
  • [2] ( http://www.edebiyadvesanatakademisi.com/cumhuriyet-donemi-edebiyati-ve-topluluklar/yedi-mesale )
  • [3] Anonim, Vasfi Mahir Kocatürk,http://www.edebiyatsanat.com/siir/112 )
  • [4] ( Prof. Dr. Nâzım Hikmet POLAT ,TÜRK EDEBİYATI TARİHÇİLİĞİ ÇALIŞMALARININ NERESİNDEYİZ?http://turkoloji.cu.edu.tr/)
  • [5] ( http://tr.wikipedia.org /wiki/Vasfi_Mahir_Kocatürk )
  • [6] Dr. Ertan ENGİN, VASFİ MAHİR’E GÖRE TÜRK EDEBİYATI’NDA DÖNEMLER VE ŞAHISLAR TÜBAR-XXX-/2011-Güz/ turkoloji.cu.edu.tr/


http://www.bizimsahaf.com.tr/sr3a.jpg

 

SABAH TÜRKÜSÜ

Gün doğdu, kıpkızıl karşı kavaklar,
Yosmam, uyku yetmedi mi?
Rüyadan gözünü açtı yapraklar,
Bağda pırıldıyor top yapıncaklar,
Uyan da kolumdan al sepetimi,
Yosmam uyku yetmedi mi?
Kapının üstünde asmalar yeşil,
Güllerin yürek biçimi,
Saksında kor olmuş iki karanfil
Uyan, ak elinle gözlerini sil,
Yorulan kolumdan al sepetimi,
Yosmam, uyku yetmedi mi?
Yakuttan salkımlar getirdim sana,
Mercandan al ibrişimi.
Kimi taneleri benziyor kana,
Altın damlaları düşmüş bir yana,
Uyan da kolumdan al sepetimi,
Yosmam, uyku yetmedi mi?
Vasfi Mahir Kocatürk

ŞAİRİN ÖLÜMÜ


Ne bir damla gözyaşı, ne yerde yaslı bir mum;
Hazin, loş odalarda ölümü sevmiyorum.
Bir çığ sesiyle nasıl inlerse bir uçurum
Benim öyle verecek kalbim son nefesini...

Titreyen dallarını açıp göklere kadar,
Hıçkıracak ney gibi sülün boylu kavaklar,
Talihimin göğsümde hapsettiği canavar
Derin çıtırtılarla kıracak mahpesini...

Ardımda binbir gönül, ıstırabımdan derin,
Matemini tutacak bir mukaddes kederin;
Ölümün gösterecek dünyaya ölümlerin
Hem en şereflisini, hem de en mukaddesini...

Gözlerim çektiğimi ifşa etmese bile
Kalbimden ayrılınca ruhum gelecek dile:
Yüzbin yıllık kâinat hummalı bir vecd ile
Dinleyecek ilk defa ıstırabın sesini...

Her gün bir parça daha fazla yalçınlaşarak
Bir uçurum olunca bana sevdiğim kucak,
Fırtınalı göklerden ölümüm andıracak,
Yıldırımla vurulmuş kartalın düşmesini...
Vasfi Mahir Kocatürk

YURT TÜRKÜSÜ


Güzel yurdum, dağlarım
Uzaktan göresim gelir
Keskin esen yellerine
Kendimi veresim gelir.

Gözümde tüter damların,
Sakız kokulu çamların,
Türkü söyler akşamların;
Bana kendi sesim gelir.

Su içtim kaynaklarından,
Gölgelerinde uyudum,
Kuşlarının söylediği
Şen türkülerle büyüdüm.

Ninniyle salladın beni,
Şefkatle kolladın beni,
Sevginle bağladın beni;
Güzel yurdum, güzel yurdum.
Vasfi Mahir Kocatürk.

ÜŞÜR ÖLÜM BİLE


Bir ormanda tutup onu
Bağladılar ağaca
Yumdu sanki uyur gibi
Gözlerini usulca

Bir soğuk yel eser
Üşür ölüm bile
Anlatır akan kanı
Beyaz sesiyle

Diz çöktüler karşısına
Sonra ateş ettiler
Parçalanan yüreğine
Yuva kurdu mermiler

Bir soğuk yel eser
Üşür ölüm bile
Anlatır akan kanı
Beyaz sesiyle

Gelip kondu bir güvercin
Ellerine o gece
Kırmızı bir çelenk oldu
Bileğinde kelepçe

Bir soğuk yel eser
Üşür ölüm bile
Anlatır akan kanı
Beyaz sesiyle

cumhuriyet -


Al yıldızlı al bayraklar,
Her yanda dalgalanıyor.
Süslendi evler, sokaklar
Renk renk ışıklar yanıyor.

Yirmi üç yıl önce bugün.

Cumhuriyet kurdu millet,
Bize büyük Atatürk'ün,
Armağanı Cumhuriyet.

En birinci vazifemiz,

Onun yolunda yürümek.
Canımız gibi koruruz,
Cumhuriyet Türklük demek.

Sevinçle, sağlıkla geçsin.

Sabahımız, akşamımız.
Kutlu olsun hepimize,
Cumhuriyet Bayramımız.




 İlgili Sayfalar

  • CUMHURİYET DÖNEMİ ŞAİRLERİ VE ŞİİRLERİ
  • Celal Sılay, Hayatı ve Şiirleri
  • Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu Hayatı ve Şairliği
  • Salah Birsel, Hayatı ve Şiirleri
  • Çoşkun Ertepınar, Hayatı ve Şiirleri
  • Arif Damar, Hayatı ve Şairliği
  • Eray Canberk Hayatı ve Şiirlerinden Seçmeler
  • ATAOL BEHRAMOĞLU
  • ABDÜLKADİR BULUT ,HAYATI VE ŞİİRLERİ
  • Prof. Dr. Afşar Timuçin, Şair, Felsefeci, Yazar
  • Turgay GÖNENÇ, Hayatı ve Şiirleri
  • İbrahim Abdülkadir Meriçboyu
  • Zeki Ömer Defne, Hayatı ve Şiirleri
  • Neyzen Tevfik (Kolaylı)
  • M. M. Sunullah Arısoy, Hayatı ve Şiirleri
  • Mehmet Başaran, Hayatı ve Şiirleri
  • Gültekin Samancı, Hayatı , Edebi Yönü ,Şiirleri
  • Behçet Necatigil, Hayatı, Edebi Yönü, Şiirleri
  • Son Dönem Türk Şiiri ve Şairleri
  • Rıfat Ilgaz'ın Şiirlerinden Örnekler
  • Orhan Şaik Gökyay, Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri, Şirler
  • Munis Faik Ozansoy Hayatı,Edebi kişiliği,Eserleri
  • Talip Apaydın Hayatı ve Şiirleri
  • Nüzhet Erman Hayatı,Edebi kişiliği,Eserleri
  • Enver Gökçe Hayatı,Edebi kişiliği,Eserleri

 

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com 







Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...